Denizaslanıgiller (Otariidae) - Denizaslanıgiller (Otariidae) Familyası Hakkında

'Akvaryum - Balık Dünyası' forumunda Mavi_Sema tarafından 12 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Denizaslanıgiller (Otariidae) - Denizaslanıgiller (Otariidae) Familyası Hakkında konusu Denizaslanıgiller (Otariidae)
    etçiller (Carnivora) takımından bir köpeğimsi yüzgeçayaklı familya.

    Büyük koloniler içerisinde okyanusların birçok kayalık kıyılarında yaşarlar. Fokgillerde olduğu kadar karada ilerleme kabiliyetlerini kaybetmemiş ve karada da rahat hareket edebilecek bir vücut yapısına sahiptirler.
    Özellikleri


    Ölçüleri

    Familyanın en küçük üyeleri sırf 25 kiloya ulaşan, bazı denizayısı türlerinin dişileri, ve en büyükleri 500 kiloya kadar ulaşan Eumetopias jubatus türünün erkekleridir. Phocarctos hookeri türün erkekleri 3,5 m uzunluğa ulaşırken, Arctocephalus galapagoensis türünün dişileri ancak 1 m uzunluğa ulaşırlar. Bu sayılardanda belli olduğu gibi, bu familyada cinsiyete göre ölçüler çok değişebilir. Örneğin Callorhinus (Kuzey denizayısı) cinsine ait türlerde erkekler dişilerden 4 kere daha ağır olurlar. Bu farkların familyadaki özel çiftleşme usulünden kaynaklandığı düşünülmektedir.

    Kafatası ve iskelet




    Denizayısıgillerin kafatası, kafasındaki kasları, damarları, sinirleri ile ayıların kafatasına çok benzer.
    Omuriliğinin boyun ve 15 göğüs eklemi bölümünde diğer yerlerinden daha sağlam yapılı olması nedeniyle, evrim sürecinde ağırlığını ön ayaklarına yüklemesi ile geliştiği varsayılmaktadır.

    Yüzgeçler

    Fokgillerden farklı olarak Denizayısıgillerin yüzgeçleri karada ilerlemek için de kullanışlıdır. İyi gelişmiş kaslara sahip olan ön yüzgeçleri uzundur ve ucunda tırnaklar bulunur. Daha kısa olan arka yüzgeçlerini vücutların altına doğru çevirip ilerlemek için kullanabilirler (bu da fokgillerde mümkün değildir). Arka yüzgeçlerinin ortadaki üç parmağında tırnaklar bulunur, ama dışta kalan parmaklarının tırnakları evriminde küçülüp yok olmuştur.

    Duyu organları

    Familyaya ait tüm türlerde dışta görünebilen kulakları vardır. Bu kulaklar çoğunlukla beş santimetre uzunlukta ve sivri olurlar. Denizayısıgillerin fokgillerde olduğu gibi göz çukurlarının hizasında hissetme kılları yoktur. bu aslan gillerin alt çeneden iki sivri dişi vardır.

    Yayılım ve yaşam alanı

    Denizayısıgiller soğuk kutup denizlerinde, ılıman denizlerde ve subtropik denizlerde yaşarlar. En fazla türleri kutup denizlerinde bulunur. Akdeniz'de ve Türkiye'nin diğer denizlerinde Denizayısıgiller yoktur.
    Tüm yüzgeçayaklılar gibi çoğu zamanlarını kıyıya yakın sularda geçirirler. Irmakların denize aktığı bölgelerde, yani acı suda ya da hatta bu ırmakların tatlısuyunda çok nadir görülürler. Çiftleşme ve üreme karada ve özellikle kendilerine tehlike yaratabilen hayvanların bulunmadığı, çok izolasyonda kalan kayalık kıyılarda ya da kayalık adalarda gerçekleşir. Dosdoğru buzun içinde yuva kuran türler tanılmamaktadır; denizayısıgiller zaten fazla soğuk suyu da fokgiller kadar sevmezler.

    İlerleme yöntemleri

    Irikulaklıgiller suda ilerlemek için ön yüzgeçlerini kullanırlar. Arka yüzgeçleri yüzerken pasif kalır ve geriye doğru gerilmiş şekilde tutarlar. Bu şekilde 27 Km/h hızla yüzebilirler.
    Denizayısıgiller karada, fokgillerden çok daha rahat ilerliyebilirler. Engebeli bir alanda, hatta peşlerinden koşan bir insandan bile kurtulabilirler. Eğitilmiş denizayısıgiller, merdivenlere bile çıkıp inebilirler.

    Yaşam şekilleri

    Denizayısıgiller çok sosyal hayvanlardır ve çoğunlukla bir grubun içindedirler. Aralarında anlaşmak için farklı seslerden oluşan geniş bir repertuarları vardır. Bu özellikle büyük koloniler oluşturdukları üreme zamanlarında belli olur.

    Beslenme

    Çoğu fazla seçmeden, ne bulabilirlerse yerler. Sadece Güneykutpu denizayısıArctocephalus gazella) neredeyse sadece kril (küçük bir kabuklu) ile beslenir. Diğer türlerde çok kril yer, ama bunun yanında sürü balıkları, ahtapotlar ve çeşitli kabuklu hayvanlar da ararlar. Irikulaklıgiller, fokgiller gibi fazla derine dalmazlar. Bir denizayısıgilin daldığı, kanıtlanabilmiş en büyük derinlik 100 metredir. (

    Üreme




    Her erkek Denizayısıgilin titiz bir şekilde bekçiliğini yaptığı kendine ait bir haremi vardır. Üreme zamanı gelince ilk önce erkekler toplanır ve birbirleri ile en iyi alanlar için dövüşürler. Bu kanlı dövüşlerde bazıları hayatını kaybeder. Sonunda zayıf erkekleri kötü alanlara kaçıran güçlüler en iyi yerlere sahip olurlar. Dişiler geldiğinde bütün bölge çoktan erkekler arasında paylaşılmış olur ve artık en kuvvetlileri bazen 80 dişiyi birden kendi hareminin içine alırlar. Bütün üreme zamanı boyunca erkek denizayısıgil bu alanını savunur, ve alanına yaklaşan diğer erkekler ile dövüşür. Bu dövüşlerde sürekli yavrular ezilerek ölür. Bir erkeğin bu alanını bir an için bile terk etmesi mümkün olmadığı için, üreme zamanı boyunca 10 hafta hiçbirşey yemezler ve önceden geliştirdikleri yağ tabakaları ile hayatta kalırlar. Bu sebepten ötürü irikulaklıgillerde erkek hayvanlar daima dişilerden büyüktür.



    Gebelik 11-12 ay sürdüğü için (Avustralya denizaslanında hatta 18 ay), dişiler üreme bölgesine geldiklerinde, bir yıl önceki çiftleşmeden gebedirler ve ilk önce bu yavruları dünyaya getirirler. Yeni doğan yavrular derhal suya girip yüzebilirler ve hatta yarım saat sonra karadada düşe kalka ilerleyebilirler.
    Bir hafta sonra dişiler, yerleştikleri alanların sahipleri olan erkeklerle çiftleşmeye başlarlar. Bu zamanda kolonideki agresyonlar artık doruğuna varmışdır. Erkekler alanlarında bulunan dişilere, kendileri ile çiftleşmeden önce bu alanı terk etmelerine izin vermezler. Kendilerine ve yavrularına yiyecek aramak için denize girmek isteyen dişiler şiddet kullanımı ile önlenir ve ancak çiftleştikten sonra denize girebilirler.
    Ömürleri 20 yıl civarındadır.

    Evrim tarihi

    Eskiden Denizayısıgillerin henüz fokgiller kadar suya ayak uydurmamış olan fokgillerin daha ilkel kardeşleri oldukları kabul edilirdi. Ancak iki familyanında günümüze kadar bulunmuş olan en eski fosilleri aynı yaşlardadır.
    Bulunan en eski fosiller 12-13 milyon yaşında, Miozän devrinden kalmışdır. Bu fosillerde ki cinslere Pithanotaria ve Thalassoleon adları verilir. PliozänCallorhinus, Arctocephalus ve Zalophus cinsleri ortaya çıkmıştır. Günümüzde yaşayan tüm cinsler ancak Pleistozän devrinde gelişmişlerdir. devrinde

    Sınıflandırma

    Denizayısıgiller hiç şüphesiz ortak bir atadan türemişlerdir ve doğal bir familya oluştururlar. Familyanın üyeleri yedi ayrı cinse paylaştırılırlar. İlk iki cinse deniz ayısı (kulaklı fok) ve diğer beş cinse de "denizaslanı" adları verilir.




    • Cins: Callorhinus (Kuzey deniz ayıları)
      • Kuzey deniz ayısı (Callorhinus ursinus)
    • Cins: Arctocephalus (Güney deniz ayıları)
      • Guadalupe deniz ayısı (Arctocephalus townsendi)
      • Juan-Fernandez deniz ayısı (Arctocephalus philippii)
      • Galápagos deniz ayısı (Arctocephalus galapagoensis)
      • Güney Amerika deniz ayısı (Arctocephalus australis)
      • Subantarktik deniz ayısı (Arctocephalus tropicalis)
      • Güneykutpu deniz ayısı (Arctocephalus gazella)
      • Yeni Zellanda deniz ayısı (Arctocephalus forsteri)
      • Güney Afrika deniz ayısı (Arctocephalus pusillus)
    • Cins: Eumetopias
      • Steller denizaslanı (Eumetopias jubatus)
    • Cins: Otaria
      • Yeleli denizaslanı (Otaria flavescens)
    • Cins: Zalophus
      • Kaliforniya denizaslanı (Zalophus californianus)
    • Cins: Neophoca
      • Avustralya denizaslanı (Neophoca cinerea)
    • Cins: Phocarctos
      • Yeni Zellanda denizaslanı (Phocarctos hookeri)
    Eski sınıflandırma şekiline göre kulaklı foklar "Arctocephalinae" alt familyasına ve deniz aslanları "Otarriinae" alt familyasına bölünmüşlerdir. Ama bu sırf postlarındaki kıl miktarını dikkate alan sınıflandırma modern bilimde artık pek kabul edilmemektedir.

    Kitaplar


    • Ronald M. Nowak: Walker's Mammals of the World. 6th Edition. Johns Hopkins University Press, Baltimore 1999, ISBN 0-8018-5789-9
    • Malcolm C. McKenna, Susan K. Bell: Classification of Mammals. Above the Species Level. Columbia University Press, New York 2000, ISBN 0-231-11013-8
    • L. P. Wynen u. a.: Phylogenetic Relationships within the Eared Seals (Otariidae: Carnivora). Implications for the Historical Biogeography of the Family. In: Molecular Phylogenetics and Evolution. Elsevier, San Diego Cal 21.2001,2, S. 270-284.
    Kaynak:Vikipedi
     

Bu Sayfayı Paylaş