Erik ağacının altında

'Şiirler' forumunda GizLi_ÖzNe tarafından 22 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Erik ağacının altında konusu Bir kent neyi anlatır
    kanat çırpışlarıyla gelir
    bilmediğin bir yaşama doğarsın
    kuytularda
    kimsesizliğin tarihi yazılır

    kimbilir
    hangi sancının kıyısında
    çağırır seni toprak

    kimi kentler meyveleri anımsatır
    Malatya denince
    yemeye hazır
    bir tabak kayısı.
    İsmet'in muzip gülüşüyle canlanır

    Kayseri
    çocukluk anılarımla gelir
    üzüm bağları
    kayısı ağaçları
    mayhoş elmalar arasında
    dedemin sevecen yüzü

    Antakya
    arkadaşlığın kalesidir
    Müslüm Cuma Zübeyde
    yağmurlu akşamlarla gelir

    Ankara'da bir kadın
    kardeşim
    gelinliğini kıracak
    tırnaklarını ekmek parasına batırdı

    kimi kentler
    depremlerle kazınır evrene...

    yer sarsılıyor
    tutunacak ne bir dal
    ne kaçacak
    bir başka gezegen

    uyandı
    dağ taş uyandı
    ayağını bastığın toprak
    konuşuyor dalgalarla

    çığlıklar sustu

    sessizlik
    derin
    ağır
    sessizlik korkunç

    sessizlik gebe

    Ulucanlar...
    hapisaneler örter kimi kentleri
    Gebze...
    gökyüzü demir halkalarla
    güneşi parçalar
    Ümraniye...
    ağır ağır kanar
    bulutlarda yağmur damlası

    kepçelerle
    tarihin belleğine çizilen
    bir fotoğrafa dönüştü Burdur

    kepçelerle avlandı bir kol
    gövdesinden ayrıldı
    Isparta'da
    bir köpeğin ağzında
    koparılmış bir kol
    donar bilinçte
    çatlak kafatası
    çivilenmiş dizler
    morarmış gövdelerle

    bir sancı
    güneşe
    aya
    toprağa yayılmış
    Sivas'tan Burdur'a
    ağıt yakar analar

    söyleyin
    nasıl dayanmalı bu acıya
    biz bu kentlerde doğduk
    inildemelerle
    bir başka gökyüzüne
    oğullar
    kızlar doğurduk

    aşkı yitirdik
    yağmurun alnında
    yas türküleri söyleniyor
    damla damla yaşama biriken
    ezgilerle avunuyorum

    yitirdik
    yitirdik aşkı

    sessizliğin dili yok
    beklemek
    umarsız bir çığlığın
    susmasını dilemektir
    dileyişlerin
    sokağa açılan penceresi yok

    üzünçlerimi biriktirdim
    yas tutacağım
    türkülerle
    şiirlerle
    bedenimle yas tutacağım

    ötelerde
    bir başka gökyüzü
    bereketli yağmurlara gebe
     

Bu Sayfayı Paylaş