Domuz gribiyle ilgili bilinmesi gereken son gelişmeler

'Genel Sağlık' forumunda NeslisH tarafından 19 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Domuz gribiyle ilgili bilinmesi gereken son gelişmeler konusu
    [​IMG]

    TÜSAD'ın artan domuz vakalarıyla ilgili olarak yayınladığı basın açıklamasında, çarpıcı veriler dikkat çekiyor.
    Influenza A H1N1(Domuz Gribi)’in 16 Mayıs 2009 tarihi itibariyle 36 ülkeye yayıldığı, 8451 kişiyi hastalandırdığı, laboratuvar olarak doğrulanmış bu hastalardan 72 kişinin öldüğü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından bildirildi.
    Ülkemizde Atatürk havaalanından giriş yaparken saptanan hastayla birlikte, Hindistan’da saptanan olgu dikkate alındığında influenza A H1N1’in görüldüğü ülke sayısı 38 olmuş durumda.
    Laboratuvar tarafından doğrulanmış hasta ve ölüm sayıları ülkelere göre şöyle:
    Meksika 2895(ölüm :66); ABD 4714(ölüm:4); Kanada 496(ölüm:1), Kosta Rika 9(ölüm :1). Ölüm görülmeyen diğer ülkelerdeki laboratuarda doğrulanmış hasta sayıları; Arjantin (1), Avusturya(1), Avustralya (1), Belçika(2), Brezilya (8), Çin (4), Kolombiya (11), Küba (3), Danimarka (1), Ekvador (1), El Salvador (4), Finlandiya (2), Fransa (14), Almanya (14), Guatemala (3), İrlanda (1), İsrail (7), İtalya (9), Japonya (4), Hollanda (3), Yeni Zelanda (9), Norveç (2), Panama (43), Peru (1), Polonya (1), Portekiz (1), Kore (3), İspanya (100), İsveç (2), İsviçre(1), Tayland (2) ve İngiltere (78).
    İnfluenza A H1N1 virüsü domuz, kuş ve insan grip virüslerinden bir parça alarak büyük bir değişime uğramı ş(shift) yapıda olduğundan, bağışıklık sisteminin tanımadığı ve bu yüzden kıtalar arası salgın (pandemi) yapma potansiyeli olan bir virüs. Dünya Sağlık örgütü mevcut durumda alarm seviyesini 5 olarak kabul etmekte.
    Domuz gribi bulaşma yolu, klinik belirtileri, tedavisi mevsimsel grip ile aynı. H1N1 domuz gribinin mevsimsel gribe göre daha bulaşıcı olduğu görülmektedir Mevsimsel gripte sekonder atak hızı %5-15 iken, domuz gribinde %22-33 tür. Meksika’da sağlıklı kişileri etkileyen hastalık, diğer ülkelerde kronik hastalığı olanlarda görülmekte.
    Virus öksürük ve aksırıkla çevreye yayılan damlacık denen parçacıkların solunum yolunda alınmasıyla veya damlacıkların bulaştığı kapı kolu, masa, sandalye vb ile temas sonrası yıkanmamış ellerin temasıyla solunum yolu ve konjuktivadan bulaşmakta. Virus bulaştıktan 1-7 gün (ortalama 3-4 gün) sonra hastalık belirtileri başlamakta.
    Virus hastalık belirtileri başlamadan bir gün öncesinden, belirtiler başladıktan 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcı olmaktadır. Çocuklar ve bağışıklık yetmezliği olanlar virusu daha uzun süre bulaştırabilmekte.
    Hastalananlarda ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, öksürük, halsizlik, bitkinlik, yaygın vücut ağrısı(myalji) ve ishal gibi belirtiler görülmektedir. Mevsimsel gripte olduğu gibi pnömoni komplikasyon olarak görülebilmektedir. Salgının başladığı Meksika’da ilk rakamlara göre ölüm oranları yüksek gözükürken, son verilere göre laboratuarca doğrulanmış olgular arasında bile vaka ölüm oranı %1’den düşüktür. Bununla birlikte salgın devam ederse virusun zamanla değişim geçirip daha ölümcül gribe neden olabileceği hatırda tutulmalı.
    Ülkemizde Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı (Ankara) ve İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Viroloji Bilim Dalı Laboratuvarında moleküler yöntemlerle laboratuvar tanısı konmakta.

    DSÖ önerileri çerçevesinde ülkemizde ve Dünya’da hastalığın yayılmasını önlemek için kişisel ve kurumsal önlemlerin alınması için büyük çaba gösterilmektedir. Sağlık Bakanlığı, üniversiteler ve valiliklerle çok yakın iş birliği içinde çalışmalarına devam etmekte. İlk turist olgunun termal kamera ile ateşinin saptanması sonrası İstanbul’da İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan kriz merkezi çalışmalarını aralıksız sürdürmekte.
    Kişilerin başta el yıkama olmak üzere kişisel hijyen kurallarına özen göstermeleri gerekmekte.
    Hastanelerde yatırılan hastaları izleyen sağlık personeli evrensel koruma önlemleri ve solunum yolu önlemlerini (N95 maske vd) alarak kendilerini korumalı.
    Hava yolu ve diğer ulaşım şirketleri gerekli önlemlere özenle uymalı.
    Mevcut aşıların koruyucu olmadığı HIN1 virusune karşı etkili aşı çalışmaları devam etmekte.
    Saptanan hastaların tedavisi ve temaslıların korunması için nöraminidaz inhibitörleri (oseltamivir ve zanamivir) kullanılması önerilmekte.
     

Bu Sayfayı Paylaş