Ferhat Tunç - Şarkı Sözleri

'Yerli şarkı sözleri' forumunda Asi_isyankar tarafından 5 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Ferhat Tunç - Şarkı Sözleri konusu Kanmasınlar

    Kanmasınlar kanmasınlar
    Bizi öldü sanmasınlar
    Şahin olduk yücelerde
    Söyleyin ağlamasınlar

    Sorun bizi uçan kuşa
    Yıldızlara dağa taşa
    Zorun eğilmeyen başa
    Söyleyin ağlamasınlar

    Acıyı bal eğlemişiz
    Ölümü yar eğlemişiz
    Güzel olanı sevmişiz
    Söyleyin ağlamasınlar
     
  2. Düşlerimi Aldı Gece

    Koklerimi yere verdim
    Gogerdim bicimlendim
    Ay dolandi bas ucumda
    Damarimdan kan demledim

    Egildim yaylar gibi
    Bukuldum caylar gibi
    Direndim kurumadim
    Yeserdim daglar gibi

    Duslerimi aldi gece
    Yollarimi sardi gece
    Ates kavurdu bedenimi
    Ah sesime yandi gece

    Titredim deprem oldum
    Islandim her an hergun
    Uc verdim filizlendim
    Bahar oldum yenilendim
     
  3. Metin'e Ağıt
    Gün döndü geceye yavrum
    Gelmedin sen ah gelmedin
    Yolunu gözledim durdum
    Dönmedin sen ah dönmedin

    Uyy uyy uyy uyy
    Uyy ben ölim lo
    Metin'im sen ölme ne olur
    Dur ben ölim lo
    Yiğidim sen ölme
    Dur ben ölim lo

    Vurma zalim vurma ne olur
    Körpeciktir kıyma ne olur
    Benim yavrum gazeteci
    Onu benden alma ne olur

    Ben anayim dayanamam
    Yokluguna alisamam
    Gözpinarlarim kurudu
    Ey insanlar aglayamam

    Uyy uyy uyy uyy
    Uyy ben ölim lo
    Metin'im sen ölme ne olur
    Dur ben ölim lo
    Yigidim sen ölme
    Dur ben ölim lo
     
  4. Kavgamın Çiçeği
    Seni düşünüyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği

    Toprağa su yürürken
    Dağlar yeşerirken
    Şafağın kızıl okları
    Gecenin kalbine dalarken

    Seni düşünüyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği
    Bana sen öğrettin kavgayı

    Seni özlüyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği

    Sulara ay düşerken
    Dalgalar öpüşürken
    Sokağın titrek lambası
    Islanan yüzüme düşerken

    Seni özlüyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği
    Bana sen öğrettin gülmeyi

    Seni seviyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği

    Seni düşünüyorum seni
    Sen ey kavgamın çiçeği
    Bana sen öğrettin gerçeği

    Sözler: YUSUF HAYALOĞLU
     
  5. Sen Ağlama Yar
    Dağlar beni koy ver gidim yar ağlamasın
    Dizin vurmasın
    Doymadım ömrüme nasıl ölem yar ağlamasın
    Gülüm solmasın
    Yollar tuzak ben ne edim yar ağlamasın
    Yürek yanmasın

    Ağlama yar sen ağlama yar
    Gadan belan bana gelsin
    Sen ağlama yar
    Gül kırılmasın
    Gönül kırılmasın
    Kar fırtına boran olsun
    Gülüme yağmasın
    Ben öleyim oy ben öleyim
    Bu canıma kurşun değsin
    Dur ben öleyim

    Ağlama yar gel ağlama yar
    Sana gelen bana gelsin
    Sen ağlama yar
    Gülüm darıldı
    Gönlüm yoruldu
    Kar fırtına boran vurdu
    Gülüm kırıldı
    Ben öleyim oy ben öleyim
    Bu canıma kurşun değsin
    Dur ben öleyim

    Sözler: YUSUF HAYALOĞLU
     
  6. Vuruldu
    Vuruldu bir uçurum derinliğinde
    Yaylada bir seherin serinliğinde
    Avcıdan yarasını gizlercesine
    Çığlıgını gömerek devrildiginde

    Vuruldu ciger parem kanlar içinde
    Vuruldu yürek yarem kanar içimde

    Mavzeri baş ucunda dağ yamacında
    Parmağı donup kalmış tetik ucunda
    Sabahsız bir uykuya dalarcasına
    Beyaz bir çiğdem açmış kanlı saçında

    Sözler: YUSUF HAYALOĞLU
     
  7. Yaşamak Güzeldir Anne

    Anne ben senin oğlunum
    Kanayan bir yurdum var
    Anne ben senin oğlunum
    Sönmeyen bir umudum var

    Ellerimi tutma ne olur
    Beni ağlatma ne olur
    Anne ben senin oğlunum
    Bu kavgaya inancım var

    Yasamak güzeldir anne
    Yasamak senin için
    Yasamak güzeldir anne
    Yasamak yarınlar için

    Ölmek yaşamaktır yine
    Halkının yüreğinde
    Ölmekte güzeldir anne
    Ölmek özgürlük için

    Anne seni seviyorum
    Sana ihtiyacım var
    Anne seni seviyorum
    Ciğer delen bir acım var

    Sözler: YUSUF HAYALOĞLU
     
  8. Avşar Elleri

    Kalkti göç eyledi avsar elleri
    Agir agir giden eller bizimdir
    Arap atlar yakin eyler iragi
    Yüce dagdan asan yollar bizimdir

    Belimizde kilicimiz kirmani
    Tasi deler mizragimin temreni
    Hakkimizda devlet etmis
    fermani

    Ferman padisahin daglar bizimdir

    Dadaloglum yarin kavga
    kurulur

    Öter tüfek davlumbazlar
    vurulur

    Nice koç yigitler yere
    serilir

    Ölen ölür kalan saglar bizimdir
    Bu Nasıl İstanbul

    Bu nasıl İstanbul zindan içinde
    Kayboluverdi gecem gündüzüm
    Bu nasıl İstanbul zindan içinde
    Bavo bave...
    Yattığımız yerde güller bitecek
    Gün ışıyıp gelir sabret, bu bizim
    Yattığımız yerde güller bitecek
    Bavo bave...

    Söz ve Müzik: Ruhi Su
     
  9. Yaşamak Güzeldir Anne
    Anne ben senin oğlunum
    Kanayan bir yurdum var
    Anne ben senin oğlunum
    Sönmeyen bir umudum var

    Ellerimi tutma ne olur
    Beni ağlatma ne olur
    Anne ben senin oğlunum
    Bu kavgaya inancım var

    Yasamak güzeldir anne
    Yasamak senin için
    Yasamak güzeldir anne
    Yasamak yarınlar için

    Ölmek yaşamaktır yine
    Halkının yüreğinde
    Ölmekte güzeldir anne
    Ölmek özgürlük için

    Anne seni seviyorum
    Sana ihtiyacım var
    Anne seni seviyorum
    Ciğer delen bir acım var

    Sözler: YUSUF HAYALOĞLU
     
  10. Her Mevsim Bahardır

    Her mevsim bahardır yine de
    Ay doğar, gece uçurum gibi gelir
    Doludizgin tayların yeridir yerim
    Orada hüsran terli toprağım
    Susarsam düşerim ıslatır toprağı terim

    Her mevsim bahardır yine de
    Siz boğdunuz hayatı
    Savruldu aşkların külleri kalplerimizden
    O sevinçlar
    Göz kırparak geöçtiler düşlerimizden
    Çekin artık
    Çekin artık gölgelerinizi günlerimizden

    Ey Munzurum, rüzgarım, aşkım,I şarkım
    Gel beni kurtar
    Her yağmura savrulan
    Islak kanatlı kuşları kurtar

    Bilinir dışarıda zemheri vardır
    Ama barış için, kardeşlik için, aşk için
    Her mevsim bahardır yine de

    Hallaci mansur’un küllerinden geliyoruz
    Şeyh bedrettin kederinden
    Kawa’nın ateşinden
    Pir Sultan’ın cüretinden geliyoruz

    Geliyoruz kalplerimizde bahar
    avuçlarımızda dünya
    Geliyoruz yorulmuş yorgunluklarla
    Büyüyen ağıtlarla
    Çoğalan çocuklarla
    Ağrıyan anılarla
    Geliyoruz kalplerimizde bahar
    Avuçlarımızda dünya

    Her türküyü çalmaz
    bizim parmaklarımız
    Her halaya çırpınmaz bizim mendilimiz
    Geliyoruz her mevsim bahardır yine de

    Her türküyü çalmaz bizim parmaklarımız
    Her halaya çırpınmaz bizim mendilimiz
    Kalan telli kırık bir saz
    Telli şeytan dilimiz
    Pir Sultanlar bizim pirimiz
     
  11. Vur Ben Ölem


    Duydum ki ben,
    Yavrum varmis ölüme
    Ates saldi gülsenime tenime
    Kahpe felek nasil
    kiydin gülüme
    Gün doganda gün
    batanda aglarim
    Aglarim, aglarim, anam aglar

    Ara yerde ara yerde
    Kalmisam bir ara yerde
    Gül açarken mor daglarda
    Ölüm bekler ara yerde

    Vur ben ölem vur ben ölem
    Kavuþmadik vur ben ölem
    Azrail daðlara çökmüs
    Sen ölme yavrum dur ben ölem

    Cana deðer cana deger
    Gül koklarsin cana deger
    Karli daglar duman olmus
    Ölüm gelir cana deger

    Vur ben ölem vur ben ölem
    Kavusmadik vur ben ölem
    Azrail daglara çökmüs
    Sen ölme yavrum dur ben ölem
     
  12. İnfaz

    Inançtir bu tani yavrum
    Sevdadir piril piril
    Demire tirnakla
    Duvara kanla yazilir

    Acilardan süzülür
    Cani can zindani zindan içinde
    Beton gülüdür bükülmez
    Bükülmez yavrum

    Cellat suratlara tükürür
    Ve alni safaga dogru dar agacina yürür
    İnançtir bu tani yavrum sevdadir piril piril
    Demire tirnakla duvara kanla yazilir
     
  13. Can Dostum

    Dün gece düşümde can dostu gördüm
    Ulu bir çınardan dal verdi bana
    Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm
    Ben zehir istedim bal verdi bana
    Candostum dostum bal verdi bana

    Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim
    Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim
    Can yanarsa canan küser mi dedim
    Can dostum dostum elverdi bana

    Can dostum gül dostum
    El verdi bana el verdi bana

    Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim
    Hasretin acısı çöl verdi bana
    Can dostu görünce eridim bittim
    Yüreğime ateş kül verdi bana
    Can dostum dostum kül verdi bana

    Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim
    Dost olmazsa gönül tozar mı dedim
    Hayaloğlu sana kızar mı dedim
    Yanağımdan öptü gül verdi bana
    Can dostum dostum gül verdi bana
     
  14. Seni Düşünürüm

    Ben bir kaçağım dağlarda
    Dolanırım orda burda
    Seni düşünürüm yavrum
    Her takatsız kaldığımda

    Kış olur karlar yağınca
    Hüzün birden bastırınca
    Başım darda kalınca
    Düşünürüm düşünürüm
    Düşünürüm seni yavrum

    Bir mevsim daha girdi hayatıma
    Kar ve tipilerle kanıyorum yavrum
    Çığlıklara çığ düşen
    Karların altında derin iniltilerle
    Berf tutmaz demişti
    Bir zaman bir düşümün hevali
    İçimde kanayan ülkenin
    Bombalarla küle dönmüş dağları

    Ey gölgebine sığındığım
    Ulu ulu çınarlar
    Ey türkülerime soluk veren
    Nazlı nazlı pınarlar
    Ey en büyük işkenceler tanığı
    Alınlardaki kabartma haritalar
    Ey soframdaki küçük kara katığım
    Akdenizde kundaklanan ağaçları
    El verin bana el verin

    Kış olur karlar yağınca
    Hüzün birden bastırınca
    Başım darda kalınca
    Düşünürüm düşünürüm
    Düşünürüm seni yavrum
     
  15. Uslanmaz Yüreğim


    Bir sevdanın elinden
    Çok çektim ah yorgunum
    Deli başım yüzünden
    Belalandım vurgunum

    Hüznüme ilişmeyin
    Efkarım deli benim
    Kem dilinden yarimin
    Vurgun yedi yüreğim

    Ah laf anlamaz yüreğim
    Ah ah uslanmaz yüreğim

    Günleri yakıp geldim
    Hevesim yarım kaldı
    Ateşler var koynumda
    Gönlümde sevdan kaldı

    Hüznüme ilişmeyin
    Efkarım deli benim
     
  16. Uçurum Sarkısı

    Şimdi bir dünya sığıyor yalnızlığıma
    Kirletilmiş gecelerde yitirdik yolumuzu
    Yok artık o zühre yıldızı,
    Şaşkınlığım ondan
    İnsanın aşksız, doğanın yarınsız,
    Yaşamın güçsüz bırakıldığı yürekte
    İnce bir sızıdır uçurumda yaşam tutkusu
    Yoksulluğum menekşe koktuysa ömrümce
    Ondandır üstüme başıma bulaşmış bu ay,
    Bu kenger, bu ışkın kokusu ondan
    Kar sularının aktığı derelerde
    Kırmızı benekli balıklarla yüzdüm ben
    Sevgilinin iki dudağı arasından çıkan söz gibi
    Dağlar arasında akan o suların rüyasında büyüdüm ben
    Anafatma suyu dedim içtim ben,
    Munzur dedim o aşkta arındım ben
    Duruldum ay gibi kalbimin ferahlığı ondandır
    Destan gibi yaaşayan yaşlılar gördüm
    Çınarlar, meşeler, ak kavaklar yaktılar, alıçlar vardı
    Şilanlar
    Yaban ördekleri inerdi dağ gölümüze,
    Turnalar semah tutardı gönlümüzde,
    Leylekler gelip yuva kurardı başımızın üstüne
    Bildiğimiz yek acılı kuş bepuk'tu o zaman
    Ürperir derinden burkulurdu kalbimiz
    O çığlığı duyduğumuz an
    Yanlışlıkla kardeş katili olan birinin
    Acısından kuş olup dağa çıkmasını
    Bepo, keko demesini dağ rüzgarı ile
    Kardeşlik özlemiyle uçurum şarkısı olmasını
    Bepo, keko, kam kışt mı kışt, kam şüt mı şüt

    Ömrümüz bu kadarmış menekşe kokusu
    Kederim ondandır biraz bu şarkım ondan
    Her annenin çığlığı her yaranın inleyişi
    Ezilmiş her çiçeğin sesi bepuk sesi ise
    En acıyan yeri kalbi ise insanın
    Bepuk kuşudur o artık kendi dalında
    Ne tuhaf şey savaşların dünyasında
    Menekşe tarlasının çocuğu kalmak
    Ay kararmadan küçük yıldız
    Dünyanın ötesine kovulmuş yıldız
    Sular kabarmadan ay kararmadan
    Savaşların külünden kurtar beni
    Katillerin de barış dediği bu yalandan,
    Bu vahşet dünyasından kurtar beni
    Bepuk kuşunun sesini duyan yoksa artık,
    Gören olmuyorsa bu acıyla çıldıranı
    Artık geçmiş zamandır
    Bu çöl yangınından kurtar beni

    Anlat dedi eski bir anı
    Anlat uçurum kıyısı solgun dünyayı
    Ordan başlasın artık barışmaya insanlık
    Dönsün herkes kendi menekşe tarlasına
    Umudum ondandır sevincim ondan
    Bepo, keko, kam kışt mı kışt, kam şüt mı şüt
    Kam şüt mı şüt, bepo keko, bepo keko
     
  17. Vay Beni Vaylar Beni


    Vay beni vaylar beni
    Dag tas aradim seni
    Gel kardesim gel beri
    Acam sana künyemi
    Kin kusturdun insana
    Dipciginle türküleri
    Süngünle mazlum dilleri
    Kültürleri susturdun
    Alin catlarina durdum
    Karanfil safaklarda
    Magrur ve muzaffer duran
    Ve pürüzsüz haykiran ustalarimi vurdum
    Ve dikenli teller ardinda
    Kursunum yagli tetigim zagli
    Bekledim zindan kapilarini
    Ayaklara falaka boyundurugu
    Cellat buyrugu oldum
    Neleri tanadim ben Bu gece saltanatinda
    Hain gözleri tanidim
    Nisangahimda
    Inancsiz yürekleri, titreyen elleri
    Ve daha neleri neleri
    Harami sofralarinda harac mezat
    Keskin tezat
    Yagma pazarlarini
    Ve nihayet inanir misin
    Insanlari dinledim mahkemelerde
    Sokaklarda tulumlu kadinlari
    Kor ipek marslari dinledim
    Ve zulum kislalarinda
    Dayanamadim sila türkülerine
    Agladim...
    Artik kurtar beni
    Kurtar beni
    bu tutsakliktan
    Isitan ter
    Sasmaz nefer olmak istiyorum
    Senin emrinde
    Saraylara dalmak
    Bu günün utanci ve lanetiyle
    Hesaplasmak istiyorum
    Kurtar beni
    Vay beni vaylar beni
    Dag tas aradim seni
    Gel kardesim gel beri
    Acam sana künyemi

    Söz: Haydar Teber
     
  18. Canım Kardeşim


    Dislerinde sagir yumruk, yumruklarin izi
    Inadina, öfkesinin yanan atesi
    Benim kurnaz, susta durmaz, canim kardesim
    Ne cabuk ogrenmissin ustaca söylemeyi

    Ölümü hice sayip gülmeyi
    Sana baktikca hüzünleniyorum
    Bir cift gam cicegidir sanki gözlerin
    Öyle icli öyle yumusak, öyle derin

    Söz: Haydar Teber
     
  19. Yıldızım

    Mor daglarin yildizi
    Huzunlere saldin bizi
    Dersimin kinali kizi
    Yuregimdeki sizi
    Yildizim yildizim
    Daglarda calan sazim
    Bahar geldi guller acti nerdesin gul nazim

    Mor daglari sardilar
    Canimdan can aldilar
    Gecenin karanliginda
    Yildizimi vurdular
    Yildizim yildizim
    Daglarda calan sazim
    Bahar geldi guller acti nerdesin nazim
     
  20. Özlemin Dili Olsaydı

    Günler gördüm gün içinde
    Geceler gündüz içinde
    Seni gördüm görmeseydim
    Düşerken kanlar içinde

    Özlemin dili olsaydı
    Yüregimiz söz olurdu
    En amansız fırtınalar
    Gelir bizi bulurdu

    Kimi zamanlar külhandık
    Kimi zamanlar şakacı
    Her şey öyle degiştiki
    Yitirdik biz bu havayı

    Özlemin dili olsaydı
    Yüregimiz söz olurdu
    En amansız fırtınalar
    Gelir bizi bulurdu

    Güzel günler düşlemiştik
    Sevmiştik hem sevilmiştik
    Yangınların arasında
    Yeminlere sarılmıştık

    Özlemin dili olsaydı
    Yüregimiz söz olurdu
    En amansız fırtınalar
    Gelir bizi bulurdu
     

Bu Sayfayı Paylaş