ESKİŞEHİR Ve Çömlekçilik

'İç Anadolu Bölgesi' forumunda ASİ MARDİNLİ tarafından 22 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    ESKİŞEHİR Ve Çömlekçilik konusu ESKİŞEHİR Ve Çömlekçilik Tarihi

    Eskişehir’in Mihalıççık ilçesi Sorkun köyünde kadınlar, Neolitik dönemde uygulanan teknikle çamuru şekillendiriyor, kap-kacak yapıyor ve aynı dönemin yöntemiyle çömleklerini açıkta pişiriyorlar.

    12 Bin Yıllık Sanat Sorkun`da Yaşamaya Devam Ediyor

    Mihalıççık'a 12 km. uzaklıktaki Sorkun köyünde halkın tümü çömlekçilikle uğraşmaktadır. Yüzyıllar öncesinin yöntemlerini kullanmaları dolayısıyla dünyanın her yerinden araştırmalara konu olmaktadırlar.

    Yaklaşık 12 bin yıl önce son buzul çağının bitişiyle iklimde meydana gelen değişim daha ılıman ortamda ya-şayan bitki ve hayvan türlerinin çoğalmasına olanak vermiş, günümüzdekine benzer doğal bir ortam oluşmuştur. Yaklaşık 12 bin yıl önce son buzul çağının bitişiyle iklimde meydana gelen değişim daha ılıman ortamda yaşa-yan bitki ve hayvan türlerinin çoğalmasına olanak vermiş, günümüzdekine benzer doğal bir ortam oluşmuştur.

    Arpa, buğday gibi bitkilerle koyun, keçi ve domuz gibi hayvanların yabani ataları bu ılıman ortamın bitkileri ve hayvanları arasına girmiştir. Bu olumlu değişimin sonucunda insanlık tarihinin ilk büyük dönüşümü olarak kabul edilen Neolitik çağ başlamıştır. Neolitik çağ, insan topluluklarının binlerce yıl boyunca geçimini sağladığı avcılık ve toplayıcılık yerine üretime başlaması yani tarım ve hayvancılığı öğrenmesidir. Neolitik dönem elbette ki dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan değişik insan guruplarınca aynı anda yaşanabilmiş değildir. Elde edilen arkeolojik verilere göre, bu çağın ilk kez Ortadoğu`da ve M.Ö. 9000-7000 yılları arasında uzun bir süreç sonunda gerçekleşmiştir.
    Bu dönemde Anadolu`nun güney kesimlerinin uygun şartlara sahip olması ve sözü edilen bitki ve hayvan türlerinin doğal yaşama alanı olması nedeniyle Neolitik Çağın ilk kez burada başladığı düşünülmekte ve bu düşünce de arkeolojik verilerle sürekli olarak desteklenmektedir.

    İnsan topluluklarının bu dönemde üretime geçmesi bir dizi gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Artık beslenmek için av hayvanlarının peşinde göçetmeye veya tükenen bitkilerin yerine yenilerini aramaya gerek kalmamış, aksine ekilen tohumların yetişmesini, üreyen hayvanların büyümesini uzun süre bir yerde bekleme gereği doğmuştur. Bunun sonucu olarak da insanlar göçebe hayat tarzından yerleşik düzene geçmeye başlamışlar, ilk köy toplumları da böylece yavaş yavaş ortaya çıkmıştır. Güneşte kuruyan çamurun sertleşmesinin öğrenilmesiyle ilk evler, daha sonra da kilin pişirilmesiyle çanak çömlek yapımı gelişmiştir.

    Adına ister 12 bin yıllık sanat, ister gelenek deyiniz, Sündiken Dağlarına yaslanmış, Mihalıççık ilçemizin, Sorkun köyünde de, toprak sanatının tarihi oldukça eskidir. Eskişehir`den Sorkun köyüne gidenler ilk önce, çam kokularını duyarlar. Köy çam ormanları ile ünlü Sündiken dağlarının doruklarındadır. Eskişehir`de ve çevre illerde `Sorkun Köyü` adından söz edildiğinde, hemen herkesin aklına çömlekler ve toprak sanatı gelir. Bu köyde çok az kişi çiftçilik ve hayvancılık yaparak geçimini sağlar. Köyün neredeyse tamamına yakının ekmemeği çömlektendir.

    Belki de, Sorkun`luları toprak sanatına iten nedenlerin başında orman köylüsü olmak ve topraksız olmak gelmiştir. Ekilip, biçilecek toprakları azdır. Ama çömlek yapacak kaliteli topraklar yörede bulunmaktadır. Çömlek yapmak, toprağı işlemek onlara Sorkun`lulara göre kolaydır. Sorkun köyü, Eskişehir`in orman köyleri arasında yer alıyor. Arazileri pek verimli değil. Köyde yaşayanların arazileri çok kısıtlı. Araziler kısıtlı olunca da, toprakta yetişen sebze ve meyveleri sadece kendileri için yetiştiriyorlar. Geçimlerini de toprağı, sanat eserine dönüştürerek, kazanıyorlar.
    Sorkun köyünde, her evin önünde dizili, yığınla çömlekleri görebilirsiniz. Bunlar satışa hazır çömleklerdir. Elbette, toprağın çömleğe dönüşmesi zor ve zahmet isteyen bir süreçtir.

    Sorkun köylüleri, köydeki çömlekçiliğin tarihini, tarih olarak veremiyorlar ama, çömlekçiliğin tarihi sorulduğunda şu yanıtı veriyorlar:" Dedelerimiz bu köye geldiğinde, yaptıkları sanatı da yanlarında getirmişler. Çömlekçilik babadan-oğula, anadan-kıza geçerek günümüze kadar ulaşmış. Bir de Erenköy dediğimiz bir yer var. Burası daha önce Rum köyüymüş. Burada zaman zaman onların yaptığı küpleri ve küplerin parçalarını bulduk. Onlar da bizim gibi çömlekçilik yapıyorlarmış." İşte, belki Sorkun köyündeki çömlekçiliğin tarihi, neolitik çağa kadar uzanıyor.
    Köyün çömlek ustaları, çömlek yapımının kolay olmadığını söylüyorlar ve" Çömleğin çilesi ve emeği çoktur. Bir çömlek, çömlek oluncaya kadar 26 kez insan elinden geçiyor. Geçiyor geçiyor ama, toprak ürünlerin bakırdan da, çinko`dan da, emayeden de, hatta çelikten de sağlıklı olduğuna inanıyoruz" diyorlar.
    Artık, köyde `kızıl` toprak adı verilen çömlek yapımında kullanılan toprak kolay bulunmuyor. Köyün çömlek ustaları kızıl toprağı bulmak için yoğun çaba harcadıklarını belirterek," kızıl renkteki toprağın yanına amyot madeninin yağlı kısmını da karıştırıyoruz. Bereket bu madende köyde var" şeklinde konuşuyorlar. Çömlek ustası Ali Demirtaş, " Çömlek toprağı ilk çıktığında `cıvık` bir şekilde oluyor. Güneşte toprağı kurutmaya başlıyoruz. Kuruduktan sonra kazanlarda eritiyoruz. Amyot madeninin yağlı kısmı ile karıştırıp çamur elde ediyoruz. Ama bu karışımı hazırlamak çok önemli. Biri az, biri çok olursa, çömlekler yakılmaya başladığında gürültülü bir şekilde patlar" şeklinde konuştu.


    KADIN ELİ DEĞMEDEN OLMAZ

    Sorkun köyünde çömleğin elle şekillenmesini ise köyün kadınları yapıyor. Erkekler daha çok, toprağı çıkarmak ve çömleklerin yakılması sırasında çalışıyor. Çömleğin yapılması için önce `halka` tutuluyor. `Dip` yazılıyor. Önce `karınlama` (Şekil verme) işlemi yapılıyor. Daha sonra ağızlık (çömleğin kenar kısmı) tamamlanıyor. Bu işlemlerin ardından çömlekler kurumaya bırakılıyor. Çömlekler kuruduktan sonra kalın olması için `ıslama` yapılıyor. Daha sonra da `kazıma` evresi gerçekleştiriliyor. Çömlekler şekillendikten sonra bu kez sıra `sır` işlemine geliyor, yani cilalama...
    Çömlek tamamda, çömleğin kapakları nasıl yapı-lıyor? Sorusu akla gelebi-lir. Bütün köy çömlek yapı-yor ama, köyde sadece iki aile çömleğin kapağını ya-parak, sanatı tamamlı-yor...

    RÜZGÂR KÖYDE ÇÖMLEKÇİLİK YAPILIDIĞINI BİLİYOR

    Çömlekler ve kapaklar evdeki atölyelerde yapılıyor. Çömlekleri pişirme işi ise sadece köyün rüzgâr alan bir tepesinde yapılıyor. Köyün rüzgâr alan te-pesi, köyün ortak arazisi... Rüzgâr olmadan çömlekler pişirilemiyor. Rüzgârlı tepede, önce çömlekler usulüne uygun diziliyor. Eğer, çömlekler pişirilmek üzerine, usulüne uygun dizilmezse, çömleklerin işi başka, dışı başka renk alıyor. Her şey usulüne uygun yapıldığında, biraz para cebe giriyor.

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş