Diriliş Çanakkale 1915 Kitabının Özeti

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 23 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Diriliş Çanakkale 1915 Kitabının Özeti konusu
    Diriliş Çanakkale 1915

    “Şu Çılgın Türkler” kitabıyla Türk okurunun kalbini fetheden ve aylarca çok satanlar listesinin başında yer alan Turgut Özakman, bu yeni kitabıyla yeni nesillere, Türk tarihine ilişkin yeni bir destan daha sunuyor. 688 sayfadan oluşan “Diriliş Çanakkale 1915″ yine Bilgi Yayınevi tarafından yayınlanıyor. Yazar Özakman, Çanakkale Savaşlarında kazanılan zaferi destansı bir havada okurlarına aktarıyor. Bu kitabı okuduktan sonra Çanakkale savaşı üzerine yazılmış başka bir kitaba ihtiyaç duymayacaksınız.

    Kitabın arka kapağında şunlar yazıyor:

    Tüm yeni nesillere eşi olmayan bir armağan daha.

    Çanakkale Savaşı hiç böyle yazılmamıştı.

    Tarihin en eski milletlerinden biri, ateşten geçerek, kan içinde, bir daha uyumamak, benliğini unutmamak, kandırılmamak, sömürülmemek, ezilmemek, ölmemek üzere çığlık çığlığa diriliyordu.

    60 dakika ölüm, yıkım, kıyım kustular.
    Asker korunmak için toprağa girdi, karıştı, toprak oldu sanki.
    Bombardıman sona erdi. İngiliz birlikleri batı ve orta kesime, Fransızlar doğu kesime taarruza kalktılar.
    Askerler, savaşmak için taşın ve toprağın altından, ölüler canlanır, ruhlar ete kemiğe bürünür gibi doğruldular.
    Ürpertici bir andı.

    Bu küçük kuvvet, uzun süngüleriyle İngiliz taburunu karşıladı, kendinden üstün birliği dağıttı, sağ kalanları Sığındere ağzına kadar kovaladı.
    Takımın komutanı teğmen, takımıyla birlikte koşuyor, bir yandan da “Sömürgelerde acı çeken, soyulan, korkudan titreyen, uyanmasına izin verilmeyen, el ayak öpen, uşaklık yapan tüm zavallılar şu tavşan gibi kaçan İngilizleri görseydiler” diye düşünüyordu.
    Çanakkale Savaşı, hiçbir devletin, hiçbir ordunun, hiçbir silahın, yurt sevgisinden ve milli onurdan daha güçlü olmadığını, olamayacağını öğretmekteydi.
    Bu büyük gerçek her gün bir kez daha kanıtlanıyordu. Bunu yaşamak herkese yıkılmaz özgüven veriyordu. Bundan sonra bir dış kudretten, ancak Çanakkale’yi yaşamayanlar, milli tarihi okuyup kavrayamayanlar ile onursuzlar ve satılıklar korkacaktı.
     

Bu Sayfayı Paylaş