Dersim'in Kayıp Kızları Belgeseli

'Kültür Sanat Haberleri' forumunda SeLeN tarafından 28 Kasım 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Dersim'in Kayıp Kızları Belgeseli konusu dersim - dersimin kızları - dersimde çocuk olmak - dersimin hikayesi



    [​IMG]


    Dersim'in kayıp kızları neler yaşadı?

    İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları belgeseli festival festival gezdikten sonra nihayet sinema salonlarında yerini aldı. Film 1937–38 Dersim harekâtı sonrasında subaylara evlatlık verilen kızların başlarından geçen acı olayları konu ediniyor.



    Şimdilerde seksenli yaşlarında olan, Fatma Nine ve Huriye Nine katliam sonrası subaylara evlatlık verilen onlarca kızdan ikisi.. İki amcakızı köylerinde birlikte geçirdikleri keyifli çocukluk günlerine küçük yaşta veda etmek zorunda kalırlar. Dersim'e yapılan harekât sonrası ailelerinden ve topraklarından kopartılan kızlar, tanımadıkları subayların yanlarına evlatlık olarak verilirler. Onlar acı dolu hikâyesi böyle başlayan Dersim'li kız çocuklarından yalnızca iki tanesidir.

    İSİMLER FARKLI YAŞANANLAR AYNI
    Filmde Huriye ve Fatma nineler yetmiş yıl sonra birbirlerine kavuşuyorlar. Hikâyelerini kendi ağızlarından dinliyoruz. Götürüldükleri evlerde kafası tıraş edilip, alışık olmadıkları tarzda giysiler giydirilmiş, mutfağın bir köşesinde yemek yedirilmiş, merdiven dibinde yatırılmış, kendi dillerinde konuşmaları yasaklanmış... İkisi farklı yerlere götürülmüş ancak anlattıkları hikâyeler birbirine o denli benziyor ki... Sanki onlara bu şekilde davrananlar ortak bir karar sonucu hareket ediyorlar. Yapılan araştırmalara göre filmde görmediğimiz diğer Dersim'li kızların da benzer şeyler yaşadığı söyleniyor. Baskı, şiddet ve cinsel istismar hemen hepsinin başından geçen şeyler. Filmde bunları yaşayan diğer kızları görmüyoruz çünkü kimi başından geçen çirkin olayları paylaşmak istemiyor, kimi utandığı için yaşadıklarını çevresinden gizliyor ve kimileri ise hala kayıp.
    İki Tutam Saç belgeseline göre kızların benzer muamele görmesi bir tesadüf değil, bilakis bu onları kendi kültürlerden uzaklaştırıp, asimile etmek için bilinçli uygulanan bir politika. Filmde bu tez İsmet İnönü'nün 1925 yılında söylediği "Vazifemiz bütün vatanı Türk yapmaktır." sözüyle destekleniyor. Lakin insan düşünmeden edemiyor; maksat asimile etmekse, bunun yolu sisteme uygun bir eğitimden geçmez mi? Bu mantıksızlığın da katkısıyla yaşananlara anlam vermek bihayli güç. Zaten böyle bir ayıp, nasıl anlamlı olabilir ki?

    İSYAN DEMEK ZULMÜ MEŞRU KILAR MI?
    1937–38 yıllarında Dersim'de yaşananlar yakın tarihin fazla aralanmayan sayfaları arasında duruyor uzun zamandır. Kimi "katliam" diyor yaşananlara, kimi "isyan". Kimi tarihten "şanlı" sayfa hanesine yazıyor yaşananları, kimi "utanç" hanesine... Çünkü olayın adına ne derseniz vicdanınız nasıl davranacağına ona göre karar verir. Herkes kendi dünya görüşünce bir isim takıyor yaşananlara ve kendi gördüğü yerden anlam vermeye çalışıyor. Aynı olayın "katliam" ve "isyan" gibi birbirine zıt iki farklı sözcükle anılması bile aynı topraklarda, aynı tarihi, aynı değerleri paylaşmamanın acısını ifade ediyor.
    Olaylar Cumhuriyetin ergenlik dönemi diyebileceğimiz yıllarda geçiyor. Her türlü etnik unsuru yüzyıllarca bünyesinde barındırmayı başarmış bir imparatorluk geleneğinden, ulus devlet olma sürecine geçişin yaşandığı sancılı yıllar. Devlet olma şartının tek tip olmayla özdeş kabul edildiği, imparatorluk mirasının reddedildiği yıllar. Osmanlı'ya ne kadar benzemezsek o kadar güçlü oluruz, sanıldığı yıllar. O yüzden devlet birbirinden farklı unsurların bir arada yaşadığı Dersim'i kendinden bir parça olarak görmüyor belki ve bunun sonucu olarak da Dersim kendini devletin bir parçası olarak görmekte zorlanıyor. Ortaya çıkan sonuç ise bir insanlık ayıbı...


    TARİHİ ONLARDAN OKUYUN...


    Üstat Necip Fazıl, Son Devrin Din Mazlumları eserinde Dersim'de yaşananların sebebini: "...bir takım asayişsizlik ve itaatsizlik bahanesi altında, bütün Doğu Anadolu'yu kapsayıcı olarak, o mıntıkanın bir türlü sulandırılamayan koyu İslami geleneğidir." sözleriyle açıklıyor. Filme göre ise Dersim Harekâtı Ermeni, Zaza, Kürt, Türkmen gibi değişik etnik unsur ve Alevilik gibi farklı inançları tek tipleştirme politikasının bir parçası olarak yorumlanıyor. İki yorum birbirinden farklı gibi dursa da aslında aynı yarayı işaret ediyor. İki Tutam Saç Belgeseli mağdurlarından ağzından dinlediğimiz olayların, birkaç gazete kupürü ve fotoğrafla desteklenerek anlatıldığı mütevazı bir yapım. Ancak yaşanan trajedinin büyüklüğü ve anlatıcıların samimiyeti filmi etkili bir hale getiriyor. Yakın tarihe bir de yaşayanların gözünden bakmakta yarar var.


    KÜNYE
    Orijinal Adı : İki Tutam Saç:
    Dersim'in Kayıp Kızları
    Yönetmen : Nezahat Gündoğan
    Tür : Belgesel Yapım : 2010, Türkiye


    yenisafak
     

Bu Sayfayı Paylaş