En fazla içimde ölürsün - KAHRAMAN TAZEOGLU

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 14 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    En fazla içimde ölürsün - KAHRAMAN TAZEOGLU konusu
    En fazla içimde ölürsün - KAHRAMAN TAZEOGLU

    En fazla içimde ölürsün
    Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
    Kızıl sonbaharım
    Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

    Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
    Adının arkasına basmadan yürüdüm
    Alnımda birikti çizikler
    Adımdan çıkardım aklımı
    Aklımsız kaldım
    Neylersin
    İnsanız
    Ne yapsak eksiğiz işte
    Ölüme ayarlı saatiz

    En fazla içimde ölürsün
    Sorarım
    Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
    Hangi hare�mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
    Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
    Hangi rüzgârlara sattın da Saçlarını!
    Devrik cümlelerimin öznesi oldun?

    İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
    Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım

    En fazla içimde ölürsün
    Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
    Kalan gidene denk neyi varsa susuyor
    Ve susmak inceltiyor her yarayı
    Ve susmak bakmak oluyor
    Gitmediğin her yere

    Kim tutuklanmış yalnızlıktan
    Gizin içine gizlenen kim
    Söyle beni nerene sakladın
    Ki şimdi bu kadar sokaktayım

    En fazla içimde ölürsün
    Karla karışık yağarsın yara Bereme
    Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
    Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
    Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
    Sana borcum olsun
    Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde

    En fazla içimde ölürsün
    Yanağında yanar avucum
    Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
    Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
    Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
    Gırtlağıma kadar aşka batarım
    Yeteri yok Eksiği fazla

    Neyin kaldı eksilenlerden arta
    İçeri doğru kapanan bir kapıydın
    Saçlarından geçtim önce
    Ve kendimden öylece
    Neyim yoksa var bildim
    Eğildim
    Eksildim
    Eridim
    Bir seni bitirmedim

    Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
    Uğultusuna tutunamadın

    Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
    Öyle yaşadım gözlerini
    Tenimde itiş kakış
    Cebimde depremlerin
    Esrarlı gece ayinleri
    Volkanik şiirler
    Usul usul giymedim mi sözlerini
    Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
    Sensizlik seni anlattı en çok
    Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
    Söyle saçlarında öldüğüm
    Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?

    En fazla içimde ölürsün
    Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
    Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
    Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
    Beni ikiye böldün
    Hadi içimi kendine aldın da
    Beni nerde bıraktın
    Hangisini seçerdin benim için
    Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için

    Ben yarama çoktan sen bastım
    Yaşım kadar gencim
    Adın çabuk diye geçti
    Ardında aç köpekleri bırakarak
    Ezberimden geçtim
    Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
    Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
    Bildim

    Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
    Onurlu bir karanlığı seçtik
    Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
    Cesurduk çünkü
    Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar

    Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
    Gerisi hiçlik
    Gerisi yokluk

    Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
    Bir hayatın tüm yanılgılarını
    Saçlarında çözdüm
    Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
    Sessizlikte bir dildir
    Çoğul susulur
    Pusulur
    Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın

    Yıkık şehrimin izbesi
    En fazla içimde ölürsün
    En çok
    Gözlerime gömülürsün
    Gözlerimi kaparım
    Vasiyetimi yazarım


    KAHRAMAN TAZEOGLU
     

Bu Sayfayı Paylaş