Füreya Isimli Kitabın özeti

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 1 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Füreya Isimli Kitabın özeti konusu Yazar:Ayşe Kulin


    Füreya isimli kitabın özeti:


    Şakir Paşanın ikinci evliliğinden olan Füreya zengin bir ailenin şımarık bir kızıdır ve mutlu bir hayat sürmektedir.Konakta dedesinden miras kalan
    Kalabalık bir ailede büyümektedir.Bir kaza sonucu büyük babasını vuran büyük dayısı ailenin perişan olmasına olmasına sebep olmuş,ayrıca savaşın başlaması bu perişanlığı artırmıştır.Aile maddi bakımdan çok büyük bir sıkıntıya girmiş,bunun yanında konağı satıp İstanbul’daki evlerine taşınmak zorunda kalmıştır.
    Savaşın çıktığı sıralar Mustafa Kemal İstanbul’da kalarak önemli işler başarmaya imkan olmayacağını anlamıştı.Atatürk silah arkadaşlarının evinde toplantı yaparak fikir alış verişinde bulunuyordu.Atatürk Füreya’nın babasının evinde yaptığı gizli toplantılar esnasında Füreya’yla tanışır.Daha sonra babası Atatürk’ün yanında savaşır ve daha sonra ordu komutanı olarak atanır.Bir süre sonra Atatürk Hakkiye hanımın yakın arkadaşı Latife hanımla evlendi ve ertesi gün Füreya’ların evine geldiklerinde defterine şunları yazdı:’Görüyorum ki çok çalışkan bir insansınız.Millet sizden çok şey bekliyor.Siz çalışıp birşeyler vermelisiniz memlekete.’Füreya defterini kutsal bir emanet gibi gögsünün üzerine bastırıp odasına çıktı.
    Erken yaşta evlenen Füreya ,eşinin kötü davranışları yüzünden çocuğunu kaybederek bunalıma girer.Tedavi ile bunalımı atlatan Füreya ilk evliliğini bitirir.
    İkinci evliliğini, Atatürk’ün çok yakın arkadaşlarından olan Kılıç Ali ile ailesinin itirazlarına rağmen gerçekleştirir.Kılıç Ali yaşca kendisinden büyük olduğundan bu evlilik onları protokol içerisine sokar.Atatürk’ün vefatı kocasın derinden etkiler.
    Eşini motive etmek için büyük bir çaba gösteren Füreya, verem teşhisi ile hastahaneye yatırılır.Adadaki evde bir yıla yakın süre tedavi amaçlı kalır.Hastalığın ilerlemeye başlaması üzerine İsviçre’deki bir hastaneye yatar.Tedavi devam ederken ressam olan teyzesi Fahrünissa’nın yönlendirmesi ile kendisini seramiğin içerisinde bulur.Önceleri çamur ile olaya başlar.
    Tedavi için Fransa’ya gönderildiğinde seramik ile iç içe olur.Bir sergi açar,artık o ünlü bir seramik sanatçısıdır.TC’nin ilk bayan seramik sanatçısı olur.Hayatının devam eden günlerinde hem hastalığı ile hem de seramik ile uğraşır.Dünya çapında ödüller,burslar alır.
    Çok tehlikeli bir ameliyatla hasta ciğerlerinden birini aldırır.Erkek kardeşinin kızı olan Sara’yı gelinlerinin itirazına rağmen evlat edinir.Çocuklara duyduğu özlemi onunla gidermeye çalışır.Füreya da yurdun çeşitli yerlerinde ölümsüz sanat eserleri yaratır.
    Bundan sonraki yaşantısı tamamen sanata ve seramiğe yönelik olur.Seramik adına Türkiye’deki bir çok ilki gerçekleştirir ve daha sonra 87 yaşında vefat eder.
     

Bu Sayfayı Paylaş