Fransız Tiyatrosu

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Mavi_Sema tarafından 26 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Fransız Tiyatrosu konusu XVI. YY. ortalarına kadar Fransız Tiyatrosunda bir atılım gerçekleşmemişti. XIV. Louis’in baskıcı tutumu Fransa’nın kötüye gitmesine neden olurken, Kardinal Richelio ile arasındaki çatışma tiyatronun gelişmesini sağlamıştır. Ortaçağ Fransız Tiyatrosu, İtalya,İspanya ve İngiltere’den çok sonra gelişmiştir.Bunun iki temel nedeni vardır:
    - Rönesans’ın etkisiyle gelişen temeli dine dayalı iç savaşlar ve krallıklarla yapılan savaşlardır.
    - İkinci neden ise; kralların, soylu kişilerin, belediyelerin yakınlık duydukları kişilere sağladıkları imtiyazlardı,yani tekelcilikti.


    Confrérie de la Passion amatör bir grup olarak başladığı tiyatroda, 1400’lü yıllardan 1600’lü yıllara kadar mystery oyunları (dinsel oyunlar) oynayarak geldi. Dolayısıyla 200 yıllık geçmişiyle Fransız Tiyatrosunu elinde tutan bir kurumdu.
    Tiyatrodaki tekelciliğe ve Confrérie’ye rağmen hokkabazlar,canbazlar pazarlarda işi oyunculuğa vuruyor, kaşla göz arasında farslar oynuyorlardı.Bu gezici kumpanyalarla baş edemeyeceğini anlayan Confrérie 15.YY.dan sonra tenise duyulan ilginin ilginin azalmasını fırsat bilerek , bu üstü kapalı salonları gezici kumpanyalara kiralamaya başladı.Bir süre sonra Hotel Bourgogne tiyatro salonu haline getirildi.Burası da yüksek fiyatla kiralandı. Roma İmparatorluğu’nun dağılışından beri yaptırılan ilk tiyatro salonu burasıdır ve böylece saray halka açıldı.


    İki farklı görüş
    Sarayda, akamedisyenler tragedya ve komedya türleriyle ilgili denemeler yaparken okumamış halk kaba çizgili güldürü türünü benimsedi. Halkın klasik anlayıştan uzaklaşması romantik anlayışı da tetikledi. O dönemde isimlerini duyuran dört yazar vardı.


    Alexander Hardy: “ A.Hardy, dehası olsaydı bir Shakespeare olurdu”denir. Kuramlara aldırmayıp, 3 birlik kuralına uymamış, kanlı sahneleri seyircinin önüne çıkarmaktan gocunmamıştır. Ölçülü bir üslubu olsa da oyunlarında günlük yaşamdan alıntılar yapmıştır. Bunlardan bazıları; üç günde yazılıp prova edildi ve oynandı. Bu kadar aceleye gelen oyunlar sonuç olarak o dönemde önem kazandı, ileriye taşınamadı.


    Corneille:A. Hardy etkisiyle ilk oyunu 1630’da yazdı. O da Klasik kuralları yadsıyarak yazdı oyunlarını, ancak ağır hakaretlere maruz kaldı ve inzivaya çekildi. Daha sonra klasik kuralları kabul etmek zorunda kaldı, adını ileriye taşıyamadı.
    Racine: Corneille’nin etkisinde yazmıştır ilk oyunlarını , ancak Corneille’nin tersine o, klasik kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmıştır. Tragedya türünde oyunlar yazmış, tragedya kurallarını aşmadan döneme uydurmuştur oyunlarını. Corneille erkek karakterleri daha baskın gösterirken Racine, kadın ruhunun karmaşıklığını kullanarak baskın karakterleri kadınlara atfetmiştir. Racine, oyun yazarlığında iyi bir dönemdeyken, yazarlığı bırakmıştır. Nedeni; XIV. Louis’in tarihçi olma teklifidir.


    Moliere/ Jean Baptiste Poquelin ( 1622 Paris-1673 Paris): Fransız tiyatro adamı; oyun yazarı,yönetmen,yönetici,klasik Fransız komedyasının kurucusu.
    Bejart ailesiyle birlikte Illustre Théatre topluluğunu kurdu; ancak iflas ederk,borçlar yüzünden hapse atıldı,Charles Dufrense’nin gezginci topluluğuna katıldı;başta güney olmak üzere,tüm Fransa’yı dolaştı;tiyatroyla Lyon’da kaldı(1650-53);Kral Louis’in kardeşinin koruması altında eski Louvre’da Kral’a oyunlar oynadı,beğenisini kazanması üzerine Théatre’da du Petit Bourbon’a yerleşti,tiyatroyu Fiorelli’nin (Scaramouche)commedia dell’arte topluluğuyla paylaştı,Théatre du Palais Royal’de oyunlar vermeye başladı(1661),Kral tarafından para bağlandı(1665) ve topluluk “Troupe du Roi” adını aldı; Tartuffe ve Don Juan gibi oyunlarıyla tutucu çevrelerin eleştirisini çekti, törensiz gömüldü,yeri belli olmadı.


    Tiyatro tarihinin en önemli ve etkili komedya yazarı sayıldı, başlıcalıkla, töre komedyaları ve karakter komedyalarıyla klasik komedyanın başlıca temsilcisi oldu; halk tiyatrosukaynaklarından,commedia dell’arte’den yararlanarak , yeni Fransız komedyasını yarattı,ayrıca pastoral komedya, comédia ballet ve tragédia-ballet türlerinde ürünler verdi,”komedyanın görevi,insanın ,başlıcalıkla da çağımız insanının kusurlarını göstermektir” ilkesiyle yazdı; insanın kendi doğası gereğibu kusurlarını ve güçsüzlüklerini ancak güldürmecenin gücüyle düzeltebileceğine, onun için de hiçbir konunun yergisel bakış alanı dışında kalamayacağını vurguladı;bu bağlamda,yarattığı kişilerin güçsüz yanlarını deştikçe,insancıl yanlarını ortaya çıkardığını ;oyunlarını düzçizgili bir eğride aldı; olaylar örgüsünün yavaş yavaş çözülüşü içinde bir öykü öbürünü izledi,yalın bir oyun dili kullandı. Alexandriner ölçüsüyle,sonra düzyazıyla yazdı,başlıcalıkla beş perdelik oyun yapısını kurdu,komedyalarıyla tüm batı ve dünya tiyatrosu üzerinde çok geniş bir etki bıraktı,örnek oluşturdu.


    Başlıca oyunları: La jalousie de Barbouille (1645-50, Soytarının Kıskançlığı),Le médicin volant (1945-50,Hekim Uçtu),L’etourdi,ou Les contre-temps(1653,Şaşkın Yahut Beklenmedik Engeller), Le depit amoureux (1656,Küskün Aşıklar),Les précieuses ridicules (1659,Zerafet Budalaları), Sgarelle,ou Le cocu imaginarie(1660, İşkilli Memo), Don Garcie de Navarre,ou le prince jaloux(1661,Don Garcie de Navarre,yahut Kıskanç Prens),L’ecole de maris(1661, Kocalar Mektebi),Critique de L’ecole des femmes (1663, Kadınlar Mektebi’nin Tenkidi),L’impromptu de Versailles (1663, Versailles Tuluatı), Le mariage forcé (1664, Zorla Evlenme), Don Juan (1665, Don Juan), L’amour médicin(1665,Sevda Hekim), Le misanthrope(1666, Adamcıl), Le médicin malgré lui(1666,Zoraki Hekim), Le sicilien ,ou L’amour peintre(1667,Sicilyalı yahut Resimli Muhabbet),Amphitryon(1668,Amphitryon),Georges Dandin(1668,Cimri),Monsieur de Pourceaugnac (1669, Mösyö de Pourceaugnac), Les amants magnifiques(1670,Kibarlık Budalası), Les fourberies de Scapin (1671, Scarpin’in Dolapları), La comtesse d’Escarbagnas (1671, Kontes d’Escarbagnas),Les femmes savantes(1672,Bilgiç Kadınlar),Le malade imaginaire (1673,Hastalık Hastası)


    PARİS TİYATROLARI,SAHNE TEKNİĞİ

    - Fransa’da İtalyan tiyatro yapısı benimseniyordu. Fransa doğumlu bir İtalyan olan Mathelot sahne tekniği konusunda Serlio’dan yararlanmış,bunu pekiştirmiştir. Dekor konusunda sahne derinliğini kullanmış, iki ayrı mekanı sahnede aynı anda göstermiştir. Büyük makineler ve vinçlerle bunu zenginleştirmiştir. Dekor,tahta çerçevelerle geçirilmiş boyalı bez panolarla yapılıyordu zemin,çeşitli yükseltilerle ortaya çıkarılıyordu. Dönemin iki ünlü yapısı Petit Bourbon ve Hotel de Bourbone’dir.


    18. YY. Fransa için önemli bir dönüm noktası oldu. Voltaire,Rousseau,Diderot gibi düşünürler toplumun kötü yanlarını ortaya vuruyorlardı. Aydınlarla orta tabaka, alt tabakanın ilkin desteği, sonra öncülüğüyle 1789 Fransız Devrimi'’i gerçekleştirdiler.


    - Fransız Devrimi, mutlak monarşilerin yıkılışını getirdiği gibi, ulusal egemenlik, insan hakları gibi düşüncelerle bütün dünyada etkili oldu. Bu çağın tiyatrosu da kendine özgü oldu ve daha sonra ortaya çıkan Romantizmin güçlü tiyatrosunu hazırladı.
    - 18. YY. Avrupası’nda ortaya Burjuva olarak tanımlanan yeni bir tabaka çıkmıştı. Aristokratlar, ellerindeki servetin azalmasıyla ve Burjuvanın zenginleşmesiyle evlilik gibi sözleşmeler yapmak durumunda kaldılar ve bu zoraki bir kaynaşma getirdi. Tiyatro alanında bu durum farklı eğilimler doğurdu. Racin’in ince çizgili tragedyaları Burjuvaya fazla geldi.Daha yumuşak geçişli, daha hareketli tragedyalar istiyorlardı. Komedyada ise, aristokratların zarif hareketlerini gerektirn sahnelerden rahatsız oluyorlardı. Böylece oyunlar da burjuva ahlak anlayışını yansıtan aşırı duygulu biraz da iç gıdıklayıcı bir görünüşe doğru gelişmeye başladı.


    - Hayatlarını, çalışarak kazandıkları paraya bağlayan bu devrimci Burjuva seyircisi, güldürüken ve ağlatırken düşündüren oyunlar istiyorlardı. Moliére bu konuda yeterince iyiydi. Moliére’den sonraysa Fransa’da Marivaux adını duyurmuştu. Moliére’in izinden gitmekle beraber, karakter tahlilinde Racine’in tragedyaya yaptığı, ince çizgili yalın derinliği o komedyaya getirdi ve psikolojik komedyanın ilerlemesini sağladı.
    Bununla beraber, Voltaire,Rousseau,Diderot gibi ünlü düşünürlerin tiyatro alanındaki yazıları, felsefi bir hava taşıyordu
     

Bu Sayfayı Paylaş