Evlilikte Biz Duygusu

'İslamda Aile ve Kadın' forumunda KaRDeLeN tarafından 24 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Evlilikte Biz Duygusu konusu Kadın ve erkeklerin eğilimlerinde farklılık vardır. Kadında duygusal kapasite daha güçlüdür. Korkuya direnci azdır. Erkeğe göre daha barışçı özelliklere sahiptir. Genetik biliminin bize sunduğu bilgi böyledir; bu bilgiye uymak da insanın menfaatinedir.

    Nitelikli ilişki gelişirken hatalar olur

    Evlenmeden önce tarafların her ikisinin de yeterli duygusal olgunlukta olduğunu söylemek doğru olmaz. Sağlam ve nitelikli ilişki gelişirken hatalar yapılır. Karşılıklı olarak birbirlerinin psikolojik ihtiyaçlarını anlamaya çalışırlar. Yaşanan sorunun nedenini, niteliğini tepkinin zaman ve zeminini ölçü ve şiddetini çoğu zaman kestiremeyiz. Kasıtlı olsun veya olmasın karşımızdakini psikolojik olarak yaralarız. Azarlayarak, eleştirerek, bağımsızlaşma girişimini engelleyerek, kızmasına izin vermeyerek ruhunda hasarlar oluştururuz.

    Eşlerin karşılanmamış ihtiyaçları

    Karşılanmamış ihtiyaçlarımızı haksız yere eşimizden bekleriz. Sorunlar arasında kaygı verici bağlantılar kurarız. Ben merkezci yani bilinçsiz ilişki sorunun büyümesine neden olur. Kendisi üzerine düşmeyen benmerkezci bireyler ilişki sorunlarını yoğun yaşarlar.

    Evliliğin belkemiği 'Biz' duygusudur

    Kadın ve erkeklerin eğilimlerinde farklılık vardır. Kadında duygusal kapasite daha güçlüdür. Korkuya direnci azdır. Erkeğe göre daha barışçı özelliklere sahiptir. Erkekte ise evrimsel psikoloji içinde değerlendirilebilecek avcı özelliklerin getirdiği agresif olma, tehlikelere daha çok göğüs germe söz konusudur. Stres oluşturan durumlarda erkek beyninde 'Savaş ve Kaç!' tepkisi ortaya çıkarken, kadında koruma ve korku duygusu ile ilgili alan harekete geçer. Kadınların beynine çocuklarını koruma eğilimi kodlanmıştır. Genetik biliminin bize sunduğu bilgi böyledir; bu bilgiye uymak da insanın menfaatinedir. Kadınlar, zihinsel yatırımlarını 'ev' faktörüne yapıp, daha çok evlerinde mutlu olurlar. Erkeğin hoşuna giden şey ise, dışarıda bulunup üretmektir. Böyle bir paylaşım, insanın psikolojik doğasına da uygundur.

    Değişimi atılan adımlar belirler

    Evliliği yönetmek bir şirketi yönetmekten çok farklı değildir. Şirketlerde bir otoriter; bir de demokratik işleyiş vardır. Otoriter işleyişte, 'burada benim sözüm geçer, kararları ben veririm, kuralları ben koyarım' tarzı hâkimdir. Diğer ortakların kendisine uymak zorunda olduğunu düşünür. İnsan, eğer böyle biriyle yaşamak zorundaysa, onun bakış açısını değiştirmesini beklemeyi başarmalıdır. Değişim ise bazı olaylar sonunda atılan adımlarla yaşanır. Demokratik işleyişte ortak kararlar alınır, adımlar beraber atılır.

    PROF. DR. NEVZAT TARHAN
     

Bu Sayfayı Paylaş