eskimo life

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 26 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    eskimo life konusu eskimo life bu konuyla ilgili erformans ödevim var lütfen yardımcı olurmusunuz??????????
    eskimo life hakkında bilgi verebilir misiniz?
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 26 Nisan 2015
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Bunu buldum umarım işinize yarar..
    Eskimolar'da Yaşam




    Eskimoların Hayatı - Eskimoların Yaşamı


    Coğrafya kitapları, Eskimoların Grönland'dan Labrador'a, Bering Denizine kadar uzanan kuzey topraklarında yaşayan, bu ortamın iklim şartlarına alışkın kimseler olduğunu belirtir. Büyük bir yüzölçümünü kaplayan bu çevrede sağlıklı bir nüfus sayımı yapılmasının güçlüğüne rağmen, Eskimolar'ın toplam nüfusunun 100.000'i bile bulmadığı bir gerçektir. Eskimo nüfusunun çoğunluğu Grönland'da ve Alaska'nın kuzey kesimlerinde yaşamaktadır. Geri kalanlar, çok geniş bir alana düşük bir nüfus oranıyla yayılmışlardır.

    Eskimo kavminin aslıyla ilgili görüşler çeşitlidir. Bunların kızılderili soyundan geldiğini söyleyenler gibi, çok eskiden Asya'dan göç ettiklerini ileri sürenler de vardır. Yüz yapıları Moğol karakteristikleri taşırsa da, etnoloji (ırklar konusu uzmanları) bilginleri Eskimolar'ı kuzey kavimlerinden saymaktadırlar.

    "Çiğ et yiyenler" anlamına gelen Eskimo adı kızılderililer tarafından verilmiştir. Grönland ve Labrador'da yaşıyan Eskimolar'da beyaz kan oranı daha fazladır. Çünkü beyazlarla daha yakın ilişkileri olmuştur. Eskimolar'ın fiziksel özellikleri, yüz hatlarının Moğolları andırması (elmacık kemikleri çıkık, alın dar,dudaklar etli, gözkapakları şiş ve dolayısıyla gözler kısık gibi), ayaklarının küçüklüğü, boylarının kısalığıdır.

    Eskimolar,çevreyle ve iklim şartlarıyla belirli ölçüde uyum sağlayabilmekten öteye geçmemiş çok ilkel şartlar içinde yaşarlar. Giyimleri ve ayakkabıları hayvan derisindendir. Besinlerinin temelini balık ve fok eti teşkil eder. Kandillerinde fok yağı yakarak aydınlanırlar. Süt, taze et, sebze ve meyva onlar için bilinmeyen besin maddeleri arasında sayılabilir. Bir yerden bir yere gitmeleri,eşya taşımaları,o çevreye has köpekler tarafından çekilen kızaklarladır. Yaz aylarında deniz ve nehir kıyılarına göç ederler. Bu süre, hayvan derilerinden yapılmış çadırlarda yaşarlar.

    Eskimolar'ın dili, Aleut dilleri gurubunun bir koludur. Konuşmaları genizdendir. Sözlükleri pek zengin sayılmaz. Eskimo dininde temel,her şeyi yöneten tabiat kuvvetleridir. Yasaklar, boş inançlar sayılmayacak kadar çoktur. Son zamanlarda, Eskimolar arasında Hristiyan dinini kabul edenlerin sayısı hayli artmıştır. Geri kalmış Eskimo topluluklarında "angakok" adı verilen bir cins şaman vardır. Angakok,eski Orta Asya Türk topluluklarındaki "şaman" karşılığı olup, doktorluktan büyücülüğe,hatta yönetime kadar her şeye karışır.

    Eskimolar uysal ,barışçı ,dürüst ve neşeli insanlardır. Burunlarını birbirine sürterek selamlaşır,çocuklarını çok severler. Yiyecek ve barınak onların gözünde herkesin malıdır. Yaşlılarına karşı saygıları büyüktür. Konuk ağırlamaktan büyük zevk duyarlar. Bir Eskimo'nun konuğuna karşı sevgi, saygı ve iyi niyetlerini açığa vurmasında en büyük işaret, ona karısını sunmaktır.

    Eskimo topluluklarında kadınlar ikinci plandadır.Çocuk bakımı, elbiselerin dikimi kadınların işidir. Eskimo kadınları , dikiş için Ren geyiğinin bel kemiğinin yan tarafından çıkarılan uzun, sivri uçlu ve sertleşmiş sinirleri iplik yerine kullanırlar. Çocukları, belirli bir yaşa kadar kadınların sırtındaki deri torbalar içinde taşınır.

    Kulübeleri kardan yapılmış ve sonra sertleşmeye bırakılmıştır. Müziğe çok meraklı olan Eskimolar'ın kasabaları küçüktür. 200 evi geçen kasaba enderdir. Kavga, hırsızlık gibi şeyler Eskimo topluluklarında hiç görülmez.
     
  3. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Eskimolar Evlerini Nasıl Yaparlar?

    Eskimolar adına igloo denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması, içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bundan dolayı buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Bu sayede buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de, bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.
    Eskimolar Evlerini Nasıl Isıtırlar?

    Eskimoların evleri küçücüktür ama sıcacıktır. Bembeyaz büyük bir kutu gibi gözükür.
    Eskimoların evleri sanıldığı aksine içleri 10 derecedir ve giysilerinizi kurutabilirsiniz ve sandığınızdan oldukça geniştir içerde yağla çalışan gaz lambası kullanılır ve bununla yemek pişirilir, hayvan postlarından oluşmuş oturma yeri vardır, içeri bir tünelden girilir ve igloo yerden derindedir bundan dolayı içerde iki büklüm kalmazsınız

    İngilizce "Eskimo evi". "iglu" diye okunur. Kardan buzdan oyulur.
    Kardan evlerin duvarları, yine kardan yapılan kalıplarla örülmüştür. Bu kalıplar, kar tanecikleri ve bu tanecikler arasında bulunan hava dolu gözeneklerden meydana gelir. Öyle ki kar kalıplarının yapısının büyük bir kısmının hava dolu gözeneklerden meydana geldiğini söyleyebiliriz. Durgun havanın ısı iletimi, katı maddelerin ısı iletiminden daha düşüktür. Bu şekilde gözenekli yapıya sahip cisimlerin ısı iletimlerinin zayıf olması beklenir. Kışın giydiğimiz yünlü elbiselerimiz, binalarda kullanılan kiremitler ve yalıtım malzemeleri bu tür gözenekli yapılara örnek verilebilir. Dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya ısı geçişini zorlaştıran bu sistem sayesinde kardan evlerde yakılan küçük bir ateş bile dışarıdaki dondurucu soğuğa karşı Eskimoların korunmasında yeterli olur

    ESKİMOLARIN EVLERİ
    Kuzey Kutup bölgesinde yaşayan Eskimoların yaşadığı kar kulübeleri yada kar evlerine “igloo” adı verilir. Bu evlere kutup evi de denebilir.

    Eskimoların buzdan evleri, minicik olur, ici sicaktir, dişarda her ne kadar buz varsa da.
    beyazdir, kir gosterebilir.
    kucuktur, toplamasi kolaydir.
    kapisi yer seviyesinden asagiya kazilarak yapilir. alltan egilerek girilir.

    Sertlesmiş karın bloklar halinde kesilip kubbe benzeri bir geometride birleştirilmesiyle olusturulan kapalı alan. Bu yapının dışarıdaki sıcaklık ne olursa olsun ic sıcaklığı arti dört derecede kalır. Dört derecenin soğuk olduğunu düşünenler için bir not, eskimoların yaşadığı cevrede disarisinin sicakligi uzun kis boyunca eksi yirminin ustune pek cikmaz sIk sIkda eksi otuz ve kirklari gorur.

    Kuzey Kutbu Tundra Kuşağında yaşayan Laponlar, Samoyetler, Tunguzlar ve Eskimolar yazın ren geyiği derisinden yaptıkları çadırlarda yaşarlar

    Eskimoların Amerikalı yerlilere mi, yoksa Moğol ırkına mı dâhil oldukları belli değildir.
    Moğollara ait oldukları daha fazla zannedilmektedir. Boyları kısa (1.50-1.60 m), elleri, ayakları çok küçük, gövdeleri bacaklarına nazaran daha uzundur. Deri sarıya yakın, açık kahverengi arasındadır. Saçları siyah, gözleri siyah ve kahverengi ve çekiktir. Sakal ve bıyık hiç çıkmaz veya çok seyrek çıkar.
    Moğolistan'ın yerli halkı. Doğu Asya kavimlerinden. Asıl yurtları Moğolistan’dır. Kısa zamanda Asya kıtasının büyük bir kısmına sâhip olup, yayıldılar.
    Antarktika’da iki tip Eskimo vardır. Birisi yuvarlak yüzlü, diğeri Moğollar gibi düz yüzlüdür. Fiziki özelliklerine göre, dünyânın en farklı ırkına sahip topluluklardandır. Şişman sayılmazlar. Yüzlerinin genişliği ve kalın elbiseleri şişman gösterir.
    Eskimolar, deniz kıyılarını ve civarını tercih ederler. Kıyıdan nadiren 40-150 km uzaklaşırlar. Doğu-batı istikâmetinde 6000 km düz bir hatta yaşayan yegane yerli topluluklardır. Mesafenin bu kadar geniş olması ve basit yaşayışları sebebiyle dünyânın en az nüfus yoğunluğuna sahip toplum hâline gelmişlerdir. Lisanlarını ve adetlerini devam ettirmekteki titizlikleri, yaşamak için verdikleri mücadelenin sertliğine bağlanabilir.

    Eskiden “kayak” adını verdikleri enteresan ve deriden kaplanmış tek kişilik kayıklarını avlanırken kullanırlardı. Sıçrayan dalgalardan korunmak için üzerlerine su geçirmez bir deri ceket giyerler. Kayık devrilse bile, elbiseleri sebebiyle yaralanmadan kurtulabilirler. Kanada’daki bâzı Eskimolar, Karibu’nun etini yer, derisini giyer, kemiklerinden av âleti yaparlar.


    İgolalardan başka, bâzı evlerin üstlerini molozla örterler. Diğer insanlarla olan münâsebetleri sebebiyle, pek nâdir de olsa bâzı yerlerde muntazam evlerde yaşarlar.

    Şamanizme inanırlar.
    Bütün dinlerin çıkış kaynağı olarak kabul edilen Şamanizm‘in kökenleri İÖ 50 binli yıllara kadar dayanır. Doğaya tapınma, doğaya hükmeden (yağmur, kar, güneş, fırtına, rüzgar) güçlere tapınmayı temel alan bir inanç şeklidir. Çıkış merkezi Orta ve Kuzey Asya olarak bilinse de, Uzakdoğu’dan, Kuzey ve Güney Amerika’ya , hatta kıta Avusturalyası’na kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan bu inanç biçimi Türkler’in de ilk dini olarak karşımıza çıkar. Bütün dünya coğrafyasında Şamanizm’e inanmış insanların bu dini uygulayış biçimi küçük farklılıklar gösterse de birbirine benzer çok fazla yanı vardır Avrupalılar bazı Eskimoları Hıristiyanlaştırmışlardır.


    Fok balığı ve bâzı balıkları avlarlar. Av âleti olarak eskiden kullandıkları en gelişmiş aletleri zıpkındır. Zıpkının ucu kemiktir. Köpeklerin bulunduğu, fok balıklarının nefes almak için kullandıkları deliklerin başında beklerler. Fok çıkar çıkmaz zıpkınlar veya bu delikler vâsıtasıyla balık avlarlardı.

    Bugün kayaklar ve kayıklar yerlerini madenden yapılmış botlara ve motorlu deniz taşıtlarına terk etmiştir. Köpeklerin çektiği
    Köpek Yaşadığı yerler: Evcil ve vahşi olarak dünyanın hemen hemen her yerinde. Özellikleri: Keskin koku alma ve işitme kabiliyetli etçil bir memeli. Sahibine bağlılığı ile şöhret bulmuştur. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Görünüş ve büyüklükleri farklı 100’den fazla köpek ırkı vardır. Çoban köpeği, av köpeği, buldog, polis köpeği, Saint Bernard köpekleri Ünlüdur.

    Etçiller (Carnivora) takımının, köpekgiller familyasından bir memeli türü. Çok eski çağlardan beri evcilleştirilmiştir. Görünüş kızaklar yerlerini gemilere ve otomobillere bırakmıştır.
    Kızak Kar ve buz üzerinde, insan ve eşya naklinde kullanılan tekerleksiz taşıt. Deniz araçlarının yapıldığı ve tamir edildiği tersanelerde gemilerin suya indirilmesi veya sudan çekilmesi için kullanılan tertibata da kızak denir. Kızağın ilk defa dünyanın neresinde ve kaç yıl önce
    kullanıldığına dair elde kesin bilgiler yoktur. Bazı kazılarda bulunanlardan kızakların yedi bin senelik mazisi olduğu tahmin edilmektedir. İlk önceleri yük taşımak için yapıldığı zannedilen kızaklar zamanla insaların Petrol bulunması dolayısıyla modern yollar yapılmış ve bir çok ekonomik yenilikler de böylece Eskimolar arasına girmiştir.

    Artik Okyanus kıyısını Asya’nın kuzey-doğusundan Grönland’a kadar işgal eden Eskimolar kendilerini çevreleyen topluluklardan çok farklıdırlar ve fizik tipleri kadar kutup hayatına uymuş medeniyetlerle de karakterlenirler, ırk ve etni burada gerçekten birlikte görülmektedir.

    “ Eskimoların boyları doğudan batıya doğru kısalmakta ve 1m. 58 ile 1m. 64 arası değişmektedir. Ortanın altındadırlar. Vücut tıknaz ve kuvvetli bir yapıdadır . Kollar ve bacaklar nisbeten kısadır, eller ve ayaklar küçüktür. Deri rengi sarımtırak esmerdir ve Mongol lekesi (Doğumda vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan koyu leke, Mongol ırklarında genellikle görünür) çocuklarda aşağı yukarı sabit bir şekilde bulunur”.

    Baş karakteristik bir yapıya sahiptir. Uzun ve çok yüksektir. Yüz kitlevidir, önden bakıldığında beş köşeli bir şekil gösterir. Bu çenelerin çok geniş olması ve elmacık kemiklerinin gelişmiş olmasından ileri gelmektedir Mongollarda olduğu gibi elmacık kemikleri bunlarda da ileri doğru çıkıntı yapmaktadır. Burun orta derecede geniş ve oldukça tümsektir. Mongol pilisi (üst göz kapağından alt göz kapağına kadar uzanan perdemsi uzantı) bunlarda çoğunlukla görülür. Saçlar siyah ve serttir, gözler kahve rengidir. Eskiden fizyolojik bakımdan 0 kan grubunun Eskimolarda diğer kan gruplarından daha yüksek bir nispette bulunduğu hatta saf ırktan kişiler arasında yalnız 0 kan gurubunun var olduğu zannediliyordu. Sonradan yapılan araştırmalar bu fikri doğrulamamıştır. Melezleşmemiş kabilelerde A grubunun sayısı hemen hemen 0 kan gurubu kadar çoktur.
    Eskimoların bugün yaşadıkları alan çok geniştir, Kuzey Amerika’nın bütün kuzey kıyısı, artik adalar grubu ve Groeland buraya dahil olup batıda Sibirya’da sonlanmaktadır. Bu alanın uzunluğu 9. 000 km dir :Fakat hayat şartlarının sertliği nedeniyle nüfus yoğunluğu çok azdır. 1934’te Eskimolar takriben 40.000 kişi kadardılar. Bunun 18.000 i Groeland 16.000 i Alaska’da yaşıyordu Bunların arasında kalan diğer bölgelerde bu miktar ancak 5.000 i bulmaktadır. Asya Eskimolarının ise sayısı ancak 1000 kadardır.

    Bu ırkın fizik karakterleri bunları açık olarak sarı ırka bağlamaktadır. Onlardan yalnızca başlarının dolikosefal (uzun) oluşları ve burunlarının daha tümsek oluşlarıyla ayrılırlar. Bu iki karakterin bir dereceye kadar Orta-Asya Mongol ırkında görünür Hiç kuşkusuz Eskimo’ların Amerika’ya gelişleri Asya’dan gelen ve Amerika yerlilerini meydena getiren başlıca göç dalgalarından (Amerika yerlilerinin fizik tipi bugün birçok Çukçi ve Kamçadallarda bulunmaktadır) daha sonraki bir dalgaya karşılık gelmektedir Doğu ve Batı Eskimo’ları arasındaki fark ırkın spesializasyonunun (başın daha fazla uzaması, burnun daralması, boyun kısalması gibi. ) kaynak yerinden, yani Asya’dan, uzaklaştığı oranda arttığını göstermektedir.
     
  4. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Eskımolar Nasıl Yasıyorlar...
    eskimo, sayisiz toplumun (allivik, copper, netsilik, polar, ıglulik, aleut, chukchi, koryak, cugach, kobuk) obalar biçiminde örgütlenerek kanadadan alaskaya, grönlanddan kuzey asyaya, kuzey kutbun dörtbir yanina yayilmis fiziksel görünüsleri, dilleri, mitolojileri, sanatlari, üretim araçlari ve üretim iliskileri bakimindan büyük benzerlik gösteren toplumlarin genel adidir. kimi eskimo toplumlarin dilinde eskimo terimi melek anlamina yakin düsüyor. her bir eskimo toplumunun kendi iç evriminin getirdigi ve yörelerindeki baska halklardan etkilenmeleriyle edindikleri farklarin disinda genel karakteristikleri çok benzerdir. tarihimizin sadece onbinde birinde sanayilesmis toplumu yasadik yasamaktayiz, ama yüzde 99unda derleyici ve avciydik ve göçebe bir yasam sürüyorduk. eskimolar 12 000 yil öncesine kadar hüküm sürmüs avci-derleyiciligin yakin zamana dek kendini koruyabilmis örneklerinden biridir. ama tüm toplumun sürekli göçer oldugu derleyici-avcilardan farklilikla eskimo avcilari onlarca kilometre kamp yerinden açilir, belirledikleri av bölgesinde bir kaç hafta kalir, yeterince avlandiktan sonra eti kurutup, köpeklerin çektikleri kizaklariyla konak yerine tasirlar. konaklama yerindeki topluluk kimi kez tek aileye kadar inebilir. geçimleri hemen tümüyle denize ve deniz memelilerine baglidir. yakin geçmislerine dek orman ürünlerinden yararlanmayan tek derleyici-avci halk onlardi. sicakligin eksi altmis derecenin altina düstügü ormansiz cografya kosullarinda, gelistirdikleri teknolojinin diger derleyici-avci toplumlarla kiyasliginda belirgin üstünlügü göz kamastiricidir. kimi eskimo toplumlarinda kadinlar ayi ve fok baligi avina katiliyorlar. derleyicilik ve avcilik biçimindeki geleneksel emek bölümü, avcilik içerisine sigismistir. kadinlar avlanma sürecine farkli bir islevle katilirlar; örnegin, sandalla avlanirken kadin sandalin dengelenmesi isini üstlenir, erkek zipkin firlatir. ama avcilik asil olarak erkegin isidir. avciligin hakim geçim yolu olmasinin maddi etkisi kendini erkek nüfusa verilen önemde belli eder. yeni dogmus kiz bebeklerin öldürülmesi eskimolarin yaygin pratikleri olagelmis. erkek nüfusunun daha büyük olmasi eslesme biçimlerine etkir. çok kocali evlilik yaygindir, yanisira çesitli yasamsal zorunluluklar kari degisimini gerektirir. uzun av seferi için karisiyla birlikte yola koyulan erkek karisinin gebe, hasta, yarali olmasi durumunda arkadasindan karisini rica edebilir. ya da uzaktaki anababasini görmek isteyen kadin bir avcidan birlikte gitmeyi isteyebilir. bunun kiskançlik konusu olmasi bir yana, tersine, siki arkadasligin belirtisidir. dahasi bu yolla yardim etmek toplumsal bir görevdir. ama ayni iliski izinsiz kurulacak olursa zina kapsamina girer. zina hirsizlik kabul edilir. beklenecegi gibi çatismalarin temel konusu çocuklari doguran, emziren, büyüten, yiyecegi yenmeye hazirlayan, deriyi tabaklayip giysi üreten, sepet ören kadinlardir: evlilik sonrasinda ve öncesinde çesitli cinsel deneyiml... kelime: eskımolar nasıl yasıyorlardı , eskimolar , eskimolar nil yasiyorlardi , eskimoların hayatı , eskimoların anlatımı eskımolar nasıl yasıyorlardı eskimo, sayisiz toplumun (allivik, copper, netsilik, polar, ıglulik, aleut, chukchi, koryak, cugach, kobuk) obalar biçiminde örgütlenerek kanadadan alaskaya, grönlanddan kuzey asyaya, kuzey kutbun dörtbir yanina yayilmis fiziksel görünüsleri, dilleri, mitolojileri, sanatlari, üretim araçlari ve üretim iliskileri bakimindan büyük benzerlik gösteren toplumlarin genel adidir. kimi eskimo toplumlarin dilinde eskimo terimi melek anlamina yakin düsüyor. her bir eskimo toplumunun kendi iç evriminin getirdigi ve yörelerindeki baska halklardan etkilenmeleriyle edindikleri farklarin disinda genel karakteristikleri çok benzerdir. tarihimizin sadece onbinde birinde sanayilesmis toplumu yasadik yasamaktayiz, ama yüzde 99unda derleyici ve avciydik ve göçebe bir yasam sürüyorduk. eskimolar 12 000 yil öncesine kadar hüküm sürmüs avci-derleyiciligin yakin zamana dek kendini koruyabilmis örneklerinden biridir. ama tüm toplumun sürekli göçer oldugu derleyici-avcilardan farklilikla eskimo avcilari onlarca kilometre kamp yerinden açilir, belirledikleri av bölgesinde bir kaç hafta kalir, yeterince avlandiktan sonra eti kurutup, köpeklerin çektikleri kizaklariyla konak yerine tasirlar. konaklama yerindeki topluluk kimi kez tek aileye kadar inebilir. geçimleri hemen tümüyle denize ve deniz memelilerine baglidir. yakin geçmislerine dek orman ürünlerinden yararlanmayan tek derleyici-avci halk onlardi. sicakligin eksi altmis derecenin altina düstügü ormansiz cografya kosullarinda, gelistirdikleri teknolojinin diger derleyici-avci toplumlarla kiyasliginda belirgin üstünlügü göz kamastiricidir. kimi eskimo toplumlarinda kadinlar ayi ve fok baligi avina katiliyorlar. derleyicilik ve avcilik biçimindeki geleneksel emek bölümü, avcilik içerisine sigismistir. kadinlar avlanma sürecine farkli bir islevle katilirlar; örnegin, sandalla avlanirken kadin sandalin dengelenmesi isini üstlenir, erkek zipkin firlatir. ama avcilik asil olarak erkegin isidir. avciligin hakim geçim yolu olmasinin maddi etkisi kendini erkek nüfusa verilen önemde belli eder. yeni dogmus kiz bebeklerin öldürülmesi eskimolarin yaygin pratikleri olagelmis. erkek nüfusunun daha büyük olmasi eslesme biçimlerine etkir. çok kocali evlilik yaygindir, yanisira çesitli yasamsal zorunluluklar kari degisimini gerektirir. uzun av seferi için karisiyla birlikte yola koyulan erkek karisinin gebe, hasta, yarali olmasi durumunda arkadasindan karisini rica edebilir. ya da uzaktaki anababasini görmek isteyen kadin bir avcidan birlikte gitmeyi isteyebilir. bunun kiskançlik konusu olmasi bir yana, tersine, siki arkadasligin belirtisidir. dahasi bu yolla yardim etmek toplumsal bir görevdir. ama ayni iliski izinsiz kurulacak olursa zina kapsamina girer. zina hirsizlik kabul edilir. beklenecegi gibi çatismalarin temel konusu çocuklari doguran, emziren, büyüten, yiyecegi yenmeye hazirlayan, deriyi tabaklayip giysi üreten, sepet ören kadinlardir
     

Bu Sayfayı Paylaş