Fosforlu Cevriye | Ankara Devlet Tiyatrosu

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda Fatma tarafından 5 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Fosforlu Cevriye | Ankara Devlet Tiyatrosu konusu
    Fosforlu Cevriye


    [​IMG]

    Yazan: Suat Derviş
    Oyunlaştıran: Gülriz Sururi
    Yöneten: Gülriz Sururi
    Yönetmen Yardımcısı: Nermin Uğur Bakır
    Besteler: Attila Özdemiroğlu
    Şarkı Sözleri: Gülriz Sururi
    Dekor Tasarım: Hakan Dündar
    Giysi Tasarım: Fatma Görgü
    Işık Tasarım: Yakup Çartık
    Müzik Direktörü: Kemal Günüç
    Koreograf: Özden Aktürk
    Asistanlar: Firdevs Aylin Tez, Sibel Tatlıcan
    Sahne Amiri: Kenan Kara
    Kondüvit: Ersin Baytaş
    Işık Kumanda: Gökhan Tokgöz
    Suflöz: Dilek Can
    Mekanik Sorumlusu: Ertuğrul Özkan
    Dekor Sorumlusu: Ali Şener
    Aksesuar Sorumlusu: Murat Üstün
    Rol Dağılımı: (Sahneye çıkış sırası ile)
    İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, İsmail Volkan Duru, Engin Özsayın,
    Erman Koç, İclal Karaduman, Kader İlhan, Pınar Berkmen, Selçuk Göldere,
    Yiğit Dirik, Feray Darıcı, Zeynep Aytek Metin, Deniz Baytaş, Uğur Çavuşoğlu, Emrah Keskin, Nermin Uğur Bakır, Dara Tan, B. Şafak Ermiş, F.Aylin Tez,
    Yeliz Erülgen, Diler Öztürk, Mert Okutan, Osman Özyurt, Ömer Comba,
    Kubilay Karaburçak, Emrah Özdemir, Onur Atbaş, Handan Tok Kaya,
    Gülay Gür Bayram, Eylem Türkmen, Dilek Mengi, Murat Kızıl, Kenan Kara
    Orkestra:
    Kemal Günüç, Zafer Gökçer, Fahrettin Ünal, Mehmet Haluk Kılıç, Atilla Kılıç, Mehmet Acemoğlu, Selçuk Ovalı, Şenzelita Aykanat, Ayşegül Yaylalı,
    Ayşegül Duran, Melda Sak, Mehmet Ünal

    Özet Konu:
    Fosforlu Cevriye, bedenini üç kuruşa satıp beş kuruşa karnını doyurabildiği bir dünyaya açmıştı gözlerini. Anasızdı, babasızdı. ‘Ortalıkta beni doğuran bir ana olmadığına göre, bu dünyaya yıldızlardan düştüm herhalde’ diyebiliyor, bazen bunun bir gerçek olabileceğine bile inanıyordu.
    1930’lu yılların sonunda Edirnekapı’dan Rumeli Feneri’ne kadar, Fosforlu’nun tadına bakmayan kimse kalmamıştı. Hep aynı erkekle olmak ona göre değildi.

    ‘O kimseyi aldatmaz, çünkü kimsenin olmaz’dı.
    Fosforlu Cevriye’nin meskeni Galata’ydı. Çevresi; itler, kopuklar, yankesiciler, kabadayılardan ibaretti. Birbirlerini meslekleri icabı kıskanıp hır çıkaran, hem de birbirleri için türlü fedakarlığı yapabilen, aynı yolun yolcusu kader arkadaşları Top Melahat, Fıstık Cemile, Köylü Güllü, Çatlak Marika’yla gecelerin günlere karıştığı bir dünyada yaşayıp gidiyordu. Ta ki bir gün, başka bir dünyanın gizemli bir insanı; bir adam, O’na ‘siz’ diyene kadar.
    Oyunumuz kah güldürüp kah hüzünlendirerek, karakol, mahkeme, hapishane, Barba’nın meyhanesi, eski kantocu yeni randevucu bilge Sümbül Dudu’nun evinde, bir müzikal olarak anlatılır.


    Oyun İçi Görüntüler:

    [​IMG]

    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG][/LEFT]
     
    1 kişi bunu beğendi.

Bu Sayfayı Paylaş