Eller Niye Titrer - Ellerin Titremesinin Nedenleri

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_inci tarafından 2 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Eller Niye Titrer - Ellerin Titremesinin Nedenleri konusu Eller Niye Titrer - Ellerin Titremesinin Nedenleri

    Küçük bir et parçasını kesmek için çatal bıçağınızla boğuşurken o bir türlü hâkim olamadığınız el titremeleriniz nedeniyle sofradaki bütün bakışları üzerinizde hissettiğiniz oldu mu?


    Ya da su içmek için elinize aldığınız bardağın okyanusta fırtınaya yakalanmış tekneler gibi sallandığını?


    El titremeleri her yaşta herkes için can sıkıcı, tatsız, hatta korkutucu bir işarettir. Ne iyi ki nöroloji uzmanları çoğu zaman el titremelerinin arkasında ciddi bir nörolojik hastalığın olmadığını söylüyor ve ekliyorlar: “Parkinson hastalığı ya da beyin-beyincik-omurilik kökenli herhangi bir hastalığa işaret edebildiği için el titremesini ciddiye almakta fayda var!”


    El titremesinin tıp terminolojisindeki adı “tremor”dur. Farklı değişik tremor tipleri vardır. Titreme bazı kişilerde “istirahat tremoru” tarzındadır, dinlenme sırasında şiddetlenir, aktivite ile azalır. Bu tür tremorlar Parkinson hastalığı ile ilişkili olabilir.


    “Postural tremor” adı verilen tipinde ise titreme ellerin yer çekimine karşı sabit bir pozisyonda tutulmasıyla belirginleşir. “Hareket tremoru” denilen tipinde ise herhangi bir çaba esnasında belirginleşen titremeler ortaya çıkar.


    NEDENLERİ ÇOK FARKLI
    Tremor birden ortaya çıktığı ve/veya hızla belirginleştiği, süratle şiddetlendiği durumlarda önemli bir sağlık sorununa işaret edebilir. Toksik ya da metabolik hastalıklara bağlı el titremelerinde “ani başlangıç ve hızlı ilerleme” tipiktir.

    Karaciğerde bakır birikmesi sonucu ortaya çıkan “Wilson hastalığı”nda ya da “Multipl Skleroz”da görülen tremorlar da bazen Parkinson hastalığında olduğu gibi istirahat tremoru şeklinde olabilmektedir. Bu tip tremorların tipik özelliği, belirli bir hedefe yönelik harekete başlandığı zaman şiddetlenmeleridir.
    Bazı kişilerde herhangi bir hastalıkla ilişkili olmadan da ellerde titreme olabilir. Bunlar özellikle stresle, yorgunlukla, alkol kullanımıyla, uykusuzlukla ilişkilidir. Herhangi bir hastalığa işaret etmeyen bu tip titremelerin en önemli özelliği ince ve hızlı olmasıdır.


    TİROİD ÇOK ÇALIŞIYORSA…
    Tiroid bezinin çok çalıştığı durumlarda, alkol bağımlılarında alkolün bırakılması durumunda, kafein bağımlısı olanlarda kafeinin kesilmesi halinde, solunum yolları genişleticisi olarak kullanılan nefes açıcı bazı ilaçların etkisi sonucunda ya da uzun süre kortizon kullanımı nedeniyle ortaya çıkan bu tip el titremeleri çoğu zaman yavaş yavaş gelişir.


    Alkolün bırakılması, tiroid bezi hastalığının tedavi edilmesi, titremeye yol açan ilaçların kesilmesi genellikle yeterli olur. Bazen rahatlatıcı ilaçlardan (trankilizanlar), beta blokerlerden (propronalol) faydalanmak da gerekebilir.
    El titremeleri herhangi bir nörolojik hastalığı işaret edebileceği için mutlaka bir nöroloji uzmanı tarafından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir şikâyettir. Herhangi bir tedavinin gerekli olup olmadığı kararını nöroloji uzmanına bırakmak şarttır.

    DR.EVREN ALTINEL
    Kulağınıza küpe olsun!
    Bedenimiz, alışık olmadığı koşullarla karşılaştığında, parçalarından yani organlarımızdan herhangi biri olağan dışı çalışmaya başladığında çeşitli belirtiler verir. Bir tür alarm olarak kabul edebileceğimiz bu uyarılar ilk anda önemsiz gibi değerlendirilip önlem alma aşamaları geciktirilirse başımıza giderilmesi zor dertler açabilir.


    En doğrusu, bir hekime danışmak ve önerilenleri uygulamak, hatta bazı durumlarda doğrudan acil servise başvurmaktır. Bu belirtilerden birkaçını sıralayalım:


    * Yüksek ateş, boyun sertliği ve şiddetli baş ağrısı, “Menenjit” adlı çok ciddi bir enfeksiyonun habercisi olabilir.

    * Çok ani gelişen ve baygınlık yaratan baş ağrısı, beyin içi kanamanın ilk belirtisi olabilir. “Anevrizma” adı verilen, 40 yaş altı kişilerde görülme olasılığı daha yüksek olan, beyin damarının genişleyip kanın göllenmesi ve cidarının incelmesi sonucu yırtılma riski oluşturan, çok ciddi risk taşıyan bir klinik durumdur.

    * Simsiyah, “katran gibi” dışkılama, mide ya da ince bağırsakta kanamayı haber veriyor olabilir. Kanamayı hemen durdurmak için tedaviye başlamak kadar altta yatan kanser şüphesinin giderilebilmesi için ileri tetkikler planlanması da önemlidir.

    * Açıklanamayan kilo kaybı durumları, beraberinde iştah azalması olsun olmasın üzerinde durulması gereken belirtilerdendir. Elbette, beslenmenize dikkat edip bir program uygulamaktaysanız kilo kaybınız olağan karşılanacaktır. Beslenmede değişiklik olmaksızın karın çevresinin artışı ise yumurtalık kanseri nedeniyle sıvı birikmesi sonucunda gelişmiş olabilir. Bir an önce uzmana danışmakta yarar vardır.

    * Bilinç bulanıklığı, dilin peltekleşmesi, kaslarda güç kaybı ve zayıflık, karıncalanma, duyu kaybı, yanıcı tarzda ağrılar çok ciddi sonuçlar doğurabilecek bir nörolojik tablo olan “inme”nin öncü belirtilerindendir. Bir beyin damarının pıhtı nedeniyle tıkanması ya da kanaması sonucu, beslediği alanda işlev eksikliği kliniğe yansıdığı andan itibaren risk oluşmaktadır.

    * Hanımlar için menopoz sonrası vajinal kanama, beyler için testiste kitle ciddiyetle yaklaşılması gereken bulgulardır.


    Dyt. Nilüfer BAYRAM
    Kilo kontrolü için çorba için
    Yemeğe çorba ile başlamak iştah kontrolünü kolaylaştırır, tokluk hissini artırır. Eğer kilo sorununuz varsa, en az bir öğüne çorbayla başlamayı deneyin.


    Dikkat etmeniz gereken şey kalori içeriği yüksek olabilen yağlı, kremalı çorbalar yerine az yağ ile hazırlanmış sebze çorbalarını tercih etmek olsun. Lahana çorbası, karışık sebze çorbası, hatta mercimek çorbası iyi birer seçimdir.


    Ev yapımı çorbaları tercih edin. Çünkü hazır çorbalarda tuz ve bazı doğal olmayan kimyasal koruyucular bulunması ihtimali daha fazladır. Düzenli çorba tüketiminin aynı zaman toksinlerden arınmak için de yararlı olabileceği aklınızda olsun.

    Alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş