Dikkat Kedi Var Makale Yazısı

'Makaleler-Denemeler' forumunda SeLeN tarafından 9 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dikkat Kedi Var Makale Yazısı konusu makale yazısı - makale örneği

    Uzun bir aradan sonra nihayet evime döndüm.

    Belki erkekler değil; ama bayanlar dönüşlerin ardından evi düzene sokmak için neler yaşandığını gayet iyi bilir.
    Dip bucak temizlik olayına girişilir, çamaşır yıkanır,
    ütü yapılır, akşama da pestil gibi yatılır.

    Benim de tüm bu işlemlerim bittiğinde gece yarısını geçiyordu. Bütün
    gün havalansın diye açık bıraktığım pencereleri tek tek kapatıp uyku
    pozisyonuna geçme halindeydim. Hem çalışma hem de misafir odası olarak
    kullandığım odanın kapısını açıp da ışıkları yakınca yatağın üstüne gayet
    güzelce kurulmuş üç tane kedi yavrusu gördüm. Anlık karşılaşma sonucunda
    onlar da en az benim kadar korktu. Bir an ne yapacağımı şaşırdım.
    Aslına bakarsanız birbirlerine sokulup bir topak halini almalarıyla o kadar
    sevimli ve rahat görünüyorlardı ki hiç dokunmadan kapıyı tekrar
    kapatmayı ve sabaha kadar onları huzur içinde bırakmayı; ertesi günde ne
    yapacağıma karar vermeyi düşünmedim değil. Fakat yavrucuklar benden ve
    birden yanan ışıktan o kadar ürkmüşlerdi ki fırlayıp odanın içinde tiz
    miyavlamalar eşliğinde koşuşturmaya başladılar.

    Bir tanesi kendi becerisiyle odaya girdiği yolu bulup tekrar pencereden
    çıkmayı başardı. Öteki de çeşitli sağa sola çarpışlar ve zıplayışların
    ardından yönünü kabataslak çıkarttı ve kardeşi gibi pencereden dışarı
    salınarak odayı terk etti.

    Ben ve kar tanesi beyazlığında olan panik atak kedi yavrusu, bir süre
    daha odanın içinde köşe kapmaca oynayarak değişik bir arbede yaşadık.
    Yavru pisi, bir türlü doğru yolu bulamadığı gibi kendine zarar da
    veriyordu. Baktım bu iş böyle olmayacak yardım elimi uzatayım dedim.
    Ensesinden tutmam gerektiğini bildiğim halde onu yakalamak o kadar zor oldu
    ki ancak minik vücudunun alt kısmından tutup ona zarar vermeyecek bir
    pozisyonla kaldırabildim. Ben tutarken sürekli tıslıyor ve çırpınıyordu; ama
    güvende olduğuna emin olana kadar yere indirmekten sakındım.

    Eve geri girdiğim an canımın acısı başladı. Sağ koluma bir baktım,
    dirseğimden aşağısı savaştan çıkmış gibi. Tırmalanmadan delik deşik olmuş
    ve kanıyor. Sanırsınız ki biri beni öldürmek için kovalarken
    çalılıkların arasına düşmüşüm, can havliyle de oramı buramı parçalamışım. Kedi
    kedi değil panter mübarek… Tipine baksanız kale almazsınız, zira el kadar
    bir şey. Ön pati tırnaklarıyla avucumun içini kazırken arkalar da boş
    durmamış ve kolumun bileğimden dirseğime kadar olan bölümünde kazı
    çalışmalarına devam etmiş.

    Hemen kolumu iyice köpürttüğüm bol sabunlu suyla yıkadım; ardından da
    bir şişe kolonyayı, resmen saldırıya uğrayan, koluma boca ettim. Bu tarz
    sağlık konularında olabildiğince pimpirikli olan ben, vakit uygun olsa
    hastaneye gideceğim. Gecenin bir yarısı kedi besleyen bir dostumu ve de
    ne kullanmam gerektiğini bilebileceğini düşündüğüm başka bir arkadaşımı
    da arayıp yataktan fırlatarak gerekli talimatları aldım ve bir şekilde
    uyumayı becerdim. Sabah da ilk işim bir eczaneye kendimi atmak oldu.
    Bu konuda en az 10 yıllık birebir ve daha uzun yıllar da kendi ilgi
    alanım olduğu için tecrübesi olan ben, beslemiyor hatta uzak duruyor olsak
    bile hayvanlara nasıl davranmamız gerektiğini ve de istenmeyen
    durumlarla karşılaşıldığında uygulamamız gereken ilk yardım kurallarını
    öğrenmemiz gerektiğini bir kez daha fark ettim. İlk yardım sadece ev ve trafik
    kazalarını, doğal afetleri içermiyor.

    Arı ve böcek sokmaları,ısırılmalar, tırmalanmalar, zehirlenmeler ve hatta çiftelenmeler, gagalanmalar.
    Tabii tüm bu riskler onların sevilmeyeceği anlamına asla gelmez.
    Hayvanları sevmeyenin insanları da sevemeyeceğini düşünenlerdenim. Onları
    beslemek; sevgisiyle yoğrulmak inanılmaz güzel. Sosyalleşme süreci ve ruh
    sağlığı açısında da oldukça faydalı bence.

    Yaşanan bağı ve hayatınızı
    ne kadar güzelleştirebileceklerini çok net biliyorum; çünkü iki tane
    dünya tatlısı köpeğim var. Onlarla konuşmak, oynamak, dolaşmak, yüzmek
    yerine başka hiçbir şey koyamayacağım mutluluk ve huzur veriyor bana.
    Fakat hayvan sevmek de beslemek de bilgi gerektiriyor. Sorumluluğu çok
    ağır olan ve hayatınızda pek çok değişiklik, aynı zamanda da fedakârlık
    yapmanız gereken durumlar sıkça ortaya çıkıyor. Sabır ve hoşgörünün
    zirveye vurduğu bir bağ oluşuyor aranızda. Ama size duydukları karşılıksız
    sevgi tüm bunları ört bas etmeye değiyor.

    Bir bebeğe bakmak, bir çocuğu eğitmek ve sağlıklı bir şekilde büyütmek
    kadar meşakkatli bir durum aslına bakarsanız hayvan sahibi olmak.
    Üstelik çocuklar zaman içinde büyüyüp kendi başlarının çaresine bakar konuma
    gelebiliyorlar. Onun için sürekli iç içe olduğumuz hayvanlarla ilgili
    durumlarda da, en azından kendi başımıza yapabileceklerimiz kadarıyla,
    ilk yardımı öğrenmekte fayda var. Hem kendiniz, hem de aynı havayı
    soluduğumuz hayvan dostlarımız için.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş