Duanın Kabulünün Şartları

'Dualarımız Dua paylaşımları' forumunda Dine tarafından 30 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Duanın Kabulünün Şartları konusu Duanın Kabulünün Şartları

    1- Kazaya muvafık olmak, yani sünnetullaha uygun bulunmak,
    2- O kimse hakkında duanın kabulü hayırlı olmak,
    3- İstenilen şey muhal(imkansız) olmamak
    Duanın kabulü için âdabına ve şartlarına riâyet etmek lâzımdır Bu şartların cümlesinin mevcud olduğu bir durumda, kabul olunma ciheti gâlib ise de, kabul olunması yine meşiyyet-i ilâhiyyeye(Allah'ın İradesine) bağlıdır Binâenaleyh Allah, dilerse kabul eder, dilemezse etmez Fakat kul, âdabına riâyet ederek duayı bırakmamalıdır

    Duanın kabulünün âni olmasına kullar umûmiyyetle tahammül edemiyecekleri için istenilen şeyin bir müddet sonra verilmesi me'mûl(umulduğu) olduğu gibi, duası miktarı o kimsenin üzerinden bir şerrin define sebeb olmak veyahud bilmediği bir cihetten duasının eseri hâsıl olmak ihtimâline binâen duaya kabul olunmadı nazariyle bakılmamalı ve "duam kabul olunmuyor" denilmemelidir

    Allah Teâlâ Hazretleri icabet hususunu, istimrara; ya'ni geniş zamana delâlet eden muzâri' sigasıyle beyan buyurmuşdur ki, bir zamanla mukayyed(sınırlı) değildir, demektir Kulun hakkında hayırlı olan bir zamanda kabul eder

    Yine âyet-i celîle'de:

    “Ve kâle rabbukumudûnî estecib lekum innellezîne yestekbirûne an ıbâdetî seyedhulûne cehenneme dâhirîne”
    "Rabbiniz size: "Bana duâ edin ki duanızı kabul edeyim" dedi O kimseler ki bana kulluk etmeğe büyüklendiler; pek yakında zelil ve hakîr olarak cehenneme girerler " (Gâfir (Mü'min) Sûresi, 60)
    Duâ, Cenâb-ı Hak'tan, insanların muhtaç oldukları şeyleri tazarru' ve niyaz ederek kemâl-i tevazu' ile istirham edip istemeleridir Kulların Allah'a olan ihtiyaçlarını arz eylemeleridir
    Duanın kabulünün en mühim şartlarından biride duâ esnasında Allah Zü'l-celâl Hazretlerinden gayri hiç bir şeye güvenmeyerek teveccüh-i tâm(Tamamen Allah'a yönelmek) ile ve kat'î sûretde Hak Teâla Hazretlerine yönelmektir



    Duada iki haslet aranır

    Birincisi: İzzet-i rubûbiyyeti(Cenab-ı Hakkın yüceliğini,kımetini) bilmek,
    İkincisi: Ubûdiyyetten(kulluktan) olan zilleti idrâk(acziyetinin farkına varmak) edip Rabbinin himayesine iltica ve ihsanından müstefîd olmasını arzu eylemektir

    “Emmen yucîbul muztarra izâ deâhu ve yekşifus sûe ve yecaluküm hulefâel erdi eilâhun meallâhi kalîlen mâ tezekkerûn

    "Ey müşrikler! Sizin âciz ma'bûdlarınız mı hayırlıdır, yoksa muztar(çaresiz) olan kimse duâ ettiğinde onun duasına icabet eden ve istediğini veren ve o muztar kalan kimseye isabet eden kötülüğü kaldıran ve sizi yeryüzünün halîfeleri kılan Allah Teâlâ mı hayırlıdır? Allah'la beraber bunları îcâd ve kullarının ihtiyâcını def eden bir ma'bûd var da ona mı ibâdet edersiniz? Düşünceniz ne kadar az ve kısadır Zîra Kadir'i bırakıp âcize ibâdet edersiniz" (Neml Sûresi, 62)

    Yâni, Ey müşrikler! Sizin Allah'a ortak koştuğunuz putlar mı hayırlıdır, yoksa musibetlerden bir musîbete veya fakirlik ve hastalık gibi derd ve elemlerden muztar kalıb halâsına(kurtulmasına) çâre arayan bir kimse duâ etdiği zaman duasını kabul edib musîbeti âfiyyete ve fakrini gınaya(fakirliğini zenginliğe) ve hastalığını sıhhate tebdîl etmekle sâhil-i selâmete çıkaran Kaadir ve Kayyum mu hayırlıdır?

    Elbette kullarının ihtiyâcını def eden ve duasını kabul edip istediğini veren Allah Teâlâ hazretleri bunlardan hiç birine kaadir olamayanlardan hayırlıdır Binaenaleyh ma'bûd bi'lhakk O'dur(Mutlak yaratıcı O'dur) O'ndan gayri ibâdete lâyık yoktur Ve Allah Teâlâ Hazretleri size yeryüzünde tasarrufa kudret verendir Dolayısıyle Zât-i Ecellü A'lâya ibâdetiniz lâzımdır

    Allah'la beraber başka bir ma'bûd var mı ki gayre ibâdet edersiniz ve siz her ân arkası arkasına gelen ni'metlerin kimden geldiğini düşünmeniz gayet az olduğundan Azîz ve Kavî Allah'ı bırakıp âciz ve zelîle ibâdet edersiniz

    Duada ihlâs (samimiyet) ve helâl lokmanın ehemmiyeti:

    Nebiyy-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuşlardır ki:
    "Bir kimse zahir(dışını) ve bâtınını(içini)tanzîf ve tathîr(temizlemek) ile kırk gün hâlisan Cenâb-ı Allah için amel ve ibâdet ederse kalbi menba'-i hikmet(Hikmet kaynağı) olup lisânından zülâl-i ma'rifet(saf ve güzel olan marifet bilgileri) cereyan etmeğe başlar" (Keşfü'l-hafâ, 2/224 (Ebû Nuaym'den)

    "Kul ihlâs ile ; Allah'dan başka ilâh yok, ancak Allah vardır!" dedikçe hiç bir hicâb(perde) onu geri çevirmeksizin bu zikri, Allah'a yükselir Allah'a vâsıl olunca Allah bu kelimeyi söyleyene nazar eder Allah'ın nazar ettiği her bir muvahhid kulunu rahmeti içine alması O'nun hakkıdır" (Buhârî, Deavât,)

    "Helâllığında ve haramlığında şübhe bulunan nesneyi terk eyle ve helâl olduğu muhakkak bulunan şeyleri kabul et" (Buhârî, Büyü', 3; Tirmizî, Kıyame, 60)

    Bu hadîs-i şerîf, insan bâtınını haramdan korumak için kemal-i ihtiyat(tam bir korunma ve tedbir) üzere bulunmasının lüzumu hakkında îrâd edilmiş ise de diğer işlerine, sözlerine ve sâir(diğer) muamelâtına da tatbîk için bir kaide-i külliyye(genel bir kural) tarzında bulunmuştur

    • "Niyet eylediğin bir iş için kalbinde havf(endişe ve korku) ve tereddüd olursa o işi yapma" (İbn Hanbel, Müsned, 5/252, 256)
    • "Haramlardan sakın, insanların en âbidi olursun "(Tirmizî, Zühd, 2; İbn Hanbel, Müsned, 2/310)
    • "Haram lokmadan neşvü nema bulan(beslenen) bir vücûda lâyık olan cehennem ateşidir" (Ramûzü'l-ehâdîs)
    • "Cibril bana ne zaman geldiyse şu iki duayı emretti:"Ey Rabbim! Bana temiz rızık ver ve sâlih amel nasîbet" (Müminûn Sûresi,51 nci âyeti bir duadır)

    "Allah Teâlâ buyuruyor: Kulum, beni yalnız iken zikrederse ben de onu yalnız zikrederim Beni bir topluluk içinde zikrederse onu ondan daha hayırlı ve daha büyük bir topluluk içinde zikrederim "(Müslim, Zikr, 3,18,19, 21;Buharî,Tevhîd, 15, 43; Tirmizî, Deavât, 131;jbn MâceEdeb, 53, 58;lbn HanbeiMüsned, 3/351)

    • "Allah sizden üç şeyi istemiyor: Kur'ân okurken yahud okunurken ileri geri konuşmayı, duâ ederken sesinizi yükseltmeyi, takat getiremiyeceğiniz kadar kendinizi namaza zorlamanızı" (el-Camiûs-Sağîr)

    "Gizlide yapılan bir duâ, açıkta yapılan yetmiş duaya bedeldir"

    • "Sıkıntılı zamanlarında Allah'ın kendisine icabet etmesini isteyen kimse rahatlık zamanında duayı çok yapsın "(Tirmizî, Deavât, 9)
    • "İnsanların en âcizi duadan da âciz olan, insanların en cimrisi selâmı da kıskanan kimsedir" (Keşfü'l-hafâ, 1/142 (Taberânî ve Beyhakîden)
    • "Ey Rabbim! Şükrünü edaya, Seni zikretmeye ve Sana güzel ibâdet etmeğe bana yardım et!" diyen bir kimse mükellef bir duâ yapmış olur" (el-Camiû's-Sağir)
    • "İyiliğin her çeşidi ibâdetin yarısıdır Diğer yarısı ise duadır" ( ae)
    • "Duâ mü'minin silâhı, dînin direği, göklerin ve yerin nurudur" ( ae)
    • "Zayıflarınızın duaları ve ihlâslarından başka bir şey hürmetine mi nusrete nail oluyorsunuz" ( Keşfü'l-hafâ, 1/403 (Ebû Ya'lâ'dan)
    Çünkü Allah'ın huzurunda zayıflığını, aczini ve fakrını idrâk ederek ve dünyevî arzulardan kalben alâkasını keserek duâ edenlerin ihlâsları kuvvetlidir Bu da rızık ve nusret sebeblerinin en büyüklerindendir

    Beş gece vardır ki duâ reddolunmaz: Receb'in ilk gecesi,Şa'ban'ın onbeşinci gecesi,Cum'a gecesi, Ramazan bayramı gecesi, Kurban bayramı gecesi

    • "Rikkat hâliniz(ince ruhlu hassas haliniz,vecd haliniz) geldiği zaman duayı ganimet biliniz Çünkü bu hal rahmettir " (Buhârî, Cihâd, 76)
    • "Mü'min bir kul Allah'a duâ eder Bu esnada Allah Teâlâ Cibrîl'e: "Bunun duasına hemen icabet etme, çünkü sesini işitmek istiyorum" Bir fâcir de duâ edince Allah Teâlâ Cibril'e emreder: "Hemen ver şunun istediğini! Çünkü sesini işitmek istemiyorum" buyurur

    "Kâfir bir kul Allaha duâ eder, hacetini ister, derhal yerine getirilir Mü'min Allah'a duâ eder, icabeti geciktirilir Melekler buna üzülürler Bunun üzerine Allah Teâlâ buyurur ki: "Kâfirin duasına hemen icabet edişimin sebebi bana bir daha duâ etmemesi ve beni hatırlamaması içindir Çünkü onu sevmediğim gibi sesini de sevmiyorum Mü'minin duasına da hemen icabet etmiyorum, beni unutmayıp devamlı zikir etmesi için Çünkü onu da seviyorum, tazarru'unu da seviyorum"


    Müstecâb duâlar

    "Dört yerde semânın kapıları açılır ve duaya icabet olunur:
    1- Allah yolunda saf bağlandığı zaman,
    2- Yağmur yağarken,
    3- Namaz kılınırken,
    4- Kâ'be görüldüğü zaman,"
    "İki vakit vardır ki, semânın kapılan açılır Bu vakitlerde duanın reddolunduğu çok azdır Biri namaza kalkıldığı zaman, diğeri Allah yolunda saff-ı cihâdda(cihadda saf) bağlandığı zaman" (Ebû Davud, Deavât, 1553)

    "Dört duâ vardır ki: reddolunmaz:

    1- Dönünceye kadar hacının duası,
    2- Evine gelinceye kadar gazinin duası,
    3- İyileşinceye kadar hastanın duası,
    4- Bir de kardeşin kardeşine gıyabında ettiği duâ (Tirmizî, Deavât, 129)
    Bunlardan en çabuk kabul olunan duâ kardeşin kardeşine gıyabında ettiği duadır"

    "Üç kişi vardır ki Allah onların dualarını reddetmez:

    1- İftar edinceye kadar oruçlunun duası,
    2- Mazlumun duası,
    3- Adaletli devlet reisinin duası" (Tirmizî, Deavat, 48; İbn Mâce Duâ, II)


    "Üç dua vardır ki kabul olunacağında hiç şübhe yoktur:

    1- Babanın, evlâdına duası,
    2- Misafirin duası,
    3- Mazlumun duası," (Müslim, Deavât)

    "İki duâ vardır ki, Allah ile bu iki duâ arasında hicâb yoktur:
    Biri mazlumun duası,
    Diğeri kardeşin kardeşe gıyabında duası," (Nisa Sûresi, 5)

    Duası Kabul olunmayanlar

    "Üç kimse vardır ki duâ ederler de icabet olunmaz:
    1- Nikâhı altında kötü ahlâklı bir kadın bulunup da onu boşamayan erkek,
    2- Bir başkası üzerinde emânet mal bulundurup da şâhidle onu tesbît etmeyen,
    3- Malını sefih bir kimseye veren adam Çünkü Allah Teâlâ "Mallarınızı sefih (beyinsiz) kimselere vermeyiniz buyurmuştur" (Râmûzü'l-ehâdis en-Nisâ: 5)

    Müminlere umûmî ve gıyabî duâ:

    • "Duanın efdali, kulun: "Ey Rabbİm, Muhammed ümmetinin cümlesine umûmî bir rahmet ile rahmet eyle!" demesidir
    • "Duanın efdali dünyâ ve âhirette Rabbinden afv ve afiyet istemendir Çünkü bu ikisi dünyâda sana verilir, sonra âhirette de verilirse muhakkak felah bulursun " (Ramûzü'l-ehâdİs, 77)
    • "Kulun, "Ey Rabbim, Ümmet-i Muhammed'in cümlesine umûmî bir rahmetle merhamet et" diye duâ etmesinden daha sevimli bir duâ yoktur Allah katında" (ae)
    • "Beni, bütün mü'minleri ve mü'mineleri mağfiret et ey Rabbim" diyen kimseye her bir mü'minin hasenesinden nasîb verilir" (bk el-Ezkâr, 356 vd)
    • " Kişinin, kardeşine onun gıyabında ettiği duâ müstecâbdır Kulun başucunda vazîfeli melek bekler ve duasına âmin der Kul kardeşine her bir hayır duâ ettiğinde: Âmin, sana da aynısı olsunder" (ae göst yer)

    Kaynak: ikra islam ansiklopedisi
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 30 Ocak 2010

Bu Sayfayı Paylaş