Dini Msn Niçkleri - Esmanın Kanatlarında Dini Msn Niçkleri

'Dini Nickler' forumunda Dine tarafından 26 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dini Msn Niçkleri - Esmanın Kanatlarında Dini Msn Niçkleri konusu Esmanın Kanatlarında dini msn nickleri


    Ey Allah’ım, Sen, Seni bildiğin gibisin Benim haddim bilmediğimi bilmektir

    Rahman Sensin; Seni beni sevmen benim kendimi sevmemden daha sevimlidir bana

    Rahîm Sensin ki, beni yokluğun ürpertisinden aldın, rahmetinin kucağında teselli ettin

    Melîk olmasan Sen, ben beni nerede bulurum?

    Kuddûs olduğun için, şu toprak bedenin kara toprağa secdesiyle günahları aklarsın

    Selâm olan Sen, beni benim ettiklerimden sâlim eylemek dilersin

    Mü’min olmasan Sen, göz gördüğüne kanmaz, kulak duyduğuna inanmaz, kalp sevdiğine doymaz, ruh varlığına razı olmaz

    Müheymin olan Sen, ümit kapılarını hep açık tutarsın Ben kendimi ateşe atsam da Sen beni benden kollarsın

    Azîz olmasan Sen, alçalan gönül nasıl yücelir?

    Cebbâr olmasan Sen, kirpik göze batar, dil damağı incitir, mızrap teli kırar, hâr güle ağır gelir

    Mütekebbir Sensin ki, büyüklük yalnız Sana yaraşır; Sana karşı tekebbür eden zillete düşer Hâlık olmasaydın Sen, yokluğun varlığa yüzü tutmazdı

    Bârî Sensin ki, Senin sözünle ten cana yoldaş oldu, ateş suya sırdaş oldu

    Musavvir olmasan Sen, yüzüm olmazdı yüzüme bakmaya

    Gaffârsın ki, bağışlaman için bahane gerekmez; kapından eli boş dönülmez

    Kahhârsın ki, ateş emrinle serinler, taş izninle yumuşar; takdirinle can tende konaklar, kudretinle ağaç çekirdeğe sığar

    Vehhâb Sensin ki, vermek duygusunu vermekle zengin ettin beni

    Rezzâk ol bana; rızkı Senden bilmekle rızıklandır beni

    Fettâhsın ki; kalbimi hakka açtın, hakkı kalbimde çoğalttın

    Alîm olmasan Sen, kimse bilmez bilmediğini, kimse bilmez bildiğini

    Kâbıdsın ki, sabırla sınarsın sevdiğini ve seversin sabredeni

    Bâsıtsın ki, celâlinden cemâline kapılar açarsın, göğsümü sonsuzluk vaadinle genişletirsin, darlandığımda rahmetini lûtfedersin

    Hâfid olan Sen, kendini yücelteni alçaltırsın

    Râfi’sin ki tevazû haline yücelik bahşedersin

    Müzillsin ki, Seni tanımayan kör ve sağır sebeplere dilenci olur, Seni bilmeyen kendi varlığının ağırlığı altında ezilir

    Muizzsin ki, Sana secde edeni aziz eylersin

    Semî’sin ki suskunluğum ve dilsizliğim bile katında dua olur

    Basîr olmasan Sen, göz gözü görmez, ışık kör kalır, karanlık karanlığa düşer

    Hakem olmasan Sen, akıl hikmete aç kalır, hikmet yetim kalır, hükümler hükümsüz kalır, işler faydasız kalır

    Adlsin ki, ahenk ve renk yerini bulur, düzen ve ölçü tamam olur, kalp ebedî ahenkten nasiplenir, ruh sonsuz adaletinle sevinir

    Latîfsin ki güzellerin güzel yüzüne bakacak güzel gözleri yokluğun körlüğünden çıkardın

    Habîr olmasan Sen, kim bilir ruhumun sessiz iniltilerini, kim dinler kalbimin ince sızılarını, kim söyler bana sonsuzluğun müjdesini, kim fısıldar kalbime ayrılığın çaresini?

    Halîmsin ki verdiğin ekmeğe nankörlük edenin rızkını kesmezsin, günahkâra pişmanlık fırsatı verirsin, inatla yoldan çıkanı tekrar tekrar yola çağırırsın, kapına gelip pişman olanı rahmetinle sarıp sarmalarsın

    Azîmsin ki gökler azametinle yükselir, zerreler azametinin gölgesinde dolanır, denizler azametinle derinleşir, her nefes azametinin arşı altında alınıp verilir

    Gafûr olmasan sen, bunca çok günahımı rahmetinin yanında itiraf etmeye dilim varmazdı, bunca çok unutmuşluğumu affına emanet etmeye yüzüm olmazdı

    Şekûrsun ki, şükrümü arz ederken Sana yeniden şükür borçlanırım, minnettarlığımı söylerken yine Senin minnetin altında kalırım

    Alî olmasan Sen, kimsede yücelik ve kemâl olmaz, kimsenin kimseye bakacak yüzü olmaz, ben günahkârının huzuruna gelmeye yüzü tutmaz, sevinmeye ve sevilmeye hakkım olmaz

    Kebîr olan Sen, her secdemde küçült beni, cürümümün büyüklüğüyle değil irademin küçüklüğüyle hesapla beni

    Hafîzsin ki, her yaprak Senin kudret eline düşmektedir, yitirdiklerim Senin hıfzına emanettir, ayrılıkları Sen vuslata çevirirsin

    Mukît olmasan Sen, ekmek kimseyi doyurmaz, sular dudağı serin eylemez; kalbim kut ve gıdasını bulamaz, kaygılarım ve telaşlarım durulmaz

    Hasîb olan Sen, beni bana bırakma, hesabımı eksik çıkarma, kefîl ol ihtiyaçlarıma, beni Sensiz bırakma

    Celîlsin ki, taştan bile katı olan kalbimi vahyinin dokunuşuyla parça parça eyleyip gerçeğin kevserine göz göz pınar eylersin

    Kerîm olan Sen, elimi elime verdin, elimde olanın hepsi Senindir, elimde olmayanı da verecektir elbet keremin

    Rakîbsin ki, beni benden iyi bilirsin, kendimi kendime tanık eylersin, ancak başkaları gibi ayıplarımı yüzüme vurmazsın, beni kusurlarım yüzünden utandırmazsın

    Mucîbsin ki, Sana söylemek bile gerekmez, Sana ihtiyacımı arz etmem Senin-hâşâ- hâlimi bilmeyişinden değildir; Sen sessizliğimde ve suskunluğumda da duyarsın beni, yokluğumu ve sevdiklerime uzaklığımı en güzel varlık ve vuslat duası bilip icabet eylersin

    Hakîmsin ki, kelimelerin kalbine hikmeti Sen koyarsın; yoksa sözler anlamsızlığa yuvarlanır, kimse kimseye muhatap olmaz, söz dudağa değmez, dil avare kalır

    Vedûdsun bana ki, beni kimse sevmezken Sen sevdin, sevdiklerime beni Sen sevdirdin; Seni sevmekle sevineyim, Seni sevenleri seveyim, beni sevenlere Seni sevdireyim
     

Bu Sayfayı Paylaş