Eskişehir'de Sıcak Su Kültürü

'İç Anadolu Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Eskişehir'de Sıcak Su Kültürü konusu Eskişehir'de Sıcak Su Kültürü

    Eskişehir gibi su kentlerinin kendilerine özgü su kültürleri olması son derece olağandır. Hamam geleneği, hamam folkloru da su kültürünün vazgeçilmez parçalarıdır. Pek çok yörede olduğu gibi Eskişehir'de de hamamla ilgili folklorik gelenekler giderek unutulmaktadır. Eskişehir'in yerli ahalisi için hamamlar yalnızca yıkanmaya, temizlenmeye yarayan mekanlar değildir. Hamamlar geçmişte ve kısmen de olsa günümüzde bir sosyal boyut taşırlar. Kent merkezinde yer alan çok sayıdaki hamam eş, dost ve akraba hanımların düğün, kırk uçurma ve benzeri gerekçelerle bir araya geldikleri, kimi zaman müstakbel gelin adaylarının belirlendiği, beğenildiği sosyal mekanlardır.... Gün gelir hamamlar, hanımların eğlendikleri, dinlendikleri bir yer haline geliverir.

    Geleneğin yaşanmakta olduğu 1970'lerin sonlarına kadar sadece düğün ve benzeri gerekçelerle değil; yıkanmak, temizlenmek için bile hamama gitmek bir tören, bir ritüeldi. Hamam için günler öncesinden hazırlıklar başlar, ipekli hamam bohçalarına en az üç parçadan oluşan havlu takımları, gümüş tas, gümüş kakmalı fildişi taraklar, sedef veya gümüş kakmalı nalınlar, en güzel kokulu sabunlar konur... hamamın soyunma bölümünde giyinirken kerevetlerin üzerine sermek için su bezi denilen yaygılar hazırlanırdı.Daha eski zamanlarda bavul kullanılmadığından hamama bohça ile gidilirdi. Bohçalar atlas ve değişik türde ipek kumaştan yapılır; üstü işlemeli olurdu. En az üç parçadan oluştuğu belirtilen havlu takımları sarı veya beyaz sırma işlemeli ya da mahrama adı verilen hesap işli olurdu. Hamama giderken . çoğu kez evlerde dolmalar, börekler hazırlanır veya evin erkekleri öğleye doğru hamama çarşı fırınların¬da pişirilmiş güveç gönderirlerdi.
    Yıkanmaya çıplak gidilmediğinden hamama girerken fıta veya futa adı verilen ipekten yapılmış peştamallarla sarınılır, yıkanma çoğu kez bir defileye dönüşürdü. Eğer ... gelin hamamı gibi bir nedenle hamama gitmek söz konusu ise düğün evi genellikle en popüler hamamlardan birini o gün için kiralardı. Hamama yalnızca düğün evi tarafından çağrılı olanlar giderdi.... hamam takımlarının en güzelleri böylesi günlerde ortaya çıkartılır, en gösterişli giysiler o güne saklanırdı. Hamama gelen kadınlar tüm takılarını takarlardı. Hamama giren ve hamamdan çıkan konuklara yiyecekler, içecekler ikram edilirdi. ... Gelin de en gösterişli peştamalıyla hamama girer, yaşlıların ellerini öper, yaşıtlarıyla kucaklaşır, bekar olanlarına 'darısı senin de başına' temennisinde bulunurdu. Gelin ve genç kızlar hamamda kurna başında türküler, şarkılar söyler ve oynayıp eğlenirlerdi.
    Hamama payton (fayton) veya landon adı verilen bir veya iki atın çektiği mevsime göre açık veya kapalı arabalarla gidilirdi. Bu arabalar ya hamam önünde bekletilir veya çıkış saatinde arabacıların yıkananları gelip almaları tembihlenirdi. Daha sonraki yıllarda faytonların yerini taksiler aldı; ekonomik duruma bağlı olarak hamamdan eve taksiyle dönme alışkanlığı hala sürmektedir. Gelin hamamı dışında bir de loğusa hamamı geleneği vardır. Doğumun kırkıncı gününü takiben doğum yapan kadın, akrabaları ve yeni doğmuş çocuk hamama götürülürdü. Loğusa hamamında cıngıl adı verilen bir ipe dizili anahtar, kilit, delik para gibi nesneler son yıkanma suyunun içine konur, nazara karşı koruması için anne ve çocuğun başından aşağı ..." üç kez "...dökülürdü."
    Doğuma ilişkin sağlık hizmetlerinin yaygın olarak yerel ebeler tarafından verildiği dönemlerde; doğum günü geçen (doğumu gecikmiş) kadınlara"... ebeler hamama gitmelerini ve sıcak havuz içinde oturmalarını önerirdi, doğum günü yaklaştıkça hamama gidilirse doğumun kolay olacağına inanılırdı. ..."
    XX. yüzyılın başlarında (özellikle Sarısungur Suyu kente ulaştırılmadan önce) yerel hamamların yıkanma dışında bir diğer fonksiyonu da çamaşırhane olmalarıydı. Birkaç ailenin bir araya gelmesiyle belli zaman aralıklarında bir hamam kiralanarak uzun süreli birikmiş çamaşır veya benzeri eşyaların yıkanma işlemi gerçekleştirilirdi. Ayrıca söz konusu tarihlerde Yukarı Mahalle Debboy'da, Akarbaşı'nda, Yediler'de üstü kapalı çamaşırhaneler bulunmaktaydı.
    Bir su kenti olan Eskişehir'de şifalı sıcak su kaynakları ve hamamların önemi, tarihsel ve kültürel düzeydedir. Hamam ve sıcak su olgusu türküler, maniler ve deyişlerle kendini kentin tarihine kazımıştır. Bu kentte yaşayanların sıcak su tutkusu, "Eskişehir'in kızı anam der ağlar, hamam der ağlar" deyişiyle ifade edilmiştir.
     

Bu Sayfayı Paylaş