F.E.A.R. 2: Project Origin (PC)

'Oyunların Tam Çözümü' forumunda Mavi_Sema tarafından 29 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    F.E.A.R. 2: Project Origin (PC) konusu F.E.A.R. 2: Project Origin (PC)


    [​IMG]

    Uzun süren bir bekleyişin sonunda Alma ile ikinci round' ı yaşamış bulunmaktayım. Kendimi nasıl hissettiğimi sorarsanız, F.E.A.R. 2' yi oynamış olduğum için mutlu, ancak birşeylerin eksikliğini hissettiğim için de tuhaf bir ruh halinde olduğumu söyleyebilirim...


    Hatırlarsanız Monolith, oyunu ilk olarak Project Origin ismi ile duyurmuştu. Sonrasında ise F.E.A.R. isminin telif haklarının devredilmesi konusunda Vivendi ile anlaştı ve oyunun ismini F.E.A.R. 2: Project Origin olarak değiştirdi. Aferin Vivendi, işin içinde Alma olmadıktan sonra o isimin pek bir getirisi olmazdı, geç olsa da bunu fark edebildin!

    Bu oyun hakkında öylesine büyük beklentilerim vardı ki, bittiğinde şu satırları yazarken heyecandan ellerimin titreyeceğine inanmıştım. Ama maalesef bu olay pek beklediğim biçimde gerçekleşmedi. Oysa ilk F.E.A.R' ı bitirdiğim günü daha dün gibi hatırlarım. FPS tarzına ilişkin beklentilerimin değişti günlerden biriydi desem doğru olur. F.E.A.R. bende öylesine derin izler bıraktı ki, bugün ikincisini oynarken bile o günlerde yaşadığım heyecanı arar oldum.

    [​IMG]O zamanlar benim için F.E.A.R. neydi? Elimdeki tam otomatik silaha ve oyunculuğuma güvenmeme rağmen yaşadığım korkuydu. Bugün mü ? Aradan 4 sene geçti ve ben yaşamaya alışmış olduğum korkular ile yeniden yüzleştim. Üstelik tetiğe dokunan parmağım artık titremiyor bile...

    Biraz karamsar bir giriş oldu belki, ama ne olursa olsun moralinizi bozmayın. F.E.A.R. 2' ye yönelik beklentilerimin karşılığını tam anlamıyla bulamadığımı söyleyebilirim. Ama bu oyunu oynarken geçirmiş olduğum dakikaların keyifli olmadığını söylersem, haksızlık etmiş olurum. Evet, ilk oyun kesinlikle çok daha ürkütücüydü. Tabii bunda F.E.A.R. gibi bir oyun ile ilk kez karşılaşıyor olmanın da etkisi de vardı.

    [​IMG]İlk bakış...

    F.E.A.R. 2: Project Origin, ilk oyunun bittiği yerden devam ediyor diyebiliriz. Oyunun başlaması ile birlikte Alma' nın ilk oyunda yarattığı dev patlamaya tanık oluyoruz. Ancak bu kez olayların içerisine Michael Beckett adında bir karakter ile dahil olacağız. Senaryoya göre Michael, Armacham Tech Corp' un başkanı Genevieve Aristide' i tutuklamak üzere gönderilen bir Delta Force ekibinin üyesi. Yaşanan büyük patlama sonucu olayların akışı değişiyor, dolayısı ile Michael ve ekibi de bu durumdan etkileniyor. Senaryo hakkında daha net bilgi vermek isterdim, ancak F.E.A.R. 2' nin ilk oyuna göre bu konuda ciddi eksikleri olduğu için bu şekilde özetlemenin daha doğru olacağına inanıyorum...

    [​IMG]

    Eğer serinin ilk oyununu oynamadıysanız, öncelikle onu oyunu oynayıp bitirmenizi tavsiye ederim. Aksi takdirde senaryoyu anlayabilmek neredeyse imkansız. Aslında oyuna " Prologue " tadında bir video eklemiş olsalardı, hem eski oyuncuların hafızaları tazelenmiş, hemde yeni oyuncular için daha iyi bir giriş hazırlanmış olurdu.

    Artık ufaktan oyuniçi detaylara geçelim ne dersiniz ? Öncelikle ilk oyunu oynamış ya da FPS tarzına iyi hakim olduğuna inanan oyunculara bir tavsiyede bulunmak isterim. Arkadaşlar, oyuna başlarken zorluk seviyesini gözünüzü kırpmadan " Hard " olarak ayarlayabilirsiniz. Neden derseniz, ben oyuna " Normal " modda başlamak gibi bir hatada bulundum, daha sonra ise zorluk seviyesini " Hard " olarak değiştirmek durumunda kaldım.

    [​IMG]
    Hani artık o koridorların sonu geliyordu ???


    Hatırlarsanız Monolith bu konuda " F.E.A.R. 2' de açık alanlara daha çok yer verilecek vs vs " gibisinden açıklamalarda bulunmuştu. Tamam, oyunun belli kısımları Auburn' ün yıkık dökük sokaklarında geçiyor ki bu konuda oldukça başarılı bir tasarım sözkonusu. Yine de o yıkık dökük sokaklarda gidebileceğiniz yerler sınırlı. İçgüdü müdür bilmem ama genelde oyunda gitmem gereken yönden pek sapmadım diyebilirim. Uzun koridorlar ve klostrofobik mekanlar mı dediniz? Olmaz mı canım, sürüsüne bereket :) Ama sağolsun Monolith' in tasarımcıları bahçe, çatı v.b alanlara erişimi mümkün kılmış ki, arada bir çıkıp temiz hava alıyoruz. Her ne kadar koridor komandosu kavramından pek uzaklaşmamış olsak da, mekan tasarımları oldukça keyifli. Özellikle oyunun okul koridorlarında geçen kısmı oldukça keyifli. Birden açılıp kapanan sıra sıra dolaplar, gıcırdayan kapılar, kan revan içerisindeki yerler & duvarlar, adeta 80' lerin korku filmleri tadında...

    [​IMG]
    Alma kızmız serpildi, büyüdü, peki yapay zeka ne alemde?


    İşte oyunun ufaktan hayal kırıklığı yaratan yönlerinden biri daha. Oyunda karşı karşıya kalacağınız yapay zekanın sizi çok da zorlamayacağına inanıyorum. Bu konuda nasıl bir çalışma yürütüldü bilemiyorum, ama yapay zeka resmen ileri değil geri gitmiş. En azından ilk oyunda karşıma çıkan düşmanların çok daha tutarlı davrandıklarını söyleyebilirim. Evet, bu sefer çatışacağınız düşmanlar biraz daha hiperaktif bir yapıya bürünmüş :) Duvarın arkasına saklanmak olsun, etraftaki masayı sandalyeyi devirip siper olarak kullanmak olsun, her türlü aksiyona giriyorlar. Ancak ne hikmetse o siperi kullanmak konusunda eskisi kadar becerikli değiller. Oyun zorluk seviyesi konusunda ilk oyuna göre daha kolay. Yine de oldukça kaliteli bir aksiyon yaşatacağına kuşkunuz olmasın. Auburn sokaklarında geçen bölümlerin bir kısmında " Power Armor " adında bir makinayı kullanma fırsatınız olacak. Bu makinanın içine bindiğiniz andan itibaren Auburn sokaklarında terör estireceğinizi garanti ederim. Power Armor oldukça güçlü bir alet, o sırada karşınıza çıkacak düşman sürüsü kum gibi eriyip gidiyor. Çatışma aksiyonu bakımından fazlasıyla avantajlı, ancak yine de çok keyifli...

    Oyunda bir süre ilerledikten sonra ilk oyundan hatırlayacağınız Reflex Time ( Slow Motion da diyebiliriz ) özelliğini kazanıyorsunuz. Nasıl oluyor demeyin, spoiler verip vicdan azabı çekmek istemiyorum :) Doğrusunu söylemek gerekirse reflex time işleri fazlasıyla kolaylaştırıyor. Ancak reflex time için hazırlanan animasyonlar çok şık ve göz alıcı sahneler yaşatabiliyor.

    [​IMG]

    Unutmadan bir de teknik detaylara göz atalım...


    Hatırlarsanız ilk oyun grafiksel açıdan o dönemin sayılı oyunları arasında yer almaktaydı. F.E.A.R. 2 ise ilk oyunun mirasını devralmış vaziyette. Monolith, F.E.A.R. 2 için yeni bir grafik motoru geliştirmektense, elindekini modifiye ederek kullanmayı uygun gördü. Crysis ve benzeri oyunlar ile kıyasladığımızda F.E.A.R. 2 belki biraz geride kalıyor, ama bence grafikler, ışıklandırmalar ve gölgeler olması gerektiği gibi. Hani bu konuda " Oyunun grafikleri çok temiz " desek de olur ;) Ancak bu konuda dikkatini çekmek istediğim iki nokta var. Birincisi, oyunun grafik motorunun orta segmentte yer alan sistemlerde bile en yüksek detaylara yakın bir biçimde çalışmaya müsait olması, ikincisi ise oyunun grafiklerinin konsol ve pc' de biraz farklı olması. F.E.A.R. 2, konsol versiyonlarında güzel grafiklere sahip olsa da, kesinlikle pc platformunda bu konuda çok daha başarılı. Bu yüzden imkanınız varsa oyunu pc' de oynamayı tercih edin. Seslendirmeler ve ses efektleri ise aynı şekilde başarılı. Oyunun atmosferini yansıtmak adına ortaya başarılı bir iş çıkarmışlar. Bu konuda F.E.A.R. 2' ye tam not verdim diyebilirim.

    [​IMG]

    Son söz...


    F.E.A.R. 2: Project Origin, ilk oyun ile kıyasladığımızda gözümüze çarpan eksikliklere rağmen kaliteli ve eğlenceli bir oyun. Beklentilerimin karşılığını alamamam konusuna gelince, ikinci oyunun senaryo yönündeki eksiklikleri, sanki aksiyona fazla ağırlık verilmesi sonucu ortaya çıkmış gibi. Oyunda yer alan korku öğeleri ilk oyun kadar başarılı bir biçimde kullanılamamış. Oyunun gidişatı bazen öyle bir noktaya geliyor ki, bir sonraki adımda karşınıza ne çıkacağını tahmin eder hale geliyorsunuz..

    Herşeye rağmen eksisi ve artısı ile F.E.A.R. 2 oynanması gereken bir oyun. Umuyorum ki Monolith serinin üçüncü oyununu uzun süre akıllarda kalacak bir biçimde tasarlar.

    Kaynak : cyberoyun.com
     

Bu Sayfayı Paylaş