Etkileyici Şiirler - En Etkileyici Şiirler

'Şiirler' forumunda Mavi_inci tarafından 18 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Etkileyici Şiirler - En Etkileyici Şiirler konusu
    En güzel şiirler
    en etkileyici aşk şiirleri

    Ben Sana Mecburum

    Ben sana mecburum bilemezsin

    Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
    Büyüdükçe büyüyor gözlerin
    Ben sana mecburum bilemezsin
    İçimi seninle ısıtıyorum

    Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor

    Bu şehir o eski İstanbul mudur?
    Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
    Sokak lambaları birden yanıyor
    Kaldırımlarda yağmur kokusu
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Sevmek kimi zaman rezilce korkudur

    İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
    Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
    Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
    Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
    Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
    Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

    Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor

    Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
    Durup köşe başında deliksiz dinlesem
    Sana kullanılmamış bir gök getirsem
    Haftalar ellerimde ufalanıyor
    Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
    Ben sana mecburum sen yoksun

    Belki Haziranda mavi benekli çocuksun

    Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
    Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
    Belki Yeşilköy�de uçağa biniyorsun
    Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
    Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
    Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

    Ne vakit bir yaşamak düşünsem

    Bu kurtlar sofrasında belki zor
    Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
    Ne vakit bir yaşamak düşünsem
    Sus deyip adınla başlıyorum
    İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
    Hayır başka türlü olmayacak
    Ben sana mecburum bilemezsin..

    ATTİLA İLHAN




    Desem ki


    Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır,

    Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor,
    Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini.
    Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim,
    Senden kopardım çiçeklerin en solmazını.
    Toprakların en bereketlisini sende sürdüm,
    Sende tattım yemişlerin cümlesini.
    Desem ki sen benim için,
    Hava kadar lazım,
    Ekmek kadar mübarek,
    Su gibi aziz bir şeysin;
    Nimettensin, nimettensin!
    İnan bana sevgilim inan,
    Evimde şenliksin, bahçemde bahar;
    Ve soframda en eski şarap.
    Bırak ben söyleyeyim güzelliğini,
    Rüzgarlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber.
    Günlerden sonra bir gün,
    Şayet sesimi farkedemezsen
    Rüzgarların, nehirlerin, kuşların sesinden,
    Bil ki ölmüşüm.
    Fakat yine üzülme, müsterih ol;
    Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini.
    Ve neden sonra
    Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede,
    Hatırla ki mahşer günüdür,
    Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.

    Cahit Sıtkı Tarancı




    Seninle Olmanın En Güzel Yanı



    Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?


    Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek
    .

    Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?


    ''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek
    .

    Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?


    Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek
    . Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...

    Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?


    Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak
    ..
    Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak
    Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?

    Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana
    ... Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte. Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek....
    Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek
    Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?

    Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak
    ... Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında seni bulmak.

    Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?


    Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek
    . Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak. Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde..
    Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime
    Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?

    Nereden bileceksin?


    Sen benimle hiç olmadın ki
    . Olsaydın avuçlarım terlemezdi... Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.

    Korkmazdım yollarda yürümekten
    . Islanmazdım yağmurlarda... Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda serhoş olmazdım.

    Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize
    ... Ve her kulaçta haykırırdım seni..

    Ama sen hiç benimle olmadın ki
    ...
    YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN...

    Can YÜCEL




    SİSLER BULVARI


    elinin arkasında güneş duruyordu


    aylardan kasımdı üşüyorduk


    ağacın biri bulvarda ölüyordu


    şehrin camları kaygısız gülüyordu


    her köşe başında öpüşüyorduk




    sisler bulvarı'na akşam çökmüştü


    omuzlarımıza çoktan çökmüştü


    kesik birer kol gibi yalnızdık


    dağlarda ateşler yanmıyordu


    deniz fenerleri sönmüştü


    birbirimizin gözlerini arıyorduk




    sisler bulvarı'nda seni kaybettim


    sokak lambaları öksürüyordu


    yukarıda bulutlar yürüyordu


    terkedilmiş bir çocuk gibiydim


    dokunsanız ağlayacaktım


    yenikapı'da bir tren vardı



    sisler bulvarı'nda öleceğim


    sol kasığımdan vuracaklar


    bulvar durağında düşeceğim


    gözlüklerim kırılacaklar


    sen rüyasını göreceksin


    çığlık çığlığa uyanacaksın


    sabah kapını çalacaklar


    elinden tutup getirecekler


    beni görünce taş kesileceksin


    ağlamayacaksın! ağlamayacaksın!




    sisler bulvarı'ndan geçtim sırılsıklamdı


    ıslak kaldırımlar parlıyordu


    durup dururken gözlerim dalıyordu


    bir bardak şarabda kayboluyordum


    gece bekçilerine saati soruyordum


    evime gitmekten korkuyordum


    sisler boğazıma sarılmışlardı




    bir gemi beni afrika'ya götürecek


    ismi bilmiyorum ne olacak


    kazablanka'da bir gün kalacağım


    sisler bulvarını hatırlayacağım


    kırmızı melek şarkısından bir satır


    lodos'tan bir satır yağmur'dan iki


    senin kirpiklerinden bir satır


    simsiyah bir satır hatırlayacağım


    seni hatırlatanın çenesini kıracağım


    limanda vapur uğuldayacak




    sisler bulvarı bir gece haykırmıştı


    ağaçları yatıyordu yoksuldu


    bütün yaprakları sararmıştı


    bütün bir sonbahar ağlamıştı


    ağlayan sanki istanbul'du


    öl desen belki ölecektim


    içimde biber gibi bir kahır


    bütün şiirlerimi yakacaktım


    yalnızlık bana dokunuyordu




    eğer sisler bulvarı olmasa


    eğer bu şehirde bu bulvar olmasa


    sabah ezanında yağmur yağmasa


    şüphesiz bir delilik yapardım


    hiç kimse beni anlayamazdı


    on beş sene hüküm giyerdim


    dördüncü yılında kaçardım


    belki kaçarken vururlardı




    sisler bulvarı'ndan geçmediğim gün


    sisler bulvarı öksüz ben öksüzüm


    yağmurun altında yalnızım


    ağzım elim yüzüm ıslanıyor


    tren düdükleri iç içe giriyorlar


    aklımı fikrimi çeliyorlar


    aksaray'da ışıklar yanıyor


    sisler bulvarı ayaklanıyor


    artık kalbimi susturamıyorum






    Attila İLHAN




    Dağ Rüzgarı


    Kaderde senden ayrı düşmek te varmış

    Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim..
    Seni tanımadan
    Hele seni böyle deli divane sevmeden
    Yalnızlık güzeldir diyordum
    Al başını, kaç bu şehirden
    Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara
    Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git
    Git gidebildiğin yere git diyordum
    Oysa ki, senden kaçılmazmış
    Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış.
    Bilmiyordum.

    Yine de dayanmağa çalışıyorum işte

    Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen
    Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye
    Rüzgar güzel bir koku getirmişse
    Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum
    Yaşamak seninle bir başka zamanı
    Bir başka zamanda seni yaşamak
    Her şeyden önce sen
    Elbette sen
    Mutlaka sen
    İster uzaklarda ol
    İster yanı başımda dur
    Sen ol yeter ki bu zaman içinde
    Ben olmasam da olur
    Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır
    Bitmiyorsun
    Çaresizliğim gün gibi aşikar
    Su olup çeşmelerden akan güzelliğin
    İnceliğin ışık yüzüme vuran
    Sen güneş kadar sıcak
    Tabiat kadar gerçek
    Sen bahçelerde çiçekler açtıran
    Sudan, havadan, güneşten yüce varlık
    Sen, o tek sevgi içimde
    Sen görebildiğim tek aydınlık

    Bir nefeste benim için al

    Havasızlıktan öldürme beni
    Bulutlara, yıldızlara benim için de bak
    Susadım diyorsam
    Bir yudum su içmelisin
    Ben yorulduysam sen uyumalısın
    Ellerim sevilmek istiyor
    Saçlarım okşanmak istiyor
    Dudaklarım öpülmek istiyor
    Anlamalısın.

    Ağaçların yeşili kalmadı

    Gökyüzünün mavisi yok
    Bu dağlar o dağlar değil
    Rüzgarında kekik kokusu yok
    Kim bu çaresiz adam
    Bu kan çanağı gözler kimin
    Kaç gecedir uykusu yok
    Gündüzü yok
    Gecesi yok
    Yok
    Yok
    Anladım
    Sensiz yaşanmaz bu dünyada
    İmkanı yok.


    Ümit Yaşar Oğuzcan
     

Bu Sayfayı Paylaş