Evlilik Hayatında Kıskançlık

'Aşk-Sevgi-Evlilik Sözleri' forumunda Dine tarafından 30 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Evlilik Hayatında Kıskançlık konusu
    KISKANÇLIK



    İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur

    Sokolof 'a göre "Kıskançlık, insanın en az bilinen duygusu ve üzerinde en az konuşulan davranışıdır Bir muammadır" Decrates ise, "Kıskançlık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tür korkudur" diyor

    Her insanda az veya çok kıskançlık duygusu vardır Karşısındakini ya sevgiden dolayı, ya da "sende var bende niçin yok" diye kıskanır

    Aslında dozunda olan kıskançlık normaldir ve sevginin, bağlılığın bir göstergesi olarak kabul edilir Yazar ve evlilik danışmanı David R Mace "Normal kıskançlık, pek çok evliliği kurtarmış bir evlilik sübabıdır Anormal kıskançlık ise yıkıcı bir saplantıdır ve tedavi edilmesi gerekir" demektedir

    Kıskançlık`ın olmadığı evliliklerde, aile bağları zayıftır Kadın ve erkek, "kıskanılarak" bir sahiplerinin bulunduğunu hisseder ve hatırlarlar 3 yıllık evli bir hanım, kocam ara sıra beni kıskanmasaydı, çok üzülürdüm" demişti "Halbuki kıskanması, onun beni hala çekici bulduğunu ve sevdiğini kabul etmesi anlamına gelir Laf olsun diye onunla evli olmadığımızı gösterir Bundan iyi iltifat olur mu?" diye de eklemişti

    Kıskançlık`ın olmaması tabii ki problemdir, ama yanlış kullanıldığında çok yıkıcıdır Abartıldığında, sevgi gibi yapıcı bir duygunun zıddı haline gelebilir Sadece kıskananı değil, kıskanılanı da yıpratır Devamlı aldatılmak düşüncesiyle yaşamak kesinlikle dayanılmazdır Bu durumlarda kıskançlık çiftleri birbirine bağlayan değil, ayrılığı hızlandıran ciddi bir hastalık haline gelmiş demektir

    Neden kıskançlık ?

    İdeal evliliklerin temelinde, dozunda kıskançlık ve eşin sadakatine güven duygusu bulunur Bu ikisi bir arada yer almalıdır Evlilikte güvensizliğe yer yoktur Kıskançlık ve güvensizlik aşırıya vardımı çekilmez olur İnsanlar birkaç sebeple kıskançlık`larını aşırıya vardırırlar

    Bazı aşırı kıskanan tipler aslında kendileri eşlerini aldatmaktadırbunu bastırma amacıyla eşine yansıtmaktadır Kendisi yaptığı için herkesin ihanet edebileceği kanısındadır Her şeyden anlam çıkarır, tartışır, kavga eder Eşi hak ettiği cevabı ona verir, ama yine aldırış etmez Bazen kaba kuvvete, dayağa başvurur

    Kıskançlık çok aşırıya varmışsa bir paranoya vakası ile karşı karşıyayız demektir Bu tipler aşırı gururlu, geçimsizdir, kendini üstün görür, şüpheci ve evhamlıdır Her şeyden olmadık anlamlar çıkarırlar Yolda yürürken bile eşlerini göz altında tutarlar Çevredeki erkeklere veya kadınlara bakıp bakmadıklarını kontrol ederler Eve gelince perde ile oynanıp oynanmadığını araştırır, pencereden hangi erkeği gözetlediği konusunda hesap sorarlar Kocası biraz geç gelse, hangi kadınla birlikte olduğu konusunda onu bunaltırlar

    Yaşlılıkta değişik sebeplerle ortaya çıkabilen demans (bunama) hallerinde de hastalık derecesinde kıskançlık görülebilmektedir

    Alkol ve bağımlılık yapan maddeleri uzun sure kullanan kişilerde de eşini aşırı ve patolojik derecede kıskanma görülebilir Üstelik bu kişiler, eşlerini hiç olmadık kişilerden kıskanırlar

    Ne yapmalı ?

    Kıskançlık konusuna ılımlı yaklaşmak gerekir Her şeyi karşılıklı konuşarak mantıklı bir yola oturtmak en uygunudur Kıskançlık`ı hezeyana çevirmeden, bunu tek başına çözemeyeceğini bilmelidir Eşi ile diyalogla orta yolu bulmaya çalışmalıdır Eşler, çekinmeden birbirlerine duygu ve düşüncelerini açmalı, doğruyu yanlışı beraberce ayıklamalıdırlar

    Aşırı kıskanmayı sevginin bir yolu olarak görmemeli aksine sevgiyi gideren bir unsur gibi değerlendirmelidir Çiftlerden birinin devamlı olarak diğerinden şüphe etmesi, onu izlemesi, her hareketinin ve sözünün altında başka bir anlam araması her iki taraf için de gerçekten zordur İnsanların birbirlerinin günlük hayatları ile ilgilenmeleri duydukları yakınlığın bir sembolüdür Çiftler elbette birbirlerine soru sorabilirler Ama soruların asla sorgulama halini almaması, insanları bunaltmaması gerekir

    Çevrelerinde aşırı kıskanç olarak görülen kişinin neler hissettiğini, niçin böyle yaptığını yakın dostları ile paylaşmasında, fikirlerini almasında fayda vardır

    "İllâ gerçeği bulacağım" diye hayatı kendimize ve eşimize zehir etmemiz doğru değildir Bir dedektif gibi düşünmek ve davranmak zorunda olmadığımızı bilmeliyiz

    Kıskançlık duygularının kaynağını araştırmalıdır Sebeplerini kendi kendimize sıralamalıyız Haklı mı haksız mı olunduğuna karar verilmelidir ve kıskanç insanın çevresine rahatsızlık saçtığı akıldan çıkarılmamalıdır

    Son olarak, bu tedbirlerle halledilemeyen ve anormal, garip yönleri fazla olan kıskançlık`larda muhakkak beraberce bir psikiyatriste gidilerek tedavi yolu seçilmelidir
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye


    İkili ilişkilerde en büyük sorun kıskançlık​



    İkili ilişkilerde tamamen güvenle ilişkili olan kuşkular bir çok çiftin hayatını karartıyor Aldatmanın bu kadar çok konuşulduğu çağımızda kimi zaman "acaba ben de aldatılıyor muyum?" demek hastalık değil ama bu acabaların dozu kaçırılıyorsa sorunlar başlıyor

    Psikiyatr Dr Kemal Sayar'a göre kıskançlık, daha çok özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir duygu durumu İnsanlar, özgüvenlerinde düşme olduğu zaman, kendisini yetersiz hissetmeye başlıyor ve bunun sonucunda elinde olanı kaybetme korkusuna düşüyor

    Sayar kıskançlığı bu kadar kısaca tanımladıktan sonra çok açık ve net bir şekilde düşüncelerini şöyle ifade ediyor: "Kıskançlık elindekini kaybetme korsusudur Bu durum özellikle sevgi ilişkilerinde, terk edilme korkusu şeklinde baş gösteriyor çünkü aşk ilişkisinde insan karşısındakini yüceltiyor, eksiğini görmüyor ve bundan dolayı kendisini de tamamlanmış hissediyor Hatta geçmişinden gelen tüm örselenmişliklerini burada tedavi etmeye çabalıyor Fakat birden bu bütünlüğe karşı bir tehdit hissettiğinde, örneğin sevdiği insanın ilgisinin birine yöneldiğini ya da yöneleceğini gördüğünde, bir anda o kadar da mükemmel olmadığını, hata kusurlu bile olduğunu düşünüyor ve ilişkideki büyü bozuluyor"İşte bozulan bu büyü, ilişkinin rotasını birden kıskançlığa, ürküntüye, kaybetme korkusuna, yenilmişliğe, hırslara ve kimi zaman da cinnete çeviriyor Kıskançlığın pençesine düşen kadın ya da erkek o andan itibaren ne yazık ki, mantıklı düşünmeyi başaramıyor

    Kıskançlık ve evlilik

    Konumuz aşkta kıskançlık olduğu için bu sorunun daha çok evliliklerde yaşandığı da bilindiği için Prof Dr Psikiyatr Nevzat Tarhan, az miktarda kıskançlık duygusunun evlilikte tutkal etkisi yaptığını, hatta eşleri bir arada tutmak, evlilik bağlarını güçlendirmek açısından da yararlı olduğunu belirtiyor Ancak hemen şu yorumu eklemeden edemiyor "Yalnız şunun üzerinde durmak gerekebilir: İlişkiyi diri tutan, kişileri birbirine bağlayan az miktarda kıskançlık duygusu doğal olmakla beraber, çok ciddi olarak bir ilgiden, sevgiden yoksun kalma kaygısı taşınıyorsa bu hem kıskanan kişiye hem de ilişkiye zarar verir Yoğun bir şekilde kıskançlığın yaşandığı evlilikler kıskanan için de kıskanılan için de çekilmez hale gelir Her şeyden önce yersiz yere kıskanılan kişi kendisini kapana kısılmış gibi hisseder Kıskanan ise zaten en büyük zararı kendisine verir Çözümsüz kalan kıskançlık olayları da evliliğin temelini sarsar"

    Aşırı kıskançlık

    Tarhan, aşırı kıskançlığı örneklerle anlatıyor "Kıskançlık duygusunun öyle örneklerine rastlıyoruz ki; sabah evden giderken açılıp açılmadığını kontrol etmek için perdeleri işaretleyenler, eve gelince banyoyu, sabunu kontrol edenler, eşlerini kapıcı ile dahi konuşturmayanlar gibi hezeyan derecesinde kıskançlık hisseden insanlar var Bu bir hastalıktır ve ilaç tedavisi gerekir"

    Kıskançlığı önlemek için çareler

    Psikiyatr Dr Kemal Sayar'a göre; İlişkinin getireceği tehditleri göğüsleyebilmek için aşkın olgunlaşması gerekiyor Ayrıca hemen hepimiz, geçmişin yaralarını taşıyoruz ve onları bugünün ilişkisinde iyileştirmek istiyoruz Bu nedenle geçmişteki yaralarımızın neler olduğunu iyi tanıyıp onları bugüne taşımamak lazım

    Örneğin, babasıyla ilişkisinde örselenmiş bir ilişki yaşayan kadın eşiyle de bunu yaşarsa sorun çıkar Mesela baba evi terk edip gitmişse, kadın evliliği içinde eşinin en ufak bir bağımsızlık çabasını tehdit olarak algılar ve gidecek sanır
    Prof Dr Nevzat Tarhan'a göre ise kıskanan kişi şunları yapmalı:

    * Bazı kıskanç eşler, eşlerini eve bağlı tutmak için tehdit yolunu kullanır Halbuki sadakat, tehditle değil ancak sevgiyle sağlanır Eşini baskı altında tutmaya çalışmak, her hareketini takip etmek, aşırı şüpheci davranmak, kıskançlığı öfke biçimde yansıtmak karşı tarafı daha çok uzaklaştırır
    * Olumsuz duygularla baş etmenin yolu, onların yerini olumlu duygularla doldurmaktır Kişi sevdiği insana sevgiyle yaklaştıkça karşısındaki de ona aynı şekilde yaklaşacak ve belki de kıskançlığı doğuran nedenler ortadan kalkacaktır
    * Güven duygusunu zayıflatan en önemli etken açık iletişimin olmamasıdır Birbirlerine dolaylı, imalı mesajlar veren, kinayeli konuşan insanlar farkında olmadan düzeltmek istedikleri yanlışı daha da arttırırlar Sorunların büyümemesi için kesinlikle açık iletişim şarttır
    * Kıskandığınız insanın sizi sevdiğini ve sevilecek kadar olumlu bir insan olduğunuzu unutmayın
     

Bu Sayfayı Paylaş