Doğumsal tiroit yetmezliği ve zeka geriliği

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Dine tarafından 8 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Doğumsal tiroit yetmezliği ve zeka geriliği konusu Doğumsal tiroit yetmezliği ve zeka geriliği

    Doğumsal tiroit yetmezliğinin çocuklarda önlenebilir zeka geriliği nedenlerinin başında geldiği belirtildi.Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Kılınç, tiroit bezinin çalışmaması ya da doğuştan yokluğunun yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan endokrinolojik sorun olduğunu söyledi.

    [​IMG]

    Kılınç, ''Konjenital Hipotiroidizm'' olarak adlandırılan doğumsal tiroit yetmezliğinin, çocukluk çağı hastalıklarının en önemlilerinden olduğuna dikkati çekti. Doğumsal tiroit yetmezliğinin çocuklarda önlenebilir zeka geriliği nedenlerinin başında geldiğini, bu nedenle hastalığın erken tanısının ve tedavisinin önemli olduğunu ifade eden Kılınç, şöyle konuştu:

    ''Tiroit hormonları nörolojik gelişim üzerinde kritik bir etkiye sahip. Tiroit bezinin yokluğu ya da çeşitli sorunlar nedeniyle çalışmaması zeka geriliği başta olmak üzere çeşitli sorunlara neden oluyor. Hastalığın belirtileri arasında kas gevşekliği, uzun süren sarılık, kaba bir yüz görünümü ve göbek fıtığı sayılabilir. Doğumdan sonraki ilk 4-6 hafta içinde hastalık belirti vermez ya da belirtiler tanı koyacak kadar yeterli değildir. Bu nedenle erken tanı ve tedavide gecikilmesi çocuklarda zeka geriliğine neden olur. Tiroit bezinin çalışmaması ya da doğuştan yokluğu yenidoğan döneminde en sık karşılaşılan endokrinolojik sorundur.''

    TOPUKTAN ALINAN KANLA BELİRLENİYOR
    Kılınç, yapılan çalışmaların tiroit yetmezliğinin sadece yüzde 10'un doğumdan sonraki ilk ayda, yüzde 35'inin 3 ay içinde, yüzde 70'inin ilk yıl içinde ve yüzde 100'ünün 3-4 yıl içinde tanımlandığını gösterdiğini ifade etti.

    İlk ayda hastalığın yeterince belirti vermemesinin ya da bulguların yeterli olmamasının hastalıkla ilgili tarama programlarının geliştirilmesine neden olduğunu dile getiren Kılınç, bebeğin doğumundan sonra topuğundan alınacak kanın hastalığın erken teşhisi açısından büyük önem taşıdığını da vurguladı.

    Kılınç, zamanında tanısı konulan hastalığın ilaçla çok kolay bir şekilde tedavi edilebildiğini kaydetti.
     

Bu Sayfayı Paylaş