Enflasyon bu yıl nereye kadar yükselecek?

'Ekonomi Ve Borsa' forumunda Dine tarafından 20 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Enflasyon bu yıl nereye kadar yükselecek? konusu Enflasyon bu yıl nereye kadar yükselecek?


    Geçen yazımda 2010 yılında enflasyonun yükselişe geçmesini [​IMG]beklediğimi ve bunun da pek şaşırtıcı olmaması gerektiğinden bahsetmiştim.

    Tevfik AKSOY / REFERANS GAZETESİ

    Biraz daha detaya girerek bu tahminimi açıklamak istiyorum. Araya daha ilginç bir konunun girmemesi durumunda artan enflasyon konusunda Merkez Bankası'nın olası tutumu ne olabilir, bu konuyu da bir sonraki yazıya bırakmak istiyorum. Öncelikle 2010 yılında enflasyonun bir önceki yıla göre bir miktar artarak yüzde 7,7 seviyesine çıkacağını tahmin ediyorum.

    İlk yarıda hızlı yükseliş

    Daha önemlisi, yılın ilk yarısında daha belirgin olmak üzere yıllık enflasyon oranının dikkat çekici ölçüde yükselebileceğini ve sene sonu hedefi olan yüzde 6,5'ten kayda değer şekilde uzaklaşacağını düşünüyorum. Enflasyonun yıl içinde yüzde 8,5-9,5 aralığına yükselmesi oldukça olası. Bunda geçen sene yaşanan ekonomik gerileme sonucunda ve ortaya çıkan çıktı açığının etkisi ile oldukça düşük seviyelerde gerçekleşen enflasyon etkili olacaktır.

    Yani, Merkez Bankası'nın da en son faiz kararlarını açıkladığı toplantı sonrasında da belirttiği gibi, baz etkisi rakamlar üzerinde etkili olacaktır. Baz etkisi ile enflasyonun yükselişi, diğer her şey aynı kaldığı varsayıldığında, bir süre sonra yeniden baz etkisi ile düşecek anlamına gelebilir. Bu doğrudur. Ancak, yükselen enflasyonun beklentileri hiç bozmayacağını beklemek gerçekçi olmayacaktır.

    Faiz artırımı ile müdahale

    Bozulan enflasyon beklentileri hem ileriye dönük fiyatlama dinamiklerini bozabilecek hem de bir süre için Merkez Bankası'nın enflasyon hedefinden yüksek seyredecek, yani enflasyon konusunda kredibilite farkı oluşturacaktır. Her iki sonuç da tercih edilmeyen koşullardır ve oluşmaya başladığı andan itibaren müdahale edilmelidir.

    Müdahaleden kasıt önce sözel olarak verilen mesajlar daha sonra da faizlerin yükseltilmesidir. Bunun benzer örneklerini diğer ülke merkez bankalarının 2009 yılı içinde uygulamaya başladığını gördük. Tahminimce 2010 boyunca dünyada faiz artıran merkez bankalarının sayısı oldukça artacaktır. Bu konu ile ilgili daha detaylı bir analizi ilerideki yazılarda işlemeyi planlıyorum.

    Enflasyon konusunda biraz detaya girecek olursak: Yıllık enflasyon oranının 2010 sonunda bir önceki yıla göre en azından aynı seviyede kalması için gereken ortalama aylık enflasyon oranı yüzde 0,53 civarındadır. Matematiksel olarak bariz olmasına rağmen bu oranın 2009 ortalama aylık enflasyon oranına eşit olduğunu belirtmekte fayda var.

    Büyüme hızının yavaşlamaya başladığı ve döviz kurunun aşırı değerlendiği 2007 ve 2008 yıllarında aylık ortalama enflasyonun sırasıyla yüzde 0,68 ve yüzde 0,81 olduğunu göz önüne aldığımızda, yüzde 0,53 gibi bir oranın iddialı olduğunu kabul etmek gerekir. Özellikle sene başında çeşitli vergilerin artmış olması, bunun yanında kamu kontrolündeki bazı fiyatların yükselmesi ve bütün bunların ikincil etkilerini göz önüne aldığımızda, en azından yılın ilk aylarında enflasyonun yükseleceği açıktır.

    İçsel riskler daha baskın

    Sene boyunca doğalgaz, benzin ve çeşitli vergi oranlarında önemli artışlar olmasa bile, yılın ilk aylarında yüksek çıkması beklenen enflasyonu, ancak yaz aylarında büyük ölçüde eksi ya da sıfıra yakın rakamlar aşağıya çekebilir. Bütün bunların yanında enflasyon görünümü açısından ortaya çıkabilecek bazı önemli riskler de var.

    Bu riskleri dışsal riskler ve içsel riskler olarak ikiye ayırdığımızda, içsel risklerin daha baskın olabileceğini düşünüyorum. Dışsal tarafta uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarının en azından kış aylarında arz-talep koşullarından kaynaklanabilecek geçici fiyat artışlarına maruz kalacağını ve yavaş da olsa toparlanmakta olan diğer ekonomilerin ithalata olan taleplerinin artacağını, yani Türkiye açısından ihracatın yükselmesini bekliyorum. Ve sonuç olarak bu durumun yurtiçinde fiyatlar üzerinde bir miktar fiyat artışı yaratmasını bekliyorum.

    2011 tahminim yüzde 5

    İçsel enflasyon riskleri açısından da üç ana konu beni düşündürüyor. Birincisi, yaklaşık iki yıldır ertelenmiş olan iç talebin yavaş da olsa canlanma ihtimali. İkincisi, bu sene içinde kredi stokunun daha da artacağı ve özellikle Uluslararası Para Fonu ile bir anlaşma durumunda bunun iyice belirginleşerek iç talebi daha da tetiklemesi. Üçüncüsü ise mali politika tarafında ortaya çıkabilecek hedef sapmalarına cevap olarak yeniden doğrudan vergilerin artırılması geliyor. Yazıyı iki olumlu noktayı vurgulayarak bitireyim. Birincisi, yıl sonuna doğru yeniden baz etkisinin güçlenecek olması ve doğru politikaların uygulanması sonucunda enflasyonun hızla düşürülebileceği. İkincisi de şu ana dek hem zamanında hem de etkili politika kararları alan Merkez Bankası'nın oluşacak görünüme göre yerinde kararları alacağına olan inancım. Öyle ki, 2011 yıl sonu için enflasyon tahminim yüzde 5 ile oldukça iyimser.


    Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş