Ekosistem nedir - EKosistemdeki Bozulmaların Çevreye Etkileri Nelerdir ?

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda Mavi_inci tarafından 12 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ekosistem nedir - EKosistemdeki Bozulmaların Çevreye Etkileri Nelerdir ? konusu Ekosistem nedir-Ekosistemlerin Özellikleri-Ekosistemlerin Evlirim-Ekosistemdeki Bozulmaların Çevereye Etkileri-Ekosistem Hakkında Bilgi

    Ekosistem nedir

    Belirli bir alanda bulunan ve birbirleriyle dolaylı ya da dolaysız ilişkide olan canlılarla bu canlıların yer aldığı cansız çevreye ekosistem denir. Doğal ortamda canlı ve cansız birçok varlık bir arada bulunur. Cansız varlıklar toprak, su ve hava; canlı varlıklar ise hayvanlar, bitkiler ve ayrıştırıcılardır. Kara ve su ekosistemi olmak üzere başlıca iki tip ekosistem vardır. Ormanlar, çayırlar, çöller ve mağaralar kara ekosistemini oluşturur. Deniz, göl, ırmaklar ve bataklılar ise su ekosistemini meydana getirir.
    Bir orman ekosisteminde ormanın türüne göre birçok bitki ve hayvan yaşar. Ormanda sürekli yeşil kalan ağaçlar (çam, ladin, köknar, ardıç,…) ya da yapraklarını her yıl döken ağaçlar (meşe, gürgen, ıhlamur, karaağaç,…) bulunur. Ayrıca ormanlarda çeşitli çiçekler ve çimen de yetişir.”

    Canlılar beslenme ilişkilerine göre 3 gruba ayrılır;
    * Üreticiler,
    * Tüketiciler,
    * Ayrıştırıcılar (Çürütücüler).


    Üreticiler: Bir ekosistem içindeki tüm canlılar beslenme açısından birbirine bağlıdır. Algler, yeşil bitkiler güneş enerjisini kullanaa besin üreti, ve böylelikle hayvanlara yaşamaları için gereken enerjiyi sağlarlar. Bu canlılar üretici grubunu oluşturur. Bunlara ototrof (kendi besinini yapan) canlılar da denir. Ürettikleri besini hem kendileri hem de diğer canlılar kullanır. Üretilen oksijen de canlıların solunumu için gereklidir.

    Tüketiciler: Bitkilerin aksine kendi besinlerini üretemeyen hayvanlar, bitkilerde depolanan besini tükettikleri için bunlarda tüketici grubunu oluşturur. Bunlara heterotrof (besinini dışarıdan alan) canlılar da denir.
    tüketicilerin besin kaynaklarına göre gruplandırılması :
    Tüketici canlıların bir kısmı etobur (etçil) hayvanlardır. Örneğin: kaplan, aslan, kurt, çakal gibi. Tüketici canlıların bir kısmı da otobur (otçul) hayvanlardır. Örneğin: tavşan, inek, koyun gibi.

    Ayrıştırıcılar: Doğada üretici ve tüketici canlılardan başka bitki-hayvan atıkları ve ölülerini parçalayarak beslenen bakteri ve mantarlar vardır. Bunalara ayrıştırıcı denir. Ayrıştırıcıların ayrıştırdığı besinler, bitkiler tarafından topraktan su ile birlikte alınır.


    Ayrıştırıcılar bütün maddeleri ayrıştıramazlar. Bunun sonucunda da bunlar yığınlar oluşturarak çevre kirliliği oluşur Çevre kirliliğini önlemek için alınması

    gereken önlemler şunlardır :


    * Yaşam ortamı temiz tutulmalıdır.
    * Fabrikalara filtreler konulupi gaz miktarı azaltılmalıdır.
    * Geri dönüşüm tesisleri kurulmalıdır.
    * Uyarı levhaları çoğltılmalıdır.


    Simbiyotik İlişki: Ekosistemdeki ortak yaşamdır. Daha açık bir tanımla en az iki farklı tür canlının beslenme, barınma, korunma vb yönlerden birbirleriyle etkileşimde bulunmak için oluşturdukları birlikteliğe denir. Canlılar arasındaki simbiyatik ilişkilerden biri de parazitik ilişkidir.


    Parazitik İlişki: Ekosistemde iki ayrı tür canlının birarada yaşaması sırasında, biri diğerinin zararına olacak şekilde yaşamını sürdürüyorsa buna Parazitik İlişki denir. Örneğin; Kıl kurdu. İnsanın bağırsaklarına yerleşerek oradaki besinleri alıp insan metabolizmasına zarar verir.


    EKOSİSTEMLERİN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ
    Bir ekosistem biyosferin, bir bölümü ya da parçasıdır; büyüklüğü ya da genişliği çok değişik olabilir. Bir su birikintisi, bir buğday tarlası birer ekosistemdir. Fakat kurumuş bir ağaç kütüğü gibi son derece belirgin ve dar sınırlı öğeler de birer ekosistem parçası sayılabilir.
    Ama kısıtlı ekosistemlerin genellikle zaman içinde sınırlı bir yaşamı vardır. Bu yüzden bunlar birer ekosistem parçası sayılır, sinüzit adıyla anılır. Bunun tam tersine Afrika savanaları ya da Avrupa’nın geniş yapraklı ormanları gibi, kimi ekosistemler çok geniş bölgeleri kaplar. İklimin denetimi altında bulunan kutuplardan ekvatora kadar az çok paralel bölgelere yayılan bu öğeler deformasyon (oluşum) veya biyom adıyla anılır. Bunlar, bir genel görünümün kendine özgü bir direy (fauna) ve bitey (flora) içeren karakteristik ana öğeleridir.


    Boyutları ne olursa olsun, bir ekosistemin sınırları az çok belirgindir. Çoğunlukla birbirine komşu ekosistem arasında bir geçiş bölgesi (ekoton) vardır. Geçiş bölgesi, bir ormanın kıyı çizgisi gibi veya ekvator ormanından savanalara geçişte olduğu gibi yaygın bir bölge olabilir. Ekotonların belirgin özelliği, kendine özgü iklimi ve daha zengin direyidir. Bunun için, kıyı kuşu türlerinin sayısı kara ve açık deniz kuşlarınınkinden fazladır.
    (Çünkü kıyı kesimi, anakara ile okyanus arasında bir ekoton oluşturur.)
    Ekosistemlerin sınırlarının belirlenmesi, özellikle hayvan sayısı göz önünde bulundurulacak olursa, hiç de kolay değildir. Bu konuda birçok örnekleme ve istatistik verilerini değerlendirme yöntemleri bulunmuştur. Bu bakımdan, belli başlı hayvan türlerinin bolluğunu, dağılımını, yıllık çevrimlerini, sayılarının azalıp çoğalmasını, metabolizmalarını bilmek gerekir. Bu veriler ya yerinde ya da yetiştirme yoluyla elde edilebilir. Bu birinci aşama tamamlandıktan sonradır ki, ekosistemleri yapısını ve işleyişini incelemeye başlamak mümkün olabilir.

    EKOSİSTEMLERİN EVRİMİ

    Bir ekosistem, insana durağan gözükse bile, jeolojik ölçü içinde evrime uğrar. Nitekim, ılıman Avrupa’da, çıplak toprağa canlıların yerleşmesi, otsu bitkilerin öncü olarak yerleşmesiyle başladı. Sonradan bunun yerini, birbirini izleyen çeşitli bitki toplulukları aldı ve klimaks da denen son evrede ormanlar ortaya çıktı. Ekosistemlerin bu evrimi de bazı yasalarla yönetilir. Evrim süresinde ekosistemlerin karmaşıklığı giderek artar; türlerin sayısı çoğalır; canlı yığın büyür, genişler. Brüt üretkenlik canlının oranı azalır, brüt üretkenlik solunum oranı bire yaklaşır. Bunun sonucu olarak da net üretkenlik sıfıra yönelir. Klimaks evresindeki bir ekosistem kararlı bir durumdadır: canlı yığını artık büyümez.


    EKOSİSTEM ÇEŞİTLERİ
    Belirli bölgede bulunan ve birbiri ile dolaylı ya da dolaysız ilişkide olan canlılarla bu canlıların yer aldığı cansız çevre ekosistemi oluşturur. Doğada büyük ekosistemler ve bunların içerisinde de daha küçük ekosistemler bulunur. Tabiat farklı özellikte pek çok ekosistemin birleşmesinden oluşur. Kara ve su ekosistemi olmak üzere başlıca iki çeşit ekosistem bulunur. Kara ekosistemlerini çayırlar, çöller, mağara, step, tundra, ova, dağ gibi daha küçük olan ekosistem parçaları oluşturur. Su ekosistemlerini de okyanus, deniz, göl, ırmak, havuz, bataklık gibi ekosistem parçaları oluşturur. Çevredeki ekosistemlerin birleşmesiyle yeryüzünün doğal ortamı oluşmaktadır. Çevredeki her ekosistem çeşidinin kendisine has olan farklı fiziksel ve kimyasal özellikleri bulunur.


    EKOSİSTEMDEKİ BOZULMALARIN ÇEVREYE ETKİLERİ
    Ekosistemdeki bozulma bir bütün olan çevrenin yapı ve işleyişini olumsuz etkiler. Bazı varlıkların azalması diğer bazı varlıkların azalmasına da neden olur. Madde döngülerinin gerçekleşmesi zorlaşır. Sonuçta doğadaki enerji tükenmeye doğru gider.


    1. Dünya Coğrafyasının Değişmesi
    Ekosistemin yapı ve işleyişini oluşturan iklim, toprak, hava, bitki hayvan
    gibi faktörlerin olumsuz yönde değişmesi çevrenin ekolojik özelliklerini de değiştirir.
    — Uzun süren kuraklıklar sonucu bir ekosistemdeki bitki ve hayvan sayısı hızla azalır.
    — Suların kirlenmesi sonucu suya ışık girişi azalır, suyun hava oranı düşer.
    — Toprakta oluşan tahribat ve kirlenmeler önce bitkilerin sonrada diğer canlıların zamanla ölmesine neden olur.
    — Ormanların kesilmesi ve yanması çevrenin çölleşmesine ve sonrasında küresel ısınmaya etkide bulunur.


    2. İklimin Değişmesi
    İklim şartlarının değişmesi, ekosistemdeki canlı yaşam ve dağılışını
    etkiler. İklimi değişen bir bölgede bazı canlılar göç ederken, bazı canlılar ölür veya şartlara uymaya çalışır. Ozon tabakasının incelmesi, ormanların azalması, havanın kirlenmesi, yağışların azalması, çölleşmenin başlaması bir bölgedeki iklimin ve coğrafik yapının değişmesine etkide bulunur.


    3. Erozyonların Oluşması
    Toprağın su ve rüzgâr etkisiyle aşınıp, taşınmasına erozyon denir.
    Çevredeki bitki örtüsünün azalması, şiddetli yağmurların yağması, karların kısa sürede erimesi, fırtınaların oluşması, toprağın yanlış sürülmesi, eğimli alanlardaki ormanların yanması gibi etkenler erozyonların oluşmasına neden olur. Erozyonlar sonucu bir bölgenin toprağı tahrip olur. Tarım toprağının ürün verimi azalır. Erozyonu önlemek için en etkili yöntem eğimli ve çorak toprakların ağaçlandırılmasıdır. Çünkü bitki kökleri toprağı tutarak erozyonla sürüklenmesini önler.
    Erozyona uğrayan bir bölgede toprağın yapısı değişeceği için canlıların yaşamı da tehlikeye girer.


    4. Su Kaynaklarının Azalması
    Suların kirlenmesi ve kuruması sonucu çevredeki kullanılabilir su oranı
    azalır. Çevredeki su kaynaklarının azalmasına, yağışların düşmesine, tarımsal verimin düşmesine ve hidroelektrik santrallerdeki enerji üretiminin kısılmasına neden olur. Bu durum canlıların beslenmesini olumsuz olarak etkiler.
    Su oranı azalan topraklarda daha az sayıda bitki yaşar. Ortama uyan bazı hayvanlar bu topraklarda barınır. Kısacası çevre zamanla çölleşir. Doğal özelliklerini de zamanla kaybeder.


    5. Enerji Kıtlığının Başlaması
    Madenlerin azalması sonucu termik santraller, su kaynaklarının azalması
    sonucu hidroelektrik santralleri, petrolün azalması sonucunda ulaştırma araçlarının kullanım oran ve verimi azalır. Enerji kıtlığının başlaması durumunda insanların sosyal yaşamı felç olur.
    Besin zincirinin oluşumunu sağlayan enerji nakli gerçekleşemez. Ortamın biyolojik dengesi bozulur.


    6. Canlı Çeşitliliğinin Azalması
    Ekosistemdeki fiziksel ve kimyasal şartların değişmesi canlıların yaşama,
    yayılış ve üremesini etkiler. Bozulan şartlara uyanlar yaşarken diğerleri yok olur. Çevredeki bitki sayısının azalması besin zincirindeki canlı tür ve sayısının azalmasına neden olur.
    Örneğin, ormanların yanma ve kesilmesi sonucu buralarda barınan tüketici canlıların büyük kısmı ölür.


    EKOSİSTEM ÇEŞİTLERİ
    Ekosistemlerin incelenmesinde kara ve su olmak üzere başlıca iki büyük sistem ayırt edilebilir.

    Bir su ekosistemi en küçük su birikintisinden okyanusa kadar değişen ortamlardaki karşılıklı ilişkileri kapsar. Ortamların farklılığına karşın, suyun canlılar üzerindeki etkisi bu ekosistemde yaşayan canlılarda benzer özellikler yaratmıştır. Hem su, hem çok daha karmaşık yaşam biçimlerinin gözlendiği kara ekosistemlerini tek tek incelemek olanaksızdır. Bu sistemlerin topluca incelenmesi ise birçok önemli ayrıntının, fiziksel ve kimyasal bileşenlerin canlıların değişik çevrelerin özelliklerine göre geliştirdiği uyum biçimlerinin, enerji akışı ve besin çevriminde ortaya çıkan özelliklerin göz ardı edilmesine yol açar. Bu nedenle canlıların yaşadığı çevreler belli tipler altında toplanarak incelenir. Genellikle su ekosistemleri deniz suyu ve tatlı su (ya da denizler ve iç denizler) olarak ayrılabilir. İç sularda kendi içinde durgun sular (göller) ve akarsular olmak üzere iki alt bölüme ayrılır.
    Kara ekosistemleri yaşama ortamlarına ya da kara çevrelerine göre kutup bölgeleri ve tundra, kuzey ve ılıman bölge ormanları, çayır, otlak, çöl ve yarı çöl alanlar, cangıllar ve yağmur ormanları, savanlar ve öbür astropik ormanlar biçiminde ayrılır. Egemen bitki örtüsü temelinde belirlenen bu tiplerin yanı sıra değişik ölçütlere dayanarak farklı sınıflandırmalar da yapılmaktadır.

    [​IMG]

    Alıntı
     
  2. Mavi_inci

    Mavi_inci Özel Üye

    Ekosistem nedir

    Ekosistem, belirli bir alanda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlere ekosistem denir. Ekosistem aynı zamanda bir besin ağı ile şekillenmektedir. Ekosistem, küresel ölçekte bir düzeni ifade etmekle beraber yerel ve korunaklı bir sistemin varlığına da atıfta bulunabilir. Örneğin eğer söz konusu ekosistem bir tarım alanı içinde gelişiyorsa buna agroekosistem adı verilir.

    [​IMG]



    İskoçya'da yer alan Loch Lomond gölü. Doğal bir tatlı su kaynağıdır. Oldukça korunmuş bir ekosisteme sahiptir. Özellikle balık çeşitliliği ve nüfusu açısından uzun süredir değişmeksizin varlığını sürdürmektedir


    Karşılıklı olarak madde alışverişi yapacak biçimde birbirlerine etki yapan organizmalarla (biyotik), bitki ve hayvanların birbirine eklemlendiği ve ayrıca kaya, toprak gibi fiziksel çevre faktörlerinin (abiyotik) bir arada bulunduğu herhangi bir doğa parçası bir ekosistemdir.
    Ekosistem yaklaşımı, bireysel organizmalar ya da topluluklardan çok tüm alanın işlevlerinin nasıl olduğuyla ilgilenir. Bir alandaki organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar. Bir ekosistem, temel olarak abiyotik maddeler, üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılardan oluşur. Ekosistemlerde yaşam, enerji akışı ve besin döngüleriyle sürer. Açık bir sistem olan ekosistemde, enerji ve besin giriş-çıkışı süreklidir. Sistem kuramı, ekolojik bakış açısının sosyolojik boyutunu ele almaktadır. Ayrıca sibernetik disiplini, canlılarda kontrol ve iletişim boyutuyla kaynağını yine ekosistemde bulmaktadır.


    Bir ekosistemin dört temel bileşeni vardır. Üreticiler ototroflar, tüketiciler (hetotroflar), ayrıştırıcılar (saprofitler) ve doğal çevre. İlk üç bileşen, dördüncü bileşenin oluşturduğu cansız doğa içinde varlıklarını sürdüren canlı yaşamı kapsar. Cansız doğal çevre ile bu çevre içinde yaşamlarını sürdüren canlılar arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri inceleyen bilim dalına ekoloji adı verilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş