Farklı Dillerin Konuşulması

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda DilzaR tarafından 28 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Farklı Dillerin Konuşulması konusu Dünyadaki 6 milyar kişinin konuştuğu 3000'den fazla dil vardır amadünya nüfusunun yarısı bu dillerden yalnızca 15'ini konuşmaktadır. Ençok sayıda insanın konuştuğu dil ise Çin'deki Mandarin dilidir. Yazıdili bütün Çin'de aynı olmasına rağmen halkın yüzde 70'i Mandarindilini konuşur ve kuzeyde oturan bir kişi güneydekinin konuştuğunuanlamaz.

    Afrika'da 1000'e yakın dil konuşulmaktadır fakat l milyondan çokkişinin konuştuğu dillerin sayısı 30'u geçmez. Hindistan'da 800'denfazla dil konuşulmaktadır. Hatta bu kalabalık ülkede, her 12 kilometregittikçe lisanın değiştiği söylenmektedir.

    Genetik bilimi, insanlığın dünyanın belli bir noktasında, çok büyük birolasılıkla Yakın Doğu'da doğarak yayıldığı ve dünya üzerindeki ikitoplum coğrafi olarak birbirinden ne kadar uzaksa genetik yapılarınında o kadar farklı olduğu düşüncesini doğrulamaktadır. Örneğin Çin,J***n gibi doğu milletleri genetik olarak birbirlerine, Avrupalılar iseKuzey Afrikalılara, Ortadoğululara ve Hintlilere daha yakındırlar.

    Dünyanın bu genetik haritası ile konuşma lisanlarının yayılışıparalellik gösterir. Teoriye göre milattan önce 7500 yıllarında tarımınbaşlaması ve hayvancılığın gelişmesi ile birlikte Yakın Doğu'danAvrupa'ya, Kuzey Afrika'ya ve Hindistan'a büyük göçler olmuştur. Bubüyük göç dalgaları üç ana dil gurubunun oluşmasına yol açmışlardır.

    Diller arasındaki akrabalığa, bir başka deyişle dillerin tarihseloluşumuna dayanan bu sınıflandırmada, ortak bir kökendenkaynaklandıkları varsayılan diller aynı öbeğe konulmuştur. Çelişkiliolmalarına ve tam tatminkar açıklaması yapılamamasına rağmen bu üç dilgrubu şunlardır: (1) Hint-Avrupa dilleri, (2) Ural-Altay dilleri, (3)Hami-Sami dilleri.

    Türk dilleri Ural-Altay ailesinin Altay öbeğindedir. Büyük dilöbeklerinin dışında sınıflandırılmalarına rağmen Kore, J***n ve Eskimodilleri de bu aileden gösterilir. Hami-Sami dillerinin en belirginörneği Arapça'dır. Çin-Tibet ve Kafkasya dilleri, Avustralya, Afrika veAmerika yerli dilleri bu ana sınıflandırmanın dışındadırlar.

    Diller ayrıca dilbilgisi yapılarına göre de dört sınıfa ayrılır: (1)Kelimelerin kısa kısa, ek almadan, cümle içindeki yerlerine göre anlamyüklendikleri diller (Çin, Vietnam, vb.); (2) Zaman, kişi, olumsuzlukgibi tüm durumların fiilin köküne ek gelmesiyle türetilen diller(Türkçe); (3) Dilbilgisi bağlantılarının fiil kökünde değişiklikyapılarak ifade edildiği diller (Hint-Avrupa, Hami-Sami); (4)Sözcüklerle ekler birleştirilerek bir cümlenin tek sözcüğedönüştürüldüğü diller (Eskimo). Örneğin Eskimo dilinde"takusariartorumagaluarnerpa" kelimesi "onun bununla uğraşmayagerçekten niyetli olduğunu sanıyor musunuz" anlamına gelir.

    Dünyadaki bütün dillerin tek ortak yanı, en çok kullanılan kelimelerin,daha az kullanılanlara göre az sayıda harfle yazılmaları, yani dahakısa olmalarıdır. Ayrıca hemen hemen bütün lisanlarda vücudunkısımlarının ve organlarının isimlerinin bir çoğu kısa kelimelerleifade edilir. Türkçe'deki baş, bel, kaş, göz, kas, dil, diş, el, kol,saç, aya, ten, diz, kan, boy, bel, kıl, vb. gibi.

    Lisanın zenginliğinde milletlerin yaşadığı ortamın ve kültürün etkisivardır. Eskimo'lar ata, sadece at demekle yetinirken Türklerde atıncinsine, yaşına, rengine göre değişik isimleri vardır. Ancak bizler de'kar'a sadece kar derken Eskimo dilinde karı ve yağışını tanımlayan 32kelime vardır.

    Hayvanlara sesleniş bile dillere göre değişir. Bir İngiliz tavuğunu"bili-bili" diye çağırırsanız anlamaz. İngilizler tavuğu "çak-çak"(chuck), Finliler "fibi-fibu" diye çağırırlar ama hemen hemen bütündillerde tavuğu kovalama sesleri birbirlerine benzer; kış-kış, kuş-kuş,kş-kş, kiş-kiş...
     

Bu Sayfayı Paylaş