Gönüllerde yer açmak

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda kultur_bilgisayar tarafından 16 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Gönüllerde yer açmak konusu Sevdiginiz seylerden vermedikçe asla iyilige erisemezsiniz. ( Âl-i Imran, 92 )

    Birgün Dervişlerden birine sormuşlar:
    "Sevginin sözünü edenler ile sevgiyi paylaşanlar arasında ne fark vardır?"

    "Bakın göstereyim..." demiş, Derviş.
    Bir sofra hazırlamiş. Sevgiyi dilinden düşürmeyen ama dilden gönüle de indirmeyen kişileri çağırmış bu sofraya.
    Hepsi yerlere oturmuslar.

    Derken,tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından derviş kaşığı denilen bir metre boyunda kaşıklar.

    Derviş:
    "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz." diye de şart koşmuş.
    "Peki..." demişler ve çorbayı içmeye girişmişler.

    Fakat o da ne?

    Kaşıklar uzun geldiğinden sofradaki hiç kimse bir türlü döküp saçmadan götüremiyormuş çorbayı ağzına. En sonunda, bakmışlar bu iş olmuyor, vazgeçmişler çorbadan. Öylece kalkmışlar sofradan.
    Onlar kalkınca, Derviş:

    "Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım yemeğe." demis.
    Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen nurlu insanlar gelmiş oturmuş sofraya. Derviş :

    "Buyurun bakalım" deyince de her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki kardeşine uzatıp içirmişler çorbalarını.

    Böylece her biri diğerini doyurmuş ve kendisi de doymuş olarak şükür içinde kalkmış sofradan. Derviş :

    "İşte, kim hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayi düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim kardeşini düşünür de onu doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz. Şunu da unutmayın ki, hayat pazarında alan değil, veren kazançlıdır her zaman"

    Paylaşmak maddî-mânevî her şeyi... Varlığımızla bölüşmek. Diğerimizle bütünleşip büyümek. Paylaştıkça dökülüp saçılmadan ihyâ olmak. Yeri gelir, bir somunu bölüşür insan. Elleri uzanırken yüreğinden gözlerine akseden sevgiyle bütünleşir kardeşinde.

    Yeri gelir ilmini paylaşır. Paylaşırken Imâm-i A’zam Ebû Hanife hazretlerinin, "Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe değerdi." sözünü unutmaz. Öyleyse bildiklerimle gönülleri oksayarak ihya etmeliyim, der.
    Sakinmaz bildiklerini. Hazret-i Mevlânâ’nin sözü yüregini tutuşturur."Bir mum, diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez."
     

Bu Sayfayı Paylaş