Diyetinizin günah keçisi kim?

'Diyet Beslenme' forumunda KaRDeLeN tarafından 3 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Diyetinizin günah keçisi kim? konusu Diyetinizin günah keçisi kim?

    Diyetinizin çok iyi gittiği bir anda kocaman bir pasta dilimine “hayır” diyemediğiniz oldu mu? Eğer kendinize söz verdiğiniz bir hedefinizi başaramazsanız, beyniniz hemen bir ‘neden’ aramaya başlar. Buna ‘günah keçisi’ de diyebiliriz.
    Dilara Koçak

    Uzun süredir diyetin psikolojisi, başarısız diyetlerin nedenleri, tedavide psikolojik terapi desteğinin bireysel motivasyona etkileri üzerinde çalışıyorum. Bu konuda Mezura Kliniği’mizde sürekli vaka tartışmaları ve özel çalışmalar yapıyoruz. Bugün çalışma arkadaşlarımızla birlikte önemli gördüğümüz, sık karşılaştığımız davranış ve tutumları sizinle paylaşmak istedim.

    Hiç uygulamakta zorlanacağınız bir karar verdiniz mi? Diyetinizin çok iyi gittiği bir anda kocaman bir pasta dilimine “hayır” diyemediğiniz oldu mu? Eğer kendinize söz verdiğiniz bir hedefinizi başaramazsanız, beyniniz hemen bir ‘neden’ aramaya başlar. Buna ‘günah keçisi’ de diyebiliriz.
    - Egzersiz programını takip edecek zaman bulamadınız.
    - Hedefinizden vazgeçtiniz zaten çok gerçekçi de değildi.
    - İşten geç çıktınız, yoldan geçerken fast food almaya mecbur kaldınız.
    Disiplin neden bozuluyor?
    Disiplinin gerçekten ne olduğunu anlamak için kendinizi tek bir kişi olarak değil, birçok insan olarak görmeniz gerekir. İçimizde coşkulu, kızgın, odaklanmış, plan yapan, üzgün gibi yüzlerce değişik ‘ben’ler vardır. Ancak her ne kadar sahip olduğumuz değişimlerimiz ve durumlarımız olsa da bir seferde sadece ‘biri’ olabiliriz. Birçok kişi kendisini özgün bir birey olarak görür. Bizim tüm benlik anlayışımızın temeli, ‘yatağa giden kişi ile sabah kalkan aynı kişidir’ fikri üzerine kuruludur. Sen, ‘sen’sin.
    Yatağa gittiğimde ‘yorgun ben’ veya sabah yataktan fırlayarak kalkmanın kolay olacağını düşünen ‘heyecanlı ben’ olabilirim. Ama yedi saat sonra ‘yarı uyanık ben’ böyle düşünmüyor olabilir. Özdisiplin, sizin bu yüzlerce, binlerce değişik ‘ben’inizin bir arada çalışmayı kabul etmesi becerisidir. ‘Motive olmuş sen’ veya ‘planlayan sen’in bir karar vermesi ve sonra diğer bütün ‘sen’leri buna bağlı kalmaya ikna etme becerisidir. Verilen sözleri tutmak zordur çünkü, siz uygulamaya çalıştığınızda söz veren çoktan çekip gitmiştir. Verilecek sözü şekillendirirken insanların yaptığı birinci yanlış, bunu mantıken kendileriyle yaptıklarını farz ederler. Söz vermekteki maksat aslında, kendimizin diğer tüm değişik ‘ben’ varyasyonlarımızla bir anlaşma yapmamızdır. Eğer ben her gün egzersiz yapmak için spor salonuna gitme konusunda söz vermişsem ‘tembel ben’e bunu bildirmem gerekir. Yoksa bu hiçbir zaman gerçekleşmeyecek demektir!

    KENDİNİZE VERDİĞİNİZ SÖZLERİ TUTUN
    Özdisiplinimizin ölçüsü, içimizdeki ‘ben’lerin birbirine olan saygısıyla ölçülür. ‘Yorgun ben’ sabah erken kalmak istemese de, ‘motive olmuş ben’ aksini söylerse, her şeye rağmen bunu yapar.
    Disiplin; zaman ve gayret gerektirir. Verdiğiniz sözleri yerine getirmekte daha fazla başarılar kazandıkça, ‘siz’in diğer üyeleriniz motive olur. Disiplinli kişiler, çeşitli düşünceleri arasında üst derecede özinanç yaratmıştır. Bu özinanç, kişilerin geçmişte uyguladıkları kuralları istemedikleri zamanlarda bile devam ettirmelerini sağlar.
    Yerine getirmek istediğiniz sözlerinizi yazmaya başlayın. Manivela gücüyle destekleyin ve özinanç ve disiplinle pozitif bir ivme kazandırın. Kendinize verdiğiniz sözleri tutun ve kendinizin (en kötü düşmanı değil), dostu olun.
    iÇiNiZDEKi ‘BEN’LERLE TANIŞIN
    Eğer bireysel gelişiminizi henüz tamamlamamış ve fazla özdisiplininiz yoksa bu, kargaşa yaratır. Verdiğiniz sözlerin (kanunların) açık veya bulanık olması fark etmez. Net ve kesin kanunların çok az etkisi vardır.
    Eğer tüm değişik halleriniz arasında düzen içinde bir arada yaşama koşulları sağlamadıysanız, bir parça kağıdın veya bir arkadaşa verilen sözün o kadar insanı hizaya getirmesini bekleyemezsiniz.
    ‘Motive olmuş / sağlıklı sen’ egzersiz yapmak için spor salonuna gitmeye karar verse de ‘tembel sen’ aksini isteyebilir.
    Ceza ve ödüller belirleyin
    Eğer disiplininiz yoksa, verdiğiniz sözleri daha anlamlı sonuçlarla takviye etmelisiniz. Toplum-da kanuna karşı gelenlere ceza verilir. Siz de, kendiniz için oluşturduğunuz kanunlara bağlı kalmanız için ceza ve ödüller belirlemelisiniz.
    Bu zorlamaya (baskı), ‘manivela gücü’ veya ‘kaldıraç’ denir. Örneğin bir roman yazmaya başlasanız ve o aşamada bir arkadaşınıza, romanı bitirdiğinizde geri almak üzere bir miktar para verirseniz, yazmaktan vazgeçmezsiniz.
    ‘Tembel sen’, ‘yaratıcı yazar sen’in kanunlarının ruhu ile anlaşamayabilir, ama uygulamamanın bedelinin ağırlığını da inkar edemez.
    Çoğu zaman, ek ‘manivela gücü’ne gerek kalmaz ve verdiğiniz sözün sonuçları, sizin motive olmanıza yeterlidir.
    Ancak siz devamlı olarak verdiğiniz önemli bir sözü tutmakta başarısız olursanız, daha fazla ‘manivela gücü’ eklemeniz gerekir.
     

Bu Sayfayı Paylaş