Denizli tarihi, resimleri, horozu, genel bilgileri, pamukkale, mağaraları, mescitleri

'Denizli Tanıtımı' forumunda UquR tarafından 18 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Denizli tarihi, resimleri, horozu, genel bilgileri, pamukkale, mağaraları, mescitleri konusu Denizli tarihi, resimleri, horozu, genel bilgileri, pamukkale, mağaraları, mescitleri

    GENEL BİLGİLER
    Yüzölçümü: 11.868 km²
    Nüfus: 750.882 (1990)
    İl Trafik No: 20

    Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir.

    İLÇELER:

    Denizli ilinin ilçeleri; Acıpayam, Akköy, Babadağ, Baklan, Bekilli, Beyağaç, Bozkurt, Buldan, Çal, Çameli, Çardak, Çivril, Güney, Honaz, Kale, Sarayköy, Serinhisar ve Tavas'dır.

    Beyağaç: İl merkezine 94 km. uzaklıkta olup ilin güneyinde yer almaktadır. Sahip olduğu doğal güzellikleri ile gelecekte önemli bir turizm merkezi olma yolundadır. Kartal Gölü adı ile bilinen bölgede yaşları 1265'i bulan görülmeye değer tabiat harikası karaçamlar bulunmaktadır. Eşine az rastlanan bu ağaçlar anıt ağaç statüsüne alınmış, bölge ise Tabiat Parkı Koruma alanı olarak ilan edilmiştir.

    Buldan: Denizli il merkezine mesafesi 46 km.dir. İlçe sınırlarında Tripolis yerleşim merkezi görülmeye değer yerlerdendir.

    Güney: İlçenin güneyinde 5 km. uzaklıkta Güney Şelalesi bulunmaktadır.

    Honaz: Ege bölgesinin de en yüksek noktası olan 2571 m.lik zirve ilçeye adını veren Honaz Dağı'nın doruğudur.

    Sarayköy: Denizli merkeze 20 km. mesafededir. Yakın çevrede Kızıldere, Tekke, Yenice ılıcaları vardır. İlçe sınırları içinde ayrıca İn hamamı ılıcaları da vardır.

    NASIL GİDİLİR?

    Karayolu: Krayolu ile ülkenin her tarafından Denizli'ye ulaşılabilmektedir. Otogar, kent merkezindedir.

    Demiryolu: Demiryolu vasıtasıyla Ankara, İstanbul ve İzmir illeri ile bağlantı mevcuttur. Denizli-Aydın-İzmir karayolunu izleyen demiryolu kentin İzmir ile bağlantısını sağlamaktadır. Gar kent merkezindedir.

    Havayolu: Denizli ili Çardak ilçesinde, ilçe merkezine 5 km. uzaklıkta bir havaalanı bulunmaktadır. Havalimanı kent merkezine 65 km uzaktaki Çardak İlçesindedir.

    GEZİLECEK YERLER

    Müzeler

    Hierapolis Arkeoloji Müzesi: Hierapolis kentinin en büyük yapılarından biri olan Roma Hamamı, 1984 yılından beri Hierapolis Arkeoloji Müzesi olarak hizmet vermektedir.

    Müzede, Hierapolis kazılarından çıkan eserlerin yanında Laodikeia, Colossai, Tripolis, Attuda gibi Lycos (Çürüksu) Vadisi kentlerinden gelen eserler de bulunmaktadır. Ayrıca Tunç Çağı'nın en güzel örneklerini veren Beycesultan Höyüğü'nden elde edilen arkeolojik buluntular müzenin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Caria, Pisidya ve Lidya bölgelerindeki bazı yerleşimlerden ortaya çıkarılan eserler de Hierapolis Müzesi'nde toplanmış ve sergilenmektedir.

    Atatürk Etnografya Müzesi: İl merkezinde Uçancıbaşı Mahallesi'nde bulunan ve bugün müze olarak kullanılan binanın yapım tarihi ile ilgili kesin bir belge yoktur. Müzenin üst katında çoğu Osmanlı Dönemi'ne ait giysi, takı, ev eşyası, silah, halı, kilim gibi etnografik nitelikteki kültür varlıkları sergilenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün Denizli'ye geldiğinde kaldığı odada, gardırop, pirinç başlıklı karyola, divan ve barok stili bir çalışma masası da bulunmaktadır.

    Örenyerleri

    Hierapolis - Merkez / Pamukkale

    Laodikya - Merkez/Pamukkale

    Tripolis - Buldan/Yenice: Denizli il merkezinin 40 km. kuzeyindedir. Buldan ilçesi Yenicekent kasabasının doğusunda, Büyük Menderes akarsuyu ile kasaba arasındaki yamaçlar üzerinde kurulmuştur. Tripolis, Lidya bölgesi kentleri içinde, Karya ve Frigya bölgelerine ulaşımı sağlayan ticaret ve tarım merkezlerinden birisidir. Kuruluş biçimi ve kent anlayışı ile yörenin en zengin kentlerindendir. Bergama Krallığı tarafından kurulduğu tahmin edilmektedir. Anıtsal yapıların en iyi örnekleri MS. 1, 2 ve 3. yüzyıllarda yapılmışlardır. MS. 325 yılında Nikea meclisinde hazır bulunan Lidya piskoposları listesinde Tripolis'in adının geçmesi piskoposluk düzeyinde bir kent olduğunu göstermektedir.

    Tripolis'in Yapıları

    Tiyatro: Kent merkezindedir. Araziye uygun olarak, Roma inşa tarzında yapılmıştır.

    Hamam: Tiyatronun yaklaşık 200 metre batısında yer almaktadır. Sur duvarları dışında bulunmaktadır. Dış duvarları kısmen ayaktadır.

    Kale ve Surlar: Tripolis Geç Roma ve Bizans Dönemi'nde sur ile çevrilmiştir. Eğimli arazide kurulan kentin surları yer yer burçlarla, gözetleme kuleleri ve kalın duvarlarla desteklenmiştir.

    Nekropol: Surun, doğu ve güney yamaçlarındadır. Burada kaya mezarları, podyumlu mezarlar ve lahitler görülmektedir.

    Apollonia Salbace - Tavas/Medet

    Herakleia Salbace - Tavas/Vakıf: Kent Denizli ili, Tavas ilçesinin 10 km. kuzeybatısında bulunan Vakıf Köyü sınırları içindedir. Önemli yapıları, kenti çevreleyen Roma Dönemi suru ve stadyumdur.

    Artemis ve Leto: Herakleia Salbace antik kentinin yaklaşık 4 km. doğusunda, bugünkü Tavas-Kızılcabölük kasabasının 1 km. kuzeydoğusunda, Ören Sırtı ve Kocapınar mevkii diye adlandırılan yerdedir. Babadağ Dağı'nın sırtında yer alan Hieron dikdörtgen şeklindedir. Kabartmalarda Artemis, Apollon, Pan, Dionysos ve Herakles ile ilgili mitolojik sahneler işlenmiştir .

    Herakleia - Tavas/Kızılcahöyük

    Sebastopolis - Tavas/Kızılcahöyük

    Colossae - Honaz: Denizli ilinin 25 km. doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Antik çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenephon'a göre Frigya'nın 6 büyük kentinden biridir.

    Osmanlı Dönemi'ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik kentinin kalıntılarına, Akropol olan, höyük tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır. Höyüğün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır.

    Eumeneia - Çivril/Işıklı

    Dionysopolis - Çal/Bahadırlar

    Attuda - Sarayköy/Hisar

    Trapezopolis - Babadağ/Bekirler

    Alacain - Acıpayam

    Thinta - Merkez/Gözler

    Beycesultan - Çivril

    Yassıhöyük - Acıpayam

    Tabae - Kale

    Pamukkale Travertenleri

    Karahayıt Kırmızısu

    Camiler, Türbeler ve Kiliseler

    Acıpayam Yazır Cami: Cami giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre,1801 yılında yaptırılmıştır. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik bir durum gösteren caminin duvarları içerisinde üç sıra panolar halinde resimlerle süslenmiştir.

    Boğaziçi Cami: Selçuklular Döneminde yapılan bu cami, Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabası'ndadır. Ağaç direkli camilerdendir. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri görülmektedir.

    Türbeler:

    Servergazi Türbesi ( Yeşilköy ), Mehmet Gazi Türbesi (Büyük Mezarlık), Fatma Hanım (Yıldız) Türbesi (B. Mezarlık), Ahi Sinan Türbesi, Mahmut Gazi Türbesi, Yatağan Baba Türbesi ve Hüsamettin Bey Türbesi Denizli'nin görülmeye değer başlıca türbeleridir.

    Kiliseler

    Goncalı Kilisesi (Laodikya Kilisesi): Denizli'nin 6 km kuzeyinde bulunan Laodikya antik kenti, bugünkü Eskihisar ile Goncalı Köyleri arasındaki tepeler üzerinde kurulmuştur. Adını bölgeye egemen olan Selekoslar Kralı II. Antiochos'un (M.Ö. 250) karısı Laodike'ye izafeten almaktadır. Daha önceleri Rhoas veya Dios adları ile anılırdı.

    Kentin bugün yüzeyde görülen başlıca kalıntıları arasında; iki tiyatrosu, stadyumu, bazilikası, nymphaeumu, tapınağı, sütunlu caddesi Roma döneminde inşa edilmiş anıtsal yapılarıdır.

    Laodikya'nın en yüksek refah düzeyine ulaştığı zamanlar Roma ve erken Hıristiyanlık dönemi ve geç Bizans çağına rastlamaktadır. Hierapolis yakınlarındaki bir kaynaktan gelen şehirdeki sıcak suyun tedavi edici özellikleri sebebiyle, şehir aynı zamanda bir tedavi merkezi olarak da gelişmiştir.

    İncil'den ve diğer belgelerden anlaşıldığına göre, şehrin vatandaşları yeni dine karşı çok kayıtsız bir tavır almışlardır. İlk misyonerler, bu tavrın servetlerinden kaynaklandığına ve onları paylaşmaktan alıkoyduğuna inanmışlardı. Laodikya M.S. IV. yy.da Ecumenikal Konseyi'nin toplandığı önemli bir piskoposluk merkeziydi. Buna ek olarak, İncil'in son Babı'nın Vahiy bölümünde zikredilen yedi kiliseden biri olarak adı geçmektedir.

    Latince "Halkın Sesi" anlamına gelmektedir.

    St. Philippe Martyrion (Ottogon, Pamukkale): İsa'nın 12 havarisinden biri olan, St. Philippe adına yaptırılmış olup, Hierapolis antik kent merkezinin kuzeyinde, yüksekçe bir tepe üzerinde inşa edilmiştir. St. Philippe M.S. 80 yılında ilk kez Hierapolis'e gelmiş ve Hıristiyanlığı yaymak istemiş, ancak şimdiki Martyrion'un yapıldığı yerde öldürülmüştür. M.S. IV yy.ın sonunda veya V. yy. başlarında Aziz Philippe'nin anısına Martyrion'un inşa edildiği bilinmektedir.

    Aziz Philippe'nin mezarının bu merkezi oda içinde olduğu tahmin edilmektedir.

    Hierapolis St. Katedrali (Pamukkale): Hierapolis şehri merkezinde, Agora ile Tiyatro arasında Sütunlu caddenin kuzey bitişiğinde yer almaktadır.

    Kilise (Pamukkale): Hierapolis tiyatrosunun yaklaşık 150 m kuzey-doğusunda bulunan kilisenin, kazısı önceki yıllarda yapılmıştır. V. yüzyıla tarihlenen kilise dikdörtgen planlıdır.

    Han ve Kervansaraylar

    Akhan: Denizli'ye 7 km. uzaklıkta, Denizli-Afyon karayolu üzerindedir.1253-1254 yıllarında, inşa edilmiş olan kervansarayın 2 yazıtından birinde II. İzzettin Keykavus'un adı ve unvanları belirtilmektedir. Hanım avlu portali (taç kapı), geometrik ve plastik süslemeleri ile oldukça görkemlidir. Geyik, sfenks, kuş, figürleri, palmet, bitki gibi motifleri ile yoğun bir bezemeye sahiptir.

    Çardakhan Kervansarayı: Çardak ilçe merkezinin hemen dışındadır. Yazıtından anlaşıldığını göre, I. Alaaddin Keykubad zamanında, 1230 yılında yaptırılmıştır. Sultan hanları tipinde bir kervansaraydır.

    Korunan Alanlar

    Honaz Dağı Milli Parkı

    Kartal Gölü Tabiat Koruma Alanı

    Mağaralar

    Kaklık Mağarası

    Yeri: Mağara, Denizli-Afyon-Ankara ve Denizli Çivril Karayolu üzerinde, Denizli İl Merkezi’ne 30 km. mesafede, UNESCO Miras Listesi’nde bulunan Pamukkale’ye 45 km.de, uluslararası Çardak Havaalanı yol güzergahında bulunan ana tur güzergahına 2 km. mesafede, Honaz İlçesi Kaklık Kasabası’ndadır.

    Özellikleri: Büyük bir yer altı deresinin oluşturduğu yer altı boşluğunun tavanının çökmesi sonucu oluşan Kaklık Mağarası, son derece ilginç özelliklere sahip bir mağaradır. Şekil olarak obruk gelişim özelliği gösteren mağaranın içinde, büyük bir traverten kitlesi vardır. Pamukkale’nin benzeri olan travertenler mağaranın hemen yakınında bulunan Kokarhamam Pınarı ( Haydarbaba Pınarı) sularının mağaraya şelaleler yaparak akması sonucu oluşmuştur. Basamaklar halinde havuzlardan meydana gelen travertenlerin gelişimleri, hala devam etmektedir. Ayrıca mağaranın kuzey duvarından küçük şelaleler şeklinde sızan sular da yer yer duvar travertenleri oluşturmaktadır. Daire şekilli geniş bir ağzı olan Kaklık Mağarası’nın büyük bir bölümü güneş ışınları almaktadır. Bu nedenle mağara duvarlarında yosun ve küçük sarmaşıklar gelişmiştir. Gün içinde yeşilin değişik tonlarında renkler alan bu bitkiler, mağaraya son derece ilginç bir güzellik katmaktadır.

    Mağara, damlataş, sarkıtlar ve dikitlerle süslü olup , eşine rastlanmaz güzelliktedir. Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunmaktadır. Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığının bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir.

    Kaplıcalar

    Pamukkale Kaplıcaları

    Çizmeli (Yenice) Kaplıca ve İçmeleri: Buldan ilçesine 16 km uzaklıktaki Yenicekent sınırları içindedir. Menderes kıyısında olup, Tripolis antik kenti kalıntıları arasından gidilir. Romatizma, kalp, damar sertliği, deri, basur memeleri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.

    Gölemezli Çamur Kaplıcası: Akköy ilçesine bağlı Gölemezli Köyü yakınlarındadır. Dört kaynak halindedir. Kaynaklar nitelik bakımından her birinden farklıdır. Birisi çamur hamamı olarak kullanılır. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Babacık (Kabaağaç) Kaplıcası: Sarayköy ilçesi Tekke köyü ılıcasının 3 km uzaklığındaki Kaabaağaç Köyü'ndedir.

    Tekkeköy Kaplıcası: Sarayköy ilçesi Tekke Köyü yakınındadır. Sarayköy'e uzaklığı 20 km olup, çeşitli yerlerden sıcak sular kaynamaktadır Roma Devri'nden kalma hamamı, havuzu, soyunma yeri vardır. Kaplıca; romatizma, deri, kadın hastalıkları, idrar yolu rahatsızlıkları tedavisinde kullanılır.

    Kızıldere Ilıcası: Sarayköy'e 11 km uzakta kızıl renkli kayalardan çıkar. İki kubbeli bir hamamı, iki banyo yeri, havuzu ve soyunma yeri vardır. Romatizma ve yorgunluğa iyi gelir.

    Kuş Gözlem Alanı

    Akdağ

    Işıklı Gölü

    Sportif Etkinlikler

    Yamaç Paraşütü

    Denizli Orman Kampları

    COĞRAFYA

    Denizli, Anadolu yarımadasının güneybatısında, Ege Bölgesi'nin güneydoğusunda, Ege-İç Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri arasında bir geçit teşkil eder.

    Denizli ili yüzey şekilleri bakımından dalgalıdır. Alçak ve yüksek ovaları, yaylaları ve dağları birbirini tamamlar. Yüksek ovalar gerçekte bir yayla gibidir. Arazisi denizden yüksektir. En büyük akarsu Büyük Menderes'tir.

    Denizli ili Ege Bölgesi'nde olmasına rağmen, Ege Bölgesi'nin iklimi tamamen görülmez. Kıyı kesiminden iç bölgelere geçit yerinde olduğundan, az da olsa iç bölgelerin karasal iklimi hissedilir. Denizli ilinde, dağlar ekseriyetle denize dik olarak uzandığından denizden gelen rüzgarlara açık bulunmaktadır. Kışlar ılık ve yağışlı geçmektedir.

    TARİHÇE

    Denizli ili, ilk defa bugünkü şehrin 6 km. kuzeyinde, Eskihisar Köyü civarında kurulmuştur. Şehir M.Ö (261-246) yılları arasında, II. Antiokos tarafından karısı adına kurulmuş ve Laodikeia adı verilmiştir. Müslüman akınlarına kadar bu isimle anılmıştır. Günümüzde kullanılan Denizli adı, Tonguzlu kelimelerinin zamanla ağızdan ağıza, Denizli kelimesi haline gelmiştir.

    Daha sonra Pers, Büyük İskender, Roma ve Bizans, Selçuklular, Beylikler ve Osmanlı yönetimi yörede hakim olmuştur. Türkler Denizli havalisini zaptettikten sonra, şehrin suyunun bol bulunduğu bugünkü Kaleiçi mevkiine nakletmişlerdir.

    NE YENİR?

    İlin özgün yemekleri arasında pirinç çorbası, keşkek, kuru fasulye, nohut, sarma, dolma, bulgur pilavı, kabak, soğan yahnisi, ve keşkeği sayabiliriz.

    NE ALINIR?

    Tüm Denizli ili dokumaları, özellikler Buldan'a özgü desenli, renkli, simli, pamuklu, ipekli giysi ve mefruşatlar büyük bir üne sahiptir ve mağazalarda teşhir ve satışı yapılmaktadır.

    YAPMADAN DÖNME

    Doğa harikası eşsiz travertenleri, birçok hastalıkların tedavisinde rolü olduğu belirlenen Pamukkale'nin şifalı suyunu, ayrıca Karahayıt ve Yenice gibi kaplıcalarını ziyaret etmeden,

    Bir çok uygarlıkların yerleştiği antik çağın büyük ve kutsal kentlerinden; Hierapolis, Laodikeia, Colossae, Tripolis ve Heraclaia görmeden,

    Önemli bir alış veriş merkezi olan Kaleiçini, şehir merkezindeki havlu, bornoz ve diğer tekstil ürünlerinin satıldığı Babadağlılar Çarşısı'na uğramadan,

    Karcı Dağı eteğindeki havası, suyu ve manzarası eşsiz Çamlık mesireliğinde piknik yapmadan ...

    ....Dönmeyin







    denizli coğrafi yapısı

    Anadolu Yarımadası’nın güneyinde yer alan Denizli’nin bir bölümü Ege, bir bölümü Akdeniz bir bölümü de İç Anadolu Bölgesi’nde yer almaktadır. Denizli’nin kuzeyinde Uşak, doğusunda Afyonkarahisar ve Burdur, güney ve güneybatısında Muğla, batısında Aydın, kuzeybatısında da Manisa illeri bulunmaktadır. Üç ayrı bölgede yer aldığından ötürü yüzey şekilleri de büyük çeşitlilik gösterir. İlin güney ve doğu kesimleri Torosların batı uzantıları ile engebelenmiştir. Güneybatı sınırından il topraklarına giren ve kuzeydoğuya doğru uzanan Gölgeli Dağlarının en yüksek noktası Bozdağ’ın Eren Tepesi’nde 2.419 m.ye ulaşır. Ayrıca güneydoğuda Burdur ile olan sınırını Boncuk Dağı (2.418), Yaylacık Dağı (2.114) ve Güre Dağı (2.030) engebelendirir. Gölgeli Dağlarının kuzeybatısındaki Doğu Menteşe Dağları da ilin batı sınırını oluşturmaktadır. Bu dağ topluluklarının kuzeyinde, orta kesiminde, doğudan batıya sıralanan Eşeler Dağı, Ak Dağ ve Karıncalı Dağı bulunmaktadır. İl sınırları içerisinde Eşeler Dağı’nın en yüksek noktası Honoz Doruğu’nda 2.528 m.ye ulaşır. Bu yükselti aynı zamanda Ege Bölgesi’nin en yüksek noktasıdır. Aydın Dağlarının doğu uzantıları batıdan il topraklarına girer ve kuzeye doğru gidildikçe de yükselti azalır. İlin kuzey kesimindeki Çökelez Dağı (1.841), Beşparmak dağı (1.612), Çatma Dağı da (1.930 m.) il sınırları içerisindeki diğer yükseltilerdir. Ormanlar il alanının %44’ünü kaplar ve bunlar daha çok güneyde yoğunlaşmıştır. Kızılçam, karaçam, sedir, ardıç, meşe, kestane, çınar, karaağaç, sandal ağacı, kayın, dişbudak ve mersin ağaçları bulunmaktadır.

    Denizli’de özellikle Pamukkale’de mineralli suların oluşturduğu travertenlerden dolayı ününü antik çağlardan bu yana sıcak ve mineralli (kalsiyum oksitli) su kaynaklarından almıştır. Ayrıca bölge uzun bir tektonik fay hattı üzerinde yer alır. Bu yüzden de çok sayıda termal ve su kaynakları bulunmaktadır. Pamukkale’deki termal kaynak çok fazla kalsiyum tuzları ve karbondioksit gazı kapsadığından kalsiyum çökelekleri meydana getirir ve bu durum da bir doğa mucizesini oluşturur.

    Denizli akarsu bakımından da oldukça zengindir. Türkiye’nin en büyük akarsularından biri olan Büyük Menderes, Işıklı Gölü’nden çıkar, önemli kollarından olan Aksu Çayı (Çürüksu Çayı) Honaz Dağı ile Kaklık, Kocabaş yörelerindeki suları toplar. Büyük Menderes’in önemli bir diğer kolu olan Akçay da güneybatıda Muğla ile olan doğal sınırını çizer. İlin Büyük Menderes’ten sonra ikinci büyük akarsuyu da Dalaman Çayı’dır. Baraj göllerinin dışında il toprakları içerisinde irili ufaklı göller bulunur. Bunların en önemlilerinden biri de, büyük bölümü Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Acı Göldür. Kuzeybatıda Sazan dağı düzlüğünde yer alan Süleymaniye Gölü de ikinci büyük gölüdür. Denizli’deki bu akarsular üzerinde sulama kanalları, regülatörler ve barajlar kurulmuştur. Bunlar Böceli Regülatörü, Kemer Barajı, Adıgüzel Barajı ve Buldan Barajıdır. İlin en zengin tarım alanları Büyük Menderes’in suladığı Buldan-Sarayköy Ovası ile Aksu’nun suladığı Denizli-Çürüksu Ovasıdır. Ayrıca Buldan’a doğru genişleyen Sarayköy Ovası 350 km2’lik bir alanı kaplar. Böcekli Köyü’nden başla***** Pamukkale’ye kadar uzanan Denizli Ovası Sarayköy Ovası ile birleşir. Büyük Menderes’in suladığı Çivril ve Baklan Ovaları da ilin en geniş düzlükleridir. Tavas Ovası 300 km2’lik bir alanı kaplar ve Yenidere tarafından sulanır.Ayrıca Kaklık, Hanbat, Eskere ve Acıpayam ovaları da ildeki diğer önemli düzlüklerdir. Denizden yüksekliği 428 m. olan Denizli’nin yüzölçümü 11.868 km2 olup, toplam nüfusu 850.029’dur.

    Denizli’nin ekonomisi tarım, hayvancılık, tavukçuluk, turizm ve imalat sanayiine dayanmaktadır. Tarımsal ürünler olarak buğday, arpa, baklagiller, nohut, pamuk, haşhaş, şekerpancarı, tütün, anason, susam yetiştirilir. Sebze ve meyveciliğin önemli olduğu ilde elma, armut, ayva, badem, kiraz, şeftali ve nar gibi meyveler yetiştirilir. Sebzecilik 1970’lerden sonra büyük gelişme göstermiştir. Özellikle Pamukkale yakınlarında jeotermal enerjiden yararlanılarak seracılık yapılmaktadır. Denizli Tarımsal Gelişme Projesi çerçevesinde kavun, karpuz gibi bostan ürünleri önem kazanmıştır. Zeytin ve antep fıstığı üretimi ise oldukça sınırlıdır. Hayvancılık 1950’lerden sonra ovaların bitkisel üretime yönlendirilmesi ile gerilemiştir. Günümüzde daha çok mera hayvancılığı biçiminde en çok koyun, kıl keçisi ve sığır yetiştirilir. İle özgü uzun ötüşlü Denizli Horozları ile ünlü olarak saf Denizli ırkı horoz ve tavuk yetiştiren üretme istasyonları bulunmaktadır. Hayvansal ürünlerden kaynaklanan süt, et, yumurta ve deri, üretimi de önemlidir. Akarsularda ve göllerde tatlısu balıkçılığı yapılır istakoz üretilir. Denizli’de imalat sanayi 1970’lerden sonra daha da gelişmiş, büyük ölçüde evlerde sürdürülen el dokumacılığı ün yapmış, ihracata yönelinmiştir. Ormanlarından tomruk, maden ve tel direği, çıra, reçine, sığla yağı ve yakacak odun çıkarılmaktadır. Ayrıca Denizli’de XIX.yüzyıldan bu yana krom madeni çıkarılmıştır





    Denizli TArihi

    Denizli’nin tarihi çok eskilere inmektedir. İlin kuzeydoğusundaki Çivril, Beycesultan’da kalkolitik Çağa ait buluntuların ortaya çıkması yöre tarihinin MÖ.5000-4000’lere kadar indiğini göstermektedir. Bugünkü kent merkezinin bulunduğu yerde Milyas isimli bir yerleşim bulunuyordu. MÖ.1800’lerde Arzava Siyasal Birliğinin Myra bölgesinde yer alan Denizli, Hititlerin egemenli altında bulunmuştur. Hititlerin 1100’lerde yıkılmasından sonra yöre Lydialıların egemenliği altına girmiş, bu duruma MÖ.546’da Pers Kralı II.Kyros son vermiştir. Bu arada Milyas halkı Perslere karşı uzun süre direnmiştir. MÖ.334’te Büyük İskender Pers egemenliğine son vererek Denizli yöresini de ele geçirmiştir. Büyük İskender’in ölümünden sonra (MÖ.323) Lysimakhos’a bağlanan yöre, MÖ.261’e kadar seleukosların yönetiminde kalmıştır. Bu arada Seleukos Kralı II.Antiokhos karısı Laodike adına Denizli’nin yakınlarında Laodikeia antik kentini kurmuştur. Pergamon Kralı Attalos Seleukosları yenilgiye uğratmış ve Roma’ya vasiyet yoluyla topraklarını verinceye kadar da Pergamon Krallığı yörede egemenliğini sürdürmüştür. Bölge Roma ve Bizans dönemlerinde gelişerek önem kazanmıştır.

    Malazgirt Savaşı’ndan (1071) sonra Kutalmışoğlu Süleyman Şaha bağlı beyler, yöreyi ele geçirmiş, bu durum I.-II.- III. Haçlı Seferlerine kadar sürmüştür. Bu dönemlerde yöre Haçlılar, Bizanslılar ve Selçuklular arasında sürekli el değiştirmiştir. Germiyanoğulları 1368’de buraya hakim olmuşsa da 1391’de Yıldırım Beyazıt burasını Osmanlı topraklarına katmıştır. Yıldırım Beyazıt’ın Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesinden sonra Germiyanoğulları yeniden yöreye hakim olmuşlardır. Kısa bir süre Karamanoğulları buraya hakim olmuş, ardından 1429’da kesin olarak Osmanlı topraklarına dahil olmuştur.

    Tanzimat döneminde Aydın vilayeti, Aydın sancağına bağlı bir kaza olan Denizli 1883’te sancak olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nda Kuvay-ı Milliye’nin örgütlenmesinde etkili olmuş, bazı ilçeleri Yunan işgaline uğramıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra da il konumuna getirilmiştir.

    Yörede Laodikeia, Apollania Salbakos, Apollonos Hireon, Attuda, Colosae, Herakleia Salbakos, Hierapolis, Sebastopolis, Tabai ve Tripolis antik kentleri bulunmaktadır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait yapılar arasında Denizli-Eğridir yolu üzerinde Goncalı Köyü’ndeki Akhan, Denizli’nin 20 km. kuzeyinde Honaz bucağında Sultan II.Murat Camisi (XV.yüzyıl), Denizli Hürriyet Meydanı’nda Yeni Cami bulunmaktadır. Ancak bunlar günümüze iyi durumda gelememiştir. Acıpayam’da Yazır Camisi (1801), Çal ilçesinde Eski Pazaryeri Camisi, Yatağan Baba Türbesi (XVI.yüzyıl), Çogaşlı Köyü Çeşmesi (1776-1834), Çardak’ta Çardakhan Kervansarayı (1230), Çivril’de Şavranşah-Şavran Camisi (1882), Dedeköy Camisi, Sarayköy’de Ahmetli Köprüsü (Ak Köprü), Baklan Boğaziçi kasabasında Boğaziçi Cami, Mehmet Gazi Türbesi, Ahi Sinan Türbesi, Mahmut Gazi Türbesi, Hüsamettin Bey Türbesi ilin belli başlı eserleridir. Ayrıca Denizli'de Türk sivil mimari özelliklerini yansıtan evler de bulunmaktadır.






    Denizli Kaplıcaları

    Pamukkale Termal Suları (Pamukkale)

    Pamukkale (Hierapolis) antik çağların en önemli kentlerinden biri olup, bu kentin kuruluşunun en önemli etkenlerinden birisi de şifalı termal sularının burada oluşundandır. Bu özelliği nedeniyle o dönemde kent bir tedavi ve su şehri haline gelmiş, banyo ve hamamların yanı sıra tedavi evlerinden ötürü de bir sağlık merkezi olmuştur.

    Günümüzde Cin Deliği ismi verilen fayın içerisinde kalan Plutonium, karbondioksit gazının en yoğun olduğu bir yerdir. Buraya yaklaşan her çeşit canlıyı bu boğucu gaz anında öldürmektedir. Bunu öğrenen bazı din adamları uzun süre soluk almama egzersizleri yaptıktan sonra buradaki Cin Deliğinin içerisine girip soluk almadan bir süre kalıyorlar ve dışarı çıktıklarında da kendilerini izleyen halka da keramet gösteriyorlardı. Böylece tarihi çağlarda bunu yapan din adamları kutsallık kazandıklarını ve yer altı tanrıları ile bağlantı kurduklarını söyleyerek halkın önünde değer kazanıyorlardı. Bu gün bu Cin deliğinin içerisine yanlışlıkla birisinin girmemesi için taşlarla örülerek tel örgü ile kapatılmıştır.
    Hierapolis (Pamukkale) kentinin bu travertenleri ve kaplıcaları çok ünlü idi. Bu nedenle de sağlık ünitelerinin yanı sıra çok sayıda mabet yapılmıştır.

    Pamukkale suyunun en önemli özelliklerinden birisi de kirleri temizlemesi, boyaları kalıcı kılması ve beyazlatma özelliğidir. Bundan ötürü de bu yöre eski çağlarda bir halı dokuma merkezi olmuştur.

    Bu suyun sağlık yönünden en büyük özelliği de başta romatizma olmak üzere, kalp ve damar sertliği, tansiyon yüksekliği, sinir, göz ve deri hastalıklarının tedavisinde de etkili oluşudur.


    Çizmeli (Yenice) Kaplıca ve İçmeleri (Buldan)

    Denizli, Buldan ilçesine 16 km uzaklıktaki Yenicekent sınırları içerisinde bulunan Çizmeli Kaplıcaları Menderes’in kıyısındadır. Buraya Tripolis antik kentinin kalıntıları arasından gidilmektedir. Romatizma, kalp, damar sertliği, deri, basur memeleri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.



    Gölemezli Çamur Kaplıcası (Akköy)

    Denizli, Akköy ilçesine bağlı Gölemezli Köyü yakınlarında olan Gölemezli Kaplıcası dört ayrı kaynak olarak kullanılır. Bunlardan birisi çamur banyosudur. Deri hastalıklarının tedavisinde kullanılır.


    Babacık (Kabaağaç) Kaplıcası (Sarayköy)

    Denizli, Sarayköy ilçesi, Kabaağaç Köyü’nün bulunduğu yerdeki Babacık Kaplıcası,Tekke Köyü ılıcasının da 3 km. uzağındadır. Bu kaplıcanın romatizma, deri, böbrek, kadın hastalıkları ve idrar yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılmıştır.


    Tekke Köy Kaplıcası (Sarayköy)

    Denizli, Sarayköy ilçesi Tekke Köyü yakınında bulunan Tekke Köy Kaplıcası’nın çeşitli yerlerinden sıcak sular kaynamaktadır. Roma Devri'nden kalan bu kaplıcanın havuzu vardır. Kaplıca; romatizma, deri, kadın hastalıkları, idrar yolu hastalıklarına iyi geldiğine inanılmıştır.


    Kızıldere Ilıcası (Sarayköy)

    Denizli Sarayköy ilçesine 11 km. uzaklıkta bulunan bu kaplıcanın suları kızıl renkli kayalardan çıktığından ötürü Kızıldere Kaplıcası ismini almıştır.Kaplıcanın iki kubbeli bir hamamı vardır. Kaplıcanın romatizmaya iyi geldiğine inanılmıştır.


    Karahayıt Kaplıcası ( Merkez)

    Denizli’nin 22 km. kuzeyinde, Pamukkale (Hieropolis) kalıntılarının bulunduğu yerdeki Karahayıt Kaplıcasının romatizma, kalp sinir hastalıklarına iyi geldiğine inanılmıştır





     
  2. UquR

    UquR Üye

    Denizli camileri mescitleri

    Boğaziçi Cami (Baklan)

    Selçuklular Döneminde yapılan bu cami, Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabası'ndadır. Ağaç direkli camilerdendir. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri görülmektedir.


    Yeni Cami(Merkez)

    Denizli Hürriyet Meydanı’nda bulunan bu cami, dikdörtgen planlı olup üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. XX. yüzyılın sonlarında yapılmıştır.

    Caminin önünde İki kalın paye arasında, yayvan kemerlerle birbirine bağlanan dört sütunun oluşturduğu beş bölümlü bir son cemaat yeri vardır. Bunun üzeri sekizgen kasnaklı üç kubbe ile örtülüdür. İbadet mekanı çevresinde pencerelerin bulunduğu yuvarlak kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. İç mekan iki sıra halinde pencereler ile aydınlatılmıştır. Mihrap ve minberin mimarı bir özelliği görülmemektedir. Son cemaatin iki yanında kare taş kaideler üzerinde yükselen yuvarlak gövdeli, birer şerefeli iki minaresi bulunmaktadır.


    Eskipazaryeri Camisi (Çal)

    Denizli, Çal ilçesinin Bekili Bucağı dışında yol üzerinde bulunan Eskipazaryeri Camisi Osmanlı döneminde yapılmıştır. Kitabesi bulunmadığından ve kaynaklarda da ismi geçmediğinden yapım tarihi öğrenilememiştir.

    Mimari yönden de caminin bir özelliği bulunmamaktadır.


    Sultan II.Murad Camisi (Honaz)

    Denizli, Honaz ilçesinde bulunan Sultan II.Murad Camisi’nin yazıtı bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan Sultan II.Murad’ın yaptırmış olmasından ötürü XV.yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır.

    Kare planlı caminin üzeri Türk üçgenlerinin yardımıyla kasnaklı bir kubbe ile örtülmüştür. Önünde üç bölümlü bir son cemaat yeri, yanında da kare kaideli, yuvarlak gövdeli tek şerefeli bir minaresi vardır. Günümüze harap bir durumda gelmiştir.


    Yazır Köyü Camisi (Acıpayam)

    Denizli, Acıpayam İlçesine l5 km. uzaklıktaki Yazır Köyü’nde bulunan cami, kitabesinden öğrenildiğine göre Yazıroğullarından Ömer Ağa tarafından l802’de yaptırılmıştır.

    Cami XIX.yüzyılın başlarında yapılmış olmasına rağmen Selçuklu mimarisi üslubunda yapılmıştır. Dikdörtgen planlı cami iki sıra halinde ahşap direklerin yardımıyla üç sahna ayrılmış, üzeri de ahşap bir tavanla örtülmüştür.

    Selçuklu üslubundaki mimarisinin yanı sıra içerisi kalem işleri ve bezemesi ile tanınmıştır. İbadet mekanının duvarlarında kırmızı ve yeşil renklerin egemen olduğu görülmektedir. Burada barok üslupta motifler ve çeşitli manzaralar, cami içerisinde üç sıra halinde resmedilmiştir. XIX.yüzyıl da İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde kendini hissettiren barok üslubun değişik bir örneğinin Denizli’nin köyünde karşımıza çıkışı oldukça şaşırtıcıdır.


    Savran Camisi (Çivril)

    Denizli, Çivril ilçesinde, Savranşah Köyü’nde bulunan Savran Camisi, kitabesinden öğrenildiğine göre l882’de Ömer Ağa isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır.

    Kaba yontma taştan yapılmış olan caminin ahşap sütunlarla üç bölüme ayrılan ibadet mekanı kare planlıdır. Üzeri pantantıfli bir kubbe ile örtülmüştür.. Önünde bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Caminin dıştan oldukça sade bir görünümü olmasına rağmen iç duvarları bezemelerle kaplanmıştır. Bu bezemelerde özellikle çiçek ve dal motifleri dikkati çekmektedir. Bu bezemeler arasında yer yar cami resimleri görülmektedir


    Dedeköy Camisi (Çivril)

    Denizli Çivril ilçesinde, Emirhisar’daki Dedeköy Camisi’nin kitabesi bulunmadığından banisinin ismi ile yapım tarihi bilinmemektedir.

    Cami 12,00x12.00 m. ölçüsünde kare planlı olup, üzeri sekizgen bir kasnağın taşıdığı tek kubbe ile örtülüdür. Yapımında kesme blok taşlar kullanılmış, bunların bir kısmı çevredeki antik kalıntılardan getirilmiştir. Kapı girişinin iki yanında ve duvarlarında ikişer sıra halinde sivri kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır.





    denizli türbeleri

    Yatağan Baba Türbesi (Çal)

    Denizli, Çal ilçesinin Baklan (Dedeköy) bucağı mezarlığında bulunmaktadır. Kitabesi bulunmamaktadır.

    XVI.yüzyıl Osmanlı türbe mimarisinin tipik bir örneği olup, kare planlıdır. Üzeri merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Pandantiflerin yardımıyla geçilen kubbe sekizgen bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Cami kesme taştan yapılmıştır.


    Dedeköy Türbesi (Çivril)

    Denizli, Çivril ilçesinde, Emirdağı’nda bulunan bu türbe Dedeköy Camisi’nin yanında bulunmaktadır.Türben in kime ait olduğunu belirtecek bilgiye rastlanmamıştır. Büyük olasılıkla yanındaki camiyi de burada gömülü olan kişi yaptırmıştır.

    Yapımında kesme taşlar kullanılmıştır. Kareye yakın dikdörtgen planlı türbenin üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülmüştür.


    Denizli Hanları




    Ak Han (Merkez)

    Denizli-Isparta karayolu üzerinde, Denizli’ye 7 km. uzaklıkta Akhan Köyü’nün girişinde bulunmaktadır. Selçuklu dönemindeki Denizli’den Konya’ya giden kervan yolunun konaklama yeridir.

    Ak Han’ın biri dışarıda diğeri de kapı girişinin üzerinde olmak üzere iki kitabesi bulunmaktadır. Bu kitabelerden birinde hanın Abdullah oğlu Karasungur tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Her iki kitabede de Selçuklu sultanı İzeddin Keykavus II.’nin ismi yazılıdır. Ak Han’ı yaptıran Karasungur’un, Atabeg Celaleddin Karatay’ın kardeşlerinden biri olan, Denizli çevresinde valilik yapmış Emir Seyfüddin Karasungur olduğu farklı kaynaklarda yazılıdır.

    Hanın beden duvarları beyaz taşlardan yapıldığından ötürü Ak Han ismi verilmiştir. Burada kullanılan taşların büyük bir kısmının Denizli’nin 6 km. kuzeyinde bulunan Laodikeia antik kentinden getirildiği sanılmaktadır.

    Avlulu ve kapalı hacimli tipik bir Anadolu Selçuklu hanıdır. XIII.yüzyıla tarihlendirilmektedi r. Hanın ana giriş kapısı doğu yönünde olup, dışarıya doğru çıkıntı yapan kapının bezemeleri geometrik şekiller, hayvan figürleri ve bitkisel motiflerden oluşmaktadır. Bu süsleme Selçuklu taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir. Hanın kapısını çevreleyen bordürler arasında gamalı haçlar ve bunların arasındaki boşluklarda da kuş, karaca, yabani keçi, arslan gibi hayvan motifleri, sitilize edilmiş çiçekler, çift başlı kartal ve ejder motifleri görülmektedir. Ayrıca sivri kapı kemerinin üzengi taşları güvercin kabartmaları ile bezenmiştir. Giriş boşluğunun iki yüzeyinde üzerleri istiridye kabuğu biçimli kubbecikleri olan mihrabiyeler bulunmaktadır. Bu mihrabiyelerin iki yanında ve üzerinde stilize bitkisel motifler, yumurta ve istiridye kabuğu bordürleri bulunmaktadır.

    Bu girişten sonra üzeri açık bir avluya girilmektedir. Bu avlunun sonunda eyvanlar, sağında ise bir bölümü yıkık iki katlı bir hacim, iki oda ve bir eyvan bulunmaktadır. Bu eyvanın kemer üzengi taşları birbirlerine bakan arslan başlı taş konsolları oluşturmaktadır. Ancak bu bölüm restore edilmiş ve orijinalliğini yitirmiştir. Bu mekanın yanındaki taş bir merdivenle de üst kata çıkılmaktadır. Bu bölüm çökmüş olmakla beraber, üzerinin kubbe ile örtülü olduğu anlaşılmaktadır. K.Erdmann’a göre bu bölüm hanın mescididir. Nitekim buna benzer örnekler Zazadin, Obruk, Kızılören hanlarında da görülmektedir.

    Ak han’ın kapalı bölümü iki sıra halinde altı taş ayağın taşıdığı tonoz örtülü küçük bir mekandır. Bunlardan orta tonoz yandakilere göre biraz daha yüksektir.


    Çardak Hanı (Hanabad) (Çardak)

    Denizli-Eğridir kervan yolu üzerinde bulunan bu han, kitabesinden öğrenildiğine göre; Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’ın mirahuru ve Honaz vilayeti valisi Esedüddin Ayaz Bin Abdullah eş-Şehabi 1230 yılında yaptırmıştır. Kapı girişinin üzerindeki yedi satırlık bu kitabenin yanlarında iki Selçuklu arslan heykeli görülmektedir.

    Çardak ilçesinin hemen çıkışında karayolunun 500 m. içerisinde yer alan bu han dikdörtgen planlı olup, kare bir avlusu vardır. Selçuklu hanlarının küçük ve sade bir örneğidir. Giriş kapısının kenarında olması gereken eyvanları bütünü ile yıkılmıştır. Hanın avlusu 22.50x27.00 m. ölçüsünde beş neflidir. Hanın kapalı kısmı dört sıra kesme taş payenin taşıdığı sivri tonozlarla örtülmüştür. Bunlardan orta nef diğerlerinden daha geniştir. İçeride her sırada beşer tane olan payeler birbirlerine sekilerle üstten de kesme taş hafif sivri kemerlerle bağlanmışlardır. Hanın içerisi tonozlardaki ayak aralarına rastlayan deliklerden aydınlatılmıştır. Burada dikkati çeken bir özellik orta nefin paye başlıklarının birisinde bir boğa başının, diğerinde sıçramış iki balık, iri kulaklı, sivri sakallı bir insan kabartmasının oluşudur.

    Kesme taştan yapılmış olan binanın girişinde yarım daire, doğu cephesinde üçgen ve güney cephesinde de yarım sekizgen kesitli ikişer kulesi bulunmaktadır. Böylece han, dış görünümü itibarı ile bir kaleyi andırmaktadır. Yapıda kullanılan devşirme malzemeler üzerinde taşçı ustalarının işareti bulunmaktadır.
     
  3. avatar

    avatar Üye

    eline sağlık paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş