Ezan nedir, Ezan hakkında bilgi

'Dinimizin Direği Namaz' forumunda Mavi_Sema tarafından 16 Mayıs 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ezan nedir, Ezan hakkında bilgi konusu Ezan nedir,
    Ezan hakkında bilgi,
    Ezan neden okunur

    Ezan, İslam dininde namaz vaktinin geldiğini insanlara bildirmek için okunan sözdür
    Namaz için ezan okumak vâcip kuvvetinde bir sünnet-i müekkededir Ezan bir ibadet şekli değildir Fakat ezan okunurken saygıdan dolayı toparlanıp öyle otururuz Sözleri şöyledir:
    Arapça:

    4x الله اكبر

    2x اشهد ان لا اله الا الله

    2x اشهد ان محمدا رسول الله

    2x حي على الصلاة

    2x حي على الفلاح

    2x الصلاة خير من النوم (Sadece Sabah namazinda okunur)

    2x الله اكبر

    1x لا اله الا الله

    Okunuşu:
    Allahu Ekber (4 kere)
    Eşhedu enla ilahe illallah (2 kere)
    Eşhedu enne Muhammeden resulullah (2 kere)
    Hayya alessalah (2 kere)
    Hayya alelfelah (2 kere)
    Allahu Ekber (2 kere)
    Lailaheillallah (Ancak sabah ezanlarında "Hayya lelfelah" dan sonra iki defa "Essalatü hayrün minen nevm" denilir

    Eski İstanbul geleneğine göre:
    Sabah Ezanı: Sabâ, Dilkeşhâveran makamında
    Öğle Ezanı: Sabâ, Hicaz makamında
    İkindi Ezanı: Hicaz makamında
    Akş** Ezanı: Hicaz, Rast makamında
    Yatsı Ezanı: Hicaz, Bayatî, Nevâ veya Rast makamında okunurdu
    Sabah namazında önce verilen salâ da Dilkeşhâveran makamından söylenirdi

    Ezanın Başlangıcı
    İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: "Müslümanlar Medîne'ye geldikleri vakit toplanıyorlar ve namaz vakitlerini birbirlerine soruyorlardı Namaz için kimse nidâ etmiyordu Bir gün bu hususta konuştular Bazıları:
    "Hristiyanların çanı gibi bir çan edinin" dedi Bazıları da:
    "Yahudilerin boynuzu gibi bir boynuz edinerek (onu öttürün!)" dedi Hz Ömer (radıyallâhu anh):
    ''Bir adam çıkarsanız da namazı ilan etse!" dedi Resülullah (aleyhissalâtu vesselam): "Ey BiIâI! Kalk! namazı ilan et!" dedi" (KÜTÜB-İ SİTTE /2426)
    Ebü Umeyr İbnu Enes, Ensar'dan olan bir amcasından naklen anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) halkı namaza nasıl toplayacağı meselesine eğildi Kendisine:
    "Namaz vakti olunca bir bayrak dik, onu görünce halk birbirine haber verir" dendi Bu, Aleyhissalâtu vesselâm'ın hoşuna gitmedi Bunun üzerine O'na, boynuz hatırlatıldı Bu, yahudilerin borazanı idi Onu bu da memnun etmedi ve hatta:
    "Bu yahudi işidir!" dedi Bunun üzerine büyük çan hatırlatıldı Efendimiz:
    "Bu hristiyanların işidir" dedi Bu (konuşmalar)dan sonra Abdullah İbnu Zeyd el-Ensârî, Resülullah'ın üzüntüsüne üzülerek ayrıldı Bunun üzerine rüyasında ezan öğretildi" (KÜTÜB-İ SİTTE /2427)
    Bir diğer rivayette şöyle denmiştir: "Ensardan bir adam gelerek: "Ey Allah'ın Resülü! Ben sizin üzüntünüzü görüp ayrıldığım vakit (rüyamdan) bir adam gördüm Üzerinde yeşil renkli iki giysi vardı Kalkıp mescidin üzerinde ezan okudu Sonra bir miktar oturdu Tekrar kalkıp aynı söylediklerini bir kere daha tekrarladı Ancak bu sefer bir de kad kâmeti's-salât (namaz başlamıştır) cümlesini ilave etti Eğer halkın (bana yalancı diyeceğinden korkum) olmasaydı ben "uykuda değildim, uyanıktım" diyecektim" dedi Bunun üzerine Hz Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):
    "Allah sana hayır göstermiş Bilâl'e söyle (bu kelimeleri söyleyerek) ezan okusun!" dedi Hz Ömer (radıyallâhu anh) de atılarak:
    "Onun gördüğünü aynen ben de gördüm, ancak o, anlatma işinde benden önce davranınca, ben utandım (anlatamadım)" dedi
    "Adam anlattıkları arasında şunları da söyledi: "(Mescidin üzerine çıkan adam) kıbleye yöneldi ve dedi ki: "Allahu ekber Allahu akber Allahu ekber Allahu ekber, eşhedu en lâ ilâhe illallah, eşhedu en lâ ilâhe illallah Eşhedü enne Muhammeden Resülullah eşhedü enne Muhammeden Resülullah, hayye ala's-salât -iki defa-, hayye ala'l-felâh -iki defa- Allahu ekber Allahu ekber, lâilâhe illallah"
    Sonra bir miktar durduruldu Sonra adam tekrar kalktı, aynı şeyleri yeniden söyledi Ancak bu sefer Hayye ala'l-felâh'tan sonra kad kâmeti's-salât kad kâmeti's-salât dedi Râvi ilave etti: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm):
    "Bunu Bilâl'e öğret!" buyurdu (Adam emri yerine getirdi) Bilâl de onları söyleyerek ezan okudu" (KÜTÜB-İ SİTTE /2428)
    Abdullah İbnu Zeyd (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselâm), halkı namaz için toplamak maksadıyla çalınmak üzere bir çan yapılmasını emrettiği zaman, ben uyurken yanıma bir adam geldi Elinde bir çan vardı Ben:
    "Ey Allah'ın kulu, bu çanı bana satar mısın?" dedim Adam:
    "Pekala, ama bunu ne yapacaksın?" dedi Ben:
    "Bununla insanları namaza çağıracağım" dedim Bana:
    "Sana bu iş için daha hayırlı bir söz göstereyim mi?" dedi Ben de ona: "Elbette!" dedim
    "Öyleyse şunu söyle!" diyerek bana öğretti:
    "Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber Allahu ekber
    Eşhedü enne Muhammeden Resülullah, eşhedü enne Muhammeden Resülullah
    Hayye ala's-salât, Hayye ala's-salât
    Hayye ala'l-felâh, Hayye ala'l-felâh
    Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah" Abdullah İbnu Zeyd (radıyallâhu anh) devamlı dedi ki: "(Rüyamdaki bu zat) benden biraz uzaklaştı sonra tekrar söze başlayıp:
    "Sonra namazı kılacağın zaman şunu söylersin" dedi ve öğretti:
    "Allahu ekber Allahu ekber-Eşhedu en lâ ilâhe illallah, Eşhedü enne Muhammeden Resülullah, Hayye ala's-salât, Hayye ala'l-felâh, Kad kâmeti's-salât, kad kameti's-salât, Allahu ekber Allahu ekber Lâilâhe illallah"
    Sabah olunca Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a gelerek (rüyamda) gördüklerimi haber verdim Bana:
    "İnşallah bu hak bir rüyadır Kalk rüyada öğrenmiş olduğunu Bilâl'e öğret O bunları söyleyerek ezan okusun Zîra o, sesce senden daha gür!" buyurdu Ben de Bilâl'le birlikte kalktım Ona teker teker arzediyordum 0 da bunları yüksek sesle söyleyerek ezan okumaya başladı
    Bunu evinde olan Ömer İbnu'l-Hattâb (radıyallâhu anh) işitmişti Hemen evden çıkıp ridâsını çekerek geldi ve:
    "Ey Allah'ın Resülü! diyordu, seni hak ile gönderen Zât-ı Zülcelâl'e yemin olsun, onun gördüğünün aynısını ben de gördüm!"
    Bunu işiten Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm):
    "Elhamdülillah! Şimdi bu daha sağlam oldu!" dedi"
    Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: " (Bilâl ezanı okuyup sıra ikâmete gelince) Abdullah: "Onu ben gördüm, ben okumak isterim!" dedi Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) da: "Öyleyse sen de ikâmet getir!" buyurdu"
    Tirmizi'nin bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Abdullah İbnu Zeyd ezanla ilgili kıssayı anlatırken elfazı ikişer ikişer zikretti, ikâmeti ise birer kere zikretti"
    Yine Tirmizî'nin bir rivayetinde denmiştir ki: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın ezanı(nda elfaz) çift çift idi, ezanda da ikâmette de" (KÜTÜB-İ SİTTE /2429)
    Hz Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "İnsanlar çoğalınca, herkesçe bilinecek olan bir şeyle namaz vaktinin duyurulmasının gerektiğini aralarında konuştular (Bu meyanda bir ateş yakılması veya bir çan çalınması teklif edildi)
    Bunun üzerine ResUlullah (aleyhissalatu vesselam) Bilâl'e emrederek ikişer kere söyleyerek de ikâmet okumasını emretti (KÜTÜB-İ SİTTE / 2430)
    Ebü Mahzüra (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Ey Allah'ın Resülü, bana ezanın usülünü öğret" dedim Bunun üzerine başımın ön kısmını meshederek:
    "Allahu ekber, Allahu -ekber, Allahu ekber, Allahu ekber dersin ve bunları derken sesini yükseltirsin Sonra: "Eşhedü en lâ ilâhe illallah, eşhedü en lâ ilâhe illallah, eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, eşhedu enne Muhammeden Resülullah dersin ve bunları söylerken sesini alçaltırsın, sonra sesini şehadette tekrar yükseltirsin: Eşhedü en lâ ilâhe illallah eşhedü en lâ ilâhe illallah
    Eşhedü enne Muhammeden Resülullah, eşhedü enne Muhammeden Resülullah Hayye ala's-salâti hayye ala's-salât Hayye ala'l-felâhi hayye ala'l-felâh
    Eğer okuduğun ezan sabah ezanı ise şunu da söylersen:
    "es-Salâtu hayrun mine'n-nevm, es-salâtu hayrun mine'n nevm (Namaz uykudan hayırlıdır) Allahu ekber Allahu ekber, Lâilâhe illallah"(KÜTÜB-İ SİTTE /2431)
    Bir diğer rivayette şöyle gelmiştir: "(Ebü Mahzüra dedi ki): "Bana Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) ikâmeti ikişer ikişer öğretti:
    "Allahu ekber, Allahu ekber,
    Eşhedu en lâ ilâhe illallah, Eşhedu en lâ ilâhe illallah
    Eşhedu enne Muhammeden Resülullah, Eşhedu enne Muhammeden Resülullah
    Hayye ala's-salât, Hayye ala's-salât
    Hayye ala'l-felâh, Hayye ala'l-felâh
    Allahu ekber, Allahu ekber
    Lâilâhe illallah Ebü Dâvud der ki: "Abdurrezzak rivayetinde de iki: "(Resûlullah devamla): "İkâmet getirince iki sefer de şunu söyle: Kad kâmeti's-salât, kad kâmeti's-salât!" (Aleyhissalâtu vesselâm ayrıca sordu):
    "Duydun mu?" (Ebü Mahzüra):
    "Evet!" dedi (Hadisi rivayet eden râvi Sâib) der ki: "Ebü Mahzüra alnındaki saçı ne kestirir ne de ayırırdı çünkü oraya Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın elleri değmiş idi" (KÜTÜB-İ SİTTE /2432)
    İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Ezan Resülullah devrinde ikişer ikişer idi İkâmet de birer birer Ancak (müezzin), ayrıca ikişer sefer olmak üzere kad kâmeti'-salât, kad kâmeti's-salât da derdi"
    İbnu Ömer devam eder: "Biz, ikâmeti işittik mi abdest alır, namaza giderdik" (KÜTÜB-İ SİTTE /2433)
    İmam Mâlik'e ulaştığına göre: "Müezzin, sabah namazını haber vermek için Hz Ömer (radıyallâhu anh)'in yanına gider Onu uyuyor bulunca:
    "Essalâtu hayrun mine'n-nevm (namaz uykudan hayırlıdır)" der Bunun üzerine Hz Ömer, o ibareyi sabah ezanına ilave etmesini emreder" (KÜTÜB-İ SİTTE /2434)
    Mücahid (rahimehullah) anlatıyor: "Abdullah İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'le bir mescide girdim Ezan çoktan okunmuştu Biz namaz kılmak istiyorduk Müezzin tesvîbte bulundu (ikâmet okudu) Abdullah mescidi terketti ve:
    "Haydi bizi bu bid'atçinin yanından çıkar!" dedi ve orada namaz kılmadı"
    Tirmizi der ki: "İbnu Ömer'den rivayet edildiğine göre, sabah ezanında es-salâtu hayrun mine'n nevm derdi" (KÜTÜB-İ SİTTE /2435)
    Ebü Dâvud'un bir rivayetinde şöyle gelmiştir: "Ben İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ)'le beraber idim, bir adam öğle veya ikindi namazında tesvîbte bulundu Bunun üzerine (İbnu Ömer): "Bizi (buradan) çıkar, zîra şu (yapılan tesvîb) bid'attir" dedi"(KÜTÜB-İ SİTTE /2429)
    Hz Bilâl (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana: "Sabah hariç, sakın hiçbir namazda tesvîbte bulunma!" tembihini yaptı" (KÜTÜB-İ SİTTE /2437)
    Yine Hz Bilâl (radıyallâhu anh) der ki: "Ezanın sonu şöyledir: "Allahu ekber, Allahu ekber, Lâilâhe illallah" (KÜTÜB-İ SİTTE /2438)
     

Bu Sayfayı Paylaş