Evrendeki hassas rakamlar

'Uzay ve Gökyüzü' forumunda Dine tarafından 18 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Evrendeki hassas rakamlar konusu İngiliz matematikçi Roger Penrose’un hesaplamalarına göre,yaşama izin verecek bir evrenin “tesadüfen” oluşma ihtimali 10 üzeri 10123 de 1 dir.Bu rakam 1 sayısının yanına 10 üzeri 123 tane sıfır gelmesiyle oluşur.Bu ihtimali tanımlamak için “imkansız” kelimesi bile yetersiz sayılır.

    Evrende 300 milyara yakın galaksi ve bizim galaksimiz olan Samanyolu’nda da 300 milyara yakın yıldız vardır.Ve tüm bu gök cisimleri,hem kendi etraflarında,hem de bağlı oldukları sistemlerle dönerler.Hatta bazen galaksiler,birbirlerinin içinden geçerler.

    Galaksimizdeki yıldızların birbirlerine ortalama uzaklıkları ,30 milyon mildir.

    Evren, yaklaşık 15 milyar yıl önce,sonsuz yoğunlukta ve sıfır hacimdeki tek bir noktada meydana gelen büyük bir patlama (Big Bang) ile ortaya çıkmıştır.

    Dünyamız, yaklaşık 4,6 milyar yıl yaşındadır.

    Dünya saatte 1670 km. hızla kendi ekseni etrafında döner.En hızlı merminin saatteki hızı; 1800 km.dir.

    Dünya saatte 108.000 km.hızla güneş etrafında döner.

    Güneş sistemimiz saatte 720.000 km.hızla galaksi merkezi etrafında döner.

    Samanyolu galaksisinin uzaydaki hızı;saatte 950.000 km.dir.

    Dünya ve güneş sistemi,her yıl bir önceki yıl bulunduğu yerden 500.000.000 km. uzakta bulunur.

    Güneş,6000 Clik yüzey ısısına,20.000.000 C lik de çekirdek ısısına sahiptir.

    Güneşin çapı,dünyanın çapının 103 katı kadardır.

    Dünyanın güneşe olan uzaklığı;150.000.000 km.dir.

    Dünyanın kütlesi.Merkür kadar küçük( Dünya’ nın % 8 i kadar) ya da Jüpiter kadar büyük (Dünya’nın 318 katı) olsaydı,canlılık için gerekli ısıya sahip olamazdı.

    Dünya, Güneş’in çevresinde dönerken öyle bir yörünge çizer ki, her 29 km.de doğru bir çizgiden ancak 2,8 mm. ayrılır.Bu sapma, 2,5 mm. olsaydı,yörünge çok geniş olurdu ve donardık.Sapma, 3,1 mm. olsaydı, kavrulurduk.

    Dünya’nın ekseni 23 derece 27 dakikalık bir eğime sahiptir.Eğer bu eğim olmasaydı, kutuplarla ekvator arasındaki ısı farkı çok daha artacak ve yaşanabilir bir atmosferin var olması imkansızlaşacaktı.

    Güneşe en uzak gezegen olan Plüton’un ısısı; -238 C dir.
    Neptün’ün ısısı;-218 C dir.
    Uranüs’ün ısısı;-214 C dir.
    Satürn’ün ısısı;-178 C dir.
    Jüpiter’in ısısı;-143 C dir.
    Mars’ın ısısı;-53 C dir.
    Venüs’ün ısısı;+450 C dir.
    Merkür’ün ısısı; gece ile gündüz arasında 600 derecelik ısı farkı.

    Dünya,uzayın ortalama – 270 C lik dondurucu soğuğundan,atmosfer sayesinde korunur.

    Evrendeki en büyük kuvvet, atom çekirdeğindeki protonları bir arada tutan “Güçlü Nükleer Kuvvet”tir.Ve yerçekimi kuvvetinden milyar kere milyar kere milyar kere milyar kat daha güçlüdür.

    Atom çekirdeğinin çevresinde 7 yörünge vardır.Asla değişmeyen bu 7 yörüngedeki elektron sayısı da,bir matematiksel formülle belirlenmiştir.

    Elektronlar,atom çekirdeğinin çevresinde saniyede 1000 km. gibi akıl almaz bir hızla dönerler ve asla birbirleriyle çarpışmazlar.

    Foton, en basit anlatımıyla “ışık parçacığı”dır.Evrendeki yıldızların her biri , birer foton kaynağıdır.Dünyamız içinse en önemli kaynak Güneş’tir.Fotonlar,Güneş’ten saniyede 300.000 km.hızla tüm uzaya dağılırlar.

    Şu ana kadar tesbit edilebilmiş 109 element vardır. Toplam bileşik sayısı, 2.000.000 kadardır.109 elementin 108 i toplam 300.000 bileşik yapmaktadırlar.Canlılığın temeli olan Karbon ise olağanüstü bir şekilde tek başına 1.700.000 bileşik yapabilmektedir.

    Atmosferdeki oksijen oranı %21 dir.Eğer bu oran daha fazla olsaydı,yanma reaksiyonları daha hızlı gerçekleşecek,yeryüzü hızla aşınıp eriyecekti.Eğer biraz daha az olsaydı,solunum zorlaşacak ve dünyayı zararlı ışınlardan koruyan ozon tabakası olmayacaktı.

    Atmosferdeki oksijenin % 30 u karadaki bitkiler tarafından üretilirken, geri kalan %70 lik bölüm, denizlerde ve okyanuslarda bulunan ve fotosentez yapabilen bitkiler ve tek hücreliler tarafından üretilir.

    Yeryüzündeki suyun %97 si tuzludur.Dünyadaki tatlı suyun % 75 i ise kutuplarda katılaşır.Toplam suyun geriye kalan %1 i içilebilir,ama bunun çoğu ulaşılamayan derinliklerdeki yer altı sularıdır.Canlılığın ihtiyacını karşılayan su ise, göllerde ve nehirlerde bulunan toplam suyun %5 idir.Bu az miktar bile, yeryüzündeki canlıların yaşaması için yeterlidir.

    Ölçümlere göre, yeryüzünden saniyede 16.000.000 ton su buharlaşır.bu miktar bir yılda 505 trilyon tona ulaşır.Bu aynı zamanda bir yılda dünyaya yağan yağmur miktarıdır.

    Kümülonimbus türü fırtına bulutunun ağırlığı , 300.000 tona ulaşır.
     

Bu Sayfayı Paylaş