Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik

'Bilecik Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 21 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik konusu Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik Hakkında - Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik Tanıtımı - Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik Bilgileri - Göldağı Köyü Gölpazarı Bilecik Resimleri



    İlçe: GÖLPAZARI - İl: BİLECİK

    Tarihi
    Köy adını bugün Kurşunlu Köyü sınırları içerisinde bulunan kurutulmuş gölden almaktadır.Ermeni,Rum ve Türkmen nüfuslu bir köy idi.Köyün adını aldığı gölün kıyısında çok miktarda dut ağacı bulunmaktaydı.Böceklik denilen yapılar da bugünkü Kurşunlu Köyündeydi.İpekböceğinden koza elde edip ticaretini yapıyorlardı.İncirli köyünde de ipek fabrikası bulunmaktaydı.Burada iplik haline getirilip Bilecik ve Bursaya satılmaktaydı. Lefke, Göl-pazar, Nor Küğ , Göl-dağ, Decir-Hanlar ve Terkmal köylerinde de nüfus tamamen Ermeniler'den oluşmuştu ve her bir köyde birden fazla okul ve kilise vardı. Değişik kaynaklar 200-300 hane civarında olduğunu belirtmektedir.Bu bölge ulaşım olarak sakarya kollarına yakındı. İncirli Nekropolü ve ipek yolu üzerinde bulunan yörede ticarete ve zanaata yönelik altyapı mevcuttu.Zanaatkar bir millet olan Ermenilerin taş işçiliği, bugün yıkık dökük de olsa yine de bir fikir verebilecek ölçüde ayakta kalan kısımlarıyla Göldağı köyü evlerinde görülebilir.Demircilik, bakırcılık, marangozluk ve altın ve gümüş işçiliği de yapılmaktaydı.Şarapçılık ve üzümden imal diğer ürünler de burada pazarlanmakta, ticareti yapılmaktaydı.Harir denen ipekçilik başlıca geçim kaynağıydı. Türkmen, Gökçeler ve Göldağı köylerinin o zamanlarda çok gelişmiş olduğu ve sanayi merkezi olarak kullanıldıkları . Türkmen-Göldağı arasındaki Ulaşımı sağlamak için, Gökçeler ve çaydan geçerek taş burnunun arkasındaki sırt boyunca Bostancı'nın içinden geçilerek, köyün üstündeki ak topraklık mevkisi ve kayanın üzerinden, yan yol ve papazlar çeşmesi mevkisi takip edilerek Göldağı köyüne ulaşılır. Göldağı köyünün kullandığı Cami, eskiden Ermeni kilisesi olarak kullanıldığı yapıdır.Ayrıca papaz Çeşmesi denilen yerde de Ermeni kilisesi vardı. Ermeniler Göldağını 1915 de büyük oranda terketmişler ve bütün yapılarını da bırakmışlardır.Çok az bir nüfusları kalmıştır. Bugünkü Kurşunlu köyünde bulunan barakalar boşalınca gölde bulunan kuşlar bu barakaları yuva tutmuşlar, akabinde de Üzümlü(Bedii) Köylülerince yıkılmış, keresteleri de arabalara yüklenip götürülmüş, kalan kerpiç yapılar da göle atılmıştır.İpek Böcekçiliği ve El sanatlarında ilerlemiş olan Ermenilerin Göldağı’nda ikamet ettikleri 2 katlı evlerde bir katında İpek Böcekçiliği yaptıkları, göl kenarında ise Dut ağacı yetiştirdikleri ve hayvanlarını otlattıkları bilinmektedir. Göldağında kurtuluş savaşı yıllarına gelindiğinde hiç rum nüfus kalmamıştır.Ermeniler ise birkaç hane kalmışlardı. Bilecik Yunan işgaline uğrayınca bu kalanlar İncirli Köyüne saldırmışlar fakat başarılı olamamışlardır.

    Bostancı ve civar köylerden yardım gelmiştir.Bostancı'dan Sarı Selim Ağa 30 kadar adamıyla çatışmalara katılmıştır. Göldağı ermenileri daha sonra yıkık kilise denilen mevkiide de jandarma müfrezesi ile çatışmış, 2 gün süren çatışma takviye kuvvet gelince sona ermiş ve ermeniler geriye çekilmişlerdir.

    Ermeniler gittikten sonra boş kalan evler daha sonra gelenler tarafından kullanılmıştır. Son kalan ermeniler de cumhuriyetin ilk zamanlarında buraları terketmişlerdir.Köyde sadece Türkmenler ve muhacir olarak gelen göçmenler kalmıştır.Eski Yugoslavya, bugünkü makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp'ün İştip kasabasından,( 1395 tarihinde anadoludan yörükler buraya yerleştirilmiştir Ofçabolu Yörükleri de denir),Pırnalı Köyü'nden,Kocaali ve Radovis'e bağlı Alikoç'tan, Süpürgeç köyünden (bunlar hep dağ köyleridir) göçmenler gelmiştir. Bu göçmeler de zamanla köyden ayrılıp İstanbul, Kocaeli gibi sanayi şehirlerine göç etmişlerdir. El Sanatları ve İpek Böcekçiliğinin merkezi Göldağı köyü şu anda 6-7 hane dir.Evlerin çoğu harap ve kullanılmaz haldedir.




    Kültür
    İlk göçlerde Türkmen gelenekleri hakimdi. Zamanla birkaç hane kalan köyde bu gelenekleri sürdürecek bir topluluk kalmamıştır. Eskiden kadınların tamamına yakınının tercih ettiği sarı, yeşil ve mor renklerden oluşan fistan denilen elbise giyerlerdi.Yakın zamana kadar da düğünlerde bu kıyafet giyilirdi.Hıdırellez kutlamalarında gençler gül takarlardı,"Hıdırellez, eve gelinmez" diye başlayan tekerleme söylenirdi.Türkmen geleneklerine uygun Nevruz kutlanırdı(Nevrüz derlerdi). Düğünlerde "Halay" çekilir.Halaya girenlerin omuzlarına peştemal-havlu koyulur. Kadınlar halaya girmez erkekler ayrıdır.Kaşık oyunu da oynanırdı. Göçmen türkmenler köye gelenmisafire" akşamlık" denen yemek hazırlar,çorba, kuru fasulye, etli unlu kavurma, tavuk, koyun veya dana etinden büryan denen prinçli etli yemek yapılır,akabinde "samusa" denen gevrek yufkadan üzerine yoğurt dökülerek sunulan bir yemek gelir,baklava, revani,şekerpare, samakof tatlısı,gibi tatlılar da yapılır.Kaymaçina, irmik tatlısı, güllaç,patlıcan ve biberden yapılan "manca" yöresel yemeklerdir.

    Coğrafya
    Bilecik iline 58 km, Gölpazarı ilçesine 13 km uzaklıktadır.

    İklim
    Köyün iklimi, Marmara iklimi etki alanı içerisindedir.


    Köy Muhtarı:
    Bilgi Bulunmamaktadır.

    Muhtarlık Erişim Bilgileri:
    Telefon:
    Cep Telefonu:


    Demografik Bilgiler:

    Nüfusu:
    2000/34

    1997/30


    İle Uzaklığı:58 km

    İlçeye Uzaklığı:13 km

    Rakım:870 m

    Sağlık Evi
    Yok
    Sağlık Ocağı
    Yok
    İlköğretim Okulu
    Var / Faal Değil
    Taşımalı Eğitim Yapılıyor
    PTT Şubesi
    Yok
    PTT Acentası
    Yok
    Su Şebekesi
    Yok
    Kanalizasyon
    Yok

    Kaynak : Yerel Net
    Kaynak :Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Köyünüzle İlgili Resim Ve Bilgileri Bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş