Entelektüel olacağım diye kıllı bacakla dolaşamam

'Magazin Haberleri' forumunda Dine tarafından 18 Aralık 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Entelektüel olacağım diye kıllı bacakla dolaşamam konusu Hülya Avşar önceki gün Boğaziçi Üniversitesi Sinema - Televizyon Bölümü öğrencilerinin organize ettiği bir söyleşiye katıldı.


    [​IMG]
    Geçen yıllarda Mimar Sinan Üniversitesi’nde yine bir panel sonunda tartıştığı öğrencilere “Eğitim cahilliği alır, eşeklik baki kalır” dediği için mahkemelik olduğu hatırlatılan Avşar, bu kez “Gençler istediklerini sorabilir” dedi. İşte Avşar’ın konuşması:
    Arkadaşlık edemiyorum

    - Magazini çok seviyorum. Sırf entelektüel olacağım diye ağzımda pipom, kıllı bacaklarıma giydiğim etekle dolaşamam. Neymiş efendim ‘Ayda bir yaptırırım ağdamı... Çünkü ben entelektüelim kafam çalışıyor.’ Belki de ben böyle takılanlardan daha entelektüel bir beyine sahibim ama dış görünüşüm nedeniyle asla o gözle görülemem. Görsel olarak entelektüel olamam.
    Zaten popüler olmayı seviyorum. Bu kadar göz önündeysem insanlar beni de, sevgilimi de, ne yaptığımı da görecek. Bizim entelektüeller gündemde olmakla popülariteyi çok karıştırıyorlar. Zaten onlarla arkadaşlık bile edemiyorum, çok sıkılıyorum.

    - Benden sonraki jenerasyonda beğendiğim hiçbir oyuncu yok. Beren Saat’in sahne ışığı iyi ancak oyunculuğunu ciddi bir şekilde baştan alması gerekiyor. Bir kere her lafında o gözlerini kırpmaktan vazgeçmeli. Oyunculuğunu tamamen değiştirirse çok güzel olur. Çünkü sahneye ve televizyona çok yakışıyor. Farklı bir ışığı var bence.

    Kürt kadınını oynamam

    - Son zamanda özellikle Kürt kadınını oynamam için gelen senaryolar ağırlıkta... Kör gözün parmağına gibi, gündemde diye suyunu çıkarmak gibi geliyor bana. Şu anda Kürt kızı olsam da, Kürt kadınını oynamak iğrenç geliyor bana... Bu kadar gündemde değilken düşünülseydi oynardım. Za-manlaması doğru değil.

    - Sevişme sahnelerini hiç aykırı ve uçuk bulmuyorum. Bana son derece çağdaş geliyor. ‘Dizilerdeki sevişme sahnelerini çocuklarımıza seyrettirmeyelim’ diyorlar. Onu kapatıyorsun, çocuk internette neler neler seyrediyor. Kendisini Beren’in ya da Kıvanç’ın kollarında hayal eden kaç kişi vardır biliyor musunuz? Sinemanın ve dizinin başarısı da buradan ileri geliyor. Herkes kendisini onların yerine koyuyor. Sonra da ayıp diyorlar. Eskiden bu kadar gerçekçi öpüşmüyorlardı. Şimdi ciddi ciddi öpüşüyorlar.

    Mastürbasyon sahnesini yine çekerim

    “Benim öyle çok fazla sevişme öpüşme sahnem yok ama öyle bir sahnem var ki, Berlin In Berlin’deki mastürbasyon sahnem... O zaten hepsine bedel. Sinan Çetin’le konuşurduk senaryo üzerinde. Cem Özer’in bana tecavüz etmesi gereken bir sahne vardı ve içime sinmedi. Sinan’a ‘Sen boşanmış kadınların canı sevişmek istediğinde ne yaptıklarını zannediyorsun. Bence böyle bir sahne çekmeliyiz’ dedim. Sinan inanamadı, ‘Oynar mısın gerçekten?’ dedi. Ben önermiştim o sahneyi. Şimdi bile çekildiğinde çok konuşulur. Şimdi olsa yine eğer cuk oturuyorsa tabii ki yaparım. O dönemde demek ki çok umursamamışım Kaya’yı... O zaman sinemaya verilen önem, erkek arkadaşa verilen değer kadar önemliydi. O yüzden umursamadım demek ki...



    Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş