Fatih & Harbiye-Peyami Safa -Kitap Ozeti

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda NeslisH tarafından 30 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Fatih & Harbiye-Peyami Safa -Kitap Ozeti konusu atih-Harbiye/Peyami SAFA (Roman Özeti)

    Eserin baş kahramanı Neriman lise yıllarında tanıştığı ve yedi yıldır birlikte olduğu dostu Şinasi'den gittikçe uzaklaşmaya başlar. Artık o Şinasi'nin ve çevresindekilerin tanıdığı Neriman değildir. Giyimi, zevkleri, derslerine ve çevresine karşı tavırları değişmiştir. Doğu medeniyeti ve ona ait her şeyden nefret etmekte, buna karşılık Batı medeniyeti ve ona ait her şeye sevgi duymaktadır. Bu yüzden İstanbul'da Batı'nın etkilerini en çok üzerinde taşıyan Beyoğlu semtine karşı aşırı bir sevgi duyar ve her fırsatta evlerinin bulunduğu Fatih'ten tramvaya binerek oraya dolaşmaya gider. Bu arada konservatuarın Batı Müziği Bölümü ve Beyoğlu'ndan tanıştığı zengin aile çocuğu Macit ile arkadaş olur. Macit onun gözünde Batı'yı ve medeniliği temsil eden bir gençtir. Bu yüzden ona karşı bir sevgi duyar. Hatta Neriman bir gün Şinasi'ye yalan söyleyerek Macit ile buluşmaya gider. Fakat Şinasi bu yalanın farkına varır ve araları iyice bozulur.
    Bir gün Macit Neriman'ı zengin insanların katılacağı büyük bir baloya davet eder. Neriman da bu baloya katılmayı çok istemektedir. Baloya gitmeye izin alabilmek ve gerekli parayı temin edebilmek için, son zamanlarda değişen tavırlarından dolayı kendisine kızmakta olan babası Faiz Bey'in gözüne girmeye çalışır. Uzun konuşmaların ardından Faiz Bey, Şinasi ile birlikte gitmeleri şartıyla baloya gitmesine izin verir.
    Bunun üzerine Neriman baloda giyeceği bir elbise almak için Beyoğlu'na gider. Dönüşte dayısının evine uğrar. Fakat burada dayısının kızlarından dinlediği bir olay Neriman'ın hayatini değiştirir. Olay sudur: "Fakir bir Rus gitaristle yasayan bir Rus kızı, az parayla yaşamak kendisine ağır geldiği için onu terk ederek, tanıştığı zengin bir Rum ile evlenir. Fakat bu zenginlik içindeki hayatta eskisinden çok daha mutsuz olur. Bu hayattaki her şeyi ve çevresindeki insanların davranışlarını basit ve yapmacık bulur. Pişman olarak tekrar fakir Rus gitariste döner. Fakat adam kendisini kabul etmez. Buna dayanamayan Rus kızı intihar eder."Neriman dinlediği bu olayla kendi hayati arasında büyük bir benzerlik bulur. Gittiği yolun yanlış olduğunu, mutlu olmak için sadece paranın ve medeniyetin yeterli olmadığını, iç huzurun da gerektiğini anlar. Balodan da, Macit'ten de vazgeçer. Doğu medeniyeti ürünü olduğunu düşünerek nefretle bir kenara bırakmış olduğu udunu tekrar eline alır. Şinasi ile de en kısa zamanda evlenmeyi kabul eder. Artık Neriman, babası Faiz Bey ve Şinasi mutsuz geçen günlerin ardından nihayet huzurlu günlerine dönmüşlerdir.


    FATiH HARBiYE (Tahlil)

    Yazar bu romanında Tanzimat'tan kopup gelen, Millî Mücadelede ve sonraki yıllarda alevlenen batılılaşma hareketlerinin Türk tipindeki ve cemiyetindeki etkilerini incelemektedir
    (Fatih-Harbiye/1931)


    Peyami Safa'nın Hayatı ve Edebi Kişiliği :

    Peyami Safa (1899-1961) İstanbul'da doğmuştur. Şair İsmail Safa'nın oğludur. Küçük yaşta babasını kaybetmesi ve dokuz yaşında tutulduğu hastalık, düzenli bir öğrenim görmesini engellemiştir. Geçim sıkıntısı nedeniyle on üç yaşında çalışmaya başlamış, bu arada kendi kendisini yetiştirme gayreti içerisine girmiş ve Fransızca öğrenmiştir. Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra gazeteciliğe başlayan Peyami Safa, kendi çıkardığı "Yirminci Asır" gazetesinde yayınladığı "Asrın Hikayeleri" ile dikkati çekmiştir. Daha sonra yayınladığı hikaye ve romanları ile ününe ün katan yazar, çeşitli gazetelerde fıkra ve makaleler yazmıştır. Ayrıca, "Kültür Haftası" ve "Türk Düşüncesi" gibi dergiler de çıkarmıştır. Peyami Safa, eserlerinde, maddiyata karşı maneviyatı öne çıkaran konular işlemiştir. Yazar, "Sözde Kızlar", "Şimşek" gibi ilk romanlarından sonra asıl başarısını, "Dokuzuncu Hariciye Koğuşu" ve buna benzer psikolojik romanlarıyla yakalamıştır. Konusunu genellikle II. Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde Türk toplumunda ve ahlak anlayışında meydana gelen çöküşten alan Peyami Safa, bu konuyla ilgili düşüncelerini ortaya koyarken ; Doğu-Batı, eski-yeni, alafranga-alaturka gibi, çeşitli düşünce ayrılıklarını temel almış, bunlardan doğan ikiliklere, bunalımlara ve sosyal sarsıntıya dikkat çekmek istemiştir. Romanlarında ruh incelemelerine büyük önem veren yazar, olaylara değil kişiye, onun düşünce ve davranışlarına eğilmiş, dıştan çok içten gelen sesleri, insanın iç dünyasını yansıtmaya çalışmıştır. Gerek romanlarında gerek fıkra ve makalelerinde üslubunun mükemmelliği ile tanınan yazar, kelime seçimi ve cümle kuruluşlarında, Türkçe'nin bütün imkanlarını kullanmıştır. Peyami Safa, dildeki yenilik hareketlerinin dışında kalmış, geleneğe bağlı anlatımı sürdürmüştür. Peyami Safa, sanat endişesi gütmeden geçim sıkıntısıyla yazdığı yüz elliye yakın eserinde ise "Server Bedi" takma adını kullanarak, sanatçı kişiliği konusundaki titizliğini göstermiştir. Peyami Safa'nın hikaye, roman, fikir, biyografi ve tercüme dallarında eserleri vardır.
     
  2. ewt çok güzel işime yaradı saollllll birde peyami safanın havaya uçan atın ana düşünces,i olsa
     

Bu Sayfayı Paylaş