Gözaltındaki subaylar ölüm endişesinde

'Yurt İçi Haberler' forumunda KaRDeLeN tarafından 17 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gözaltındaki subaylar ölüm endişesinde konusu Hala gözaltında tutulan astsubayların, avukatlarıyla yaptıkları görüşmede ve verdikleri yazılı belgelerde hayatlarından endişe ettiklerini dile getirdikleri belirtildi.

    Kayseri Barosu'nda, Baro Başkanı Ali Aydın ve astsubayların avukatları, gözaltına alınan Ali Balta'nın babası ortak basın toplantısı düzenledi. Baba Balta, oğluyla yaptığı görüşmeyi anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı. Oğlunun sağlık durumun iyi olmadığını dile getiren baba Balta, gözyaşları içinde 'Oğlumu bana verin tedavi ettireyim' diyerek yetkililere seslendi.

    Oğluyla iki haftalık uzun uğraşlar sonrasında güçlükle görüşebildiğini anlatan Mesut Balta, gözyaşları içinde yaşadıklarını şöyle anlattı: "Görevliler nezaretinde sadece 20 dakika görüşebildik. İçeriye girdiğimde oğlum yatağın üzerinde parkeyle oturuyordu ve ilk önce hiç tepki vermedi. Karşısına dikildiğimde kafasını kaldırıp 'Baba sonunda gelebildin mi?' diyebildi. Ayağa kalkıp sarılmayı bile düşünemedi. Oğlum kalksana ayağa dediğimde ancak kalktı. Oğlumu kucakladım, ama o bana sarılmadı, sarılma refleksini bile kaybetmişti. Benimle konuşurken açık kapının önünde duran görevlilere bakıp gülümsüyordu, yaptığı hiçbir davranış ve söylem normal değildi. Seni neyle suçluyorlar, neden burada tutuyorlar diye sorduğumda 'bana 21 günlük disiplin cezası verdiler, 21 gün sonra çıkacağım' diyordu. Çocuğum daha neyle suçlandığını bile bilmiyor. Neyi imzaladığını kaç defa ifade verdiğini bile hatırlamıyor. Sorgu sırasında ağır işkencelere maruz kaldığını düşünüyorum. Oğlumu bana verin, götüreyim onu tedavi ettireyim"

    "İfade alma konusunda en azılı canilere bile tanınan imkanlar müvekkilime sağlanmıyor" diyen Ali Balta'nın avukatı Ankara Barosu'nda görevli Mustafa Dokumacı, günler sonra müvekkili Ali Baltay'la bir saat de olsa görüşebilme imkanı bulduğunu dile getirdi. Avukat Dokumacı, yaptığı görüşmede ve müvekkilinin kendisine verdiği yazılı belgede hayatından endişe ettiğini dile getirdiğini aktardı. Müvekkilinin sorgulanma ve ifadesinin alınma şeklinin hukuka aykırı olduğunu belirten Dokumacı, "En azılı canilere dahi tanınan hür ve serbest iradeyle ifade kolaylığı vücut ve ruh bütünlüğünün muhafazası, psikolojik ve fiziksel baskılardan uzak ifade verme imkanı müvekkilime karşı hiç dikkate alınmadığını gördüm. Yaşadıklarını kaleme alırken eli titriyordu, korku ve endişe içerisindeydi." dedi.

    Müvekkilinin neyle suçlandığının kendilerine hala bildirilmemesinden yakınan Dokumacı, ortada suç varsa mutlaka cezasının çekilmesi gerektiğine inandığını dile getirdi. Dokumacı, ancak ne kendilerine, ne gözaltına alınan Ali Balta'ya ne de ailesine gözaltına alınma nedeniyle alakalı herhangi bir bilgi verilmediğini ifade etti. Müvekkiliyle yaptığı görüşmeyi yazılı olarak kendisinden istediğini aktaran Basmacı, bu belgeyle birlikte gerekli yerlere suç duyurusunda bulunacaklarını bildirdi.

    Gözaltına alınan Orhan Güleç'in avukatlığını yapan Musa Öncel de müvekkiliyle görüşmesinde gerek kendisine verdiği yazılı belgede gerekse söylemlerinde hayatından endişe ettiğini vurguladı. Müvekkilinin savunma hakkının engellenmeye çalışıldığını belirten Musa Öncel, "Müvekkilimizin neyle suçlandığını bilmiyoruz. Ne ifade verdiğini hala alamadık. Bunlara ulaşamazsak onları nasıl savunuruz." dedi.

    Müvekkilinin kendisine yazılı olarak verdiği mektupta sivil kişilerin kendisinden zorla ifade almaya çalıştığını ve zorla başka şeyler söylettirilmeye çalışıldığını yazdığını aktaran Öncel, "Sorguyu yapan sivil kişiler tarafından müvekkilime 'Ya bizim istediğimiz ifadeyi verir güzel bir hayat yaşarsınız. Ya da 20 yıl hapis yatarsınız' şeklinde baskı yapılmıştır. Bu bana kendi el yazısıyla yazdığı mektupta sabittir" dedi.

    İsmail Dağ'ın avukatı Vedat Örnek de olayın basına ve kamuoyuna yansımasının ardından müvekkilleriyle görüşme konusunda esneklik sağlandığını söyledi. Türkiye'de olayların hukukla değil toplum baskısıyla işlediğini öne süren Örnek, müvekkilinin kendisine verdiği yazılı belgede hayatından ve akli dengesinden şüphe ettiğini yazdığını açıkladı. Müvekkilinin yazılı olarak verdiği metinde kendisine bir şeyler içirilmesinden korktuğunu ifade ettiğini belirten Örnek, astsubayların üçünün de gözaltı süreleri dolmasına rağmen hala avukatlarına haber verilmeden gece yarısı 2. Hava İkmal Bakım Merkezi'nde ifade alınmaya götürülmesinin hukuk dışı olduğunu söyledi. Müvekkilinin hayatından endişe ettiği için kendisini her gün görmeye gelmesini istediğini belirten Örnek, bu ifadesinin de verdiği yazılı metinde dile getirildiği ve gerekli yerlere suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

    Astsubayların ailelerinin de çocuklarının hayatlarından endişe ettiğini ve evlerine gönderemediklerini anlatan Örnek, "Aileler, 'ne olursunuz onları her gün görmeye gidip sağlık durumlarıyla alakalı bize bilgi verin' diye yalvarıyor. Eğer her gün bilgi vermezseniz tekrar Kayseri'ye geliriz diyorlar. Ben de müvekkilimin hayatından endişe ettiğim için her gün kendisini görmeye gideceğim." diye konuştu.

    Kayseri Baro Başkanı Ali Aydın, düzenlenen basın toplantılarının olayın içeriğiyle değil işleyişiyle alakalı olduğunu açıkladı. Aradan geçen süre içerisinde avukatların müvekkilleriyle görüşme konusunda çok ciddi sıkıntılar, ifadelerinin alınma konusunda yaşanan hukuka aykırı davranışlar gibi konuların bir an önce düzeltilmesi gerektiğini kaydeden Aydın, "Bu zamana kadar bunun mücadelesini verdik. Bu durum düzeltilmediği taktirde daha başka yollara müracaat edeceğiz." dedi.

    Olayın hukuki boyutunun yanı sıra insani boyutunun da olduğuna dikkat çeken Aydın, hiçbir babanın Ali Balta'nın babası Mesut Balta'nın gözyaşlarına duyarsız kalamayacağını vurguladı.


    (CİHAN)
     

Bu Sayfayı Paylaş