Diş Bakımında Merak Edilen Sorular

'Ağız ve Diş Sağlığı' forumunda Mavi_Sema tarafından 24 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Diş Bakımında Merak Edilen Sorular konusu Diş Bakımında Merak Edilen Sorular

    Hospitadent Başhekim Yardımcısı Diş Hekimi Selma Kurtoğlu’ndan...

    Geçtiğimiz günlerde bir programa konuk olan Bağcılar Hospitadent Başhekim Yardımcısı Dişhekimi Selma Kurtoğlu diş bakımında bilinmeyenler ve yanlış bilinenlerle ilgili çok ilginç açıklamalarda bulundu. İşte ağız ve diş sağlığı bakımı konusunda Selma Hocanın önemli uyarıları:

    KARBONAT VE SOFRA TUZU DİŞLERİMİZİ BEYAZLATIR MI?

    Karbonat ve sofra tuzunu dişlerine tatbik ederek dişlerinin beyazladığını düşünen hastalarımız oluyor. Karbonat ve sofra tuzu partikülleri dişleri sadece daha iyi temizlemeye yardımcı olur, dişleri beyazlatmaz. Diğer taraftan bu partiküller dişleri aşındırır. Çok fazla kullanıldığında diş minelerinde hasar oluşmasına neden olabilir ve dişlerimizin doğal parlak sağlıklı görünümünün kaybolmasına sebebiyet verebilir. Bu malzemelerin yerine düzenli olarak orta sertlikte bir fırça ile diş fırçalanması daha etkili olacaktır.

    MENOPOZ DÖNEMİNDE BAYANLARIN DİŞ BAKIMI

    Kadınların hayatlarının bu döneminde ağızda tat değişiklikleri, yanma hissi, tükürük akışında azalmaya bağlı ağız kuruluğu, sıcak veya soğuk yiyeceklere karşı dişlerde aşırı hassasiyet ve en önemlisi çene kemiğinde ve dişi çevreleyen kemikte erime gibi durumlar gözlemlenir. Bayanlarda menopoz döneminde kemik erimesini engellemek için bir takım önlemler alınmalı. Bol bol kalsiyum içeren gıdalar tüketmeli hatta dışarıdan kalsiyum takviyesi alınmalısınız.

    Ağız bölgesinin bağışıklık sistemini etkileyen perimenopozal (menopoz öncesi) döneme diş ve dişeti rahatsızlıkları ile girilmemesi, dönemin getireceği dertlerin hafifletilmesi ya da hiç yaşanmamasında büyük rol oynayacaktır. İleriki yaşlarda ağız ve diş sağlığı ile ciddi problem yaşamak istemiyorsanız bu dönemde mutlaka diş ve dişetlerinizi kontrolden geçirerek dişlerinizin bakımına ihtimam göstermelisiniz.

    DİŞLERİMİZİ BAKTERİLERDEN ARINDIRIYORUZ, PEKİ DİŞ FIRÇAMIZI??

    Dişlerimizin sağlığı için her gün kullandığımız fırçaların da bakterilerden arındırılmış olması gerekir. Diş çürüklerine neden olan bakteriler fırça ile temizlenir. Diş fırçanızı bu bakterilerden arındırmadan ağız içinde kullanmamalısınız. Fırçaların içinde bakterilerin üremesini engellemek için diş fırçalama aktivitesinden sonra fırçanızı duru suyla iyice yıkamaya özen gösteriniz. Yıpranmış fırçalarınızı mutlaka değiştirin. Nemli ortamlarda daha rahat çoğalan bakterilerden fırçanızı arındırmak için mümkünse sabah ve akşam fırçalarınız ayrı olsun. Bu şekilde hem fırçalarınızın yıpranma süresi uzayacak hem de kuru fırçayla dişlerinizi daha iyi temizleyebileceksiniz.

    DİŞ TEDAVİSİ KONUSUNDA KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM
    Diş tedavilerini hep erteliyoruz. Bunun nedeni diş hekimi korkusu mudur?

    Genellikle dişlerimiz ağrımadan, sallanmadan, çürükler oluşmadan diş hekimine gitmeyiz. Diş hekimine ancak artık yemek yiyemeyecek, sosyal ortamda bulunamayacak kadar kötü duruma geldiğimizde gitmeyi tercih ediyoruz. Bu durumda uygulanacak tedavi masrafı da ağız içindeki harabeyle orantılı olarak artıyor.

    Hasta bize geldiğinde ağız içinde yapılacak çok işlem oluyor. Halbuki düzenli diş hekimine gidilse ya da bu kadar ilerletmeden bir hekime görünülse yapılacak müdahale daha basit, işlem maliyeti daha düşük, ana dişin kurtarılma olasılığı da daha yüksek olacaktır.

    ÇOCUKLARIN DİŞLERİNİN GELİŞİMİ İÇİN

    Çocuk dişlerinin gelişimi anne karnından itibaren desteklenmeli. Anne adaylarının aldıkları kalsiyumun çocuğun dişlerinin gelişiminde önemli bir yeri olacaktır. Çocukluk çağında özellikle içilen suların florlu olması çocukların dişlerinin gelişimi açısından önemli bir husus. Ayrıca çocuklarınızın florlu diş macunu kullanmasını sağlamalıyız. Flor dişlerin çürümesini önleyen, dişlerin yapısını kuvvetlendiren bir element.

    Çocuklar dişlerini fırçalamayı ihmal ettikleri ve içtiğimiz sularda flor elementi genellikle istenilen düzeyde olmadığı için dişlerinin çürüğe karşı direnç kazanabilmeleri için gereken yeterli floru almamış olurlar. Bu durumu bertaraf edebilmek için dişler sürmeye başladıktan sonra belirli aralıklarla diş hekimine götürüp flor uygulatabilirsiniz. Bu maliyeti düşük basit uygulama ile çocuklarınızın dişlerinin yapısı sağlamlaşacaktır.

    ÖNYARGILARIMIZ VAR

    Anne-babalar çocuklarına kesinlikle diş hekiminden korkuyu öğretmemeli. Doktordan, hemşireden, diş hekiminden bahsederken “sana iğne yapar” gibi kullanımlardan uzak durmalı.

    Diş hekimine ilk defa çocuğunu getiren ebeveynde önce bir önyargı oluyor. “Benim çocuğum diş hekiminden korkar” önyargısı. Bunun nedeni de eskiden uygulanan “dişi ağrıyanların berbere kerpetenle diş çektirme efsaneleri”dir. Biz bu efsanelerle yetiştik, çocuklarımızı bu önyargılardan uzak tutmalıyız. Çağımızın modern diş hekimi o dönemin berberi ile aynı kefeye konmamalı. Ben 3-4 yaş grubu çocukların çok güzel o koltukta tedavi gördüklerini biliyorum. Günümüzde çocukların diş tedavileri ile ilgilenen özel pedogojik formasyon almış pedodonti uzmanı dediğimiz uzman diş hekimlerimiz var. Çocuklarımıza kokuyu öğretmemeliyiz.

    DİŞLERİMİ FIRÇALADIĞIM HALDE PLAK OLUŞUYOR

    Dişlerinizi fırçaladığınız halde plak oluşmaz. Dişlerinizi günde en az iki kere ve kuralına uygun şekilde fırçalarsanız dişlerinizde plak oluşmayacaktır.

    DİŞLERİNİZİ FIRÇALADIĞINIZI SANMAYIN, GERÇEKTEN

    FIRÇALAYIN Orta sertlikte fırça kullanın. Dişlerinizi dişetlerinizden dişlerinize doğru süpürme hareketiyle 45 derecelik yatay bir açı ile fırçalayın. Yani fırça kılları dişlerinize düz değil hafif yatık olarak temas etmeli. Dişetlerinize fırçayı değdirmekten kaçınmayın, aksine dişetlerinizden başlayarak aşağı dişlerinize doğru fırçalama olayını gerçekleştirin. Bir fırçalamada dişlerin ön arka ve üs taraflarına 10’ar defa fırça ile süpürme hareketini gerçekleştirin.

    Diş macununun nohut ya da mercimek tanesi kadar olması yeterli olacaktır. Fırçalama ile dişlerimizin %60’ını temizleriz, geri kalan bölümlerde bakteriler bulunmaya devam eder. Mutlaka diş aralarını diş ipi ile temizlemeliyiz. Dilimizi de arkadan öne doğru hafifçe fırçalamalıyız. Böylece hem nefesimiz ferah olacak, hem de ağız içinde bakteri kalmayacaktır.
    AĞIZ KOKUSUNU HAFİFE ALMAYIN
    Çay içmek ağız kokusunu hafifletir mi?

    Ağza alınan sıvılar bakterilerin bulundukları yerden uzaklaşması için anlık bir çözümdür. Ağız kokusunun başlıca nedeni ağız içindeki çürükler, eski kaplama ve dolgular, diş taşları ve dişeti iltihaplarıdır. Ağız kokusu böyle geçici çay kokularıyla bastırılarak kesilmeye çalışılması ve gerçek neden olan etkenlere karşı bir önlem alınmaması ilerleyen dönemlerde diş ve dişetlerimizde geri dönüşü olmayan kayıplara neden olacak, gerek estetik görünüm gerekse tedavi masrafları konusunda bizi zorlayacaktır.

    Ceviz kabuğu ile suyu gargara yaparsak ağız kokusu gider mi?

    Ağız kokusu öyle basit bir olay değildir. Ağız kokusu aslında dişeti hastalığının habercisidir. Dişeti hastalığının ilerlemesi halinde ise çekilen dişetleri ve eriyen çene kemiğinin geri dönüşü yoktur. Ağız kokusu aslında toplumda bizi rahatsız ettiği kadar sağlığımızla ilgili de sorunların habercisi olması açısından önemlidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş