Görünmez Olabilmek Mümkün Mü ve Nasıl Görünmez Olabiliriz?

'Bilim & Teknoloji' forumunda Dine tarafından 4 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Görünmez Olabilmek Mümkün Mü ve Nasıl Görünmez Olabiliriz? konusu [​IMG]

    Görünmez Olabilmek Mümkün Mü ve Nasıl Görünmez Olabiliriz?

    H.G.Wells, "Görünmeyen Adam" adlı romanında, bir fizikçinin insan vücudunun görünmez oluşunu sağlamasını anlatır. Çeşitli kereler sinemaya da uygulanan bu romanın dayandığı fiziksel tez, doğrudur; ama pratikte olması mümkün olmayan bâzı detaylar vardır.

    Aslında insan vücudunu oluşturan her şey, başta su olmak üzere renksiz ve saydamdır. İnsanda renkli olarak sadece kana rengini veren hemoglobin ile deriye, saçlara ve göze rengini veren "melanin" isimli pigment bulunur. Bir ilaçla bunlar da renksiz hale getirilebilseler, insanın saydam yani görünmez olması mümkündür.

    Bir cismi görebilmemiz için, onun üzerine gelen ışığı ya yansıtması, ya emmesi ya da kırması gerekir. Bunların üçünü de yapamazsa o cisme bakılınca görülemez.

    Kağıdı oluşturan selüloz lifleri, saydamdırlar; ama kağıt, saydam değildir. Aynı şekilde, tuz da her biri saydam olan küçük kristallerden oluşur; ama bir kaba konulunca gözümüze beyaz görünür, yâni bir cismi oluşturan elemanların her biri saydamlaştırılsalar bile o cismin tümünün saydam olması mümkün olmayabilir.

    Ölmüş insan ve hayvanların bazı iç organlarını temizledikten sonra metil salisilat içine koyan bilim insanları onları kavanoz içinde görünmez hale getirebilmişlerdir. Burada bütün numara, kırılma endeksinin büyüklüğünden dolayı metil salisattadır. Ne var ki bu işlemi canlı bir insanın tüm vücuduna uygulamak mümkün değildir.

    Akvaryumu olanlar bilirler, bazı minik balıkların vücutları renksiz ve saydamdır. Dışarıdan bakılınca iç organları bile görülür. Tabiattaki yaşadıkları ortamda savunma amacıyla kamuflaj olarak kullandıkları bu saydam vücutlarında saklayamadıkları bir organları vardır. Hemen dikkati çeken minik, siyah gözleri.

    Görünmez adamın görünmezliğindeki küçük; fakat gerçeklere aykırı en önemli nokta da gözleridir. Görünmez adam, görülmemeli; ama kendisi, etrafını görebilmelidir. Baktığı şeyi görmesi, görüntünün gözünün retinası üzerinde oluşabilmesi için ışığın göz tabakalarından kırılarak da olsa geçmesi, retinaya ulaşması gerekir.

    Ancak o zaman da görünmez adamın, gelen ışığın bir kısmını emen, bir kısmını da yansıtan gözleri görünür. Romanda ise gözleri görür ama dışarıdan görünmez. Görünmez adam görünmeyen gözleri belli olmasın diye giyinikken onları kara gözlükler takarak saklar.

    Ormanın karanlıklarında saklanan ve görülmesi mümkün olmayan bir hayvanı bile parıldayan gözleri ele verir. Tam bir görünmezlik olması için gözlerin olmaması gerekir.[1]
    Matematiksel Olarak Görünmezlik

    Nicolae Nicorovici ve Graeme Milton, nesnelerin süper-lens adı verilen ışığı bükebilen maddelere yaklaştırıldığında gözden kaybolmuş gibi gözükebileceğini belirtiyor. Bilim insanları, bu etkiye ‘anomalous localised resonance’ (Anormal lokal titreşim) adını veriyor. Uzmanlar şimdilik sadece matematiksel temelini oluşturdukları bu sistemin pratik olarak uygulanmasının biraz daha zor olacağını kabul ediyor.

    Milton ve Nicorovici’nin hazırladığı görünmezlik sisteminin matematik altyapısı şöyle işliyor: Müzik aletlerinin akort edilmesinde kullanılan diyapozon aleti, geniş bir şarap kadehinin kenarında tutulduğunda ortaya bir titreşim çıkıyor.

    Görünmezlik sistemi, aynı titreşimi ses yerine ışık dalgalarıyla yapacak. Bilim insanları ilk etapta büyük bir nesneyi görünmez yapmak yerine, sistemi toz parçacıklarıyla deneyecek.
    Işık Titreşimi

    Görünmezlik cihazları, yeni keşfedilen kimyasal maddelerle üretilen ve ışığı doğası dışında farklı davranmasını sağlayan süper-lens teknolojisiyle yapılıyor. Toz parçacıkları süperlense yaklaştırıldığında, çok güçlü bir ışık titreşim yaymaları halinde ışık yaymıyormuş gibi gözükebilecek.

    Deneyde toz parçacıkları, ışığı güçlü bir titreşim verecek frekanslarda dağıtacak; titreşim toz parçacıklarının yaydığı ışığı kapayacak ve onları görünmez kılacak.
    Mesele, Büyük Nesneleri Görememek

    Görünmezliği oluşturmak için esas olan toz parçacıklarını değil, büyük nesneleri de görünmez kılmak. Ancak, görünmezlik etkisi sadece belli frekanslarda tutuyor, bunun dışında nesneler parçalı olarak görünmez oluyor.[2]
    Görünmezlik Pelerini

    Görünmezlik pelerini yakın zamana kadar kurgusal bir temaydı, günümüzde ise gerçekleştirilmiştir.
    Bilimde Görünmezlik Pelerini

    19 Ekim 2006'da İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'nden bilim adamlarının ortak çalışmalarıyla, bakır bir silindiri mikrodalgalar tarafından tespit edilmekten koruyan bir pelerin üretilmiştir.Pelerin metamalzemelerden yapılmıştır.Tasarımcılarının düzeltmeye çalıştığı küçük bir gölge oluştururlar. Alet, sadece iki boyutta ve mikrodalga altında çalışır ve cisimler hala çıplak gözle görülebilmektedir.

    İlk “görünmezlik pelerini” çalışmasının yapıldığı Duke Üniversitesi'nde elektrik ve bilgisayar mühendisliği profesörü olan David R. Smith şunu söylemiştir:
    “Herkesin düşündüğü, Harry Potter'ın pelerini veya Star Trek'in görünmezlik aygıtı ile yaptığı, görünmezliği elde edebileceğimiz henüz kesin değil. Gerçekten bir cismi gözden kaybedebilmek için, pelerinin, ışığı oluşturan tüm dalga boyları veya renklerle eşzamanlı etkileşimde bulunması gerekmektedir.”

    Bununla birlikte, bir grup Amerikalı bilim adamı tarafında yapılan yeni çalışmalar pelerinin Harry Potter'deki görünmezlik pelerinine çok benzer olacağını, fakat hücreler etraflarındaki ışığı bükeceklerinden gölge oluşmayacağını söylemektedir.Tasarım, saç fırçası şeklinde bir koninin üzerine ışığı pelerinin etrafından geçmeye zorlamak için belirli açı ve uzunluklarda yerleştirilen küçük metal iğneler gerektirmektedir.Bu da koninin içindeki her şeyin kaybolmasını sağlar, çünkü ışık artık üzerlerinden yansımamaktadır.Purdue'de elektrik ve bilgisayar mühendisi olan baş araştırmacı Prof. Vlademir Shalaev; "Bu, oldukça kurgusal görünüyor, farkındayım, fakat fiziğin yasalarıyla tamamen örtüşüyor," demiş ve eklemiş; "İdeal olarak, eğer onu yaparsak kesinlikle Harry Potter'ın görünmezlik pelerini gibi olacaktır. Ağır olmayacak çünkü üzerinde çok az miktarda metal olacaktır.”
    Kurguda Görünmezlik Pelerini

    Görünmezlik pelerinleri folklorda görece seyrektir; "Oniki dans eden prenses'' gibi bazı masallarda geçseler de, daha yaygın olan tipi görünmezlik "şapkası''dır.Görünmezlik şapkası Yunan mitolojisinde yer almaktadır: Pluto'nun giyeni görünmez yapan bir kask veya şapkaya sahip olduğu söylenmektedir. Perseus mitinin bazı versiyonlarında, Perseus bu şapkayı tanrıça Athena'dan ödünç alır ve uyuyan Medusa'yı öldürmek için yanına gizlice yaklaşmakta kullanır.Benzer bir kask, Tarnhelm, Norveç mitolojisinde vardır.Galler mitolojisinin önemli düzyazılarından biri olan Mabinogi'nin ikinci bölümünde, Caswallawn(tarihi Cassivellaunus) Caradog ap Bran'ı, bir görünmezlik pelerini giyerek öldürür ve diğer resileri Büyük Britanya'nın yönetimine bırakır.

    Çok yakın geçmişte, bir görünmezlik pelerini Harry Potter serilerinde kullanılmıştır.Ayrıca Edgar Rice Burroughs 1931 tarihli romanında A Fighting Man of Mars aynı fikri kullanmıştır.Erik the Viking filmindeki bir sahnede baş karakter, sadece pelerinin sahibi olan prensesin ahmak babasının üzerinde işe yaradığını fark etmeden, ödünç aldığı pelerinle daha çok komik bir betimleme yapar.Düşmanları bu tuhaf davranışı ve sahte görünmezlik iddiaları karşısında o kadar şaşırmışlardı ki onunla savaşamayacak kadar sersemlemişlerdi, böylece kolayca yenildiler

    Star Wars'da, Star Trek'de ve ayrıca Stargate'de görünen gizlenme aygıtı, bilim kurgusal formda benzer bir kavramı temsil etmektedirler.Bilim kurguda, görünmezlik kavramı bilim fantezi formunda, doğal bilimlere dayanan formlarında göründüğünden daha çok görünmektedir.[3]
    Nanoteknolojide Görünmezlik

    Bir nesnenin görünmesi için, ışığın o nesnenin yüzeyinden yansıması gerekiyor. İngiltere’nin önde gelen üniversitesi Imperial College London profesörü John Pendry, olağanüstü optik özellikleri olabilen nesnelerin ışığı emerek yansımayı önleyebileceğini temelinde görünmezliğin bir yolunu araştırıyor. Meta-maddeler adı verilen bu tip ışığı emen nesneler, ışık demetinin etrafında dolaşmasını sağlayarak görünmezliğe erişiyor.

    Meta-maddelerin içerdiği metal ve elektronik bileşenler özel olarak ışığı yansıtmayacak şekilde üretilebiliyor. Bilim insanları bunu elektrik ve manyetik alanlar ile ışığın yönü arasındaki ilişkiyi yönlendirerek yapıyorlar.

    Bilim ekibi, ışığı geri yansıtmayacak özellikte, küre biçiminde bir meta-madde tasarladı. Bilim ekibinden Duke University profesörü David Smith, teorik olarak gerekli maddelerin ne olduğunu bildiklerini, esas zorluğun bunları pratiğe dökmek olduğunu belirtiyor.
    Pendry ve ekibinin tasarladığı görünmezlik nesnesi şimdilik sadece görünebilir ışığın dışındaki dalga boylarında çalışıyor. Görünür ışık dalga boyları için bir görünmezlik düzeneği için nano ölçekte meta-maddeler üretmek gerekecek. Ancak bilim insanları, nano ölçekte metallerin özelliklerini kontrol etmenin zorluklarına dikkat çekiyor. Uzmanlar, farklı işlevler gören görünmezlik düzeneklerinin gelecek yıllarda üretilebileceğini de sözlerine ekliyor.[4]
    Spiritualizmde Görünmezlik

    Görünmezlik olayı insanlara her zaman çekici gelmiştir. H. G. Wells'in görünmeyen adamından Harry Potter'ın görünmezlik pelerinine kadar bütün bilim kurgucular, bunu hayal ettiler. Görünmezlik genelde mükemmel bir saydamlık olarak sergilendi. Oysa bu metot, bilinen ve bizim anladığımız doğa yasalarına ters bir düşünceydi. Üstelik saydam bir insan hareket ederken çok büyük güçlükler yaşayabilir ve temas ettiği her şeyde görünmeze dönüşebilirdi. Yani, görünmeyen bir insan için yemek ve içmekte bir sorun olmalı. Dolayısıyla, sindirim sistemi de görünmezliğe dönüştüğü için beslenmesi mümkün olamazdı. Çünkü, görünmeyen yiyeceklerinde bu yeni ortama uyum sağlamaları gerekiyordu. Bu sorunun sosyal ortamda ve giysilerde ortaya çıkacağını söylemek ise mümkün değil. Görünmezlik pelerini diye hayal edilen şey, aslında çevremizdeki fotonları yönlendiren veya değiştiren bir aygıt olmalıdır. Bu uçuk düşünce, bilimsel açıdan pek mantıksız değildir ama yanı sıra da bir sürü sorun getirir.Mesela eğer dışarıdan bir ışık gelirse, ışık sanıldığı gibi görünmeyen insanın içinden geçmeyecek, yansıyacak ya da yön değiştirecektir. Çünkü ışığın yasalarına göre hiç bir ışık görünmeyen insanın içine ulaşamaz.

    Bu görüşler, geleceğe yönelik olarak ciddi ciddi tartışılıyor. Ekim 2006'da Londra İmperial College'da Prof. Sir John Pendry tarafından verilen bir konferansta tartışıldı. Bu ilginç konferansın ana konusu, basit bir görünmezlik pelerininin gerçekten yapılıp yapılamayacağıydı. İlgi uyandıran bölüm ise temel ışık fiziğinin bu konuda yardımcı olabileceği idi. Üstelik temel fiziği bilen her yüksek okul öğrencisi bunun üzerinde çalışabilirdi. Sir John'un görünmezlik pelerini temelde bir gökkuşağına benzetiliyor. Yani ışığın bir prizmadan kırılması gibi. Aynı şeyi bir bardak suya soktuğumuz kalemde de görebiliriz yani görüntü asıl bulunduğu yerde olmayacaktır. Sir John ve onu destekleyen fizikçiler, ışığın bir objenin etrafında kırılması ile bunun mümkün olabileceği düşüncesindeler. Elbetteki bütün bunlar iddiaları kolayca açıklamıyor. Her bilim adamı gibi, Sir John'un ne demek istediğini tam olarak sadece kendisi biliyor.

    Sonuç olarak eğer doğru ortam ve materyaller varsa gerçek bir görünmezlik pelerini yapmak mümkün hatta bunun yakın gelecekte denenebileceği de söyleniyor. Sir John bu vaatte bulunuyor.Bütün iddialar halen karmaşık ve ironik. Ama ilgilenmeye değer. DARPA (The defense advanced research projects agency), Sir John'un görünmezlik pelerinini gelecek yıllarda gerçekleştirebilmesi için gereken desteği sağlıyor. Kimbilir, birgün belki de Harry Potter'in pelerini bir yerlerde satılacak. Ne kadar işe yarayıp yaramadığını da o zaman anlayacağızdır.[5]
    Kaynaklar

    [1] www.efuar.org/bilinmeyenler/gorunmezlik.htm
    [2] arsiv.ntvmsnbc.com/news/371893.asp
    [3] tr.wikipedia.org/wiki/Görünmezlik_pelerini
    [4] www.bilimarsivi.com/gorunmezlik-nanoteknolojide/
    [5] ntrn7.blogcu.com/nasil-gorunmez-olabiliriz_38901981.html
     

Bu Sayfayı Paylaş