Esenkale Köyü Ünye Ordu

'Ordu Tanıtımı' forumunda KaRDeLeN tarafından 17 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Esenkale Köyü Ünye Ordu konusu Ordu Köyleri - Ünye Esenkale Köyü - Esenkale Köyü Hakkında - Esenkale Köyü Tanıtımı - Esenkale Köyü Resimleri


    Esenkale, Ordu ilinin Ünye ilçesine bağlı bir köydür.

    Tarihi

    Köyümüz, 1994 yılında Kaledibi köyünden ayrılarak kurulmuştur. Esenkale, adını muhtarlığımız içerisinde bulunan doğal kaleden almaktadır.

    Kültür

    1. Yemekler

    Köyümüzde sebze ve yabani ot ağırlıklı yemek kültürü hakimdir:

    Pancar(kara lahana) çorbası
    Pancar sarması
    Bölceli (barbunyalı)pancar
    Kepirli (mısır çekintili) pancar
    Mendek (madımak) kavurması
    Bölceli (barbunyalı) höngül (şalgam)
    Pancar çorbası
    Kabuklu bölce (fırın fasulyesi)
    Üzüm yaprağı sarması
    Fasülye yaprağı sarması
    Turşu dingili (fasulye turşusu, haşlanmış barbunya ve mısır unuyla yapılır)
    Hoşran boranası (boranisi) ve kavurması
    Nivik kavurması
    Kaldirik kavurması, kızartması ve turşusu
    Sakarca (köklüce) çorbası ve kızartması
    Tirmit (mantar)kavurması ve kızartması
    Bezelye kızartması
    Münferit turşu kavurmaları

    Sebze ve ot yemeklerine ek olarak; keşkek, gürcü kavurması (baharatlı etyemeği), mısır çorbası gibi yemekleri vardır.

    2. Düğün Gelenekleri

    Köyde 10-15 yıl öncesine kadar düğünler; genel olarak şeker ile okunulurken (davet edilirken) son yıllarda şeker geleneği ortadan kaldırılıp, davetiye ile okunmaktadır. Ayrıca yakın akrabalar düğünlere gömlek, etek vb. kıyafetlerle davet edilir. Düğünler ailelerin dinî yaşam tarzına göre içkili ya da içkisiz, saz ya da müzik seti eşliğinde oynananarak düzenlenmektedir.

    Halkın ekonomik gelirinin yükselmesi ile düğünler daha görkemli düzenlenirken; düğün tören süresi eskine göre daha kısadır. 10-15 yıl öncesine kadar düğünlerden sonra Pazartesi günleri damat evinde "duvak"; onun iki ya da üç gün sonrasında kız evinde "yumurta yeme"; bir kaç gün sonrasında damat evinde "ana kavumu" gelenekleri varken bugün bu geleneklere son verilmiştir.

    Ağustos ayı köyün en canlı ve hareketli geçtiği aydır. Ağustos ayında fındık toplamak için köyde bulanan halk her akşam başka bir komşu evinde toplanarak, dostluk ve akrabalık ilişkilerini canlı tutmaya/tazelemeye çalışır.

    3. Batıl İnançlar

    Halk, köy sınırları içerisinde bulunan iki kaynak suyunun şifalı olduğuna inanır. "Gelin Suyu" adını verdikleri suyun beden ağrılarını; "Köpek Kayası" adını verdikleri kayadan çıkan suyun da sakatları iyileştirdiğine inanmaktadırlar. 20 Mayıs tarihinde civar köylerden kadınlar "Gelin Suyu"na gelip banyo yaparak şifa bulmayı ummaktadırlar.

    4. Eğitim

    Köyümüz sınırları içerisinde okul yoktur. öğrenciler taşımalı sistemle Ünye'ye gitmektedirler. Son on/on beş yıl içerisinde köyümüz halkının eğitim seviyesi çok yükselmiş, gelir düzeyi artmıştır. 1996 yılında köyümüzde o güne kadar üniversite eğitimi alan kişi sayısı 10'u geçmezken bu sayı bugün 50'yi bulmuştur.

    5. Esenkale ve Civar Köylere Özel Kelime, Deyim ve İfadeler

    Abu: abla Abrul: nisan Abrul beşi: köylü hesabıyla (13 gün sonra) nisan ayının beşi (şu anki Nisan’ın on sekizine) rastlayan fırtına günü Aceske: diz altına kadar uzanan çizme Acımuk: acı tada çalan; yabani bir ot Acuk: azıcık Adref: etraf Aga: erkek kardeş Aha: işte orada Ahrinda: en sonunda, nihayet Aksi: yaramaz Alaf: kurumuş mısır sapı Alarmak: kızarmak, meyvenin kızarması Algun: lağım çukuru Andır: kötü değersiz eşya ya da yaramaz Zaralı kişi anlamında söylenmektedir Andır kalmak: ölmek, kahrolmak Andır kalasıca: kahrolasıca Ânalamak: eşek ve benzeri hayvanların sırtlarını kaşımak için yerde yuvarlanmaları ve bağırmaları Anov: bir kişiyi kızdırmak için söylenen söz. Örnek: Anov saa ne dedi. Ben o lafı yemezdim. Aşlu Hurma (Aşılı Hurma): Literatürde “Trabzon Hurması” olarak adlandırılan çekirdeksiz, tatlı ve iri meyve Avkum: iki elle bir avuç miktarı Avu: zehir; yaprakları kış aylarında da dökülmeyen, nisan ayında pembe ve güzel kokulu çiçek açan bir tür bitki Avkuru: yatay Ayikma/ayikmak: bir durumu sonradan fark etmek, gafletten kurtulmak

    Bacı: kız kardeş Badal: merdiven Bahça: bahçe (Fındık) bahçalama: fındık ağaçlarının kökleri etrafında büyüyen ışkın (yöresel dilde şıfka)ların bıçkı (dişli bıçak) ile temizlenmesi Bakraç: bakırdan yapılmış su, yoğurt ve ayran ve yemek taşımaya yarayan kova Balcan: patlıcan Başak: fındık bahçelerini sahibi topladıktan sonra arta kalan fındıklar Becene/bezene: bezelye Bıçkı: dişli bıçak Bıldır: geçen yıl Bitlenme: pörsüme, eprime Bostan: salatalık Boyna: sürekli Böcük: böcek Böğürmek: hayvanların özellikle sığırların inlemesi Bölce: fasulye Böön: bugün Buymak: çok üşümek

    Cember: yemeni Cıppan: alkış Cıscıbıl(dak): Çırılçıplak Cızık: çizgi Cilim (toprak): Çok yapışkan toprak Cücük: civciv

    Çangal: Fasulyelerin sarması için toprağa çakılan ağaç Çekiş(me/mek): Sözlü ve çetin kavga Çenesi kilitlenesice: ölesice Çımuk: çamurlu Çimmek: banyo yapmak, yüzmek Çotanak: Bir kaç fındıktan oluşan fındık demeti Çökelik: lor peynir Çul: Çuvalların dikilmesiyle yapılan örtü, tente Çumak: dal parçası,deynek Çürük ayı: Temmuz ve Ağustos ayları için kullanılır; bu aylarda yılan, kertenkele gibi hayvanların toprakta duramayıp ağaçlarda yaşadıklarına inanılır. Ağaca çıkanlar bu hususta uyarılır.

    Darı: Mısır Darlanmak/daralmak: sıkılmak bunalmak Davun ye: Zıkkım ye, öl anlamlarına gelen bir tür beddua Davun çıkasıca: devası bulunmaz bir hastalığa yakalanasıca anlamına gelen beddua Dekmük: Tekme. Demi: Değimli Dene: tane Depük: kurumuş olan Depüklük: odun, kabuk saklanan yer Deydaha: işte orada Deynek: el sopası Dırdır etmek: gevezelik yapmak Diğmen: değirmen Dingil: lahana ve piriçnten yapılan keşkek kıvamında bir yemek çesidi Divan: karyola Dipek: mısır tanelerini dövüp çorba yapmaya, elmaları dövüp pekmez yapmaya yarayan taştan oyulmuş eşya Dolama: parmağın iltihaplanıp şişmesi Don: Kilot Döşşek: Yer yatağı Düve: Yetişkin dişi sığır

    Eğcek: yün bükmede kullanılan ağaçtan alet Elleme/elemline: sanırım, tahminimce Ellik: Eldiven Emice/emmi: amca Endelek (yılan): engerek (yılan) Entere: elbise Erinsek: üşengeç Esahtan/esastan: gerçekten. Eteklik: etek Evmek: acele etmek Eylenmek: oyalanmak

    Fasile:fasülye Ferik: büyükçe civciv Fıraktı/fıraktu: tel yerine tahta ve odunlar kullanılarak yapılan bahçe bölmeleri, çit Fırınkurusu: fırındaki ateşte uğdurulup güneşte kurutulan fasulye Fiske: şamar Folluk: tavuk yatağı Fosul/hosul: fırına atılmış meyve


    Gaş: kaş, yamaç Galdirik: kavurması ya da turşusu yapılan yabani bir bitki Gapcuk: kapçık (fındık şeffaf kabuğu) Garer: karar Gazal: ağacın kuru yaprağı Geçek: geçilen yer (özellikle fırkatı ya da tellerle yapılan bahçe bölmelerinin önüne yapılır) Gelberi: tahta tırmık Gero: fındık dallarını çekmeye yarayan ucu eğri ağaçtan yapılma nesne Gıdık: küçük sepet Gıran: kır, güneşe dönük alanlar, tarlalar Gırkmak: kırpmak kesmek Gıymık: odundan çıkan küçük parça Girebi: küçük balta Gocuk: palto Golan: genelde elde dokunan yük taşımaya yarayan ip Gopca: düğme Goruk: içi fındık kurdu tarafından yenmiş fındık Gozak: olgunlaşmamış meyve Göden: kurbağa Göğ: ham, olgunlaşmamış Gökgöcemeni: yeşilkertenkele Göynümek: meyvenin içinin yumuşaması Guşlastiği: sapan Guşluk vakti: öğleye öncesi Guzine: ekmek pişirmek için gözü (fırını) de olan bir tür soba Gübür: toz Gücük ayı: şubat ayı Gülk: civcivli tavuk Günnükçü/günlükçü: yevmiyeci Gürcü kavurması: kuşbaşı etlerle, kavrulmuş mısır unuyla ve bol baharatla yapılan yemek. Esenkale ve civar köylerin düğünlerinin vazgeçilmez yemeğidir

    Hambar: ambar, kiler Havuz: ineğin doğumdan sonraki ilk sütü Haşimdi: şimdi şu anda. Habura: burası Haçan: ne çabuk Haset: kıskanç, fesat Hark: ark Hemi: öylemi Hemşüre: hemşire, kız kardeş Hey: yük taşımaya yarayan küfe Hoşuran: mısırların arasında büyüyen boranisi ve kavurması yapılan bir bitki Hors: hava, caka, kibir Horslanmak: havalanmak, kibirlenmek Hoşuran: Mısırların arasında biten, kavurması ve borana (borani)sı yapılan ot Höngül: bazı köylerde şalgam olarak da adlandırılan, yemeği ve turşusu yapılan bir bitki

    Ikbala: ikbale, şansa Irgalamak: sallamak Işkın: ağaç kökünden çıkan filiz

    İbrik: bakır ve alüminyumdan yapılan su kabı Îce: büyük anne İlenme: lanet okuma İlistir: bakır elek İmeci: İmece, yardımlaşma İmık: ılık İskele: tahta merdiven

    Keşik: imece usulsü sıra Kelek: eskimiş Kelem pancar: beyaz lahana Kemre: hayvan gübresi Kesmük: elma, armut ve mısırın yenildikten sonra kalan kısmı Kesük: çökelek, lor peynir Kevük: kuru pancar (karalâhana) ya da mısır sapları Kıymık: ince odun parçası Kirman: ip Eğirme aracı Kiraz ayı: haziran ayı Kirmit: yabani mantar Kozak: olgunlaşmamış meyve ve kuru yemiş Kösele (taşı): yuvarlak, demirle döndürülüp su ile ıslatılan kesici alet bileme taşı Köz: ateşin koru Kürüz: genellikle kırsal alanlarda bahçe ve tarla kıyılarında bulunan dikenli yabani ot topluluğu Kütmek/tekiç: küçük tahta tabure

    Löş: çok ıslak

    Mal: büyük baş hayvan; aptal, salak Mada: iştah Mahna: bahane, mazeret, neden Maksusdan: yalancıktan Melücan: taze diken ucu (kavurması yapılır) Mıkır: cimri Mızmızlanmak: nazlanmak Mil: tığ Mudara: zayıfça tutturulmuş sağlam olmayan Mudara etmemek: eyvallahı olmamak, yalvarmamak Mudarram mı var: eyvallahım yok Mükkem: sağlam

    Nalcı/Sepetçi: Alevi kökenli halk nalcılık ve sepet örme işleri yaptığı için Sünni halk onlardan bu adlarla söz eder Nivik: Bazı köylerde “nivrik” olarak da telaffuz edilen kavurması yapılan yabani ot Nezük: taze

    Okarı: yukarı

    Öylen: Öğlen Öğsek: sığır, eşek ya da atların cinsel ilişki ihtiyacı hissetmesi

    Palaz: yuvarlak bir fındık türü Pancar: Karalâhana Patoz: fındıkları çotanaklarından ayrıma işlemini yapan motorlu alet Pers düşmek: çok yorulmak Peşkir: havlu Perzü: pazı bitki Pıtık: misket Puar: su gözü, pınar Pinek: kümes Pıtık: misket Pürçek: mısırın saça benzer kısmı Pontul: pantolon

    Sağan: bakır tabak Sakarca: Bazı köylerde “köklüce” olarak da bilinen sarımsaksı kökleri olan, bahar mevsiminin ilk aylarında çiçek açan bitki. Çorbası ve yumurtalı kızartması yapılır. Sallancak: salıncak Sap: mısırın gövde kısmı Savruk: savurgan Seğirtmek: zıplayıp koşmak Siğitmek: koşmak Sele: içine çamaşır konulan sepet Sıçan: büyük fare Sıfat: yüz, çehre Sırgan: ısırgan Sırtarmak: sırıtmak Soyka koyduğum, soykası batasıca: öfke anında söylenen bir söz Sülük: salyangoz Süzme: Suyu alınmış yoğurt Sini: bakır sofra

    Şalak: içi geçmiş salatalık Şer: yaramaz Şıfka: ışkın (küçük bitkiler)

    Tam: ahır Tekiç/kütmek: küçük tahta tabure Teneşüre giresice: ölesice Terek: mutfak dolabı ya da rafları Tevek: fasulye ve kabağın büyüyen yeşil uzantısı Teyin: çok hızlı hareket edebilen bir hayvan türü Tıfıl: ufak, minik Toprağa gelesice: ölesice, toprak olasıca Tosun: Yetişkin erkek sığır Töngel: bir muşmula türü Turşu dingili: fasulye turşusu, haşlanmış barbunyalı ve mısır unlu yemek Tutak: sıcak nesneleri tutmaya yarayan bez

    Ula: bir hayret sesleniş nidası Usulca: yavaşça

    Üvez: büyük sinek

    Variyet: varlık Veran kalasıca: viran olasıca

    Yal: inek yemeği Yarmalık: mısırın ince kırılması Yallık: hayvan yiyeceği Yama: yokuş, sarp Yantiri: yan yürüyen Yayuk: İçine yoğurt koyulup ayranın yapıldığı tahtadan ya da elektrikli alet Yavan: sade veya tuzsuz Yiti: ekşi Yeygi: yaz mevsiminde özellikle mısırların arasından sökülen yeşil otlar, hayvan yiyeceği Yeykin: kızılağaç Yonga: odun parçası Yitme: kaybolma Yeğnik: hafif Yelmendürük: tatsız, yavan (yemekler için kullanılır) Yunmak: temizlenmek

    Zahra: değirmene götürülen mısır çuvalı Zabatçak: sabahleyin Zati beri: zaten eskiden itibaren Zıkkımın kökü: beddua Zıllıyasıca: acı çekecesice Zorunan: zoraki
    Yazan: Alattin Güneş

    Coğrafya

    Köyümüz Ordu iline 60 km, Ünye ilçesine 17 km uzaklıktadır. Köyümüzün coğrafî olarak en belirgin özellliği, doğal kaleye sahip oluşudur. Karadeniz iklimi yaşanan köyümüzde yeşilin bin bir tonuna, bir çok bitki ve hayvan çeşidine rastlanır. Daha çok büyük baş hayvancılığın yapıldığı köyümüzde çok az da olsa küçük baş hayvancılık, kümes hayvancılığı ve arıcılık da yapılmaktadır. Köy arazisinin yaklaşık yüzde on beşi ormanlık alanlardan oluşmakta, yüzde yetmişi fındık bahçesi, yüzde on beşi de mısır tarlası olarak kullanılmaktadır. Ormanlık alanlarda çoğunlukla kestane, meşe, gürgen, yeykin (kızıl ağaç), pelit ağaçları bulunmaktadır. Köyümüzde incir, üzüm, hurma, elma, töngel, armut, ayva ve ceviz; fasülye, bezelye, ıspanak, kara lahana, domates, salatalık, biber ve patlıcan yetiştirilmektedir. Engebeli yapıya sahip olan köyümüzde dört tane derecik ve bir dere bulunmaktadır. Köyümüzün komşu köyleri; Şenyurt,Kaledibi ve Gölcüğez'dir. Köyümüzün nüfusu civar köylere göre azdır. Aşırı göç de nüfusun azalmasında en büyük etkendir. Köyümüzden yurt dışına ilk göç Almanya ve Hollanda'yadır. Son on yıldır Japonya'ya da işçi olarak çalışmaya gidenler vardır. Köyümüz halkından Ünye ve Fatsa şehir merkezinde ikamet edenler ürün yetiştirme dönemlerinde köye gelip gitmektedirler. İstanbul'a göç edenlerin büyük çoğunluğu da Ağustos ayında fındık toplamak ve tatil yapmak amacıyla köyde ikamet etmektedirler.

    İklim

    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 164
    1997 237

    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Uzun yıllar köyümüzün ticarî ürünü fındık ve mısır iken, son zamanlarda ticari ürün olarak kivi yetiştiştirilmeye de başlanmıştır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Köy Muhtarı: Mehmet SOBİ

    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Telefon: 3247099

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    2009 - Mehmet Sobi (Mustafa oğlu)
    2004 - Mehmet Sobi (İbrahim oğlu)
    1999 - Mehmet Sobi (İbrahim oğlu)
    1995 - Mehmet Sobi (İbrahim oğlu)

    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu yoktur fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol [asvat yokdurköyde elektrik ve sabit telefon vardır esen kale köyü tarihi kalesi vardır ama yolu yokdur kalenin onarıma ve bakıma ihdiyacı vardır yetkililerin bu konudu bilgisine arz olunur elektirik tirekleri agaç olup eyri büyrü insanların üzerine düşecek arz olunurt turusdik olan kalemize devlet millet elele sahip çıkalım saygılarımla yusuf şişman

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net

    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş