Gökköy Köyü Merkez Balıkesir

'Marmara Bölgesi' forumunda DeMSaL tarafından 17 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Gökköy Köyü Merkez Balıkesir konusu Gökköy Köyü Bilgileri - Gökköy Köyü Hakkında - Gökköy Köyü Tanıtımı - Gökköy Köyü Resimleri


    [FONT=Trebuchet
    MS]
    Gökköy Köyü, Balıkesir ilinin merkez ilçesine bağlı bir köydür. Balıkesir'den Gökköy'e Savaştepe Yolu üzerinden 12 kilometredir.


    Kökenbilim

    Cumhuriyet kurulmadan önce köyün adının aslı Gök olup,[3] Karye-i Gök yani Gök Köyü şeklinde belirtilmektedir.[4][5] Cumhuriyetin kurulmasından sonra Gök kelimesinin sonuna köy eklenmiş ve Gökköy adı oluşmuştur. Köyün adı, köyün kurucuları olan Gökçe Yörüklerden gelmektedir. Yörüklerin bir renk olarak kullandığı Gökçe kelimesi,[6] gök rengi yani mavi anlamına gelmektedir.[7]

    Tarihi

    Köyün kurucuları Gökçe Yörüklerdir. Gökçe Yörükler, Oğuzların, Üç Oklar kolunun Gökhan grubuna bağlıdır. Oğuzların, Üç Oklar kolunun Teke Türkmenleri grubuna bağlı Gökçe adlı bir aşiret vardır. Köyü kuran Gökçe Yörükler bunlar olabilir. Çünkü Tekeliler eski tarihlerde Balıkesir yöresine gelmiştir.[8] Köyün ne zaman kurulduğuna dair resmi bir belge yoktur. Köyün yaşlıları da köye kesinlik veren tarihi bilmiyorlardır. Köyün kuruluşundan beri kullanıldığı bilinen köy mezarlığındaki en eski mezar 1711 (Rumi 1123) tarihli mezardır. Gökçe Yörükler'den 3 hane 1050-1100 yılları arası Balıkesir'e gelmiştir. Ardından yine aynı tarihler arası Gökçe Yörükler, bugün Balıkesir'e bağlı Şamlı'nın bulunduğu mıntıkaya gelmişler ve üç gruba ayrılmışlardır. Bir grup Balya'ya bağlı Kayalar köyüne, bir grup Havran'a bağlı Eseler köyüne ve bir grup Gökköy yakınlarında bugün Balıkesir çöplüğü olarak kullanılan Koca Ağıl adlı mevkiye yerleşmiştir. Koca Ağıl'a yerleşen Gökçe Yörükler, Balıkesir'in Aygören Mahallesi'nde yaşayan Yunanlardan bağcılık ve çiftçiliği öğrenmişlerdir.

    16. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde çıkan isyanlardan dolayı Gökçe Yörükler, bugün köyün bulunduğu yer dağlar ile çevrili olduğu için "Bu dağların arasında kimse bizi göremez. Hayvanlarımı salarım kendileri otlanır gelir. Duman yakarım dağlardan görünmez. " diyerek buraya gelmişlerdir. Sürü ve çadırları ile gelen Gökçe Yörükler ilk önce Başpınar adlı çeşmenin bulunduğu mevkiye yerleşmişlerdir. Bu kişilerden biri, bir koyun kesip koyunun etini ağacın birine asmıştır. Çeşmenin bulunduğu mevki havadar olmadığı için koyunun eti zamanla kokuşmuştur. Ardından Gökçe Yörükler, bugünkü Caminin bulunduğu mevki havadar olduğu için buraya yerleşmiş ve yerleşik hayata geçmişlerdir. Gökçe Yörükler yerleşik hayata geçtikten sonra çadırlarda yaşamayı bırakıp yassı örtü evler yapmışlar ve Konar-Göçer yörüklerden ayırmak için Manav adıyla anılagelmişlerdir. Bir rivayete göre köyü kuran Gökçe Yörükler; Derviş Ali, Kır Oğlan, Hacı Osman ve Kara'dır. Bugün köyün nüfusunun, bu ailelerden çoğaldığı, halen bu ailelerin isimleriyle anılan sülaleler bulunmaktadır.

    Gökköy, Balıkesir'de kurulan ilk köydür. Osmanlı Devleti döneminde köyün kuzey-doğudaki arazileri Balıkesir Göğüs Hastalıkları Hastanesi ile Çayırhisar'daki Kay Süt Fabrikası'na kadar, köyün arazi kullanım hakkı Savaştepe'den Balıkesir'deki Sülüklü Çeşmesi'ne kadardır. Eski zamanlarda, Balıkesir'in Çardaklı mevkiinde bulunan Sülüklü Çeşmesi 'nin suyu Gökköy'den gelmiştir. Köye ait Ören adlı tarlada Macar adlı yabancılar tarafından yapıldığı bilinen bir çeşme vardır. Yine bu tarlada köy halkı kiremit kullanmamasına rağmen eski yıllardan kalma kiremit kalıntıları vardır. Köyün içinde Gavur yapıları denilen yabancılar tarafından yapılma evler vardır.

    1840 tarihli temettuat defterine göre köydeki toplam hane sayısı 103'tür. Bu zamanlarda köyün muhtarı Sepetçioğlu Hacı Halil, hatibi Mehmed Efendi, kahyası Köseoğlu Ahmed'tir. Köy halkından olan Molla Ali ise talebedir.[9] Muhtar Hacı Halil rençber olup Gökköy’ün önde gelen ailelerinden Sepetçioğullarına mensuptur ve hacı olduğu bilinmektedir. Muhtar Hacı Halil'in yıllık geliri 5.043 kuruş, Gökköy cami-i hatibi Mehmet Efendi'nin yıllık geliri 1.198 kuruştur. 19. yüzyılda köyde hatip bulunması nedeni ile Cuma namazı kılınan köylerden biridir. Hane sayısı yönünden Balıkesir'in üçüncü büyük köyüdür.[10] 1845 tarihinde Gökköy civarında, üçü de Çepni Cemaati'ne bağlı Hasan Kethüda Aşireti, Koca Alemdar Aşireti ve Topal Battal Aşireti yaşamaktadır. Hasan Kethüda Aşireti, Akçaköy mahalinde olup 10 haneden oluşmakta ve 30 erkek askere sahiptir. Koca Alemdar Aşireti, Karaman mahalinde olup 17 haneden oluşmakta ve 43 erkek askere sahiptir.[4] Topal Battal Aşireti, Ortamandıra mahalinde olup 19 haneden oluşmakta ve 51 erkek askere sahiptir.[5] 1862 tarihinde Osmanlı Devleti'nde çıkarılan bir kanun ile Çepnilerin yerleşik hayata geçmesi sağlanmıştır. Bu iskan hareketine göre Gökköy ve çevresine de Çepniler yerleşmiştir.

    I. Dünya Savaşı'nda şehit düşen Gökköylüler vardır. Bulardan biri 5. Kolordu, 0. Fırka, 56. Alay, 3. Tabur, 9. Bölük'den 1886 doğumlu 21 Şubat 1915 tarihinde Süngü Harbinde ölen Abdullah oğlu Er İlyas'dır.[11][12] Diğeri 3. Kolordu, 7. Fırka, 21. Alay, 3. Tabur, 3. Bölük'den 1886 doğumlu 5 Mart 1915 tarihinde Maltepe Hastahanesi'nde ölen Mustafa oğlu Piyade Er Ömer'dir.[13][14][11] Yunan askerleri 30 Haziran 1920 tarihinde Balıkesir'i işgal etmiştir.[15] Yunan askerleri Gökköy'ün dibindeki Savaştepe yolundan geçerken kalabalık oldukları için köyün tarlalarından geçmişlerdir. Yunan askerlerinin Gökköy halkı ile arasında kötü bir münasebet bulunmamıştır. Fakat Yunan askerleri köy halkının eşyalarını ve mallarını kullanmışlardır. Yunan askerlerinin saldırısından dolayı bütün Balıkesir halkı evlerinden dışarı çıkamamıştır.[15] Ayrıca savaş sırasında köy halkından ve diğer köylerden bazı kişiler ortaklaşa köyde eşkiyalık ve yağmalama yapmışlardır. Milli Mücadele'den sonra köy halkı bugünkü hale gelmişdir. 1940 yılından sonra köy halkı yassı örtü evler yerine kiremitli binaları kullanmaya başlamıştır. Bu evlerde zamanla gelişip bugünkü halini almıştır. 1960'lı yıllarda köyün asayişi bozulduğu için köye geçici olarak Jandarma kurulmuştur.

    Köydeki ilk motorlu taşıt Talat Kurt isimli bir köylünün kamyonetidir. 1963 yılından önce köylüler, köyden şehire bu kamyonet aracılığı ile gelmiştir. 1963 yılında Talat Kurt'un oğlu, köy muhtarı Sabri Kurt, bir minibüs alıp şehire taşımacılık yapmıştır. Bu minibüsün güzergahı Gökköy-Çardaklı, Çardaklı-Gökköy'dür. Araba Çardaklı'ya geldiğinde Sülüklü Garajı 'nda yolcu alıp indirmiştir. Bu minibüse köylüler Sabri'nin arabası demiştir. 1965-1966 yıllarında köye elektirik gelmiştir. Ayrıca köye uzun yıllar Balıkesir Merkez'den 17 numaralı otabüs kalkmıştır. Organize Sanayinin kurulmasıyla 17 numaralı otobüs kaldırılmıştır. 26 Ocak 1988 tarihinde eğitim uçuşu yapan bir F-104 tipi bir askeri uçağın Gökköy mevkiine düşmesi sonucu bir binbaşı ile bir üsteğmen şehit olmuştur.[16] 17 Kasım 2007 tarihinde Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tren Garı Kentsel Dönüşümü ve TCDD Gökköy Lojistik Köyü Projesi için köyde inceleme yapmıştır.[17]

    Kültür


    Gökköy halkının dini Sünni İslam'dır. Köyde bir tane Cami vardır. Eski Cami'nin yıkılmasından hemen sonra 1 Ocak 1971'de, Eski Cami'nin bulunduğu mevkiide yeni bir Cami'nin yapımı başlamış, 1 Aralık 1971 tarihinde Cami'nin yapımı bitmiştir. Cami'nin yapımı için köye Balıkesir'den ustalar gelmiştir. Cami taştan yapılmış olup kubbesi bulunmamaktadır. Cami ile birlikte şadırvan yani abdestlik, oturma odası ve Gökköy Kur'ân-ı Kerim Kursu adlı 1974 yılında açılan Kur'ân Kursu bulunmaktadır. Caminin alanı alanı 195 m² olup toplam alanı 744 m²'dir.[18] Caminin imam hatibi Şerafettin Çetin'dir.[19]

    Bulgur, tarhana, çoban hamuru ve halka ekmek gibi köye özgü birçok yemek vardır. Köyde düğün salonu vardır ve köy halkına açıktır. Bu düğün salonunu köy halkından İsmail Kabak yaptırmıştır. Bugün köydeki düğünler Balıkesir'deki düğünlere benzemektedir. Geleneksel düğünler artık yapılmamaktadır. Susuzluk olduğu zaman köyde Yağmur Duası yapılmaktadır. Bu duadan önce belirli köylüler köy halkından un ve yağ toplamakta ve duanın ardından bu un ve yağdan bezdirme yapılıp köy halkına dağıtılmaktadır. Köyde hıdrellez hayırları yapılmaktadır. Bu hayırlara Balıkesir ve civarından insanlar gitmektedir. Hıdrellez günü köy halkı tarlaya gitmeyip hiçbir şey ekmeyip dikmemektedir.[20] Köyde ağalık, başlık parası ve töre cinayetleri yoktur. Köyün Halil Kır adında gazisi vardır. Köyde herkezin bir lakabı vardır. Gölgeli Dağında'ki Gökköy Yatırı, Ese Olayı, Çakıl Çeşmesinde cinlerin olduğu, köy çobanlarının mezarlıkta ateş yandığını gördükleri ve mezarlıkta yer altı canavarının olduğu rivayeti gibi köye özgü efsaneler vardır.

    Köyde Gökköy Avcılar Kulübü Derneği isimli bir dernek bulunmaktadır. 3 Ekim 2005 tarihinde başlayıp 12 Ekim 2005 tarihie kadar süren avcılık kursunda 27 kişi sertifika almıştır.[21] Köy halkından olan Arif Çakal, seramik sanatçısıdır. 1962 yılında doğmuş ve ilköğretimini köy okulunda tamamlamıştır. Çocukluğunda el sanatına merak duymuştur. Bugün köyde seramik ile uğraşmaktadır. Kendisi Balıkesir'de seramik konusunda ünlüdür.[22]

    Giyim - kuşam

    Köy halkının soyu köyün kurucuları olan Gökçe Yörükler'den gelmektedir. Gökköylü kadınların başlarında mutlaka beyaz baş örtüsü vardır ve feracelerinin davudu yani feracenin sırt bölgesindeki dikiş yuvarlakdır. Bu sadece Gökköy kadınlarına özgüdür.

    Mutfak

    Çocuk Oyunları [değiştir]

    Köye özgü Combuz, Sak, Kazık gibi çocuk oyunları vardır. Combuz oyununda çocuklar ilk önce demir yolundan çıkardıkları bir vidayı bir tahta parçasının ucuna geçirip ve çocuklar çukurun içine bir taş dikerler. Bir çizgi çizip bu çizgiden bu sopayı atarlar. Oyunun amacı taşı çukurdan çıkarmaktır. Taşı çukurdan çıkartamayan ebe olur. Ebenin görevi combuzu sırası gelenin eline vermektir. Sak oyununda combuz adlı sopa yerine yassı bir taş kullanılır. Oyunun diğer kuralları Combuz oyunu ile aynıdır. Kazık oyununda çocuklar evden getirdiği yarım metre uzunluğundaki tahta parçalarının ucunu kesici bir alet ile sivriltir. Her çocuğun 10 adet tahta parçaları sivrilterek yapılmış tahta kazığı olur. Çocuklar herhangi bir eve ait gübreliğe giderler. Sırasıyla ellerindeki tahta kazıkları gübreliğe atarlar. Bu tahta kazıklar gübreliğe saplanır. Eğer attığı tahta kazık ile gübreliğe saplanmış herhangi bir tahta kazığı çıkarabilen çıkardığı tahta kazığı alır. Bu oyunlarda artık çocuklar tarafından oynanmamaktadır.

    Düğünler

    Gökköy'deki bir mahalle fırını.

    Eski zamanlardaki köy düğünleri, köyün bugünkü düğünlerinden farklıdır. Köyün eski düğün adetleri şöyledir. Erkek tarafı ilk önce uygun gördükleri kızı istemeye gelir. Kız isteyen erkek tarafı mutlaka dünür olarak dört erkek getirir. Kız tarafı kabul ederse dört veya beş gün sonra nişan yapılır. Nişanda erkek tarafı kız tarafına üç bohça eşya getirir. Bu bohçada; basmalar, terlik, ziynet eşyaları, yazmalar, gecelikler ve çerezler vardır. Nişandan sonra erkek tarafı hazırlık yapıp kız tarafına sini getirir. Sini; küçük sini ve büyük siniden oluşmaktadır. İlk önce küçük sini sonra büyük sini getirilir. Büyük sinide; kırk civarı yağlı susamlı kare şekilli pide, çörek, tahinli helva, yağlı helva, sütlaç, pilav, kumaş, yemeni, büyük bir tepsi baklava, yemekler ve çerezler vardır. Küçük sinide; büyük sinide bulunanlardan az miktarda vardır, fakat baklava bulunmamaktadır. Erkek tarafı sini gönderdikten sonra kız tarafı erkek tarafına çevre getirir. Çevrede; fes, gömlek, çorap, sırça boncukdan yapılma bir süs olan çiçek, kumaşdan yapılarak süslenen kese ve yemekler vardır.
    Köye özgü bir yiyecek olan Halka Ekmek

    Sini ve çevre getirildikten sonra nikah yapılır. Nikahtan sonra düğün hazırlıkları yapılır. Düğün salı gün başlar. Salı gün kız ve erkek tarafı akrabalarını da çağırarak Balıkesir Merkez'deki Hamam'a gider. Salı akşamı Hamam'dan gelen kadınlar, erkek evinde eğlence yaparlar. Aynı akşam erkekler Kemrelik adlı köy meydanında toplanarak eğlence yapar. Bu eğlenceye haynk denir. Kadınlar eğlenceden sonra köy meydanına giderek erkeklerin eğlencesini izler. Ertesi gün öğle vakti kız evine sepi serilir. Sepi sermek; kız tarafının bahçesine bir ip gerip kızın çeyizlerini sermektir. Erkekler öğle vakti kız evindeki sepinin altında eğlence yapar. Erkeklerin eğlencesinden sonra ikindi vaktinde kız evinde kadınlar eğlence yapar. Kadınların yaptığı eğlence kısa sürer. Aynı gün erkek evinde keşkek, patatez yemeği, nohut yahnisi yapılır. Sadıçlara börek ve yemek verilir. Geri kalan yemekler köy halkına verilir. Akşam erkek tarafında kadınlar, köy meydanında da erkekler ikinci haynkı yapar. İkinci haynk dağılınca akşam saatleri erkek ve kadın tarafının akrabaları kız tarafında toplanır. Kına yakılır. Kınada ağıt yakılıp kız övülür.

    Kına gecesinin sabahı gelin kalkıp kınasını ve saçını yıkar. Köydeki bir kadın geline gelinliğini giydirir. Gelin süslenince erkek tarafı yenge denilen akrabalarını toplayarak kız evine gelir. Kız evinde kadınlar haynk yapar. Gelini kız evinden indirirler. Sandalyeye gelin oturur köy halkı geline bakar ve kına tabağına köy halkı para atar. Gelin eve çıkar. Yeniden erkek tarafı kızı almaya gelir. Kız büyüklerinin elini öper. Baba kızını bahçeye indirir. Baba kızın sırtını üç kez sıyazlar. Kız arabaya biner. Erkek evinde davullar çalınır. Kızı damadın babası erkek evine çıkarır. O gün gelin oruçlu olur. Gelin orucunu akşam Ezan'ı ile açar. Damadı sadıçları damatlığını giydirir. Damat abdestini alıp Yatsı Namazı'nı kılar. Sadıçlar ve Hoca tekbir ile damadı eve getirir. Damat sadıçların elini öper. Hoca dua okur. Damat koşarak yukarı çıkar. Sadıçlar damadın sırtına vurur. Damat gelince gelin ayağa kalkar. İkisi birbirinin ayağına basmaya çalışır. Biri basar. Damat geline altın verir. Buna yüz görümlüğü denir. Damat gelinin yüzünü açar. Damat ile gelin gerdeğe girer.

    Efsaneler

    Köyde, Mehmet Belkız ve Recep Küçük tarafından üç gece arka arkaya rüyalarına giren kişinin isteği üzerine sanduka denilen kabir ve başına dikilen bayrak ile belli edilen bir yatır bulunmaktadır. Bu yatırda yine aynı kişilerin açıklamalarına göre; dede diye anılan bir kişi, hanımı ve mürîdleri ile yatmaktadır. İnanışa göre, dede diye anılan bu kişi Buhara doğumlu olup peygamber soyundan gelmedir. Girdiği bir mücadele sonunda şehit edilmiştir. Yaklaşık olarak 1525 yılından beri bu yerde yatmaktadır. Balıkesir'de yaşayan ve bacanak olan, Mehmet Belkız ve Recep Küçük'ün üç gece aynı anda rüyalarına giren bu kişi, kendisine bölye bir türbe yapılmasını, soba ve hayvanların mekanını pislettiğini, üzerinde gezindiğini bunun da hiç hoşuna gitmediğini, bunun için yerini belli edecek sandukanın yapılmasını istemiş ve kendisi hakkında bilgiler vermiştir.
    Cinlerin olduğu iddia edilen Çakıl Çeşmesi.

    Bu yatır Nisan 1995 tarihinde yaptırılıp ziyarete açılmıştır. Sözkonusu bölge ve yatırla ilgili kerametler şöyledir. Bu yatırın inşa edilip törenle açılmasından bir gün önce, mezarın başına bir testi su konulmuştur. Ertesi gün oraya gidildiğinde, testideki suyun bir kişinin abdest alabileceği kadar eksildiği görülmüştür. Olaya 15-20 kişi tanık olmuştur. Daha sonra bu iş o yörede duyulunca köyden bir çoban:"Ben burada zaman zaman ak sakallı, uzun boylu zayıf birisini abdest alırken görüyorum, aynı kişi şimdiki yatırın olduğu yere doğru gidiyor ve kayboluyor." demiştir. Gökköy'ün yakınındaki Kabaklı'dan bir kadın, konu ile ilgili olarak şöyle bir olay yaşamıştır. Bir gün ekmeği, yemeği, suyu ve çapası ile tarlaya gitmektedir. İşinin uzun olmasından dolayı, yola çıktığı saat epey erkendir. Yolun belli bir yerinde karşısına uzun boylu, zayıf, ak sakallı bir dede çıkar. Kadına selam verip nereye gittiğini sorduktan sonra, kendisinin de Kabaklı'ya gitmekte olduğunu söyler ve kadından biraz ekmek, biraz da su ister. O gün tarlada uzun süre çalışacak olan olmasından dolayı kadın Dede'ye su ve ekmek veremeyeceğini söyler. Bunun üzerine Dede, "Senin köyün olan Kabaklı'ya gitmekten vaz geçtim. Sen de, köyün de lanetlisiniz" der ve ortadan kaybolur. O günden beri pişmanlık içinde olan kadının işleri de sürekli ters gitmekteymiş. Gökköy'de çobanlık yapmakta olan birinin başından şöyle bir olay geçer. Çoban her zamanki gibi koyunlarını otlatmaya gider, şu anki yatırın olduğu yerin yakınında, yanına uzun boylu, ak sakallı yaşlı bir dede gelir; onunla oradan buradan biraz sohbet eder, daha sonra aniden ortadan kaybolur. Çoban bu dedenin yatırının olduğu yerde kaybolduğunu söylemektedir. Aynı kişi daha sonra bu olayı diğer çoban arkadaşlarına anlatır. Arkadaşı da aynı şekilde zaman zaman bir dedenin yanına geldiğini, kendisiyle kısa bir sohbetten sonra mezarına doğru aniden kaybolduğunu söyler. Hemen hemen yöredeki bütün çobanlar aynı olayı benzer şekilde yaşadıklarını anlatmaktadır. Geceleri de burada ışık ile dolaşırken köylülerce görülmüştür.[23]

    Köydeki diğer bir yatır Gölgeli Dağı'nın tepesinde bulunan yatırdır. Bir efsaneye göre bu dede çok eski yıllarda bu dağa çıkarken taş olmuştur. Şimdi ise burada dedenin türbesi vardır. Ayrıca dedenin taş olmuş bedeni de görülebilir. Yatırın dibinde birde mağara bulunmaktadır. Balıkesir ve civarından birçok insan bu türbeyi ziyarete gelmektedir. Köyün hıdrellez hayırında en çok ziyaret edilen yerlerden biridir.

    Köyün diğer efsanesi Ese Olayıdır. Ese adında bir adam gece tarlasına bostan beklemeye gitmiştir. Amacı gece bostanlarının çalınmasını önlemektir. Sabah Ezanı okunacağı sıra, evine dönmeye karar verir. Çünkü Sabah Ezanı'ndan sonra köy halkı tarlaya gittiği için hırsızlık olayları yaşanmamaktadır. Ese atı ile Başpınar çeşmesinin dibinden geçerken at birden yürüyemez olmuş. Ese ata kırbaç ile vursa da at gidememiş. Ezan okununca at birden normalce yürümeye devam etmiş. Yani Başpınar çeşmesinde şeytan olduğundan at gidememiştir. Ama Ezan okununca şeytan atın üzerinden kalkıp kaybolmuştur. Başpınar çeşmesinin şeytanlı olduğu tüm köylüler tarafından bilinmektedir.

    Çakıl çeşmesinde cinlerin olduğu rivayeti bazı köylüler tarafından ortaya atılmıştır. Bir karı koca gece tarlada beklererken köyün Çakıl denilen çeşmesinde cinlerin düğün yaptığını gördüklerini söylemiştir. Köy çobanları mezarlıkta ateş yandığını gördüklerini söylemiştir. Ayrıca bazı köylülerde mezarlıkta yer altı canavarının olduğunu söylemiştir. Yine bunlarında doğruluğu hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

    Ağız

    Köy halkı Öz Türkçe konuşmaktadır. Gökköy Ağzı'nda, İstanbul Türkçesi'ne göre ses farklılıkları vardır. Gökköy Ağzı'nda çoğul eki "le, la, ne, na" 'dır. Sadece "ne, na" çoğul eki, sonu "n" ile biten kelimelerin sonuna gelir. İyelik eklerinde, Hal Eklerinde ve İlgi Ekleri'nde bir değişme yoktur.

    Sırf Gökköy halkının kullandığı sözcükler vardır. Bunlara örnek verilecek olursa; "haynk" sözcüğü düğünlerde yapılan eğlenceye denir. Köye özgü deyimler mevcuttur. Ağzına kaygan kapamak deyimi ölen bir kişi için Kur'an okutulmaz mevlüt yapılmazsa söylenir. Sındırgı'yı sıyartmak, garaja kandil asmak deyimi oğlunu evlendirmek için her türlü yolu deneyip oğlunu evlendiremeyenlere söylenir. Gökköy için Sındırgı uzak bir yerdir. Kız bulabilmek için uzaklara gitti, başka yerlere gidebilmek için de araba garajlarında konakladı anlamındadır.

    İsim Köyün dilinde isim
    Habibe Hapbe
    Necati Necatti
    Yakup Yakıp
    İbrahim İbram
    Ayşe Aşa
    Hatice Hatça
    Vahide Vade
    Hüseyin Hüsen
    Nusret Mişret
    Sıtkı Zıtkı
    Ahmet Amet
    Mehmet Mömet
    Kadir Gadir

    Köy adı Köyün dilinde köy adı
    Ertuğrul Eltuğrul
    Kabaklı Gabaklı
    Kalaycılar Galaycıla
    Kesirven Kesirfen
    Çukurhüseyin Çukurhüsen
    Kutludüğün Gutludüün
    Macarlar Macarla
    Karamanlar Garamanna
    Karakavak Garagovak
    Karabeyler Garabeyle
    Naipli Neyipli
    Kavaklı Govaklı
    Deliklitaş Deliklidaş

    Coğrafya ve iklim


    Köyün iklimi, bozulmuş Akdeniz İklimi etki alanı içerisindedir. Köyün üç tarafı dağlar ile çevrili olup, dağlar arasındaki mevcut düzlüğe köy yerleşmiştir. Köyün etrafında üç tane dağ vardır. Bu dağlar büyükten küçüğe Gölgeli Dağı, Kovantaş Dağı ve Kobaklı Dağıdır. Köyün kuzeyi, batısı ve doğusu mera olarak kullanılmaktadır. Güney tarafı ovalık ve engebeli araziler ile kaplıdır. Köyün tarları, bir kısım tarla dışında verimsizdir. Köyde düzgün bitki örtüsü olmamakla beraber yeterince su yoktur. Gölgeli Dağı taşlıktır.

    Köy Merkeze 12 km.'dir. Köyün tarlalarından demiryolu geçmektedir. Yazları sıcak ve kurak geçmektedir. Ocak ve Şubat ayları kar ve yağmur yağışlıdır. Bu aylarda ısı, sıfır dereceye kadar düşmektedir. Kışın zaman zaman ılık geçen günler olmaktadır. Köyü şehire bağlayan yol asfaltlı olmakla birlikte köyü Savaştepe Yolu'na bağlayan yol 2 km. uzunluktadır. Köyün kuzeyinde Ortamandıra, güneyinde Dereçiftlik ve Kabaklı, güneybatısında Akçakaya, batısında Yeşilyurt ve Küpeler bulunmaktadır. Köyün resmi olmayan yedi mahallesi vardır. Bunlar; köyün doğusu olan Tuzluk Mahallesi, Dere Mahallesi, Cami Altı Mahallesi, Kemrelik Mahallesi, Harmanlık Mahallesi, mezarlığın çevresi olan Kargacık Mahallesi ve Karaçaltı Mahallesi 'dir.

    Nüfus

    Gökköy nüfusunun tamamına yakını Türk olup Manav'dır.Bazı araştırmalar Manav larında Kürt olduğunu söyler. Köyde, Kürt asıllı Kürt Ahmetler ve Kürtler isimli 2 hane vardır. Arap asıllı Araplar isimli bir hane vardır. Köye gelin olarak gelmiş az sayıda Yörük de vardır.

    1840 tarihli temettuat defterine göre köydeki toplam hane sayısı 103,[24] yine bu yıllarda tahmini nüfusu 515'dir.[10] 1845 tarihinde 96 vergi hane, ve 223 erkek nefer mevcuttur. Muhtemelen 7 hanesi vergiden muaf tutulmuştur. Erkek neferlerden 82'si genç, 64'ü çocuk, 57'si ihtiyardır. Gençlerden 20'si askerde olup, 1'i bahriye, 1'i süvari, 18'i nizamiye olarak görev yapmaktadır. Yine aynı dönemlerde köyde 96 hane bulunmakta ve köy nüfusunun %25,6'sı yaşlı, %45,7'si genç ve %28,7'si çocuktur. Hane başına düşen erkek sayısı 2,3'dür. Hane başına düşen erkek nüfus miktarı kırsal kesim ortalamasının altındadır.[24] 1967 yılında köydeki insan sayısı toplam 1191, erkek sayısı 625 ve kadın sayısı 566'dır.[25] 2007 yılında köydeki insan sayısı toplam 1426, erkek sayısı 729 ve kadın sayısı 697'dir.[26]

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 1426[26]
    2000 1347[27]
    1997 1380[27]
    1973 1262[28]
    1967 1191[25]
    1965 1194[29]

    Eğitim

    Gökköy İlköğretim Okulu

    Eski okul binası 1939 yılında köylüler tarafından duvarları yapılmış, fakat imkânsızlıklar nedeniyle tamamlanamamıştır. 1945 yılında devletin de yardımı ile okul tamamlanmıştır. 1945 yılına kadar köye stajer denilen kişiler gelip eğitim ve öğretim vermiştir. Okulun yeni binası 1986-1987 arası açılmıştır. 1990 yılında eski bina yıkılmıştır. Gökköy İlköğretim Okulu'nun en son okul müdürü Kenan Ak'dır. 2005-2007 yılları arası okulun kapıları ve pencereleri yenilenmiştir. Okuldaki seçmeli dersler Takviye Etüt Çalışmaları, Bilişim Teknolojileri, Halk Oyunları, Resim ve Yabancı dil olarak İngilizce'dir. Okulun kodu 649141'dir. Okulda 7 adet derslik, depo, ambar ve arşiv bulunmaktadır. 6-8. sınıflar taşımalı kapsamındadır.[30] Taşımalı eğitim General Kemal Balıkesir İlköğretim Okulu'na yapılmaktadır.[31]

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Tarım ürünleri buğday, nohut, bakla, susam, arpa, ayçiçeği, burçak, soğan, sarımsak, kurufasulye ve kabaktır. Köyün hayvan sürüleri fazladır. Hayvanlardan en çok beslenen koyun ve sığırdır. Köy halkı genellikle besi hayvancılığı ve sütçülük yapmaktadır. Köyde peynir ve ekmek üretimi de fazladır. Köylü bütün mallarını Balıkesir'in zahire pazarında satmaktadır. Genellikle köy halkı Balıkesir'e Salı günleri gelmektedir. Köydeki Gökköy Köyü Tar.Kal.Koop. köylüye tarım amaçlı yardımda bulunmaktadır. Köy halkına diğer iş olanakları ise yeni kurulmaya başlayan minibüs kooperatifi, 1997 yılında kurulan Balıkesir Organize Sanayi Bölgesi ve köyün yakınlarındaki Set Italcementi Group'a ait Set Çimento San. ve Tic. A.Ş. Balıkesir Çimento Fabrikası 'dır. Köyden şehire hergün minibüsler çalışmaktadır. 4 Eylül 2008 tarihinde toplanan Balıkesir Belediye Meclisi, Gökköy hattındaki toplu taşım ücretlerinde 1.75 YTL olan sivil bilet ücretini 2.00 YTL'ye, 1.25 YTL olan öğrenci bilet ücretini ise 1.40 YTL'ye yükseltmiştir.[32]

    Köyde bakkallar vardır. 1989 yılında köyün ikinci bakkalı kurulmuştur. İlk defa köye ekmek 1990 yılında getirilmiştir. 2004 yılından sonra cumartesi günleri köye kurulan pazar gelişmiştir. Köyde İnternet cafe vardır. Bir tane düğün salonu vardır ve tüm köye açıktır. Köyün topraklarının Savaştepe yoluna bakan kısmında Ateş Petrol Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti. adında benzin istasyonu vardır. Bu benzin istasyonu Savaştepe yolundan Balıkesir'e 10 km. uzaklıktadır.

    1840 tarihli temettuat defterine göre hane sayısı 103, emlaklarının kıymeti 44944, hayvanlarının kıymeti 105615, toplam kıymet 150559, toplam gelirler 71475 ve toplam vergiler 16061'dir. Bu rakamlara göre köyün o tarihlerdeki geçim kaynağı hayvancılıktır ve büyük oranda tarım yapılmaktadır. Toplam gelirlerine göre vergi oranları %22.5'tir.[24] Köy sınırları dahilinde Balyacı Hacı Yakup Ağa'nın yeğeni Osman Efendi'nin çiftliği bulunmaktadır. Çiftlik 150 dönümden ibaret olup harap haldedir. Bu sebeple sahibi tarafından ekilmeyip köylüye kira verilmektedir. Ayrıca köyde eski bir dakik değirmen de mevcuttur.[9]

    Balıkesir Belediyesi, TCDD ile 17 Kasım 2007 tarihinde Tren Garı Kentsel Dönüşümü ve TCDD Gökköy Lojistik Köyü Projesi 'ni imzalamıştır.[33] Proje, Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi ve Tekirdağ Bandırma Tren-Feri projesi ile paralel olarak tasarlanmıştır.[34] Balıkesir Belediyesi bu proje ile köydeki 165.000 m2'lik alanı kamulaştırıp Lojistik Köy yapılması için TCDD'ye vermiştir. Lojistik Köyün 200.000 m2'lik alana kurulması planlanmıştır. Balıkesir Garı'ndan yılda 390.000 ton yük taşınırken, Gökköy Lojistik Köyü ile birlikte yılda 1.000.000 ton yük taşınması hedeflenmiştir.[33] Bu proje sonucu köyden konteyner, sunta, mdf, mermer ürünleri, gıda maddesi olarak et ve süt, kuru gıda, kaolin, elyaf ve sentetik malzeme, içecek maddeleri, kömür, askeri yükler, demir cevheri, sanayi ürünleri taşıması yapılacaktır.[34] Böylece köydeki tren garından yülenen ürüler, Avrupa ve Orta Asya'ya kadar hiç durmadan gidebilecektir.[35] TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Gökköy'ün lojistik köy olmasında 10 milyon 143 bin YTL yatırım yapılacağını bildirmişdir.[36]

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır. 1984 yılından geriye gidildiğinde sırası ile Cemil Ceylan, Hüseyin Acar, Mehmet Kurt, Sabri Kurt, Ali Kır, Galip Öztürk ve Niyazi Balcı muhtarlık yapmıştır. Hüseyin Acar'ın istifa etmesi üzerine birinci aza Cemil Ceylan seçim olmadan muhtar olmuştur. 19. yüzyılda da muhtarlıkta ekonomik yönden iyi olan kişiler etkili olmuştur.[10]

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
    Seçim Yılı Muhtar
    2009 Salih Aydın
    2004 İbrahim Peltek
    1999 Hasan Aslan
    1994 Ali Gül
    1989 Mustafa Toraman
    1984 İbrahim Peltek

    Altyapı bilgileri

    Köyde ilköğretim okulu ve faaldir. Okulun adı Gökköy İlköğretim Okulu 'dur. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı var ve faaldir. Bu Sağlık ocağı köylüler tarafından yapılmış, 1994 yılında hizmete açılmıştır. Bunun dışında Balıkesir'in Gazi Osman Paşa Mahallesi'nde ki 5 Nolu Albay Tayyar Oğuz Sağlık Ocağı da köye hizmet vermektedir.[37] Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
    [/FONT]
     

Bu Sayfayı Paylaş