Elektrikli FİAT Fiorino bilgileri

'Motorlu Araçlar Dünyası' forumunda Dine tarafından 6 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Elektrikli FİAT Fiorino bilgileri konusu Elektrikli FİAT Fiorino bilgileri

    İtalya'da elektrikliye dönüştürülen Fiorino'da İstanbul'a özel vites..

    [​IMG]

    Son dönemde Renault’nun Türkiye’de üreteceği elektrikli Fluence, Murat Günak’ın Mindset ile başlayan ve Mia ile başlayan elektrikli projeleri, Heuliez için verilen teklif filan derken oldukça “elektriklenen” otomotiv gündemi herkesin malumu...

    Hazır konu bu kadar gündemdeyken, biz de İstanbul gibi kalabalık trafiğe sahip bir şehirde elektrikli araçla dolaşmanın nasıl bir şey olduğunu merak ettik. Ancak gerekli düzenlemeleri yapılmadığı, alt yapı kurma çalışmaları başlamadığı için Türkiye’de
    henüz resmen satılan ya da üretilen elektrikli otomobil yok. Bunun için, BD Otomotiv’in Türkiye’ye test amaçlı getirdiği ve İtalya’da üretici onayıyla elektrikli hale dönüştürülmüş iki ticari araçtan biriyle bunu gerçekleştirdik.

    Görünüşte fark yok

    Sürüş izlenimi için aracı yola çıkartmadan önce şarj durumunu kontrol etmek gerekiyordu. Elbette araç, geceden prize takılmış bile. Açıkçası, arkasından kablo uzanan bir Fiat Fiorino görünce azıcık şaşırmadım değil.

    Araca bindiğimde kontağı açıp da “Vınnn” diye gidemedim. Eh, elektrikli otomobil alışkanlığım yok doğal olarak. Bu yüzden, aracın testlerini yürüten Ömer Atlı’nın söylediklerini dinlemem gerekti:

    “Pedallara basmak yok. Kontağı çeviriyoruz, ekranda rakamlar oynamaya başladığında araç çalışmaya başlıyor demektir. Küçük kolu ileri itip gaza basacaksınız...”

    Tek şarjla 100-130 km

    Tabii aracın çalıştığını başka türlü anlamama imkân yok. Zira küçük bir vızıltının dışında aracı kullanırken bile “sessizliğin sesi” şeklinde bir duygu geliveriyor insana.

    Yavaşça hareket edip yola koyulurken kendimi henüz yeni otomobil kullanmaya başlamış gibi hissetmeme engel olamıyorum. Zira “Gaz versem üzülür mü?” ya da “Şimdi frene bassam durur mu?” gibi saçma sorular alfabetik sırayla geçiyor aklımdan. Önce kalabalık trafiğe girdik. Burada hem biraz fotoğraf makinesine poz vermek, hem de dur-kalk sırasında aracın davranışını ölçmek istedik. Her koşulda trafiğin üstesinden geldi. Sadece gözüm, sürekli şarj durumunu gösteren ekrandaydı o kadar. “Yüzde 85, yüzde 84, frene bastım şimdi kendi şarj ediyor, yüzde 83...”

    Açıklamak lazım, araç gaza basılıyken akülerdeki enerjiyi kullanırken, frene basıldığında kendi kendisine şarj durumuna geçiyor. Bu da hareket enerjisiyle elde edilenleri ve kullanılmayan enerjiyi akülere aktarmasından... Biraz karışık, ama öyle.

    Ana yola çıktığımızda gaza daha kuvvetli basıyorum ve karşılığını alıyorum. Elektrik motorunun, dizel veya benzinliler gibi maksimum güce ulaşabilmek için belirli motor devrini beklemeye ihtiyacı yok. Doğrudan tam güç verip, hızını artırmaya başlıyor.

    Elektrikli Fiorino ile tam şarjlıyken, 100-130 km yol gidilebiliyor. Yüklü ya da boş olması pek fark etmiyor. Normal trafikte ve boş yolda denediğim araç, hızlanma açısından diğerlerinden geri kalmadı diyebilirim. Maksimum hızı 100 km/s’nin biraz üzerinde. Üstelik tek gram zehirli gaz yaymadan...

    İstanbul’a özel vites

    BD Otomotiv, kullandığımız aracı İtalya’da ortaklığı bulunduğu firmaya ürettirmiş. Aynı şekilde Fiat’ın Scudo ve Ducato modellerinin yanında Renault Kangoo’yu da dönüştürüyorlar. Çevredekilerin, kullandığımız aracın elektrikli olduğundan pek de haberi olmadı. Üzerinde kocaman “Electric Vehicle” yazmasına rağmen. “Elektrikçinin servis aracıdır” demiş olabilirler, çünkü dıştan, standart Fiorino’dan farkını görmek mümkün değil.

    Kullandığımız Fiorino’da gücü 15 kilowatt olan bir elektrik motoru var. Ancak motorun gücü gerektiğinde 30 kW’a kadar çıkabiliyor. Yani ortalama 40 HP güce ulaşabiliyor. Motorun maksimum hız, hızlanma süresi, enerji tasarrufu gibi özellikleri yeniden programlanabiliyor. Aküler de, istenirsee daha yüksek kapasiteli olanlarla değiştirilebiliyor. Bir da araç normalde tek kademeli vitese sahip. Ancak İstanbul’un yokuşları düşünülerek bir de düşük hız kademesi eklenmiş.

    Akülerin dolması yaklaşık 5-6 saati buluyor. Aküler tam boş değilse, yani yüzde 20’lik şarjı varsa, 30 dakikada yüzde 80’e kadar dolabiliyor. Tabii bilindik 220 voltluk değil, 380 voltluk akımla. Bunun için de elbette ufak bir değişiklik lazım tesisatta. Şarj otomatıyla, buna da gerek yok.

    Şimdilik Türkiye’de “satılamayan” bu araç, hükümetin gerekli düzenlemeleri çıkartmasını bekliyor. Zira vergilendirme ve elektrikliye dönüşüm gibi düzenlemelere ihtiyacı var.
     

Bu Sayfayı Paylaş