Epifiz (Üçüncü Göz) - Epifizin Vazifeleri - İnsanda Melotonin -

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda UquR tarafından 19 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Epifiz (Üçüncü Göz) - Epifizin Vazifeleri - İnsanda Melotonin - konusu Epifiz (Üçüncü Göz) - Epifizin Vazifeleri - İnsanda Melotonin -

    [​IMG]


    Epifiz (Üçüncü Göz)


    Omurgalı canlıların “üçüncü göz”ü beynin ışığa hassas bir kısmıdır. “Gerçek” gözlerden farklı olarak “üçüncü göz” görme olayına karıştırılmaz. Biyologlar söz konusu bu göze pineal, pineal gözü, pineal organı ya da beyin epifizi demektedirler.

    Fosillerin ve günümüzdeki canlı türlerinin ilk omurgalılardan insana, kadar incelenmesi, epifizin beynin bir kısmının bir tür tomurcuklanması olduğu fikrini uyandırmıştır. Kafatası çeperi ile örtülü olsun ya da olmasın epifiz memeli olmayan canlılarda doğrudan, memeli canlılarda da dolaylı olarak ışığa hassas bir özellik arzetmekledir.

    Epifizle ilgili neler biliyoruz ve canlılar ışığa hassas böyle bir organdan ne gibi bir fayda görürler? Epifizin insan vücudundaki varlığı, Antik dönemde bile biliniyordu. Descartes’a göre bu, vücutla ilgili bilgilerin alındığı ve vücudun kontrol edildiği bir merkezdir.

    19. yüzyılda omurgalı canlılarda yapılan mikroskobik araştırmalara klinik gözlemler ve deneyler de yardımcı olmuştur. 20. yüzyılın ortalarına doğru, epifizi inceleyen araştırmacılar bunu nadir bir durum olarak kabul ettiler. 1959’da, epifızin salgıladığı ve melatonin denilen bir molekül keşfedildi.

    Bazı türler epifize ilaveten bir oluşuma sahiptirler: Taşemen balığının ve diğer bazı balıkların parapineal organı, kurbağagillerin alın organı ve sürüngenlerin yan organları gibi. Balıkların, kurbağagillerin, kaplumbağaların ve kertenkelelerin pineal organında gözdekilere çok benzer yapıda ışığa duyarlı hücreler bulunur. Bu hücrelere “ışık alıcıları” (fotoreseptör) denir.

    EPİFIZİN VAZİFELERİ


    Epifızin özellikle gece salgıladığı melatonin, canlılara gündüz ve gece sürelerini bildirir; böylece günlük çalışma ritmini, deri renginin değişmesini, üreme faaliyetinin ritmini kontrol eder.

    Melatonin molekülünün salgılanma süresi gecenin süresine, ışığın yoğunluğuna ve tayf durumuna bağlıdır. Epifiz, melatonin aracılığıyla, soğukkanlı hayvanların vücudunu örten derinin renk değişimini başlatır. Balık ve kurbağagillerin yumurtalarında ve bazı yetişkinlerinde, sırt derisinin rengi, geceleri gözle görülecek şekilde netleşir.

    Mesela turna balığı gündüz daha koyu renkte olup geceleri rengi daha açıktır. Diğer araştırmalar, kurbağagillerdeki ve kuşlardaki epifizin, ısı düzenlenmesinde rolü olduğunu göstermiştir. Memeli hayvanların bazılarında epifiz ameliyatla çıkarıldığında kış uykusuna girme ve bunu devam ettirme kapasitelerinin azaldığı görülmüştür.

    Ayrıca melatonin, kertenkelelerde vücut ısısını aşağıya düşürür, serçenin iç ısısını azaltır ve sincaplarda kış uykusunun etkisini ve süresini artırır. Bazı kuşlarda melatonin günlük ritimleri eşzamanlı hale getirebilir veya değişikliğe sebep olabilir.

    Memelilerin dinlenme ve hareket zamanlarının düzenlenmesinde, kortizol ve prolaktin gibi hormonların sentezinde epifiz etkili bir rol oynar. Birçok canlı türünde üreme faaliyeti günün süresine, ışığın geliş durumuna bağlı olarak düzenlenir.

    Memelilerde bu konuda en çok araştırma Hamster türü dağ faresi ile koyunlarda yapılmıştır. Uzun günlerde, kısa süreli melatonin salgılanması bu farelerde üreme faaliyetini teşvik etmektedir… Birçok canlıda kış mevsiminde görülen tüylenme şekli gün ışığının süresine bağlıdır.

    İNSANDA MELATONİN


    Normal, sağlıklı insanlarda, kış ve yaz mevsimlerinde melatonin salgılanma seviyelerinde farklılıklar vardır. Görme özürlü insanların birçoğunda melatonin salgılanmasında bir ahenksizlik hâkimdir. Psiko-maniakdepresif (PMD) ruhi rahatsızlığı bulunan kişiler sağlıklı insanlara nazaran zayıf ışığa karşı bile çok hassastırlar.

    İnsanlarda melatonin salgılanması ve bunun seviyeleri gündüz ve geceye bağlı olarak ahenkli bir değişim gösterir. Çocukluğun ilk senelerinde salgılanan melatonin miktarı yüksek iken yaş ilerledikçe bu miktar azalmaktadır.
    Bazı araştırmalarda, kadınların aybaşı dönemlerinde melatonin salgılanmasının değişikliğe uğradığı, benzer şekilde depresyon rahatsızlığı olan kişilerin melatonin seviyelerinde düşüş olduğu tespit edilmiştir. Psiko-manyak-depresif rahatsızlığı olan kişiler depresyon ilaçlarını aldığında, melatonin salgılanma oranı artmaktadır.

    İnsanların biyolojik sisteminin doğru çalışması, kişilerin ardışık olarak uygun miktarda gündüz ve gece periyotlarına sürekli girmesine bağlıdır. Bundan dolayıdır ki, Yüce Yaratıcı gündüz ve geceyi yaratmıştır ve Yüce Kitabında, gündüz ve geceyi ardı ardına birbirine taktığını, geceyi istirahat, gündüzü de çalışma vakti olarak düzenlediğini beyan etmiştir.

    Eğer insanlar hızlı bir şekilde gündüz ve gece periyotlarından çıkıp, biyolojik sistemleri anormal gündüz ve gece periyotlarına aniden maruz bırakılırsa, biyolojik yapıları birtakım rahatsızlıklarla karşılaşır.

    Bu rahatsızlıkların giderilmesi gayesiyle melatonin üzerinde araştırmalar yapılmaktadır. Mesela doğu-batı yönündeki uçak seyahatlerinde uykusuzluk veya körlük gibi ritim bozuklukları oluşur. İnsanda melatoninin gördüğü fonksiyonlarla ilgili birçok husus halen karanlıkta kalmış olup melatoninin salgılandığı Epifiz, bütün yönleriyle daha fazla keşfedilmeyi beklemektedir.
     

Bu Sayfayı Paylaş