Ece Ayhan Şiirleri

'Şairlerimiz Ve Şiirleri' forumunda KaRDeLeN tarafından 3 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ece Ayhan Şiirleri konusu MOR KÜLHANİ

    1. Şiirimiz karadır abiler

    Kendi kendine çalan bir davul zurna
    Sesini duyunca kendi kendine güreşmeye başlayan
    Taşınır mal helalarında kara kamunun
    Şeye dar pantolonlu kostak delikanlıların şiiridir

    Aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler

    2. Şiirimiz her işi yapar abiler

    Valde Atik'te Eski Şair Çıkmazı'nda oturur
    Saçları bir sözle örülür bir sözle çözülür
    Kötü caddeye düşmüş bir tazenin yakın mezarlıkta
    Saatlerini çıkarmış yedi dala gerilmesinin şiiridir

    Dirim kısa ölüm uzundur cehennemde herhal abiler

    3. Şiirimiz gül kurutur abiler

    Dönüşmeye başlamış Beşiktaşlı kuşçu bir babanın
    Taşınmaz kum taşır manavlarla Karabiga'ya kaçan
    Gamze şeyli pek hoş benli son oğlunu
    Suriye hamamında sabuna boğmasının şiiridir

    Oğullar oğulluktan sessizce çekilmesini bilmelidir abiler.

    4. Şiirimiz erkek emzirir abiler

    İlerde kim bilir göz okullarına gitmek ister
    Yanık karamelalar satar aşağısı kesik kör bir çocuğun
    Kinleri henüz tüfek biçimini bulamamış olmakla
    Tabanlarına tükürerek atış yapmasının şiiridir.

    Böylesi haftalık resimler görür ve bacaklanır abiler

    5. Şiirimiz mor külhanidir abiler

    Topağacından apartmanlarda odası bulunamaz
    Yarısı silinmiş bir ejderhanın düzüşüm üzre eylemde
    Kiralık bir kentin giriş kapılarına kara kireçle
    Şairlerin ümüğüne çökerken işaretlenmesinin şiiridir.

    Ayıptır söylemesi vakitsiz Üsküdarlıyız abiler

    6. Şiirimiz kentten içeridir abiler

    Takvimler değiştirilirken bir gün yitirilir
    Bir kent ölümünün denizine kayar dragomanlarıyla

    Düzayak çivit badanalı bir kent nasıl kurulur abiler?

    ECE AYHAN
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    MEÇHUL ÖĞRENCİ ANITI

    Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
    Bir teneffüs daha yaşasaydı,
    Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
    Devlet dersinde öldürülmüştür.

    Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu şuydu:
    - Maveraünnehir nereye dökülür?
    En arka sırada bir parmağın tek ve doğru karşılığı:
    - Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!dir.

    Bu ölümü de bastırmak için boynuna mekik oyalı mor
    Bir yazma bağlayan eski eskici babası yazmıştır:
    Yani ki onu oyuncakları olduğuna inandırmıştım

    O günden böyle asker kaputu giyip gizli bir geyik
    Yavrusunu emziren gece çamaşırcısı anası yazmıştır:
    Ah ki oğlumun emeğini eline verdiler

    Arkadaşları zakkumlarla örmüşlerdir şu şiiri:
    Aldırma 128! İntiharın parasız yatılı küçük zabit okullarında
    Her çocuğun kalbinde kendinden büyük bir çocuk vardır
    Bütün sınıf sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar gönderecek

    ECE AYHAN
     
  3. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    YORT SAVUL

    1. Atlasları getirin! Tarih atlaslarını!
    En geniş zamanlı bir şiir yazacağız

    2. Harbi karşılık verecek ama herkes
    Göğünde kuş uçurtmayan şu üç soruya:

    3. Bir, Yeryüzüne nasıl dağılmıştır
    Tarihi düzünden okumaya ayaklanan çocuklar?

    4. İki, Daha yavuz bir belge var mıdır ha
    Gerçeği ararken parçalanmayı göze almış yüzlerden?

    5. Üç, Boğaziçi bir İstanbul ırmağıdır
    Nice akar huruc alessultanlarda bayraksız davulsuz?

    6. Nerede kalmıştık? Tarihe ağarken üç ağır yıldız
    Sürünerek geçiyor bir hükümet kuşu kanatları yoluk

    7. Çocuklar! İle bile muhbirler! Ve bütün ahali!
    Hep birlikte, üç kez, bağırarak, yazınız

    8. Kurşunkalemle de olabilir
    Yort Savul!

    ECE AYHAN
     
  4. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    ORTA İKİDEN AYRILAN ÇOCUKLAR İÇİN ŞİİRLER

    Sivil ölümden konuşuyoruz dağılan neftilikler
    arkadaşlar Makedonyalı kalın usta marangozlar.
    Kapaklanır bir adam daha kaçıncı, aktığımızı görünce
    ters çevrilmiş kente karşı işte onun denizlerine
    delikanlı kostaklarımızı çıkarmış ve ırmaktır.

    Erkek ölümden konuşuyoruz yeni ormanlardan
    dahi "dikeni seven gülüne katlanır bir kadın"dan.
    Haramiler ki kırkın üstünde artık sayıları
    bir küçük tabut tabakada gezdirirler ölüleri fakfon
    burunları çekmek üzre, ince çağrışımlıdır.

    Ey orta ikiden ölerek ayrılan çocuklar! aslında başlayan
    askerler tabiatta hâlâ tramvaydan Sirkeci'de mi inerler?
    süsüne kaçılmamış bir cenaze törenine gitmek için.

    ECE AYHAN
     
  5. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    KINAR HANIMIN DENİZLERİ

    Bir çakıl taşları gülümseyişi ağlarmış karafaki rakısıyla
    şimdi dipsiz kuyulara su olan kınar hanım'dan
    düz saçlarıyla ne yapsın şehzadebaşı tiyatrolarında şapkalarını
    tüketemezmiş hiç

    İşte kel hasan bu kel hasan karanlığı süpürürmüş
    ters yakılmış güldürmemek için serkldoryan sigaralarıyla
    işte masallara da girermiş bir polis o zamanlardan beri sürme
    kirpiklerini aralayarak insanları çocukların

    Ve içinde birikmiş ut çalan kadın elleri olurmuş hep
    gibi bir üzünç sökün edermiş akşamları ağlarken kuyulara kınar
    hanım'ın denizlerinden.

    ECE AYHAN
     
  6. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    ÇAPALI KARŞI

    Kollarında eski balık dövmeleri
    teodor kasap perhiz ahali içmez
    ay türkçe rakı çıkmıştır kapalı
    ve geniş muhlis sabahattin'den
    ayşe opereti ne güzel bir hiç

    Üç yıllar var ki minyatürlere mahkûm
    teodor'un o eski balık dövmeleri
    ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş
    ve korkunç taş gülmekler muhlis'te
    gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış
    çiçek bahçelerine kaçabilsin ayşe
    atlı tramvaylarla ne güzel bir hiç

    İşte o biçim gecelerde kucaklamış
    getirir enflasyon arkadaşlarını
    kova abdülhamit akşam gazeteleri
    dağlar gibi yalnızlık ne güzel bir hiç.

    ECE AYHAN
     
  7. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    ANAHTARLAR

    Çünkü kapıları
    götürüyorlar (öyle yanlış ki)
    Cam kırıkları üzerinde
    Gülüyor ve
    Gülen artık çingene değildir
    Değil mi değil
    Bilmem şu uzakta odaların
    Pancurlarını açmışlar
    Açmışlar mı açmışlar
    Denize karşı
    (deniz yoktur ya)
    İçerdekiler içerlerde
    Dışardakiler dışarlarda kalmışlar
    Kalmışlar mı kalmışlar
    Anahtarları çalan bir çingenedir
    Bir çingene mi bir çingene bireeE

    ECE AYHAN
     

Bu Sayfayı Paylaş