El sanatları ile ilgili ekonomik faaliyetler

'Frmartuklu Soru-Cevap Bölümü' forumunda Kayıtsız Üye tarafından 8 Mart 2011 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    El sanatları ile ilgili ekonomik faaliyetler konusu el sanatları ile ilgili ekonomik faaliyetler yada kurumlar
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    TÜRK HALICILIĞI VE SEKTÖREL SORUNLAR

    GİRİŞ

    Halı ve kilimlerimiz, Anadolu Türk insanı ile her dönemde yaşamış etnografik bir belge olarak, kültür varlıklarımız içinde önemli bir yere sahiptir. Tarihimizden gelen bütün belgeler gibi düğümlü dokuma halılarımız veya düz atkı dokuma kilimlerimiz, dokunduğu tarihsel sürecin sosyal, estetik, ekonomik normlarını yansıtma özelliği göstermesi nedeniyle, Türk medeni coğrafyasının değerlendirilmesinde önemli kültürel belgelerdendir. Özellikle Türk kültürüne ait bir kültür mirası olarak halı ve kilimlerimizin bu kimlik içinde ayrı bir yeri vardır.

    A. HALI VE KİLİMDE İKTİSADİ DEĞERLER

    1. DÜNYA EL HALISI TİCARETİ

    Dünya el halısı ticareti 2003 yılı için yaklaşık 8 milyar dolardır. 2003 yılında Türkiye 72.milyon $'lık ihracatı ile bu pazarda % 0,8'lik küçük bir paya sahiptir.

    2. TÜRKİYE'NİN EL HALISI ÜRETİMİ

    Türkiye'nin geçmiş yıllarda, el halı üretimi ortalama 2.400.000 m 2 /yıl iken, 2000 yılından itibaren giderek artan ithal halı nedeniyle, bu miktarın % 40 civarında azaldığı ve yaklaşık 1.500.000 m 2 /yıla gerilediği tahmin edilmektedir.

    3. TÜRKİYE'NİN EL HALISI İHRACATI

    Türkiye'nin el halısı ihracatının, % 34'ü AHL (Atatürk Hava Limanı) Serbest Bölgesinden çeşitli ülkelere yapılmış olup, doğrudan yapılan ihracatta ise, en çok paya sahip ülkeler % 27 ile Almanya ve % 15 ile ABD'dir.

    Türkiye, 2000 yılında değer olarak 98.740.647 $ tutarında 713.258 m 2 ,

    2001 yılında, 97.957.441 $ tutarında 1.068.165 m 2 ,

    2002 yılında, 77.812.175 $ tutarında 948.306 m 2 el halısı ihracatı gerçekleştirmiştir.

    4. TÜRKİYE'NİN EL HALISI İTHALATI

    Türkiye halı üretimindeki gerilemenin en büyük nedeni, başta Çin olmak üzere, Uzakdoğu ülkelerinden kaynaklanan ucuz ve kalitesiz halı ithalatındaki artıştan kaynaklanmaktadır.

    Türkiye'nin el halısı ithalatında, en çok paya sahip ülkeler sırasıyla :

    %44 ile Çin,

    %16 ile Pakistan,

    %8 ile Hindistan,

    %8 ile İran'dır. Gümrük birliği anlaşmasından önce bu ülkelerden kayda değer bir ithalat yapılmaz iken, Gümrük birliğinden sonra bu ülkelerden yapılan ithalat önemli ölçüde artmıştır. Söz konusu ithalatın çoğunluğu ise AB üyesi Almanya ve İtalya üzerinden gerçekleştirilmektedir.

    Türkiye, GTİP : 57.01 faslından olmak üzere,

    2000 yılında, değer olarak 25.700.626 $ tutarında 445.389 m 2 ,

    2001 yılında, değer olarak 27.796.877 $ tutarında 510.398 m 2 ,

    2002 yılında, değer olarak 25.446.902 $ tutarında 934.483 m 2 el halısı ithalatı gerçekleştirmiştir.

    Bu değerlerden de görüleceği gibi, Türkiye'nin el halı ithalatı miktarında büyük bir artış kaydedilmesine karşın, parasal değer olarak düşüş kaydedilmiştir. Bu durumdan ise, ithalatta daha ucuz halılara yer verildiği anlaşılmaktadır.

    B. TÜRK HALILARI PAZARINI NEDEN KAYBETTİ ?

    El halıcılığı sektöründe 8 milyar dolarlık Dünya ticaret hacminin %27'sine sahip olan İran, halıyı petrolle birlikte stratejik ürün kabul edip, Devlet desteğine alarak tüm politikalarını bu doğrultuda yürütmektedir. El halı imalat ve ticaretinin Türkiye'dekinin aksine tek bir Kamu Kurumunca yürütülerek halıcılık ve ilgili politikaların Devlet tarafından belirlenmesi, İran'ın Dünya ticaretinde büyük bir pay sahibi olması sonucunu doğurmuştur. Türkiye'nin halen halıcılık ile ilgili bir politikasının belirlenmemiş olması sebebiyle, 2003 yılı Dünya el halısı ticaretindeki payı 71.080.000 Dolar ile %1'lerin altında kalmış bulunmaktadır. Bu sebeple, ülkemizde de halıcılık ile ilgili politikaların en kısa sürede belirlenerek uygulamaya konulması büyük önem arz etmektedir.

    1. TÜRKİYE'DE ÇOK SAYIDA KAMU KURULUŞU HALICILIK FAALİYETİNİ EKONOMİK OLMAYAN KOŞULLARDA YÜRÜTMEKTEDİR.

    Ülkemizde özellikle kamuda, Sümer Halı dışında tüm farklı kurum ve kuruluşlar el halısı, kilim ve diğer el sanatları imalatı ile uğraşmakta ve yeterli ödeneklere de sahip bulunmamaktadırlar. Mevzuatları gereği halı ve el sanatları imalat sektöründe farklı boyut ve konumlarda faaliyet gösteren çok çeşitli kurumlar kaynakların verimli kullanılması ve daha önemlisi Dünya halı ticareti potansiyeline uygun olmayan ve piyasadan kopuk halı üretimleri ile ülkemiz imajına da aykırı bir imalat seyri içinde bulunmaktadırlar.

    Ülkemizde Devletin el halıcılık politikasının belirlenmemiş olması sebebiyle, SÜMER HALI dışında bu kuruluşlar arasında yeterli düzeyde bir işbirliği oluşturulamadığından, faaliyetlerin milli ekonomiye yeterli düzeyde katkısı sağlanamamaktadır. Üzüntü ile ifade edebiliriz ki, Sümer Halı dışında bütün bu kamuya ait kuruluşların depolarında desen, renk ve kaliteleri bozuk ve pazarlanamaz durumda, Dünya halı pazarına uygun olmayan binlerce metrekare halı bulunmaktadır.

    El halıcılığı ve el sanatları ile ilgili ülkemizdeki diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca sürdürülen faaliyetlerin tek kurumda toplanması, sektörün gelişiminde ve kaynakların israfının önlenmesinde etkili olacaktır. Bu amaçla; geniş organizasyonlara ve büyük ödeneklere sahip bu kuruluşlar arasında gerekli işbirliği ve koordinasyon oluşturulmalı, dolayısıyla yapılan harcamaların milli ekonomiye geri dönmesi sağlanabilmelidir.

    Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu ve Dokuma Giyim Sanayi Raporlarında dile getirildiği şekliyle ; "Kuruluşunda, Devletin el halıcılığı ve el sanatları konusunda düzenleyici ve koordine edici bir misyonunu üstlenen Sümer Halı'nın bu konuda koordinasyonu sağlayan Kurum konumuna getirilmesi" için gerekli mevzuat düzenlemesinin sağlanmasında fayda bulunmaktadır.

    2.TÜRK EL HALILARI, DÜNYA PAZARLARINDA "DÜNYA MARKASI" NİTELİĞİNDE YER ALMAMAKTADIR

    Türkiye her geçen gün Dünya pazarından daha da fazla kopmaktadır. Sektördeki bu düşüşün önemli nedenleri arasında aşağıdaki noktaları sayabiliriz :

    1. Türk El Halılarında Hammadde Sorunu
    2. Türk El Halılarında Boyarmadde Sorunu
    3. Türk El Halılarında Desen ve Markalaşma Sorunu
    4. Ucuz Uzak Doğu Halıları İthalatının Yerli Üretim Üzerinde Etkisi
    5. Türk El Halılarında Yurtdışında Dokutturulması Sorunu
    6. 4958 Sayılı Sigorta Zorunluluğu Hakkındaki Kanun Sorunu
    7. Geleneksel Türk El Halılarında KDV Oranının Yüksekliği Sorunu

    ÇÖZÜM ÖNERİMİZ

    Bugün kamu ve özel kesimde; çok başlı ve planlamasız biçimde devam edegelen halıcılık ve el sanatları faaliyetini Dünya pazarındaki payının yükselmesini sağlayıcı, planlayıcı, ve gözetleyici, sektörün önünü açıcı politikaları ortaya koyabilen bir yeniden yapılanma ile çözümleyebilmek mümkündür.

    Geleneksel Türk el halı, kilim ve diğer el sanatlarının araştırma, geliştirme, belgelendirme, destekleme ve kalite kontrolüyle yurtdışı denetim aşamalarında faaliyet gösterebilecek, kamuda tek çatı olabilecek ve özel sektörü teşvik edebilecek; Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı bir "Türk Halı ve El Sanatları Enstitüsü" yukarıda arz ettiğimiz bütün sorunların bir ölçüde planlanması ve çözümlenmesini etkin bir şekilde sürdürme kapasitesinde bulunabilecektir.

    SPOT 1: Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı bir Türk Halı ve El Sanatları Enstitüsünün kurulması, halıcılık sektöründe yaşanan sorunların çözümüne önemli ölçüde katkı sağlayacaktır.

    SPOT 2: Halı ve kilimlerimiz, Anadolu Türk insanı ile her dönemde yaşamış etnografik bir belge olarak, kültür varlıklarımız içinde önemli bir yere sahiptir.

    Kaynak:gumrukkontrolor.org
     

Bu Sayfayı Paylaş