Erdem Ulus Kimdir - Erdem Ulus Biyografisi

'Biyografi & Otobiyografi' forumunda SeLeN tarafından 1 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Erdem Ulus Kimdir - Erdem Ulus Biyografisi konusu Erdem Ulus Kimdir - Erdem Ulus Hakkında - Erdem Ulus Resimleri - Erdem Ulus Beşiktaş Yazıları - Erdem Ulus



    Erdem Ulus - Beşiktaş Köşe Yazarı , Spor Gazeteci , Tv sunucusu , BJK Tv Yayın Yönetmeni

    1980 Bartın Doğumlu . evli , Bir çocuk Sahibi.


    [​IMG]

    Beşiktaşlı Olma Hikayesi ;

    Babam bir Galatasaray taraftarıydı. Rahmetli dedem de sağlam bir Beşiktaşlı. Babam her maçı izleyen galibiyete sevinen, mağlubiyete üzülen klasik bir taraftar gibiydi. Tabi beni de kendi takımına zorlar tavırlar sergilerdi ama dedem çok başkaydı. Hiç maç izlemezdi. Hatta futboldan nefret ederdi. Ama onun hayata bakışı Beşiktaş’lılıktı. BEŞİKTAŞLIYIM DEMEKTEN ONUR DUYARDI. Onun o tavırları beni çok etkilerdi. Beşiktaş’ın kazandığı bir derbi sonrası; dedemle yolda yürürken sevinir, eve geldiğimizde ağabeyim üzülmesin diye üzülmüş gibi yapardık. Bunu bana dedem öğretmişti. Sevinmem gereken bir şeye, bir sevdiğimi üzmemek için üzülmüş gibi yapmak. Bana göre hayatın gerçeği idi.

    Babam çok uzun süre uğraştı takımımı değiştirmek için. Bana bir forma aldı. İnanılmazdı. Tıpkı Galatasaraylı futbolcuların üzerindeki gibi. O formayı gören tüm mahalle neredeyse Galatasaraylı olmuşken, benim adıma bir şeyler yolunda gitmiyordu. Ve bir mahalle maçında olay koptu. Sanırım 9 yaşındaydım. Mahalle arkadaşım Sadık’ın üzerinde pazardan alınmış bir Beşiktaş forması vardı, çubuklu forma. Bildiğimiz çubuklulardan değil, bildiğin beyaz yünün üzerine kalın siyah şeritler (veya tam tersi) sırtında 11 yazıyordu…

    O zamanlar hep özendiğimiz futbolcuları taklit ederdik. Ben Sadığa bir teklifte bulundum. Maçtan sonra şakasına futbolcular gibi formaları değiştirelim dedim. Gülerek bana tamam dedi. Sadece forma ikimizde vardı. Maç bitti; etraftakilerin tuhaf bakışları altında, ben formayı Sadık’a verdim Sadık’da bana. Ve ben sonra oradan kaçtım. Daha doğrusu Beşiktaş formasını kaçırdım. Akşam Sadık annesi ile ağlayarak kapıya dayandı. Ve ben formayı yatağımın içinden çıkararak vermek zorunda kaldım (sadık’ın babası kapıcıydı- annesi de temizliğe gider eve katkı sağlardı). Durumları pek iyi değildi yani, ama ikimizde pahalı formayı beğenmeyip pazar yerinden alınan siyah beyaz bir yün için ağlarken, ailelerimiz bize garip garip bakıyordu. O şaşaalı forma tüm mahalleyi Galatasaray’ lı yapmıştı ama ben ve Sadık iki arızalı olarak kaldık hep. Neyse forma ağabeyime gitti. Ben daha sonraki maçları beyaz formayla (pardon beyaz atletle) oynamak zorunda kaldım. Sadık’ta herhalde ben üzülmeyeyim diye (veya yine çalarım korkusu ile) o formayı benim yanımda giymedi. Beyaz atletle takıldık bir süre.


    Errdem Ulus ; Biz kimiz?

    Biz, büyük olmayı "çok" olmak, önüne her geleni ezebilmek, görgüsüz hezeyanlarını tatmin için her şeyin ve herkesin alınıp satılabildiği ortamları yaratıp sonra da oradan beslenmek olan ve tapınılası tek değeri sadece ve sadece "güç" olarak görenlerin yer aldığı tribünün tam karşısında, Eto'o ların, Pluton'ların, Pakistan'lı bebelerin, Irak'lı dedelerin, Latin Amerika'lı işçilerin, siyahların-beyazların, kızılderililerin-eskimoların-çingenelerin, pazar malı ucuz beyaz pamuklusunun üzerine siyah şeritler diktirerek mahalle maçına çıkan veletlerin, o ucuz formayı o velete etiketini koymadan diken komşu teyzenin, topumuzu bize bedeli ruz-ı mahşerde ödenecek bir "borç" karşılığı veren bakkal amcanın, sözün özü "HALKIN TAKIMI"yız.
     

Bu Sayfayı Paylaş