Far Cry 2 (PC) İnceleme

'Ps2 Ps3 Ve Tüm Oyun Konsolları' forumunda HiTMaN47 tarafından 11 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. HiTMaN47

    HiTMaN47 Üye

    Far Cry 2 (PC) İnceleme konusu Far Cry 2 (PC) İnceleme
    [​IMG]
    Afrika'da bir yer. İsmi pek de önemli değil. Umulmadık bir anda zengin olabileceğiniz gibi, ölebilirsiniz de.

    Küresel denge her geçen gün biraz daha sarsılıyor. Sadece insan, evet birkaç insan, tüm bunlara sebep. Yeni görevim hakkında hiçbir bilgim yoktu. Doğrusu yeni bir maceraya atılacak kadar sağlam birisi olup olmadığımdan da şüphelenmeye başlamıştım.

    Afrika’da bir yer. İsmi pek de önemli değil. Umulmadık bir anda zengin olabileceğiniz gibi, ölebilirsiniz de. Son zamanlarda çatışmalar giderek artmış burada. Bölümlenmeler olmuş. UFLL ve APR isimlerinde başı çeken gruplar var. Bir isimden bahsediliyormuş sürekli. İç savaşa zemin olarak sağladığı silahlarla kilit noktasını oluşturuyormuş bu adam. İsmi ya da lakabı “The Jackal”, işte yeni görevim. Nereden başlamam gerektiğini henüz kestirmedim. Ayrıca ilacım da bitmiş. Sanırım birkaç dost edinsem iyi olacak.

    Bir fenomenin doğuşu

    Yıl 2004, oyun tarihinde görülmemiş bir rekabet yaşanmakta, Doom 3 ve Half Life 2 arasındaki düello, son hızla devam etmekteydi. Sonra bir video yayımlandı. Tropik bir adanın kumsalında silahlı askerler devriye geziyor, içlerinden biri elinde purosuyla keyif yaparken, başka biri de iskelenin ucunda oltayla balık tutuyordu. Defalarca söyledik ama, Crytek’in bombası Far Cry, işte bu iki oyunun arasına yıldırım gibi düştü. Başarılı satışlar ve derecelendirilmelerden sonra devam oyununun kapısı açıldı. Ne olduysa bundan sonra oldu. Crytek ile Ubisoft’un yolları ayrıldı ve yeni oyunun kapıları da kapandı. Orijinal yapımın ardından konsollar için birkaç Far Cry oyunu hazırlansa da bunlar, beklenen ikinci büyük oyun değildi. Yapımın isim haklarını elinde tutan Ubisoft, nihayet geçtiğimiz yıl yeni Far Cry’ı duyurdu ve oyunun kapıları, Montreal stüdyosu tarafından tekrar açıldı. Biz de şimdi içeri giriyoruz, ama küçük bir farkla. Bu kez tropik bir adada değil, vahşi Afrika topraklarındayız.

    Afrika güneşi

    Defter tarzında bir menü hazırlamış yapımcılar, Far Cry 2 için. Öncelikle bir sayfa çevirmeli ve yönetebileceğimiz bir karakter seçmeliyiz. İlk oyunla hiçbir bağ bulunmadığı gibi yeni oyunda Jack Carver’da yer almıyor. Bu kez seçimimize sunulmuş tam 9 farklı karakter bulunuyor. Bir tanesini seçip oyuna dahil olduktan sonra, listedeki diğer karakterlerin de oyun boyunca bize yardım eden kişiler olduğunu görüyoruz. Ufak bir safari gezisinin ardından, bir süre eğitim görevleri yapmamız gerekiyor. Böylece birçok araç gereç ve silahın ince noktalarını kavrayabiliyoruz. Yukarda da belirttiğim gibi ana görevimiz, The Jackal’ı bulmak. Önümüzde 50 kilometrelik boyuta sahip dev bir harita bulunuyor. Uçurumlar, göller, patikalar ve daha fazlasının yer aldığı çevreyi keşfetmek oldukça güç. Üstelik etrafta devriye gezen askerler de var.

    Beş tuşuna bastığımızda detaylı bir haritaya sahip olduğumuzu görüyoruz (Aynı tuşa basarak cep telefonu görüşmeleri de yapabiliyoruz), R’ye basarak haritamızın özelliklerini değiştirebiliyoruz üstelik Bir de GPRS bağlantıya sahibiz. Bu sayede hedef noktaları, güvenli bölgeler, silah satıcıları, otobüs durakları gibi mekanları tespit edebiliyoruz. (İlerledikçe harita detayları artıyor zaten). Ekranda herhangi bir yön belirtisi yer almadığı için sürekli haritayı kullanmamız gerekiyor. Gerçekçilik babında düşünülmüş olabilir, fakat oyuncuları zor durumda bıraktığı da bir gerçek. Araç kullanırken ise, torpidonun üzerinde küçük bir harita yer alıyor. Detaya inmek istiyorum diyorsanız, araç kullanırken de haritayı açabiliyorsunuz.
    [​IMG]
    Gelelim düşman bölgelerine. Ulaştığınız noktanın cılız veya sıkı korunan bir alan olduğunu ilk etapta anlamanız zor. Eğer etrafta kimseyi görmüyorsanız, ortalık yerden gitmemelisiniz demektir. Bir anda etrafınız sarılabiliyor ve ateş altında kalıyorsunuz. Yapay zeka olarak çok zeki düşmanlara sahip değilsiniz, ama yine de hafife alınmamalılar. Genel olarak tek olarak hareket etsek de, bazen arkadaşlarımız yardıma gelebiliyor. Etraf temizliği yaptığınız sürece o civardaki binaya girebiliyorsunuz. Bu gibi yerlerde uyuyabiliyor, silah ve mermi gibi ihtiyaçlarımızı karşılayabiliyoruz. Tabii ki yapım, geniş bir silah envanteri sunsa da bunu hemen kullanamıyorsunuz. Elinizdeki silahlar da çok dayanıklı değiller üstelik. Kullandıkça paslanıyor, tutukluk yapabiliyor veya tamamen kullanılmaz hale gelebiliyorlar. Çatışma sırasında bu tip bir sorunla karşı karşıya geldiğinizde zor durumda kalabiliyorsunuz. Sorunlar ve kısıtlı silah sayısına derman olması açısından silah dükkanları bulunuyor oyunda. Her bir silahın belirli bir ücreti var. Haritanın bazı bölgelerinde, GPRS cihazınızın yeşil ışığının yanıp söndüğünü göreceksiniz. Bu demek oluyor ki, etrafta değerli madeni bir şey var. Sinyal aralığı ne kadar sıklaşırsa, hedefe o kadar yaklaşıyorsunuz demektir. Sinyal sabitlenince ise, çok yakınınızda bir çanta göreceksiniz. Çantaların içinde elmas oluyor. Topladığımız elmasları satarak, silahlar için gelir elde edebiliyoruz.

    Yürümeye mahkum olmamak için

    Genellikle her kamp alanı arasında uzun mesafeler bulunuyor. Seri hareket etmek için araçlar oldukça önemli ve araç sayısı da oyunda bir hayli fazla. Farklı modellerde otomobil, kamyonet, tekne, bot gibi seçeneklerimiz var. Normal bir otomobil, size ulaşım imkanı sağlamaktan öteye gidemiyor. Makineli tüfeğe sahip bir kamyoneti kullanırken de ateş edemiyorsunuz. Bunun için, araçtan inmeli ve makineli tüfek bölmesine geçmelisiniz. Düşmanlarınızın da araçları bulunuyor ve bazen araç takip sahnelerine şahit olabiliyorsunuz. Gece olduğunda “G” tuşuna basarak farları kapatabiliyor ve bu sayede hemen fark edilmiyorsunuz. Kurşunlara hedef olan aracınızın hızı giderek düşüyor ve bir süre sonra tamamen duruyor. Araçları onarabilme imkanı var. Bir araç patlamadıysa mutlaka tamir edilebilir. Ön kaputa giderek “E” tuşuna bastığınızda karakteriniz, kaputu açıyor ve motoru tamir etmeye başlıyor. Araçsız olarak ilerlemek durumunda kaldığınızda mecburen yürümek ve koşmak zorundasınız, ama kısa süre sonra ekran bulanıklaşıyor ve adamımız yoruluyor. Haritada otobüs logosuyla belirtilen durakları da atlamayalım. Burada 3-4 farklı harita yer alıyor ve hangisini seçerseniz otomatik olarak o haritaya geçiş yapabiliyorsunuz.

    Yenilikçi sağlık sistemi

    Call of Duty 2’den sonra çoğu oyunda yaygınlaşmaya başlayan “Dinlen ve iyileş” yöntemi, artık rafa kalkıyor denebilir. Zira Far Cry 2’deki sağlık sistemi, çok daha gerçekçi. Henüz hiçbir sağlık aparatınız yok ve yaralandınız diyelim. “H” tuşuna basarak, yaralı bölgeye sargı uygulayabiliyorsunuz. En fazla 5 tane taşıyabildiğimiz serumlar sayesinde sağlık seviyemizi yükseltebiliyoruz, ama bunlar bazen yeterli olmayabiliyor. İsabet eden bir mermi veya şarapnel parçası sonucunda kan kaybına uğruyoruz ve müdahale edilmediği sürece devam ediyor. Bu kez öncelikle bir pense veya bıçak yardımıyla, vücuda saplanan parçaları temizliyor, ardından yapacağımız serum sayesinde de sağlık seviyemizi tekrar yükseltebiliyoruz. Ayrıca bu işlemleri dostlarımıza da uygulayabiliyoruz. Bence oldukça kaliteli hazırlanmış bir sistem. Ek olarak hasta bir adamız oyunda. Dolayısıyla bazen hap almamız gerekiyor. Eğer elinizde bulundurmadıysanız ne serum ne de bandaj, işinize yaramıyor.
    [​IMG]
    Görmeden, duymadan inanmam

    Oyunun grafiksel yönden ne gibi bir performans göstereceği merakla bekleniyordu. Zaten günümüzde grafiksel güç, oyunun diğer tüm yönlerini gölgede bırakabiliyor. Far Cry 2’de, Dunia isimli grafik motoru kullanılmış. Bence oyunun renk tonları biraz daha doygun olmalıydı. Yapımın geneli sarı ve kahverengi tonlar üzerine kurulu. Çevre, oldukça detaylı gözüküyor. Gerçek zamanlı ışık, yansıma ve gölge efektleri, gece-gündüz dönümü ve hava değişimleri kaliteli (Ama gece görselleri Clear Sky kadar iyi değil), yapım videolarında izlediğim ve pek beğenmediğim karakter tasarımları da eskiye nazaran daha güzel hazırlanmış. Silahlar da aynı şekilde yapılmış.

    Oyunun videolarında dikkatimi çeken bir diğer özellik de, lav silahı (Flamethower) ve verebileceği etkiydi. Hem bu konuya hem de yapay zekaya örnek olarak yaşadığım bir deneyimi paylaşmak istiyorum. Farklı bir haritaya geçiş yaptıktan sonra tren vagonlarının ardında ateş eden 2 kişi gürdüm ve yanlarına gittim. Deyim yerindeyse bir tanesini yaktım (Bilindiği gibi alevler, her yere sıçrayabiliyor). Bir asker alev aldığı sırada, diğeri de resmen onu izledi ve alevler yayılmaya başlayınca o da nasibini aldı.

    Araçlar patlıyor ve eğer bu patlama, bitkilerin arasında olmuşsa yaprakları dökülüyor. Küçük ağaçları budayabiliyorsunuz. Büyük ağaçlar ise, sadece büyük patlamalar sonrasında sağa sola sallanıyor, parçalanmıyor. Bu sırada ışık oyunları göz doldursa da, sanki lastik bir cisimmiş hissi uyandırıyor. Bunların dışında masa, sandalye, kutu gibi küçük cisimler parçalanabiliyor. Crysis’teki gibi barakalar da parçalanabilir olsaydı, oyun çok daha güzel bir deneyim sunabilirdi.

    Karakter, silah ve araç sesleri başta olmak üzere başarılılar. Zaten yapım ekibi, bu konulara önem verdiğini bizzat Afrika’ya giderek göstermişti. Arka planda çalan müziklerden sadece vurmalı çalgılarla hazırlananları beğendim. Diğerleri sanki umutsuzluk hissi veriyor.

    O benim dünyam

    Multiplayer olarak standart Deathmatch, Team Deathmatch ve Capture the Flag modları bulunuyor. Far Cry 2’nin bu alanda pek iddialı olduğu söylenemez. Yapımın harita editörü Age of Empires 3’ten bu yana gördüğüm en kolay ve kullanışlı editör. Sadece birkaç tık sayesinde, arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz haritalar hazırlayabiliyorsunuz. Seçenek yelpazesi de oldukça geniş üstelik.

    Son sözlere gelecek olursak Far Cry 2, ana görevler haricinde yan görevler yapmanıza veya hiçbir şey yapmadan gezinmenize de olanak sağlayan bir yapım. Çoğu oyunda olduğu gibi Far Cry 2’de de GTA izlerini görmek mümkün. Bir nebze de S.T.A.L.K.E.R.’ı andırmıyor değil. 30 saati aşkın oynanış süresi, devasa boyutlardaki dünyası ve harita editörüyle de uzun süre ilgilenebileceğiniz bir oyun olmuş.

    ARTILARI:
    Uçsuz bucaksız harita, ışık-gölge ve yansıma görselleri, sağlık sistemi, harita editörü.
    EKSİLERİ:
    Fiziklerde bazı hatalar var, yapay zeka bazen saçmalayabiliyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş