Dini Güzel Nickler sözler

'Dini Nickler' forumunda Dine tarafından 23 Ekim 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dini Güzel Nickler sözler konusu iyiliği gizlemek, kötülüğü gizlemekten daha üstündür (Ebu Bekir Ferra)

    Bilmediklerimi ayağımın altına alsaydım başım göğe ererdi (İmam-ı Azam)

    İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur (İbni Haldun)

    Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir (Mevlana)

    Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez (Firdevsi)

    Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir (Mevlana)

    Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir (Kaşgarlı Mahmud)

    Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz (Hz Ali (ra))

    Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir (Hz Ebubekir)

    Özü doğru olanın, sözü de doğru olur (Hz Ali (ra))

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır (Yahya bin Muaz)

    Her gecenin bir gündüzü vardır (Hz Ali (ra))

    Sakladığın sır senin esirindir Açığa vurursan sen onun esiri olursun (Hz Ali (ra))

    Bütün kötülüklerin anahtarı, hiddettir (Cafer bin Muhammed)

    Kesilmiş koyuna derisinin yüzülmesi elem vermez (Hz Esma)

    Güzel ahlak; bağışlayıcılık, sabır ve tahammüldür (Hasan-ı Basri)

    En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır (Malcolm X)

    Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar (Mevlana)

    Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer (İbni Haldun)

    İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur (Mevlana)

    Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır (Hz Ali (ra))

    Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol (Mevlana)

    Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder (İmam Gazali)

    Hayat, iman ve cihaddır (Hz Hüseyin (ra))

    Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar (Hz Ali (ra))

    Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz (Şeyh Sadi)

    Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir (Hz Ali (ra))

    Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür (İmam Gazali)

    Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor (Abdulhamid Han)

    En büyük felaketler içinde bile ümidini kaybetme, unutma ki ilik, sert kemiğin içinden çıkar (Hafız Şirazi)

    Cahillerin kalbi dudaklarında, alimlerin dudakları kalplerindedir (Hz Ali (ra))

    Her kalbin çarpıntısı kendi ecelinin ayak sesleridir (Beyazidi Bestami)

    Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur (Hz Ebubekir (ra))

    Gecenin ne kadar uzun olduğunu ancak hastalar bilir (Sadi)

    Kibir, bele bağlanmış taş gibidir Onunla ne yüzülür ne de uçulur (Hacı Bayram-ı Veli)

    Zalimler için yaşasın cehennem (Bediüzzaman Said Nursi)

    Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır (Bediüzzaman Said Nursi)

    Tatlı suyun başı, kalabalık olur (Mevlana)

    Kurdun elinden çobanlık gelmez (Sadi)

    Eğri ok, doğru yol almaz (Hz Ali (ra))

    Hiçbir acı, cehaletten daha fazla zahmet verici değildir (Hz Ali (ra))

    İnsanı maskara eden, dilidir (Sadi)

    Ham düşünceleri, ancak akıl pişirir (Firdevsi)

    Fırsatlar da bulutlar gibi çabucak geçer gider (Hz Ebubekir (ra))

    Hasedciye rahat, kötü huyluyu da şeref yoktur (Ahnef bin Kays)

    Çocuklarınızı kuzu gibi büyütmeyiniz ki, ileride kuzu gibi güdülmesinler (Şeyh Sadi Sirazi)

    Hükümetlerin en kötüsü, suçsuzu korkutandır (Beydeba)

    Hükümdar köylünün yumurtasını alırsa, adamları bütün tavukları alır (Sadi)

    Bin zulme uğrasan da, bir zulüm yapma (Hz Ali (ra))

    Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez (Mevlana)
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz (Hz Ali (ra))

    Güzel konuşmanın sırrı, lüzumsuz sözleri terk etmektir (Hz Ebubekir)

    Özü doğru olanın, sözü de doğru olur (Hz Ali (ra))

    Birliğin kederi, ayrılığın safasından daha hayırlıdır (Yahya bin Muaz)

    Her gecenin bir gündüzü vardır (Hz Ali (ra))

    En iyi nasihat; iyi örnek olmaktır (Malcolm X)

    Nefis üç köşeli dikendir, ne türlü koysan batar (Mevlana)

    Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer (İbni Haldun)

    İnce sözler keskin kılıca benzer, kalkanın yoksa geri dur (Mevlana)

    Gerçek zengin, bilgisi çok olan insandır (Hz Ali (ra))

    Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol (Mevlana)

    Cevizi kırıp özüne inemeyen, hepsini kabuk zanneder (İmam Gazali)

    Hayat, iman ve cihaddır (Hz Hüseyin (ra))

    Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar (Hz Ali (ra))

    Hayatında ekmeği yenmeyen kimsenin adı, ölümünden sonra anılmaz (Şeyh Sadi)

    Hiç kimse, diğer bir kimsenin kulu değildir (Hz Ali (ra))

    Uzun mesafelere ulaşmak, yakın mesafeleri aşmakla mümkündür (İmam Gazali)

    Tarih değil, hatalar tekerrür ediyor (Abdulhamid Han)
     
  3. Dine

    Dine Özel Üye

    Gul sevgini tacidir Her bahar gulle taslanir O gulki Muhammedi anlatir Muhammedi anlayan cennete gul koklatir Gul kokulu kandiliniz mubarek olsun

    Herkes herkese bir lokma şey verebilir ama boğaz bağışlamak, ancak Allah’ın işidir (Mevlana)
    Güzel söz söyleyen, kimseden kötü söz işitmez (Firdevsi)

    Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak, onu aramamak demektir (Mevlana)
    Avcı nice al (tuzak, hile) bilirse, ayı da onca yol bilir (Kaşgarlı Mahmud)
     
  4. Dine

    Dine Özel Üye

    تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6
    * بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم
    İÇİNİZDEN KİM BENİM KIRK HADİSİMİ ÖĞRENİR VE TAŞIR İSE( YAŞAMINDA UYGULAR İSE) KIYAMET GÜNÜ SALİH KİŞİLER İLE HAŞROLUNACAKTIR

    * اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ
    وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ
    (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi
    Müslim, İmân, 95

    * اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ
    İslâm, güzel ahlâktır
    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225

    * مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ
    İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez
    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16

    * يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا
    Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz
    Buhârî, İlm, 12; Müslim, Cihâd, 6

    * إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:
    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür
    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6

    * اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ
    Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir
    Tirmizî, İlm, 14

    * لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ
    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)
    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63

    * اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا
    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran
    Tirmizî, Birr, 55

    * إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ
    Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur
    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334

    * اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ
    İman, yetmiş küsur derecedir En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır Haya da imandandır
    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58

    * مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ
    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun Bu da imanın en zayıf derecesidir
    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248

    * عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz
    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12

    * لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ
    Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur
    İbn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akdıye, 31

    * لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz
    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71

    * اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ
    Müslüman müslümanın kardeşidir Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter
    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58

    * لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا
    İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız
    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56

    * اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir
    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8

    * لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا
    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz
    Buhârî, Edeb, 57, 58

    * إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا
    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe ***ürür İyilik de cennete ***ürür Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır Yalancılık kötüye ***ürür Kötülük de cehenneme ***ürür Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır
    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104

    * لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ
    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme
    Tirmizî, Birr, 58

    * تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ
    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır
    Tirmizî, Birr, 36

    * إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ
    Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar
    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;
    Ahmed b Hanbel, 2/285, 539

    * رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ
    Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır
    Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir
    Tirmizî, Birr, 3

    * ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:
    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duası, misafirin duası ve babanın evladına duası
    İbn Mâce, Dua, 11

    * مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ
    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez
    Tirmizî, Birr, 33

    * خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ
    Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır
    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50

    * لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا
    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı
    göstermeyen bizden değildir
    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66

    * كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى
    Peygamberimiz işaret parmağı ve orta parmağıyla işaret ederek: “Gerek kendisine ve gerekse başkasına ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanayız” buyurmuştur
    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42

    * اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ
    (İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının Onlar nelerdir ya Resulullah dediler Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu
    Buhârî, Vasâyâ, 23, Tıbb, 48; Müslim, Îmân, 144

    * مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ
    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun
    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75

    * مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ
    Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim
    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141

    * اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ
    Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir
    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78

    * كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ
    Her insan hata eder
    Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir
    Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30

    * عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ
    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur
    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61

    * مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا
    Bizi aldatan bizden değildir
    Müslim, Îmân, 164

    * لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ
    Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler
    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79

    * أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
    İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz
    İbn Mâce, Ruhûn, 4

    * مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ
    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır
    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10

    * إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ
    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    İnsanda bir organ vardır Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur Dikkat edin! O, kalptir
    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107

    * اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ
     
  5. Google

    Google Özel Üye

    Eline sağlık paylaşım için sağol..
     

Bu Sayfayı Paylaş