dizlerinde yara kabukları olmamış çocuklar

'Çocuk Sağlığı ve Bakımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 2 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    dizlerinde yara kabukları olmamış çocuklar konusu dizlerinde yara kabukları olmamış çocuklar

    Yaşı yeterince olgun olanlar hatırlarlar Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çok güzel bir ülkede mahalleler varmış Bu mahallelerin çocukları birbirlerini çok severlermiş Dışarıdan gelen parolalı bir ıslığa, uçarak aşağı iner, beraber olacakları anları iple çekerlermiş Kavga etseler de kin tutmaz, her gün yeniden dünyalar kurarlarmış Herkeste paylaşma duygusu, sevgi ve arkadaşlarını kollama duygusu yavaş yavaş gelişirmiş O zamanlar çocuklar okula servis ile değil, köşe başında buluşarak giderlermiş Onların yolunu gözlememiş evdeki bilgisayar, şehrin en iyi dershanesi, hazırlık kursları Bilmezlermiş hamburgeri, MTV'yi, interneti, cep telefonunu, tetrisi,nintendoyu Bilirlermiş duvarların üzerinde sohbet etmeyi, hatıra defterleri doldurup sevgileri keşfetmeyi Bilirlermiş horoz sekercisini, elleri kirli macuncunun tornavida ile koyduğu rengarenk macunları Eve gitmeyi unutmayı, hava kararınca dayak yemeyi, sonra bir ıslıkla tekrar aşağıya kukalı saklambaca kaçmayı Bilirlermiş o hakkında türlü şeyler söylenen evdeki garip adamdan korkmayı, küsmeyi, ayni kıza asılmayı, torbalarla misket toplamayı, gıcır köstek ayırmayı, değiş tokuş, kaybedince kapişi, Teksas'ı, Tommiks'i, Konyakçi'nin dişlerini İç içe konan naylon topları, tastan kale direklerini Üç korner bir penaltıyı Üzerine apartman yapılan top sahalarını, sonra o apartmana taşınan yeni dostları ve onları kapma yarışını Otobüsteki biletçinin lastik silgi sarili kalemini, yoğurtçuyu,kalaycıyı, hallacı Evlerin arkasındaki odun kömür depolarını Yakar topun yakısını Mantarlı gazoz kapaklarını, yaldız kazımayı Yandaki mahalle ile alınan kavgayı, her kavganın çıkardığı kahramanı-ödleği Kan kardeşliğini, ip atlama, lastiğe basma, topaç virtiözlügünü, çelik çomağı, kırılan camları, toplanan paraları Açık hava sinemalarını, frigo-buzu Sonra zamanla bu güzel ülkede durumlar değişmeye başlamış Yaslar ilerledikçe bu birliktelik, koruma kollama duyguları bu mahallenin çocuklarının başlarına çok isler açmış Daha sonra işsizlik, hayat pahalılığı, enflasyon, köseyi dönme, adamını bulma, mali götürme falan derken, herkes yüzünde soluk bir bakış, içinde hayatin yenilgisi, çaresizlikleri,tatminsizlikleri ile başbaşa kalmış Çocukları mi? Çocukları simdi koca koca apartmanların arasında, nefes alınmaz bir havada, evlerinde, sanal bir dünyada, emniyet içinde ve yalnız yaşıyorlar Anneleri babaları onları çok seviyor Beta kapmasınlar diye kalabalık ortamlara hiç sokmuyor Hafta sonları hep beraber Karum ya da Galleria'dalar Okul servisleri çocukları neredeyse yataklarından alıyor Çocuklar trafik kaygısıyla kösedeki markete dahi gönderilmiyor Babalar şirketlerin bilançolarını, çocuklar da dershane reytinglerini izliyorlar Hepsi birer test uzmanı, sayısal-sözel yuvarlanıp gidiyorlar ----ek oynamayı değil ama taban puanları çok iyi biliyorlar Hayata açılan pencereleri; Windows 95, 98 Onlar ekrana, ekran onlara bakıyor ve koca bir hayat dışarıda akıp gidiyor Ve şehrin dışında ağaçlar; tırmanacak, salıncak kuracak, kalp kazıyacak mahalle çocuklarını bekliyor Paylaşmayan, yalnız, bencil, kafesler içinde, gürbüz, güvendeki çocukları Hiç sopa yememiş,ağaçtan düşmemiş, topu yandaki bahçeye kaçmamış,dizlerinde yara kabukları olmamış çocukları


    Can Yücel
     

Bu Sayfayı Paylaş