Edebiyat 11. Sınıf sayfa 28 29 30 31 32 33 içerisindeki soruların cevapları

'Öğretmenlerimizin Bölümü' forumunda SeLeN tarafından 16 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Edebiyat 11. Sınıf sayfa 28 29 30 31 32 33 içerisindeki soruların cevapları konusu Edebiyat 11. Sınıf sayfa 28 29 30 31 32 33 içerisindeki soruların cevapları

    Sayfa 29 2. Etkinlik:
    Anlam birliği şu şekilde oluşturulur:
    Birtakım heceler bir araya gelerek kelimeleri oluşturur. Bu kelimeler cümleleri cümleler paragrafları paragraflar da verilmek istenen iletiyi meydana getirir. Tercüman-ıAhval ve Musavat metinlerinde paragraflar metinleri meydana getirmiştir.
    Sayfanın Devamındaki sorular:
    1- Tercüman-ı Ahval Mukaddimesinin ana fikri gazetenin faydalarıdır. Musavat metninin teması ise Eşitliktir. Bu iki tema yenileşme ve Tanzimat dönemlerinde sıklıkla işlenmiş temalardır. Bu devirde avrupadan alınan yeniliklerin ve kavramların halka anlatılması ve benimsetilmesi için yeni yollar aranmıştır. Çeşitli kavramların anlatılması için iletişim araçların kullanılmasının öneminden bahsedilmiştir. Bu durum gösterir ki bu iki metinin teması evrenseldir ve her çağda görülebilir temalardır.
    2- Metinlerin anafikirleri günümüzde ki iletişim araçlarıyla anlatacak olsaydım, televizyon ve interneti kullanırdım . bu sayede sadece dili değil dilin yanında görselliği de kullanmış olurdum. Ayrıca bu iletişim araçlarını kullanarak istediğim bölgede birçok insana ulaşabilirdim.
    3- Her iki metinde Tanzimat döneminde yazılmıştır. Bu dönemde batıdan bolca fikir ve kavram alınmıştır. Bu kavramların halka aktarılması içinde o günün şartlarında en çok kişiye ulaşabilecek iletişim aracı olarak gazete kullanılmıştır. Sonuç olarak o dönemin sosyal yaşantısı gerçeğe yakın olarak edebi metinlerde halka aktarılmıştır.
    4- A) Şinasi, insanların faydalı fikirlerini gazeteler vasıtasıyla başka insanlara sunabilecğini belirtmektedir. Bununla ilgili olarak çoğunlukta olan Müslüman insanların bu haklarını tam kullanamadığını, kendisi de bu hakkın nasıl kullanılacağını anlatmaya çalışmaktadır. Ali Suavi ise eşitlik kavramının ne olduğunu nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışmaktadır.
    B) bu metinler halka bilgi vermek için yazılmıştır.
    C) ulaşamayabilirlerdi. Çünkü roman veya tiyatro daha çok sanat yapmak için yazılan erlerdir. İki yazar ise halka bilgi vermeyi amaçlamışlardır. Bu şekilde ki eserlerde ise dil süslü ve sanatlıdır. Şiirsel bir anlatım görülür. Bu yüzden roman veya tiyatro eserleriyle halka bilgi zor bir olaydır.
    5- Kanun  kanuni vazife
    Devlet-i Aliyye  kazanılmış hak
    Milli Eğitim Bakanlığı Meclisi  Mazbata (tutanak)
    Vekiller meclisinde  izin

    Musavat isimli metinde:
    kanun  her vatandaşın eşit olması
    mahkeme  eşit yargılanma
    Devlet-i Aliyye  kazanılmış hak
    Bu kavram ve ifadeler bize Tanzimat fermanı ile birlikte gelmiştir. Bu kavram ve ifadeler Avrupa devletlerinin oluşturdukları sosyal siyasi dini ve ekonomik yapının bir sonucudur. Osmanlı Devleti’nde bu kavram ve ifadeler ile ilgili Avrupalılar gibi bir düzenleme yapılmamıştır. Bunların Osmanlı Devleti’nde uygulamaya konulması eski ve yeni arasında bir ikiliğin oluşmasına neden olmuştur.
    3. Etkinlik:
    Terimler:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ kaznılmış hak, Devlet-i Aliyye, Tanzimat hükümet meclis gazete mazbata “
    Müsavat: “ müsavat, kanun İslam hukuku, kamusal hak “

    Kavramlar:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ halk vazife adalet “
    Müsavat: “ sınıf, adalet, ilim, fazilet, görev, şeref, zenginlik “

    Günlük hayatla ilgili kelimeler:
    Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi: “ menfaat, milletler, dil , fikir, hal dili, tarife hacet olmak vs.”
    Müsavat: “ sınıf, zümre, hamal, memur, kişi, şahıs vs. “

    Bütün bu kavram, terim ve gün****k kelimeler yazarın topluma iletmek istediği iletinin yapıtaşlarıdır. Bunlar olmadan metnin iletisi okuyucuya sağlıklı bir şekilde ulaşamaz. Yine bu kavram ve terimlere bakarak dönemin zihniyetinin öğretici metinlere nasıl yansıdığını anlayabiliriz.
    6- Metinlerde öğretici, açıklayıcı ve kanıtlayıcı anlatım kullanılmıştır.
    a. Öğretici anlatım:
    • Açıklama, bilgi verme amacıyla yazılırlar.
    • Bu tür metinlerde söz sanatlarına ve süslü anlatımlara yer verilmez.
    • Her okuyanda aynı etkiyi uyandırır.
    b. Açıklayıcı anlatım
    • sorunu ortaya koyan cümlelerle anlatıma başlar.
    • Sorunu çözümleyen açıklamalar örnekler ve karşılaştırmalar ile devam eder.
    • Özetleyici ve yargı bildiren ifadelerle metin sonlandırılır.
    • Bu tür anlatımlarda kesin ve açık ifadeler olması gerekir.
    c. Kanıtlayıcı Anlatım:
    • İnandırma aydınlatma, bir başkasına kendi görüşünü kabul ettirme için yazılırlar.
    • Bu anlatım türünde kavram tanımlanır veya açıklanır.
    • Okuru etkilemek için bazı kelime öbeği veya cümleler aralıklarla metinde tekrar edilir.
    7- Her iki metinde de anlatım açık ve anlaşılabilirdir. Bunun nedeni iki metinin de öğretici metin olmasından kaynaklanır. Misalen: “madem ki bir sosyal toplulukta yaşayan halk bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının mefaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.” Diğer metin için: “ mesela bir hamal ile bir büyük memurun hukukça kanun önünde eşit tutulması hatta muhakeme bile olunması kısacası en sıradan kişinin hakkının kaybolmamasıdır. Öğretici metin olmasından dolayı anlatım açık ve anlaşılırdır. Yani metnin türü ile anlatım biçimi arasında bağlantı vardır.
    8- Tanzimat, kazanılmış hak, gazete, müsavat, kanun, kamusal hak, sınıf, hürriyet, adalet yenileşme vb.
    9- Metinlerde kullanılan dil yaşadığı döneme göre sadedir. Değerlendirme yapacak olursak, Naima’nın eserinde, birden fazla kelimelerle oluşturulmuş tamlamalar, Arapça ve farsça sözcükler görebiliriz. Diğer metinler Naima’nın eserine göre daha sadedir ancak günümüz Türkçesi ile inceleyecek olursak Tanzimat dönemi eserlerini anlamakta güçlük çekebiliriz.
    10- Tercüman-ı ahval ve müsavat öğretici metin olup, Tanzimat döneminde yazıldığı bariz bir şekilde ortadadır.
    11- Gazeteler kültür,sanat, siyaset, günlük yaşam kısaca hayatımızın her alanından bize bilgiler sunan bir kaynaktır. Gazete insanı direkt olarak etkisi altına alan bir iletişim aracıdır. Onun dili sade ve süssüz olduğu için her okuyan metni anlayabilir. Bu sebepten gazetelerin etkisi günümüzde bile inkar edilemez.
    12- a) Ali suavi eserinde eşitlik kavramını verdiği örneklerle somutlaştırmıştır. “ bir hamal ile en üst düzey bir memurun gerektiğinde hukuk önünde muhakame edilebileceğini belirtmesi örnek olarak gösterilebilir.”
    b) Şinasinin metninde ise hürriyet kavramı gazete çıkarmak isteyenlerin hakkı olduğu ifade edilerek somutlaştırılmıştır.
    13- Tercüman-ı Ahval Muk. Tema: hürriyettir. Müsavatta ise tema: eşitliktir.
    Benzerlik ve farklılıkları:
    • İki temada gazete yazısında ortaya konmuştur.
    • Temaları anlatmak için metnin türüne uygun bir dil anlatım kullanılmıştır.
    • İki temada Tanzimat döneminde ortaya çıkmıştır.
    • Daha önce bu temayla ilgili hiçbir eser yazılmamıştır.
    • Tercüman-ı Ahval mukaddimesi gazetenin giriş yazısıdır. Diğeri ise bir makaledir.
    14- Yazarlar hakkındaki bilgi internette zaten mevcut.
    15- Elde edilen bilgiler ışığında iki yazar hakkında karşılaştırma yapılabilir.

    3. Metin Sayfa 33’teki sorular:
    1- Atatürkçü düşüncede çağdaşlaşma uygarlaşma ve batılılaşma kavramları birbirleriyle bağlantılıdır. Çağdaşlaşma ülkenin refaha kavuşması için yapılan etkinliklerin tümüdür. Bu kavramla körü körüne taklit hedeflenemez. Ülkenin ilerlemesi için batılı ülkelerden alınan yenilikler ülkenin değerleriyle birleştirildikten sonra kullanılmalıdır. Bu kavramlar Atatürkçü düşüncede birbirlerinden ayrılamazlar.
    2- Metne göre çağdaşlaşma Türk toplumu için vazgeçilmez bir idealdir. Bu idealin dayandığı temel “Büyük davamız en uygar ve en refaha kavuşmuş millet olarak varlığımızı yükseltmektir.” Şeklinde ifade edilmiştir.
    3- Tanzimat döneminden itibaren gerçekleştirilen yeniliklerle Atatürk ilke ve inkılapları çağdaşlaşma ve uygarlaşmanın “ siyasal sosyal kültürel ve ekonomik yönlerini” kapsadığını söyleyebiliriz.
     

Bu Sayfayı Paylaş