Future Tense / İngilizce Gelecek Zaman

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda Mavi_Sema tarafından 7 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Future Tense / İngilizce Gelecek Zaman konusu Future Tense
    İngilizce Gelecek Zaman

    İngilizce'de Future Tense (gelecek zaman) gelecekte yapılacak olan işleri anlatır. Ben yarın gideceğim. Sen ders çalışacaksın. O, pazar günü Adana’ya gidecek. Onlar yarın bize gelecekler, gibi.
    Future Tense
    cümle kurmak içiin, ilk önce geniş zaman cümlesi yazarız. Bunun içinde özne ile fiil arasında Türkçedeki -cek, -cak anlamına gelen “Will” veya “shall” yardımcı fiilini getiririz.

    “Will” ve “Shall” aynı anlama gelen iki yardımcı fiildir. Modern İngilizce’de daha çok “Will” kullanılmaktadır. “Shall” sadece birinci şahıslarda kullanılabilir. Hatta istenirse birinci şahıslarda da “shall” yerine “will” kullanılabilir.

    I see Ayşe every day. (Simple Present Tense)
    Ben hergün Ayşe’yi görürüm. (Geniş Zaman)


    I will see Ayşe tomorrow. (Future Tense)
    Ben yarın Ayşe’yi göreceğim. (Gelecek Zaman)




    Özne
    yardımcı fiil
    asıl fiil
    nesne
    zaman zarfı
    I
    will
    see
    Ayşe
    tomorrow.
    Ben yarın Ayşe’yi göreceğim.


    I will paint my house next week.

    Gelecek hafta evimi boyayacağım.


    She will spend the weekend with her uncle.
    O, hafta sonunu amcası ile geçirecek.


    You will go to school on Monday.
    Pazartesi günü okula gideceksiniz.


    She will see her aunt on Thursday.
    O, halasını perşembe günü görecek.


    We will go to Ankara next month.
    Biz gelecek ay Ankara’ya gideceğiz.


    I will go to the cinema at 9 o’clock tonight.
    Bu gece saat dokuzda sinemaya gideceğim.


    He will drink tea at breakfast.
    O, kahvaltıda çay içecek.


    Olumsuz gelecek zaman cümleleri:

    Gelecek zamanda olumlu bir cümleyi olumsuz yapmak için yardımcı fiil olan “will”in sonuna “not” getirilir.

    I will go. Gideceğim. (olumlu)
    I will not go. Gitmeyeceğim. (olumsuz)

    I will not drink coffee in the morning.
    Sabahleyin kahve içmeyeceğim.


    He will not fight his little brother.
    O, küçük erkek kardeşiyle kavga etmeyecek.


    She will not eat meat everyday.
    O, hergün et yemeyecek.


    You will not shout in the class-room.
    Siz sınıfta bağırmayacaksınız.


    I will not walk in the rain.
    Ben yağmurda yürümeyeceğim.


    Gelecek zamanın soru cümleleri:

    Bunun için olumlu cümlelerdeki yardımcı fiil olan “will” öznenin başına gelecektir.

    I will go. Gideceğim. (düz cümle)
    Will l go? Gidecek miyim? (soru cümlesi)

    Will you visit your aunt?
    Halanızı ziyaret edecek misiniz?


    What will she drink at breakfast?
    O, kahvaltıda ne içecek?


    Will we learn English next year?
    Gelecek sene İngilizce öğrenecek miyiz?


    Will they come to see us in Spring?
    Onlar İlkbaharda bizi görmeye gelecekler mi?


    Will she make a cake on Friday?
    O, cuma günü bir kek yapacak mı?


    Will you give all your papers to the teacher?
    Siz bütün kâğıtlarınızı öğretmene verecek misiniz?


    When will they come to İstanbul?
    Onlar ne zaman İstanbul’a gelecekler?


    How will he paint this wall?
    O, bu duvarı nasıl boyayacak?


    Where will you go tomorrow?
    Yarın nereye gideceksiniz?

    What will your father give you?
    Babanız size ne verecek?


    Where will they play football on Sunday?
    Onlar pazar günü nerede futbol oynayacaklar?


    İngilizcede kesin olarak gelecek zamanı belirten “Future Tense”den başka yine gelecek zamanda yapılacak İşleri anlatan başka cümle şekilleri ve “tense”ler de vardır.

    “Present Continuous Tense” (şimdiki zaman) cümleleri de bazen gelecek zaman yerine kullanılır. Aynı uygulama şekli Türkçede de vardır.I am working tomorrow.
    Yarın çalışıyorum. (Yani çalışacağım.)


    They are coming next week.
    Onlar gelecek hafta geliyorlar. (Yani gelecekler.)


    Ayşe is leaving on Sunday.
    Ayşe pazar günü ayrılıyor. (Yani ayrılacak.)


    Şimdiki zaman zarfını kaldırıp, gelecek zamanı bildiren bir zarf kullanılırsa, şimdiki zaman cümleleri gelecek zamanda yapılacak bir iş bildirir. Türkçede de aynı tip cümleler kullanıldığı için öğrenmemiz kolay olacak.
    “to go” fiilinin “Present Continuous Tense”ine bir “infinitive” eklenerek, “to be going to” formu elde edilir. Bu çeşit cümleler, hazırlanmış veya planlanmış Işleri anlatmak için kullanılır.
    I am going to tell you a story.

    Size bir hikaye anlatacağım.


    I am going to be a doctor.
    Ben bir doktor olacağım.


    They are going to swim here.
    Onlar burada yüzecekler.


    We are going to listen to the radio.
    Biz radyo dinleyeceğiz.


    She is going to cook a soup for us.
    O, bize bir çorba pişirecek.


    Tom is going to give a speech on Sunday.
    Tom pazar günü bir konuşma yapacak.


    I am going to have a baby.
    Benim bir çocuğum olacak.


    Bu çeşit cümlelerin olumsuzlarını yaparken “to be” fiilinden sonra “not” getirilir.

    I am going to study.
    Çalışacağım.

    I am not going to study.
    Çalışmayacağım.



    They are not going to wait for us.
    Onlar bizi beklemeyecekler.


    Ali is not going to spend the weekend in Uludağ.
    Ali hafta sonu tatilini Uludağ’da geçirmeyecek.


    Ayşe is not going to tell you a story.
    Ayşe size bir hikaye anlatmayacak.


    She is not going to cook today.
    O, bugün yemek pişirmeyecek.


    Bu çeşit cümlelerin soru şekillerini yaparken de “to be” fiilini öznenin önüne alınır.
    You are going to study
    Çalışacaksın.


    Are you going to study?
    Çalışacak mısın?


    Why are you going to read that book?
    O kitabı niçin okuyacaksınız?


    Are you going to come with me?
    Benimle gelecek misiniz?


    When are we going to meet again?
    Tekrar ne zaman buluşacağız?


    Are you going to help me?
    Bana yardım edecek misiniz?
     
  2. toprak-430

    toprak-430 Yeni Üye

    Future Tense / İngilizce Gelecek Zaman
     

Bu Sayfayı Paylaş