Ergenlikte karşı cins ile ilişkiler Hakkında Bilgi

'Genel Sağlık' forumunda UquR tarafından 15 Şubat 2009 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ergenlikte karşı cins ile ilişkiler Hakkında Bilgi konusu "3 yaşından küçük çocuklar yalnız kendileriyle ilgilenirler. Okul öncesi çağda yani 3 yaş dolaylarında kız erkek karışık oynarlar. Ancak daha sonra toplu oyunlarında ve evcilik oyunlarında kızlar anne, erkekler de baba rolü oynamayı yeğlerler. İstedikleri rolü oynayamazlarsa küserler, ya da mızıkçılık ederler...


    Giderek erkek çocuklar kümeleşir, bir arada oynamaya başlarlar. Kız çocuklarını ya gönülsüz olarak aralarına alırlar, ya da erkek arkadaş bulamayınca kızlarla oynamaya razı olurlar. Bu ayrı kümeleşme ilkokulda iyice belirginleşir. İlkokulun son yıllarında erkek ve kızlar birbirlerine karşıt kümelerde yer alırlar. Bir arada oynayamadıkları gibi birbirine takılır, birbirini küçümser, alay ederler. Erkek çocuklar kız çocukların kızdırmaktan, vurup kaçmaktan, çantalarını düşürmekten zevk alırlar.

    12 yaşından sonra bu karşıtlık kaybolmaya başlar. Erken gelişen kızlarda, erkek çocuklara yakınlaşma, onların ilgisini çekme, beğenisini kazanma eğilimi ortaya çıkar. Bunu yaşadıkları toplumun özelliğine göre ya uzaktan ya da daha yakından ilişkiye girerek yaparlar. Ergen erkekler ise 14 yaşından başlayarak kızlara açıkça ilgi duyduklarını belli ederler. Lise yıllarında ise kızlı erkekli birlikte gezme, kümeleşme, daha sonra da ilgili arkadaşlıklar, flörtler başlar.

    Genç giyimine, kuşamına özen göstermeye, kızlarla şakalaşmaya, takılmaya başlar. Soytarılık yaparak, fıkra anlatarak güldürerek kızların ilgisini çekmeye çalışır. Kızlarsa kendi aralarında oğlanları çekiştirir, fısıldaşır, gülüşürler ya da kendilerini naza çekerler. Mektuplaşmalar, uzaktan bakışmalar olur. Genç ergen gülümseyen her kızın kendine tutulduğunu sanır. Arkadaşlarına bundan övünerek söz eder. Kısa buluşmalar, el ele tutuşmalar, ballandıra ballandıra anlatılır. Arkadaşları, "Anlat, sonra ne oldu?" dedikçe genç öyküsünü yer yer uydurmalara kaçarak süslemeye başlar. Kimi genç ise kızlara yaklaşamaz, sıkılır, konuşamaz, kekeler. Ergenlik çağında bir kıza nasıl yaklaşacağını, nasıl konuşup arkadaşlık kuracağını bilememek en yaygın sorundur. Kızlar da erkeklere ilgi duyarlar, ama geleneğin etkisiyle ilgilerini açığa vuramazlar. İlgileri belli olacak diye korkarlar. Kendi aralarında sırnaşık erkeklerden söz ederler. "Ahmet var ya, Hani şu yakışıklı çocuk, işte o benimle çıkmak istedi, reddettim!" diye övünürler. Genç kız ancak içli dışlı arkadaşlarına şu veya bu çocuğu beğendiğini açıklar. Arkadaşı bu sırrı çevreye yayarsa büyük tepki gösterir. Adı çıkmış, namusu elden gitmiş gibi üzüntüye kapılır.

    Son yıllarda özellikle büyük kentlerde kız erkek arkadaşlığına kötü gözle bakılmadığı, daha hoş görüyle karşılandığı bir gerçek. Özellikle kızlı erkekli kümeler içinde birlikte eğlenme ve gezme olağan görülmektedir. Ülkemizin büyük kentlerinde, kimi zengin kentlerde, kızlar Amerikan toplumundaki kızların özgür tutumunu takınmaya başlamışlardır.

    Ülkemizde üniversite gençliği arasında kız erkek arkadaşlığı %50'nin altında kalmaktadır. Amerikan toplumunda bir kızın birçok erkekle çıktıktan sonra bir eşte karar kılması çok olağan sayılır. Anneler bir tek erkek arkadaşla gezen kızlarını uyarır, birçok erkek tanımadan birine bağlanırsa yanlış bir evlilik yapacağını düşünürler. Bizim toplumumuzda ise yetişkin kızların ancak evlenmeyi düşündüğü erkekle gezmesine izin verilir. Kentlerimizde kız erkek arkadaşlığı göründüğü kadar serbest ve açıktan onaylanan bir ilişki biçimi değildir. Kızların çoğul bir erkek arkadaşıyla parkta dolaşmaya bile gizli yapmak zorunda kalabilir

    Ergenlikte Arkadaşlık, Kız-Erkek Ve Akran İlişkileri

    Arkadaşlık erken çocuklukta başlayıp gelişen bir ilişkidir. İlkokul yıllarında arkadaş edinemeyen bir gencin ergenlikte birden arkadaş topluluğuna karışması olanaklı değildir. Arkadaşlık yüzme gibi ne kadar erken başlarsa o denli kolay gelişen bir yetenektir. En sağlıklı bir ailenin bile çocuğa veremeyeceği tek şey arkadaşlıktır.

    Puberte ile birlikte anne-babadan duygusal bir uzaklaşma ve giderek akran gruplarıyla daha çok zaman geçirme eğilimi belirir. Orta ergenlikte akran ilişkileri güçlenmiş, ebeveynlere bağımlılık azalmış, grup arkadaşları ana-babanın yerini almıştır. Toplumsallaşma ve bu gruptaki yoğun akran etkileşimi sonucu, varolan kültürel değerler sorgulanır, yeni değerler geliştirilir ve çoğu kez bir "alt-kültür" oluşturulur. Davranışlar üzerinde "grup baskısının" etkisi büyüktür ve kişiye bir kimlik (ait olma duygusu) sağlar. Giyimleri, davranış ve düşünceleriyle yetişkinlerden farklılaşmaya çabalarlar, kendi aralarında yeni özdeşimler kurulur. Akran grupları bir yandan güvenlik ve ait olma duygusu verirken, öte yandan hem kendi aralarında, hem de diğer grup veya yetişkinlerle yarışma ortamı yaratır. Acı verici olayların ve duyguların grupta paylaşımı streslere karşı önemli bir "başa çıkma aracı" olur.

    Ergenlik döneminde arkadaşlıklar farklı bir anlam taşır ve ergenler gerek çocuklardan gerek erişkinlerden daha kolay arkadaş edinirler. Yaşamın hiçbir döneminde ergenlik dönemindeki kadar yakın arkadaşlıklar kurulmaz ve gençler birbirlerinin gizli duygularını diğer dönemlerde görülmeyecek biçimde paylaşırlar. Ön ergenlik döneminde arkadaşlıklar artan bir süreklilikle sürerken, ergenlik ortasında ve sonunda (erişkin dönemine geçişte) ilginin farklılaşmaya başlaması nedeniyle uzun ömürlü değildir.

    Dönemin başında gruplar aynı cinstendir. Ergenlik çağında bir kıza nasıl yaklaşılacağını, nasıl konuşup arkadaşlık kuracağını bilmemek erkeklerde en yaygın sorundur. Kızlar da erkeklere ilgi duyarlar, ama geleneğin ve toplumun etkisi ile ilgilerini açığa vurmazlar. Ergenin olumlu ya da olumsuz kişilik kazanmasında en önemli etmenlerden biri, kurduğu arkadaşlıkların ve içinde bulunduğu arkadaş gruplarının nitelikleridir. Arkadaşlık görüntüsü açısından, kız ergenlerin erkeklere oranla ilişkileri daha derin, bağımlı ve kıskanç nitelikte bulunmuştur. Erkek ergenlerin ise daha çok sayıda arkadaşları olduğu, ancak bu arkadaşların daha yüzeysel olduğu belirtilmiştir. Bazı kültürlerde erkek ergenlerin birbirlerine sevgilerini belirtmeleri uygunsuz karşılanırken, kız ergenlerin bu tür davranışları olağan kabul edilmektedir.

    Ergenlik dönemin başında arkadaş grupları 1-2 kişiden oluşurken ve daha çok sırdaş arkadaş niteliği taşırken, dönem ortalarında arkadaş sayısında artma olmaktadır. Sayınn artması yanında grubun yapısal niteliğinde de değişiklikler görülmeye başlamıştır. Kız- Erkek arkadaşlığı, ergenlik döneminin başlaması ile birlikte, çocukluk arkadaşlığından farklı bir boyuta ulaşmaktadır. Daha sonra, yaptıklarını birlikte yapan ve her iki cinsin oluşturduğu büyük gruplar haline dönüşür. Genellikle grubun yapısı informal dir (senli benli). Ergenlik sonunda artan çiftleşme (özel arkadaşlık) sonucu birbirine gevşek bağlanmış çiftler grubu halini alır.
     

Bu Sayfayı Paylaş