Doğanın Gücü

'Doğa ve Bitkiler' forumunda Siraç tarafından 28 Nisan 2009 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Doğanın Gücü konusu [​IMG]


    Doğa en büyük güzelliktir hr parçası bir tablo bir sanat harikasıdır.Doğallığını ve güzelliğini hiç bir kalem hiç bir hayal gücü izah edemez.
    Onun inceliklerine güzelliklerine hiç bir hayal gücü erişemez.doğa o kadar güzel o kadar masumdur ki muhteşem ihtişam ve harika kelimelerinin anlamları onun görsel güzelliği karşısında anlamsız ruhunuzun derinliklerine verdiği huzur duygusunun yanındada yetersiz kalır.Doğanın birde öbür yüzü vardır.Biz insanlariçin sunduğu eşşiz ve sonsuz nimetler yanında,kafası bozulduğunda güzelliği derecesinin boyutlarında korkunç karşı konulamaz engel olunamaz bir canavar haline dönüşebilir.Aklımızın ve fikrimizin erişemeyeceği incelikteki doğal nimetleri ,bilimin bile varoluşuna açık nrt bir teori getiremediği yeyüzü denen cenneti ,insanlar türlü çıkar çatışmaları uğruna elbirliği ile yok etmekte kararlı.
    günümüz dünyasında 20. ve 21. yüzyıllarda medeniyet denen canavarınen güçlü silahı olan teknoloji bu evrensel güze3lliği bizim farketmediğimmiz bir hızla öldürekte.Hiç düşündünüz mü ? Dünyada
    soyu biten nekadar canlı var.Bunun altını çizmek istiyorum soyu biten .Bir an için soyunuzun bittiğini düşünün ve kendinizi onların yerine koyun, soyu biten ne kadar korkunç ne kadar ne kadaryüyler ürpertici ,bir kavram.Bunun bir canlı hayvan böcek yada bir bitki olması farkeder mi .Hepside bir can taşımıyormu neticede, yanibir hayat yani bir yaşam . Yaşam hakkı en kutsal haktır.Toprak ananın üzerinde yürürken karıncayı bile incitmesek,bir böceğe bir çiçeğe bir kertenkeleye sevgiyle baksak,seni seviyorum diyebilsek.Birde onların nasıl yaradıldığını bir an için düşünsek,işte o zaman ne güzel olurdu dünya.Onun bir zerresini yaradabilirmisin?Bir yeşil yaprak bir kabak çiçeği bir nar tanesi ya da bir portakalı ikiye bölüp onun dokularını inceledinmi? O bir portakalın bile binlerce küçük hücreden nasıl oluştuğunu, onu koruyab birbirinden ayıran zar tabakasını, o muhteşem turuncu rengini ve o muhteşem kokuyu içine çekip, düşündün mü?
    Onun değil kendisini, bir zerresini yoktan var edebilirmisin? Bu soruyu iyice düşün! O halde niçin doğaya zarar veriyorsun. Unutma senin ne kadar yaşamaya hakkın varsa DOĞA nında en az o kadar yaşamaya hakkı var, hatta daha fazla. Yaşam hakkı en kutsal haktır. En az bizim yaşam hakkımız kadar bir tavşanın bir şempanzenin bir balığın bir pandanın bir serçenin bir karganın bir uğur böceğinin ya da bir sineğin bütün otların yaprakların çiçeklerin bütün ağaçların en az dikkatinizi çekiyorum en az onlarında o kadar hatta daha da fazla hakları var. Onlar olmasaydı sen olurmuydun. Yeşili koru yeşili sev yeşile tap, o karbondioksiti solumasaydı sen oksijeni nerden bulurdun? Aferin sana nerde yeşil görürsen üzerine bas hiç acıma, noel denen canavar için o masum çam ağaçlarını kes, kestiğin yerden onların kanı fışkırırken sen o masum ağacım ölüsünü süsle, makyaj yap hatta bir müzik aç ve görmediğin kanlar üzerinde bağırarak kahkaha atarak hopla zıpla tepin.Göreyim seni böyle teşekkür et. Yeryüzü Cennetinin üzerine kurduğun ihtişamlı hayatı ve varlığını bir nefes sayesinde sürdürdüğünü hiç düşündünmü? Yada o nefesi kimlere borçlu olduğunu hiç düşündünmü? Hiç sanmıyorum düşünseydin yeşili severdin.
     

Bu Sayfayı Paylaş